Giriş
(9)

Yaşlıya Cep Telefonu

fuzzy olmak istemistim
Dedeme telefon almak istiyorum. max 400 lira bütçe ayırdım. Lumia 525 uygun göründü gözüme. Kullanımı nasıldır kolay mıdır bilmiyorum. Birkaç video izledim büyük büyük simgeleri var, kolay görülebilir gibi geldi. Kullanan var mı? Ya da başka önerisi olan?- İnternet kullanılmayacak- Kamerası olsun- E
Dedeme telefon almak istiyorum. max 400 lira bütçe ayırdım. Lumia 525 uygun göründü gözüme. Kullanımı nasıldır kolay mıdır bilmiyorum. Birkaç video izledim büyük büyük simgeleri var, kolay görülebilir gibi geldi.

Kullanan var mı? Ya da başka önerisi olan?

- İnternet kullanılmayacak
- Kamerası olsun
- Ekranı küçük olmasın (min 3.5")
- Kullanımı kolay olsun

Teşekkürler ilginize.
0
fuzzy olmak istemistim
(18.11.14)
nokia aisha vardı o da iyi gibi en son 280 tl falandı fiyatı. ekran dokunmatik. rakamları büyüktü...
0
inanmazsan inanma
(18.11.14)
bence nokia'nın tuşlu telefonlarından al. yeni modelleri var, büyük tuşlu, kameralı, büyük yazılı büyük ekranlı. lumia falan uğraştırma adamı.

söz gelimi nokia 515. pahalı gelirse plastik kasalıları falan var.
0
yirmisantim
(18.11.14)
@inanmazsan inanma
bu sanırım symbian. yavaş çalışır falan diye 100 tl fazla verip lumia 525 alsam daha iyi olmaz mı?

@yirmisantim
nokia 515 2.4" ekranı var. yeni telefon almamın bir esprisi olmaz onu alırsam. Ayrıca o telefon 500 lira etmez bence.
0
🌸fuzzy olmak istemistim
(18.11.14)
dede için dokunmatik telefon sanki pek mantıklı değil. tuşlu eski tip telefon alsanız daha rahat kullanır bence.
0
kuzey li
(18.11.14)
@fuzzy olmak istemistim
symbian olduğu doğru yavaş olduğu doğru ama menüsü çok kolay. yaşlılar kolayca mesaja ve rehbere girmeyi sever. resimleri de bulması kolay...
0
inanmazsan inanma
(18.11.14)
@kuzey li
dede diye küçümsemeyin meraklı :) alışır 4-5 günde

@inanmazsan inanma
peki, teknoloji marketlerde deneyeceğim. (videolara baktım şimdi uygun göründü gözüme)
0
🌸fuzzy olmak istemistim
(18.11.14)
abi asha demişim ama c5 diyecektim...nasıl oldu da aklımda asha kalmış anlamadım...
urun.gittigidiyor.com
0
inanmazsan inanma
(18.11.14)
white35
(18.11.14)
C5 resistive ekran. Çok problem yaratır. Asha'yı tuttum ama
0
🌸fuzzy olmak istemistim
(19.11.14)
(4)

dolma kalem aşıklarına sorum

kablelvuku
bu aralar bir dolma kalem sevdası var tam çözemedim. öğrenciyim hiç kullanma ihtiyacım olmadı da bana biraz dolma kalem sevginizi anlatın belki gider alırım. öğrenci işi en uygun dolma kalem ne kadar ?
bu aralar bir dolma kalem sevdası var tam çözemedim. öğrenciyim hiç kullanma ihtiyacım olmadı da bana biraz dolma kalem sevginizi anlatın belki gider alırım. öğrenci işi en uygun dolma kalem ne kadar ?
0
kablelvuku
(18.11.14)
bugün başka bir şey için de vermiştim linki
www.banasikcayaz.com

bolca kalem incelemesi var
0
freebird5406_2
(18.11.14)
Ben de öğrenciyim hiç ihtiyacım olmadı ve yüksek ihtimal pahalı bir şey almam seneler sonra olacak ama şu www.graf-von-faber-castell.com.tr tasarım mükemmel değil mi? Aslında normal uçlusu da var :D
0
atom karincanin torunu
(18.11.14)
bende senin gibi öğrenciyim, hastası değilim ama biraz seviyorum. eh ceptede lammy alacak para pek olmuyor. ondan ben şunu kullanıyorum kartuşu doldurmayı da öğrendim ama çabuk bozuluyor ucu dikkat etmez lazım. www.dr.com.tr
0
kuzey li
(18.11.14)
Giriş için Lamy'nin Safari modeli gayet uygundur f/p ve estetik açısından. 50 TL civarına bulabilirsin, kartuşun bittikçe de 8 tl gibi bir fiyata beşli kartuş paketlerinden alabilirsin.

Yazmayı seven biriyseniz, yazmanıza bir ritüel havası katar dolma kalem. Her yönüyle şık bir olaydır.

ayrıca banasikcayaz.com'u ben de öneriyorum kesinlikle.
0
Octavarium
(19.11.14)
(46)

köprüde evlenme teklifi

seksen9
çok saçma olmamış mı ya? hani özel mözel denilmiş de ne bileyim saçma sapan şemsiyeler ve şoparlardan başka bişey göremedim ben. etik kısmını geçiyorum da güzel mi ki? https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=377365599099578&id=100004784232394
çok saçma olmamış mı ya? hani özel mözel denilmiş de ne bileyim saçma sapan şemsiyeler ve şoparlardan başka bişey göremedim ben. etik kısmını geçiyorum da güzel mi ki?
www.facebook.com
0
seksen9
(18.11.14)
bilemiyorum da ben evlenme teklifi yaparken gereksiz atraksiyonlara girilmesi taraftarı değilim. köprüde, sualtında, balonla uçarken, uçaktan pankart sallandırmak falan çok lüzumsuz. evde kitabımı okurken, ya da televizyon izlerken 'biz ne zaman evleniyoruz?' dese daha çok ilgimi çeker. ileride çocuğumuz olursa, çocuğuma 'baban öküzdür möküzdür ama iyi adamdır' diyebilmek isterim yani. bugün de bu duyuruda ikinci evlilik sorusu, hayırdır inşallah, herkes evlenmek mi istiyor acaba? :)
0
rock n roll
(18.11.14)
Kolpa bence ama onlara sorarsan da onlara göre samimidir dışarıdan bakınca bana kolpa geldi
0
bana da mi lolo
(18.11.14)
renkli şemsiyelerin de esprisini anlamadım lgbt eylemi gibi
0
bana da mi lolo
(18.11.14)
kızın gibi de pringles' a benziyor
0
bana da mi lolo
(18.11.14)
devir gösteriş devri.
0
fransızkalanadam
(18.11.14)
yok ben debeden gördüm şimdilik öyle bi niyetim yok rocknroll :) da ne bileyim köprüde yapıyosan bile iki havai fişek attır ya da adam gibi müzik ayarla. 'senin için köprüde bekler ceza bile öderim' pek şey gelmedi.
kadının yerinde olsam memnun olmaz kendim adam gibi bir organizasyon ayarlardım.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
(bkz: başkası adına utanmak)

arkadaş çok komik ya, lan bu ne?

insanlar ne kadar cesur lan!
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(18.11.14)
@bana da mi lolo gibi ne la?

@fransız her şey facebookta 'haberlere çıktık' demek için miydi :( ben de adam çok seviyo ama azcık mal diyodum.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
gereksiz, yersiz, abartı, pompa.
0
seyduna6687
(18.11.14)
hayırdır seksen reyis burdan calgon enişteye mesac mı gönderiyon asdfashdf

facebooka bakamıyom da renkli şemsiye varmış dediler geldim. ya süleymaniyede bi dindar kafesi açtılar onun girişi de öyle bütün sokakta renkli şemsiye var eüzübillahimineşşeytanirraciyym nerelere geldik falan olduydum. gökkuşağının global manada anlamından bihaber olup aa ne güzel renkli renkli eheheh diye serpiştiriveriyorlar her yere. olur öyle. e ama öyle köprüde yaptılarsa ve ben geçerken görsem kesin gay evliliği sanırdım, daha önce de yaptılar ya.
0
emirkulu
(18.11.14)
Gereksiz, son derece saçma.
0
mutlusismankedi2015
(18.11.14)
ahgsgjh @emirkulu yok ona mesac filam. zaten evlenme teklifini ben etcem :p feminiklikten değil ama. o ederse ne tepki vereceğimden emin değilim :S

@want2die abi 89 hariç de! askere gitmedim ama çok disiplinliyimdir.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
kimseden küfür yemek istemem açıkçası. biri hastaneye gidiyordur, karısı doğum yapan vardır vs, gereksiz.

hem biz seni kapıya davul zurna göndererek verecez 89 ^.^
0
devorgilla the gunslinger
(18.11.14)
bana böyle bir evlilik teklifi gelse 'la git' der reddederdim. nasıl bir romantizm anlayışı var bu çiftlerin anlayamıyorum. bir de gurur duyarak anlatacaklardır bunu ömürleri boyunca, üzücü bence. ama işte zevkler renkler falan.
0
asisamus
(18.11.14)
eve gidince bahsettiğim videoyu bulacağım,

bi tane adam kıza evlenme teklifi edecek işte ama mahalle gariban mahallesi belli etraf şahin virali yani, adam sanayinin ortasında kıza teklif etti , elektrik tellerine filan yazılar asmış yani , yoldan geçen dublolar sinema gibi durmuş bunları izliyor filan.

şimdi bu adam kendi çapında bir şeyler yapmış ve bence çok samimiydi , demek istediğim önemli olan niyet ve samimiyet.

benim en favori teklifim bu yüzden sanayi bölgesinin ortasında teklif eden adam :D
0
neferkitty
(18.11.14)
@devorgilla cıks kır düğünü yapıp konvers giyecem ben. allam ya. kimin hakkını savunsam o oluyom ya la..
bak hala vermek diyo.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
reddedilmelik teklif çok malca.
0
prinkipodelisi
(18.11.14)
görgüsüzlük, görmemişlik, gösteriş budalalığı, basitlik. gördüklerim bunlar oldu sadece.
0
devilred
(18.11.14)
bence görgüsüzce ve çok daha önemlisi düşüncesizce. trafiği kesmek ne demek bir kere!!
banane senin sevgilinden, evlenmenden, ya benim acil bir işim varsa, ya hastaysam, ya ailemden biri zor durumdaysa ve ona yetişmeye çalışıyorsam...
bence rock n roll un bashettiği öküzlük asıl budur.

kızın yerinde olsam, benim için köprüde trafiği kesti derken utanırım. o kız bana söylese bunu saygısız derim
0
65 derece
(18.11.14)
@neferkitty bu mu dediğin? www.youtube.com
öyleyse ccc önder ccc

bana itici geliyor yav böyle şeyler ama onlar heyecanlılar ya sevimli geliyor. başıma gelse ay ben gülerim :p
ben nasıl yapacaksam safhkj.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
@seksen9 gibi değil tipi qnq mobilden editleyemedim çok vasat ve kolpa olmuş hani trafiği durduruyonuz etkinlik niye böyle vasat.

Kızı görünce aklıma pringles geldi böyle ten rengi kafa yapısı saçların dalgalı oluşu pringlesa benziyor tipi.

kemanlı yan flütlü deniz kıyısında ufak dumansız havai fişekli olsaymış çok daha estetik olurmuş bence.
0
bana da mi lolo
(18.11.14)
Ahahah evet o.
yani bana yapilsin diye demedim izlenilen videolar arasinda samimi buldugum tek teklif bu, gerisi cok itici :d
0
neferkitty
(18.11.14)
o evlenme teklifini eden herifi ve bununla gururlanan kezbanın ben var ya... neyse sustum. bıktım bunlar gibi aptallardan. trafik kitleniyor böyle mallar yüzünden.
0
tunc_
(18.11.14)
65 derece, bunun ne kadar gereksiz bir evlenme teklif etme şekli olduğunu yazdım yazımda. senin söylediğin ve diğer arkadaşların söylediği ihtimaller gerçek olabilir o yüzden trafiğin kapatılması ayrı kötü zaten. benim için samimi evlilik teklifi yazımda yazdığım şekilde, gerçekten samimi olur ne zaman evleniyoruz diye sorması. öküz derken o bir espri. hani organizasyon yok bişey yok biz ne zaman evleniyoruz diye sormuş mesela o anlamda dedim.
0
rock n roll
(18.11.14)
@want2die abi şimdi bi daha izledim de harbi köprünün ortasındaymış, uzak çekimde gördüm. ben çıkıştaki ziraatin oralarda sanmıştım. bilmiyom umarım kimsenin zararına olmamıştır.

@devil hea ben de onu diyom. gösteriş var ama etik boyutunu düşünmesek bile 'lan araba geliyo ezilcez az kenara kayak' derken teklifin heyecanı da kalmıyo gibi.

@65 aynen :D napıyon la manyak mısın derim tüm günün içine ederim sanırım. bi de soruda ben dedim etik kısmını geçiyorum diye. rock n roll da ona göre cevap verdi tabi.

sadece teklifin güzelliğini sordum aslında. neresi güzel bunun ben mi anlamıyom bu işlerden diye :D @bana da mi lolo anlamış işte beni.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
ya want2die'ın yukarda dediğine çok katılıyorum ya. çok acaip bi özgüven var bazısında, hiç yani utanmıyo. utanılacak bir şey değil tabi de ben utanırım ya. kendini bu kadar önemli sanmanın güzel bir şey olduğunu düşünmüyorum.

geçen anam bi düğüne gitti. aileler klasik türk ailesi öyle serbest ailelerden değil. gelin abla nikah kıyıldıktan sonra almış eline mikrofonu başlamış şarkı söylemeye damadın gözünün içine bakarak "çok şükür bin şükür seni bana vereneeee" deyü. e tamam izlemesi güzel de gızım baban var kayınbaban var orda oturuyo bütün sülale, hiç mi şeyolmuyon? benim babam olsa patlıcan moruna döndüydü (aslında sırf bunun için yapılır ashdfs) neyse yani ben anlamıyor. annemin altın günlerinde taklidini yaptığı yeni malzemesi oldu kızcaaz.
0
emirkulu
(18.11.14)
@emirkulu adamların günü yav yapsın istediğini. o amcalar da aşsın artık.

bizim akrabalar da benden düğünde bi manyaklık bekliyolar. böyle diyom ama ben de yapamam sanırım :/ zevkli olurdu komikli danslar, parodiler.
of kayserili olmak çok zor. çocukları pistten alıp semazen döndürcem ben.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
köprü güzel bir köprü olsa dokusu estetiği ambiyansı olsa bir derece de bildiğin boktan beton boğaz köprüsü lan, yandan arabalar geçiyor falan. bi de o şemsiyeler hangi akla hizmet? adjklahkfs gördüğüm en olmamış evlenme teklifi projesi.
0
sir gawain
(18.11.14)
şşş semazen bizim size noluyo karşim. pastırma döndür sen :/
0
emirkulu
(18.11.14)
off iğrenç ya. benim kocam bana böyle evlilik teklif etseydi hayır diye bağırarak uzaklaşırdım yanından asddhsh. en güzeli sade bir şekilde etrafta kimse olmadan yapılan evlilik teklifi bence.
0
sta
(18.11.14)
de mi sir gawain yaa. araya adam sokup galata köprüsünü açsa aradan pankart çıksa neyse :P
0
🌸seksen9
(18.11.14)
bana denk gelse, kulağından tutar geçmişini sikerdim.
0
teritori
(18.11.14)
hata bunların ana babasında. adam gibi eğitemiyolrar çocuklarını.
eşim öğretmen olduğundan dolayı çok net biliyorum bu çocuklarda anlamsız biz özgüven var amk.

ne ailesi ne kendi beş para etmez çocukların burnu arşta, sanırsın bana atom mühendisi amına kodumun dallamaları.

aile biraz edep, biraz ar haya öğretseydi bunlara, bunu yapmazlardı. eğer ben 30 yaşında adam olarak şunu yapsam, babam evlatlıktan redderdi beni.

sonuç: eğitim şart
0
teritori
(18.11.14)
o değilde ben niye millet herkesin içinde showlarla teklif eder anlamıyorum. sahsen basbasa bir durumda etmek daha hoş geliyor bana, kimsenin etrafta olmadıgı güzel bir plajda veya manzarası güzel bir yerde falan. belki ben cok romantiğim bilemedim.
0
fransızkalanadam
(18.11.14)
ah fransız ah içinde ne cevher var da harcanıyon işte :(
0
🌸seksen9
(18.11.14)
benim aldığım evlenme teklifini anlatmış hufdıkx.
kış ayıydı, geceydi. moda sahile gitmiştik. etrafta kimse yoktu. birden döndü bana güzel şeyler söyledi sonra da evlenme teklif etti. ben de başladım ağlamaya guheıjskz. of çok romantik ya dur kocamı ariyim sevgi doldum :)
0
sta
(18.11.14)
çok gereksiz işler bunlar. kadını öyle bir duruma sokuyor ki, kadın hayır da diyemiyor.

onu geçtim bence evlilik tekliften ziyade birlikte alınan bir karar. ele ele dolaşırken durup ''evlenelim mi?'' veya ''evlensene benimle.'' dese kafi.
0
kaymaktutmayansicaksut
(18.11.14)
@rock n roll, öküzlük derken gerçek öküzlük bence budur demek istemiştim, yoksa senin dediğine lafım yok bence de en güzeli öyle:) hatta benimki de benzer oldu. ve bence çok çok daha iyi oldu :)
0
65 derece
(18.11.14)
fransız duyuruda aylar geçirdikten sonra anca çözdü işi. yalnız bu kadar tanındıktan sonra da kimse düşmez ki :( hep yanlış taktik kurbanı gençler

dur duyruya da cevap yazim gene geldim madem: yt3.ggpht.com
0
emirkulu
(18.11.14)
youtu.be bu var mesela gerçek romantik :D
0
purusha
(18.11.14)
@purusha oha çok güzelmiş! evlenesim geldi.
0
🌸seksen9
(18.11.14)
abartı,hayatın doğallığından uzak şeyleri, diz çökmeleri sevmiyorum ben. beğenmedim. bana yapılsın istemem.
0
gis
(18.11.14)
30 bin lira ceza yemişler şimdi haberlerde gördüm
0
emirkulu
(18.11.14)
Boğaz'da deyince, iki gün önce Avrasya Maratonu vardı. O zaman teklif edilmiş sandım. O sempatik geldi; çünkü köprüdeki manzara eşliğinde, milleti rahatsız etmeden, sadece orada o anı yakalamışken yapılmış bir teklif sanmıştım.

Orada yapılan şey görgüsüzlüğün dik alası. Öyle görmemiş bir teklif alsam, çok utanırım. Kimsenin yüzüne bakamam çevredeki, çok ayıp geliyor bana böyle şeyler. Sadece o an bir olay daha olmasın diye bir şey demem ama oradan ayrılınca artık ayrılır mıyım, bela mı okurum, ilgili kişileri sıra dayağına mı çekerim; fikrim yok.
0
aychovsky
(18.11.14)
adam ucuz yoldan reklamını yapmış. bu habere kadar kim onun organizasyon firması olduğunu biliyordu ki. 30bin liraya ulusal kanalla çıktı, twitter'da konuşuldu, sözlükte dikkat çekti.
evlikik teklifi kısmı çok saçma git yemeğe et işte teklifini ne gerek var şu saçma salak aksiyona.
0
kuzey li
(18.11.14)
hiç güzel değil. boşanırlar kesin. buraya yazıyorum. :)
0
m e l t e m
(18.11.14)
(23)

fantastik evlenme teklifi lazım çok acil !

orta sahanın rakip yarı alana bakan dilimi
böyle apışıp kalsa hayır diyecekken teklifin büyüsüne kapılıp evet diyeceği, aklını başından alacağım, kafadan da bir beş sene evlilik yıldönümü v.s kafamın ütülenmeyeceği bir şey lazım. zehir gibi çocuklarsınız, el atın bi ya.
böyle apışıp kalsa hayır diyecekken teklifin büyüsüne kapılıp evet diyeceği, aklını başından alacağım, kafadan da bir beş sene evlilik yıldönümü v.s kafamın ütülenmeyeceği bir şey lazım.

zehir gibi çocuklarsınız, el atın bi ya.
0
orta sahanın rakip yarı alana bakan dilimi
(18.11.14)
su an yeterince fantastik olmus zaten.
0
sparkle kiddle
(18.11.14)
Vapurda yap, müzik yapan elemanlar olsun, size yakın çalsın söylesinler, sonra pat bişey açsınlar ya da burcu volkan'la evlenir misin gibi bişey söylesinler sen de; on your knees with a diamond.
0
[silinmiş]
(18.11.14)
güzel bi iş yapacaksın onda da niyetin niyet değil, 5 sene evlenme yıldönümü demesinmiş. nasıl kafa bu ya. zor geliyosa hiç girme bu işlere arkadaşım sen. en başta niye kalkışıyosun ki?

cevap: domates al bi kasa üstüne yığ, bi beş sene yaklaşmaz sana.
0
emirkulu
(18.11.14)
emirkulu, adam kötü söylemiyor, bir tür cute agression gibi, evlilik teklifinin çok güzel olmasından bahsederken beş yıl laf etmesin diyor, domates al üstüne yığ nasıl bir cevap, onunki kötü, senin tarzın iyi öyle mi?
0
[silinmiş]
(18.11.14)
yazdığım silinmesin diye soruya cevap verdim douchebag, domates ilk aklıma gelen şeydi.

"bir beş sene evlilik yıldönümü v.s kafamın ütülenmeyeceği" kadın beş sene evlilik yıldönümü hatırlatmasın diye istiyor bu atraksiyonu yapmayı, unutamayacağı güzellikte olsun diye değil. kızın yerine koysanız ya kendinizi, öğrenseniz adamın bu işi yaparken aslında niyetinin bu olduğunu nasıl hissedersiniz?

- aşkıım ilk yıldönümümüzde nereye gidelimm??
- ulan o kadar atraksiyon yaptık ya evlenme teklif ederken daha ne istiyon??!!
0
emirkulu
(18.11.14)
Şöyle desek, öyle güzel bir evlilik teklifi olsun ki, kız ölsün ölsün dirilsin.

Kızın ölmesini mi istiyorum burada? Hatta dirilmesini, cenabı hakkın izniyle?
0
[silinmiş]
(18.11.14)
adamın dediği laf bu kadar açıkken senin mevzuyu süsleme gayretini alkışlıyorum douchebag. valla al bıraktım klavyeyi alkışladım.

treasure.diylol.com
0
emirkulu
(18.11.14)
@orta sahanin rakip yari alana bakan dilimi,

Sandığın kadar da zehir değilmişiz hocam. Sana pazarın yolu gözüktü.
0
[silinmiş]
(18.11.14)
evlenme hacı sen. bir beş sene evlilik yıldönümü vs ile kafa "ütüleyeceğini" düşündüğün birinin de hayatının içine etme.
0
devilred
(18.11.14)
bence evlenme teklifi yapma, sevgilinin kimliğini gizlice al. nikah işlemlerini yap, gününü al. arkadaşlarınız, aileler nikah salonunda olsun. nikah günü 'hadi evleniyoruz' de ve nikah salonuna götür. bunu hiç unutamaz. emrivaki gibi olmaz zaten o aşamaya gelmişsiniz.
0
rock n roll
(18.11.14)
sırf teklif çok güzel diye ambiansı bozmamak için evet diyen kadın mı varmış? teklifi beğenip seninle evlenmek istemeyen kadına ısrar ne diye? kafa ütülemek mevzusuna girmiyorum bile.

kendini çok çakal zannediyosun ama bi cacık olmaz bu kafadan.

lutfediyo sanki evlenme teklifi ederek!
0
seksen9
(18.11.14)
haaah tüm feminikler toplandık toplandık toplandık eheheh
0
emirkulu
(18.11.14)
Kardeş, iyi de bana göre fantastik bi evlenme teklifi Metallica konserinde sahneye çıkıp James'le birlikte göbek atarak seslenilmesidir; aklımı başımdan alır mesela asla hayır diyemem :p Bi başkasına göre su altına inilmesidir; bi başkasına göre önceki saydıklarım aşırı absürd gelir de başbaşa çok romantik bir ortamda edilmesini tercih eder filan. Sen bu kadının hiçbir özelliğini söylememişsin ki neye göre bir şey bulalım sana.

Bence iki günlük bi kaçamağa çıkın. Ağva mağva dolayları. Kayık sefası esnasında başbaşayken suyun ortasında söyle. Yanında ilk günden itibaren güzel fotoğraflarınız olsun. Manuel olarak kendi ellerinle bir slayt şov yap, işte efendim şöyle günler geçirdik, böyle güzellikler oldu, şöyle bunlar oldu vs. Bu anılara hayat boyu yenilerini eklemek istiyorum de. alskdhakhsa of ya keşke erkek olsaydım :(
0
pandispanya
(18.11.14)
bence papagan al egit, kizi eve getir, papagan "x seni seviyor, evlen onunla evlen onunla evlen onunla evlen onunla evlen onunla evlen onunla .... " desin
0
wagner love
(18.11.14)
Ya hayır diyecek bir insan o anın büyüsüne kapılıp evet dese ne olacak. O anın büyüsü geçince vazgeçerse ne yapacaksın ? Evlilik teklifi ile yıl dönümü kutlamanın ne alakası var hem ? sen çıtayı yüksek kurarsan her evlilik yıl dönümünde daha bir özel davranman lazım, bence çelişkili bir durum olur, hem çok güzel bir evlilik teklif et, hem de yıl dönümü filan kutlamak isteme...
0
elikası
(18.11.14)
Elikası +1500

Niyetini çok saçma sapan bi şekilde anlatmışsın kardeş, bence de sen evlenme.
0
mutlusismankedi2015
(18.11.14)
devilred +1500
kıza yazık olacak.
0
demoniclewinsky
(18.11.14)
sen evlenme. senin gibilerinin evlenecegi tip de senin gibi gen havuzu fakir olur. gelecek nesilleri kirletmeyin.
0
fleshbloodmore
(18.11.14)
- Doğaçlama tiyatro yapan bir kafe bar bulunur.
- Yakın arkadaşlarınız davet edilir.
- Tiyatro ekibine sizin hayatınızla ilgili en önemli ayrıntılar verilir(nasıl tanıştınız, ilk nerde öptün, ilk elini nerde tuttun falan filan).
- Tiyatro günümüze kadar gelir ve doğaçlama tiyatro yapan bir kafe bara giderler.
- Seyirci arasından iki kişi seçilir.
- Sonrasında sen devam edersin oyuna.
- Oyunun ortasında evlilik teklifi sahnesinde teklifini yaparsın.

Not: ağlayan bayılan çok oluyor. çıtayı çok yükseltiyorsun.
0
janavarorion
(18.11.14)
@janavarorion fikir için çok teşekkür ederim, amatör bir tiyatro topluluğunun içindeyim benim aklıma gelmedi. bu fikir cepte. diğer konuya, hani şu kafa ütülenme konusu, bir beş sene ses etmesin konusu, ona geleyim.

hepiniz sözlük bilen insanlarsınız, ironi, mübalağa gibi terimleri duymuşsunuzdur. ben ki evlilik teklifi konusunu daha ortada evlilik mevzusu yokken, daha flört aşamasındayken, daha "cnm snn en sefdiğin renk hangsi" aşamasındayken düşünmeye başlayan, gönlünü o derece kaptırmış biri olarak bunları düşüneceğim, ama evlendikten sonra yok evlilik yıl dönümü, vay efendim doğum gününü atlayacağım öyle mi ? öyle hoş bir şey olsun ki apışsın kalsın, ulan bu adam evliliği böyle teklif ediyorsa hayat ne kadar eğlenceli olur kimbilir desin, ona gösterdiğim özeni, verdiğim değeri en ufak detayına kadar düşündüğümü, öküzün teki olmadığımı bilmesini istemem kabahat mi ? iki satır kelimenin altını kazıp "sen evlenme dostum" demek ne kadar kolay iş. bence mümkünse siz fikirlerini kendinize saklayın.
0
🌸orta sahanın rakip yarı alana bakan dilimi
(19.11.14)
böyle bir şey yap,her türlü aklını alırsın.

4.bp.blogspot.com
0
xasuo
(19.11.14)
fantastik bir teklif yaparsan yıl dönümlerinde de fantastık şeyler ister beş yılını kurtaramazsın.
dişi kişiyim güzel bir evlenme teklifinden sonra evlilik yıl dönümünü kutlamayan adamın canına okurum. :D
0
kuzey li
(19.11.14)
fantastik fikirler peşinde koşarken ben, evlilikten soğudum, ama az yardım :)
0
🌸orta sahanın rakip yarı alana bakan dilimi
(19.11.14)
(22)

farklı kadın arayışı

coripack1
merhaba kadınseverler,farklı insanlarla birlikte olma isteği her erkeğin rüyası. böyle durumlar için b planlarınız nelerdir? nasıl aldatıyorsunuz? evlenince çok zor oluyor mu? yani seçeneklerimiz nelerdir? şartları gözden geçirdikten sonra, eğer uygunsa bir evleneyim diyorum artık.. herkes evleniyor
merhaba kadınseverler,

farklı insanlarla birlikte olma isteği her erkeğin rüyası. böyle durumlar için b planlarınız nelerdir? nasıl aldatıyorsunuz? evlenince çok zor oluyor mu? yani seçeneklerimiz nelerdir? şartları gözden geçirdikten sonra, eğer uygunsa bir evleneyim diyorum artık.. herkes evleniyor, bir de biz deneyelim..

mesela ben evlendiğim insanı gözümde yüceltemiyorum ve bana hergün giydiğim ayakkabı gibi geliyor.. aynı şey ilk defa araba sahibi olduğum zaman da olmuştu..

bla bla bla..
0
coripack1
(18.11.14)
Bence evlenme.
0
damdanakan
(18.11.14)
tek çocuk musun sen?
ayakkabıymış.
0
lily briscoe
(18.11.14)
aile illa evlendirecek kaçarı yok..
hem eş dost herkes evli.. herkes evli insanlarla takılıyor. sosyal statü gibi bir hale geldi artık evlenmek. yani bir kadınla aynı evde yaşamadığın sürece sapık/piskolojisi bozuk falan diye düşünüyorlar..

evleneyimde en azından artık boşansam bile toplumun gözünde "denedi ama olmadı" imajına sahip olurum..
0
🌸coripack1
(18.11.14)
"open marriage"
0
kuzey li
(18.11.14)
her erkeğin rüyası değil orada anlaşalım. mesela benim için gerçekten sevdiğim ve uyum sağladığım birisi olması önemli. öyle biri olduktan sonra gözüm başkasını görmez. öyle biri değilse de birlikte olmam zaten (ciddi düşünen kıslar eqlesin ;) )

ayrıca yaklaşımın da çok sakat. (mesela ben evlendiğim insanı gözümde yüceltemiyorum ve bana hergün giydiğim ayakkabı gibi geliyor..) böyle düşünüyorsan hiç evlenme, çocuğunda hayatını boş yere mahvetme.
0
air
(18.11.14)
Hkku diye bi psikopat vardı sen de onun reenkarnesi misin

Ayrıca tek çocuklukla bunun alakası yok kalbinizi kırarım.
0
emirkulu
(18.11.14)
evlenme. bu kadar pragmatik de olma bu konularda. boşanmak kolay mı?
dul zenperestten hovarda zenpereste naçizane tavsiye..

not.boşanma sebebi aldatma değil.
0
namus ninjası
(18.11.14)
la arkadaş, 40 yaşında karısı tarafından terk edilmiş kaynakçı abilerim var benim.. hepsini karıları terk etmiş gitmiş. şimdi çok afedersiniz sap gibi geziyorlar. bakın yaşları 40-50 arası. her hafta şöminemi bir gün onlar için yakıyorum. geliyorlar, dertlerini anlatıyorlar. adam nasıl mutsuz bilseniz.. ayrılık falan koymamış adama, ne koymuş biliyor musunuz? boşandıktan sonra karısının para para diye mahkemelerde gezmesi koymuş..

kadınların bu hallerinden tiksindim ben.. hoş onlarsız olmuyor malum cinsel olarak muhtaçsınız ama güvenilecek pabuç değiller. bir lokanta sahibi nasıl üstü başı düzgün insanlara hürmet gösterirken, üstü başı dağınık insanlara götünü dönüyor.. kadınlarda artık öyle.. hizmet sektöründeki dükkan zihniyetiyle yaşıyorlar..
0
🌸coripack1
(18.11.14)
şimdi nickten karakter tahlili yapabilecek yetideyim, nickini sevmedim, sonunda zaten "1" var, yani nickinde sayı var, dandik bir insansın, bunu zaten sergilemekte beis görmemişsin.

ilan ver, geniş adamım, aynı genişlikte bir kadınla evlenmek istiyorum diye, mutlu mesut yaşarsın evladım.

gl, hf.
0
devorgilla the gunslinger
(18.11.14)
@devorgilla the gunslinger aferin koçum konuyu bir tek sen anlamışsın.
0
🌸coripack1
(18.11.14)
Duvarda delik aç ihtiyacını orda gider sen. Götünü de şömineye ver üşütme
0
emirkulu
(18.11.14)
nasıl aldatıyorsunuz? - belli ki bu 'chilginchocuk87' tavrınıza tezat olarak, pek bir aldatma tecrübeniz olmamış. aldatmak evlenince neden zorlaşsın ki? talibiniz varsa fırsatınız her zaman vardır. sizin gibi gözü dışarda bir adam kaderin cilvesi olarak muhtemelen aldatılacaktır, eh sizin de talibiniz çıkarsa siz de aldatırsınız. kendi kafanızda birini bulun, anlaşır gidersiniz..
mesela ben evlendiğim insanı gözümde yüceltemiyorum - evlendiğiniz bir insan olmadığı için olabilir mi, olmayan bir insanı nasıl yüceltesiniz? ayrıca evliliği hayat arkadaşlığı olarak görmediğiniz için olabilir mi? işte bunlar hep varsayım.
araba? - konuyla bağlantı kurulamadı ama anladık ki arabanız var; 10 point.
0
asisamus
(18.11.14)
evlilik hayatını aratmayacak hayatım vardı.. yani evlenmedim ama aynı evde 2 sene yaşadığım kadınlar oldu..

ya kardeşim beni bana analiz etme.. burayı ekşisözlükte açılan başlık gibi düşünme..

yani ben burada: a var mıdır? yok mudur? diye soruyorsam..

bana gelip neden a'yı sordun b ve c varken diye saçma sapan sorular sorma.. felsefe yapma.. bildiğin bir şey varsa konuş. yoksa kitap gibi sessizce otur.
0
🌸coripack1
(18.11.14)
abi aynı evde iki sene yaşadığın kadına nasıl dayandın? yavan gelmedi mi?
yok hayır onu da aldattınsa zaten hayalindeki evliliğe hazırsın.
0
namus ninjası
(18.11.14)
air ve asisamus +1

her erkeğin rüyasıymış. böyle tespitlere nereden varıyorsunuz anlamıyorum ki. ama bence evlenmeyin siz. mümkünse ömrünüzü yalnız tamamlayın. "aile illa evlendirecek" falan ayrı bi tuhaflık. yalnız çok daha iyi olursunuz. evlilik sosyal statü değil, bence ne evlilik ne boşanmak hakkında sağlıklı görüşleriniz yok.
0
theworldismine
(18.11.14)
o zamanlar vajinaya aç bir haldeydim.. günü en kötü onunla kapatırım diyordum.. şimdi evlenicem yine öyle olacak.. penaltı gibiydi ona gol atmak, topun gol olacağı belliydi ama hangi köşeye atacağım belli değildi. bana serbest vuruş lazım.. kontra atak lazım. orta sahadan goller lazım. kornerden bile olabilir. tek korkum ofsayt ve ofsayttan sonra seyircinin inanılmaz öfkesi..
0
🌸coripack1
(18.11.14)
open marriage, swing, bunlar tam sana göre.

kadnın canı yok mu? o da farklı erkeklerle olmak ister.

başkasıyla birlikteyken korunun yeter. evliliğinize hiç zeval gelmez, mis gibi yaşarsınız.
0
yirmisantim
(18.11.14)
swing ney kardeş? aç hele biraz?
0
🌸coripack1
(18.11.14)
işte tehlikeli sular. swingin' on a boat...
0
namus ninjası
(18.11.14)
bilmediğim bir şey söyledi lan durun duyuru kırk yılın başı bir işe yarayacak..
0
🌸coripack1
(18.11.14)
Cursed Chico
(18.11.14)
ahahahaha
swing kardeş çözüm. o ruhu yaşayabileceğin bir kadınla hayat kurmak. swinger olayıda; eş paylaşımı, çiftler 4some yapar işte işin özü


ben mi? ben arıyorum halen, ucundan tattık ama. En güzel çözümü bu
0
kahve kokusu
(19.11.14)
(21)

kim haklı?

yue
duyuru dayanamadım aile içi sorunlarımıza sizi de karıştırayım dedim. eşimle 15-20 gündür tavan yapan bir problemimiz var. uzun olacak sanırım ama sabrınız için teşekkür ederim. olay şu:eşimin dedesinden kalan bir arsa satıldı ve babası parayı 4 e bölüp ailesine paylaştırmak istedi (3 kardeş artı ba
duyuru dayanamadım aile içi sorunlarımıza sizi de karıştırayım dedim. eşimle 15-20 gündür tavan yapan bir problemimiz var. uzun olacak sanırım ama sabrınız için teşekkür ederim.

olay şu:
eşimin dedesinden kalan bir arsa satıldı ve babası parayı 4 e bölüp ailesine paylaştırmak istedi (3 kardeş artı babanın kendi payı).
ama o ara evlenmek üzere olan erkek kardeşi eşimi ve diğer kardeşi arayıp 'ben ev alacağım acil ihtiyacınız yoksa tüm parayı bana verin ben size geri ödeyeyim, bankadan daha az kredi çekmiş olurum daha az faiz öderim' dedi.
herkes ok dedi. ev aldı. düğün yaptı vb. istediğiniz zaman verebilirim geri şimdilik taksitle ödeyeyim dedi.

buraya kadar sıkıntı yok en azından benim açımdan. sonuçta aileden gelen bir para ve eşim bunu ailesiyle istediği şekilde kullanabilir.

son bir aydır eşim arabayı değiştirmek istiyor ve almak istediği arabanın üzerine yaklaşık 15bin tl koyması gerekiyor. ama bizim o kadar paramız yok. sorun da burada başlıyor. 15bin tl kredi çekeceğim diyor bense buna şiddetle karşı çıkıyorum. çünkü faiz ödemek istemiyorum sonuçta bu evi ikimizin maaşıyla ortak olarak geçindiriyoruz. kaldı ki şu anki arabamız için aldığı kredi hala bitmedi.

(bunun içinde ekstra bi parantez açayım. o zaman da araba almak için beni dinlemeyip babasından borç almıştı. güya taksitle rahatça geri ödeyecekti ama 3-4 ay sonra kardeşi araba alacak diye o borcun tamamını kredi çekip kapattık.)

arabayı satılığa çıkacağım dedi. ben de 'araba almana karşı değilim ama krediyle almana karşıyım. kardeşinin zaten sana borcu var iste kendisinden, o parayla al' dedim. sonuçta öyle ya da böyle bir kredi çekilecekse bunu ben çekmek istemiyorum neden faizini ben ödemek zorunda kalayım?

o da o parayı ilerde ev almak için kullanacağımızı o paraya dokunmamız gerektiğini söyledi. ne fark eder o zamanda alacağın yeni arabayı satarız dedim. ikisinin aynı şey olmadığını arabanın değer kaybedeceğini söyledi. yani konuşmalarımız da bir sonuç vermedi. hafta sonu kirayı ve faturaları ödemek için bankamatik kartımı istedi ben de vermedim. yurt dışına dil eğitimine gitmek istiyorum onun için para biriktireceğim beni bir süre çalışmıyormuş evde oturuyormuş gibi düşün dedim. küplere bindi resmen. o zaman gerçekten çalışma evde otur çocuk yapacağız dedi (ben bir süre daha çocuk istemediğim için bununla sıkıştırıyor güya beni).

kaldı ki şu an yaşadığımız köy gibi yerde onun işi yüzünden yaşıyoruz. gerçekten saçma sapan bi yerde başka yere gidemediğim için çalışıyorum. işten çıkarsam çalışabileceğim başka firma yok burada. çalışma koşullarımda oldukça ağır. geçen hafta akşam 23.00 e kadar ofisteydim mesai ücreti almadan. kendisi ise 5 demeden evde memur gibi. akademisyen zaten.
doktorası bitene kadar buradayız. yaklaşık 1-1,5 yıl kaldı. can sıkıntısından araba bakıyor sürekli kendine bir hobi bul diyorum kızıyor.
çok bunaldığım bi ara ben iş bulup yakın bir şehre yerleşeyim sen git gel yaparsın hafta sonları falan diye anlaşmıştık şimdi ondanda vazgeçti masraflar çok artarmış. ayrı kalmak istemiyormuş. ben de istemiyorum ama bunalıyorum artık.

konu nerelere geldi.. şimdi sizin fikrinizi alayım.

kim haklı para konusunda? o parayı kardeşinden toplu bir şekilde almazsa ne faydası olacak o paranın? ya da arabaya yatırmak madem iyi değil, değer kaybedecek neden kredi çekipte araba alıyorsun alma madem. çöpe atılacak paramız mı var sanki?

ayrıca tesellilerinizi esirgemeyin lütfen. muhtemelen gidip dediğini yapacak çünkü. belki burayı okuturum. teşekkürler.

not: kadın tarafı benim.
0
yue
(18.11.14)
en başta kardeşine vererek hatayı hepiniz yapmışsınız.
0
basond
(18.11.14)
Eğer nakit para varsa kredi çekmek anlamsızdır, çünkü krediye ödenen faizle diğer nakit paraya alınan faiz arasında büyük fark var çok istiyorsa o kardeşinden alsın parayı onu krediymiş gibi düşünüp sonrasında biriktirerek ödemiş olsun, faiz ödememiş olur.
0
atom karincanin torunu
(18.11.14)
abi kardeş arasında para pul meselesi olmaz. kardeş kendisi verirse alınır, vermezse de istenmez. arabayı ille de alacam diyorsa kredi çekip alsın eşiniz (bana sorsanız diğerinin borcu bitmeden yeni araba almak çok mantıksız ama neyse,mesele o değil) benim de abimden alacağım olsa isteyemezdim, o da benden isteyemez herhalde.
0
de jure
(18.11.14)
acil ihtiyaç, zorunluluk vs hariç krediyle araba almak saçmalık. üstelik sizin halihazırda arabanız (ve kredi borcunuz) da varmış.

aile içine para meselesi girdi mi o işin sonu pek hayır olmuyor maalesef. size tavsiyem kardeşteki parayı pek karıştırmadan sadece kredi çekilmemesi konusunda ısrar etmeniz..
0
calzoncillos
(18.11.14)
burayı falan okutma. bu kendi aranızda çözmeniz gereken bişey bence. yani fikir al ama okutma adama bence.

oturup güzel güzel önceliklerinizi paylaşın, konuşun, belirleyin.

bi kere önceden kapanmamış, hallolmamış konular var. onları halledin bi.

ikiniz de bunalmışssınız analdığım kadarıyla. kafalar karışık.

soruları soruyorum;

1. araba acil mi? gerekli mi? oraya verilecek para başka bir konuda öncelikli olarak değerlendirilebilir mi?

2. sizin dil okulu konusundaki isteğiniz eşiniz tarafından kabul gördü mü?

3. ev alınacakmış ilerde, bununla ilgili ortak bi karar var mı?

4.bankamatik kartyını vermem falan yapmayın bence. karı koca harcamalarınızı, gelecek planlarınızı paylaşın.

5. nasıl ki kardeşi faiz ödemesin,zorlanmasın diye aile anlayış göstermiş, gerçekten yeni arabaya karar verirseniz, o anlayışı aile de size göstermeli ve tabi ki hazır para varsa kredi çekmek anlamsız.

6.bunaldığınızı anlayabiliyorum ama birbirinize sararak daha da kötüleşirsiniz. onun işi yüzünden burdayız zaten diyorsunuz. şikayet veya sitem seziyorum. sonuçta buna mecburdunuz ve bu kararı ortak aldınız herhalde. günleri kendinize zehir etmeyin, en iyi şekilde nasıl geçinip yaşarız ona bakın.

7. iş şartlarınızın zor olduğuna üzüldüm. freelance bişeyler baksanız?
0
mahnita
(18.11.14)
bence konuları çok yanlış yere çekmişsiniz. o para yokmuş gibi davranın. paramız yok diyorsanız araba almayın. varsa da faizin ödemesini dert etmeyin. evlendikten sonra senin paran benim tartışması yapmak, dil eğitimi için ayrı para koymak çok saçma geldi bana.

ayrıca ekleyeyim, babasından kalan parayı isterse tamamen kardeşine hibe eder. siz faizi ben niye ödeyeyim diye mantık yürütürseniz o da ben niye babamın bana verdiği parayla araba alayım der.
0
kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci
(18.11.14)
Eveeeet evlilikten uzak durmak için bir sebebim daha oldu teşekkürler. Arada unutuyordum hatırladım. Bazı adamlar büyümüyor. Ben evliyim artık sorumlu olduğum bir ailem var diyeceğine daha borcu bitmemiş oyuncağını değiştiricem diye tutturuyor. Erkekliğini ise karısını köşeye sıkıştırmak istediği zaman hatırlıyor otur çocuk yapcaz diye. Evet. Diyecek bir şeyim yok sanırım söylemişler zaten.
0
emirkulu
(18.11.14)
o paranın üzerine bir bardak soğuk su için. eşiniz için siz değil ailesi önemli malesef siz o aileden değilsiniz. ağabeyi parasını istedi demesinler diye haytta kardeşinden istemez o parayı eşiniz. başından sonuna kadar hatalı olan eşiniz. birde çocuk işini araya sıkıştırması iyice saçma olmuş.
0
kuzey li
(18.11.14)
aile içindeki para meselesini sen mevzu etme şimdilik.
sen ona ayak uydurmuş, kariyerini sürdüremeyeceğin bir yere kalkıp gelmişsin. ama eşin hiç orta yola gelmek istemiyor gibi görünüyor anlattıklarından.
hem arabasını yenilesin, hem sen yanında kal, hem de kendine fayda olacak hiçbir şey yapma, hatta çocuk yap evde otur (?!). bana çok bencilce geldi.

eğer kendi hayatını eşinin hayatına feda edecek şekilde yaşarsan ileride pişman olursun. o yüzden başka yerde çalışmak istiyorsan çalış, veya kursa gitmek istiyorsan git, yapamadığın şeyler içinde kalmasın.

hayat müşterek demek iki tarafın da ortada buluşması demek, sürekli ödün vermek demek değil.
0
lily briscoe
(18.11.14)
hali hazırdaki arabasının kredisi bitmeden, yeniden kredi çekip araba alma derdinde olan adamdan çocuk mocuk yapılmaz bir kere. ben şöyle bir adama güvenip yapamam yani, aşkımdan ölsem de. bir daha sizi çocuk meselesi ile sıkıştırdığında bunu belirtin bence kendisine. hayır para vardır, sıkılır, değiştirir, satar, yenisini alır vs kendi bileceği iştir ama sizde öyle bir durum da yok anladığım kadarıyla.

ayrıca bir evlilikte sadece bir tarafın keyfi için hareket edilmez, ortak bir yaşam oluşturuluyor ise iki taraf için de asgari bir müşterek bulmak icap eder. siz bulunduğunuz şehirde bu kadar bunalmışken, "aaa yeni araba istiyorum" diye tutturması çok yanlış. bu hayatın ikiniz için de çekilebilir olması lazım, sadece onun için değil.

böyle durumlarda dışarıdan konuşmak çok kolaydır ama ben eşinizi baya haksız buldum anlattıklarınızdan.
0
fengari
(18.11.14)
sen dil konusunda haksızsın o da araba konusunda. yeterince tavsiye ve çözüm önerisi verilmiş. benim söyleyeceğim şey uzlaşmaya çalışın.

bir de 'ay kocan var ama hayat senin kocan sana karışamaz aynen devam et.' tarzı tavsiye veren ablaları dinleme.
0
mattiadestro
(18.11.14)
Eşinizin gelirini bilmiyorum ama bu kafayla ömrünün sonuna kadar borç ödeyerek geçirir ve emekli olduğunda da elinde avucunda hiçbir aktifi olmaz. Araba almak istiyor ama 15 000 TL gibi bir masraf için bile kredi çekmek niyetinde. Madem 15 000 TL için bile kredi çekecek durumdasınız, bu durumda sizin önceliğiniz birikim yapmak ve birikimlerinizi değerlendirmek olmalı, araba almak değil.

İşiniz zor. Eğer bir birikim yapılacaksa bu sizin sayenizde olacak gibi görünüyor. Ayrıca, eşinizin kardeşinden parayı alabileceğini de sanmıyorum. Sizin daha eviniz yok, ama erkek kardeşi evlenirken ev alıyor ve bunu sizin payınıza düşen parayla alıyor. O para ya değerini çok kaybettikten sonra ödenir ya da hiç ödenmez gibime geliyor.

Açıkçası eşiniz ve ailesi, bugün buldum bugün yerim mantığına sahip gibi. İşiniz zor. Kolay gelsin. Haklı olan sizsiniz. Uslüp sorunu var mı bilmiyorum ama genelde sizi haklı buldum.
0
maxim gorki
(18.11.14)
yukarida da soylendigi gibi onun ihtiyaci yokken araba alalim diye tutturmasi ne kadar yanlissa sizin de dil okulu icin parami ayiracagim demeniz yanlis. evlendikten sonra maddi konularda benim param senin paran ayrimi olmaz, olmamali. araba almak istiyorsa ortak sekilde karar verilmeli, dil kursuna gitmek istiyorsan ortak sekilde (senin maasinin komplesini ayirarak degil) para biriktirilmeli.

su durumda kardese darlamadan ' ya biz araba almayi dusunuyoruz da paramizi odeyebilecek durumda misin?' diye sormakta anormal bir durum yok bence. ha cocuk ben odeyemem su an derse, yeni araba almak da sizi maddi acidan zorlayacaksa esiniz bu sevdadan vazgecmeli. yok kredi cekmek bize koymayacak derseniz ortak bir sekilde karar verip alabilirsiniz.

burada onemli olan birlikte bir seyler yapmak. kizip sinirlenip kendi basiniza kararlar almak degil.
0
fraise
(18.11.14)
Bence her konuda birbirinizi desteklemelisiniz. Bana göre de arabayı sürekli yenilemek vs gibi şeyler mantıksız olsa da öyle bir zevki, isteği varsa destek olmalısınız. Ki yarın siz de dil eğitimi almak istediğinizde o da size destek olsun. Parayı istemeyi o da düşünmüştür mutlaka ama belli ki isteyemiyor, en azından şu an için. O konuda daha da sıkıştırmaya gerek yok bence. 15 bin liranın faizi de sizi çok sıkmaz bence söylediğiniz şartları düşünürsek. Hatalı o olsa da bir şekilde belki bu durum için sizin alttan almanız gerekiyordur. Bu benim tavsiyem tabii ki daha fazla gerilmemeniz için.
0
pokepoke
(18.11.14)
eneem karı koca arasında para mevzusu olur muymuş hiç? boşver şimdi mirası filam. o para yokmuş gibi düşün. kocana da krediniz bittikten sonra yeni araba alabileceğinizi söyle. sen dil kursuna gitmek istediğinde de bi çözüm bulursunuz. senin anlayışına karşılık gerekirse araba modelini düşürür gidersin istediğin yere.

bi dur bakalım arabasını ne zaman satacak, kardeşi ne zaman ödeyecek, sen ne zaman kursa gideceksin.. fevri cevaplar verme.

yalnız ya kocanın uslubu kötü ya da sen sinirle öyle aktardın. 'o zaman gerçekten çalışma evde otur çocuk yapacağız' ne demek? yapsın kendi kendine alla alla..

bi de bizim gelinler olsa kardeşine gidecek şekilde arkasından konuşurdu ama sen öyle şeyler yapma. 15.000 değil 150.000 lira da çekmek istese kalp kırmaya değmez. azcık geçirtir, ertele bişey yap ama hevesini kırma.

bi de arabaları çok seviyosa alım-satım yapıp o farkı kendi çıkarabilir. madem çok boş vakti varmış uğraş olur işte. hem kendi de çeşit çeşit araba kullanmış olur.

not: valla sanki kaynananmışım da kocanı kayırıyomuşum gibi oldu da ben de haksız buldum orayı bi açayım. insanların canı sıkıldıkça işlerini gören şeyleri değiştirme sevdası her zaman saçma gelse erkeklerin araba sevdasına bişey diyemiyom. bi de evlilik bu yav. haklı-haksız olmaz ki. uzlaşmak gerek. sabretmek gerek. gün doğmadan neler doğar.
0
seksen9
(18.11.14)
şu anda para geliyor diye düşünmesin. ben de öyle düşünüyordum ama şu son bir senedir anam ağlıyor denkleştireceğim diye... çocuğun sınavı dershanesi alınan kitabı kömür parası yol masrafları kooperatif derken maaştan sıfır tl kaldı. ayın sonunu nasıl denk getirecğeim diye düşünüyorum...

hem faizin zararlarını pek çok arkadaş bil fiil yaşadı. daha dün anlattı arkadaşım. kredi çektim araba aldım faizi 3000 tl idi. bir hafta sonra araba hararet yaptı. masrafım tam 3 bin tl çıktı diye...
çok acı bir söz var...
uykun varken misafir gelir, paran yoksa masraf çıkar...
0
inanmazsan inanma
(18.11.14)
haklı/haksız olmanın ne önemi var. bu kadar uzun yazı yazılır mı azizim? gönüller bir olsun. yazı okunacak uzunlukta olsaydı okuyup yorum yapacaktım ama gece saat olmuş 00.40 gözler olmuş haşat. kusura bakma kardeş :)
0
coripack1
(18.11.14)
1. erkeğin beyni, yaşıt olduğu kadın beyninden daha geç olgunlaşır.
2. sizin özel sektörde çalıştığınızı sanıyorum. akademisyenin kafası, özel sektörde çalışanın kafası gibi çalışmaz, çalışamaz. çünkü başka türlü formatlanmıştır. realitelerden uzak yaşar.
3. bu tür mâli çekişmeler ve didişmeler, yataksal çatırdamayla ve sonunda boşanmayla sonuçlanır.

Bu gerçeklerin ışığında, ipleri daha da germek ya da gevşetmek sizin elinizde. 'Haa, sen öyle mi yaptın? Al o zaman! Ben de bunu yaptım!' da bir yol, 'Peki ama zarar ediyoruz ve bu zararın külfetini ben de çekiyorum, bunun farkındasın di mi?' de bir yol. Yani haklı olmanız, her zaman sizin dediğinizin olması mânâsına gelmiyo maalesef. Evlilik, sonu gelmeyen bir fedakârlıklar zinciri.

Bundan 5 sene sonra, bize bu anlattığınızı hatırlamazsınız bile. Ama evliliğiniz çatırdarsa, 5 sene sonra bunları kare kare hatırlarsınız.

Hangi durumda 'Keşke' diyeceğinizi iyi hesâb edin.
0
compadrito
(18.11.14)
kredi cekerek hayat gecmez. turkiye burasi; bana kalirsa nakite karsilik olmayan kredi cekmek akil kari degil. Hele hele araba gibi cok da elzem olmayan sey icin. Kaldi ki zaten arabaniz varmis. yine de araba cok ihtiyacsa, su durumda oturup uzun uzun konusacak ve butce yapacaksiniz. miras parasini da yok say, o para hic bir zaman senin olmadi zaten. gunun birinde ortaya cikarsa oh ne ala. o yuzden erkege bir puan.

ekonomik sebeplerle baslayip, evlilik iliskilerine getirmissiziniz olayi. sizin evlilik, afedersin bacim, siki tutmadan once, (ikiniz de) bi kendinize gelin. erkek evde kal cocuk bak diyor, kadin bankamatik kartini vermiyor. ama bunlarin ikisi de pek yapici degil. eger kadin evde kalip cocuk bakacak durumda olsaydi, erkek zaten bankamatik kartini sormazdi. o faturalar kendi kendine odenmeyecek. o yuzden, kimseye puan yok. (ama kadin tarafi oz elestiri yapiyor o yuzden ceyrek puan.)

son olarak, erkege kiyasla, kadin tarafi, fazlaca fedakarlik yapiyor. elbette egoist olmamak lazim ama evlilik sonucta sevgiden ote bir legal sozlesme, hem de ekonomik olarak bagliyici kosullari olan. hayat musterek, cocuga da beraber bakacasiniz, borca da beraber gireceksiniz. dil kursu da eger karsiligi olacaksa cok iyi bir yatirim. o yuzden kadina +1

- evlilikte gevsetecek siklastiracak ip yok, beraberlik var. ona gore ezmeyin birbirinizi.
- evliligin devami icin gerekirse baska sehre tasin bacim, haftasonlari git gel. o akil sagligi var ya, masraflardan pahaliya patlar. ben esini tez yazma surecinde goreyim, neymis bunalmak.

kilibikerkeksporluyum
0
yirtik foto
(18.11.14)
Burda yorum yazan insanların önemle dikkat etmesi gereken bir konu varsa o da soru soran insanların hayatlarına saygı!.
okuyorum da yazılan yorumları, yok ayrıl, yok seni saymıyorlar, yok bilmem ne. Sen buraya yorumunu yazdıktan sonra bilgisayarı kapatıp gideceksin bu arkadaş o ailenin içinde bir ömür devam edecek. ağzınızdan çıkan cümlelere dikkat edin. Sözüm meclisten dışarı ama başkalarının düşünce ve görüşlerine taparcasına değer veren insanlar var. bir galyana gelip de milleti eşinden işinden edeceksiniz. Dikkat edin.
görüşlerinizi yazarken bu insanalrın bir hayatları olduğunu gözardı etmeyin derim.

bu kısa uyarıdan sonra demem odur ki aile içindeki para mevzunu uzatmanın anlamı yok verilmiş çoktan. ne zaman geri geleceği konusunda da konuşmak anlamsız bugün istesen yarın gelir yarın istesen bugün gelir bilemezsin.
önemli olan bir diğer yorum yapan arkadaşın dediği gibi ihtiyaçlarınızı belirleyip bütçenize göre hareket etmek.
kredi elbette çekilir ama alacağınız ürün ihtiyacınız ise bu uygun görülür. halihazırda borcunu ödemeye devam ettiğiniz bir aracınız varsa ve bu araç size hayati yaşama anlamında sorun ve fazla masraf çıkartmıyorsa değiştirmemeye ikna edebilirsiniz.
ya da eşinizin isteğini ileriye ertelemeyi önerebilirsiniz. şöyle ki; ben yurtdışına çıkmayayım şimdilik sen de araba alma önce birlikte borcumuzu bitirelim bir "oh" diyelim sonra bakarız tarzında bir konuşmayla yanaşabilirsiniz. Ödemesi için ısrar etmeyelim ama bakarsın bu arada belki kardeşin ödemesini de yapar. tadında yapıcı ince bir konuşmayla derdiniz kalmaz.
eşiniz de mantıklı bir adamsa sizi seviyorsa bu ılımlı yaklaşıma olumlu bakacaktır.

Not: burada yazılanları okutmamanı öneririm. doğru değil. Bana eşim okutsa ben memnun olmazdım. hoş olmaz.

sağlıcakla..
0
erty_ksk
(18.11.14)
sabah siniriyle geldim bi daha cevap veriyom. ona de ki; sen arabanı değiştirdiğin an ben de kursa giderim. o yüzden 15 değil 30 çekiyoz hem biraz da alışveriş yaparım. araba modeli değiştirmekle lüzumsuz alışveriş aynı çünkü benim gözümde.

gece pamuk gibi kadındım halbuki şimdi neden bu kadar gıcık oldum anlamadım. çocuk yapıyoz demişti sanırım ona sinirim geçmemiş.

bi de aile içi ama merak ediyoz ne yaptığını kocanın tepkisini :D azcık anlatsan ne dediğini? aslında burayı okusa 'taam lan taam! bi araba zevkimiz vardı içine ettiniz' diye yılabilir :D ama sen daha iyi tanırsın kocanı.
0
seksen9
(18.11.14)
(8)

İnsanlar neden çocuk yapmaktan hoşlanır ?

sonra baksak
Nedenini anlayamadım ?
Nedenini anlayamadım ?
0
sonra baksak
(17.11.14)
ben de anlayamıyorum. yaşarken mezara girmek gibi bir şey, tüm hayatını bir şeye adıyorsun.
0
from potomac to kuban
(17.11.14)
çoğu evlilikteki tek düzeliği yenmek için yapıyor. büyük hayallerle, büyük şaşaayla evleniyorlar. 1-2 sene içinde, televizyon karşısında oturmaktan, biribirlerinden sıkılıyorlar, çevreden de baskı geliyor çocuk çocuk torun torun diye, hayatlarına büyük bir değişiklik getirmesi ümidiyle yapıyorlar.
0
alice practice
(17.11.14)
toplumun %79.89'u ''yaşlanınca bize bakar'' diye
0
neferkitty
(17.11.14)
Anneme sordum "fena mi evin icinde ses iste" dedi.
0
rayde
(18.11.14)
ben aşktan yapacağım, sevdiğim adamı kucağında bebeğimizle görmek istiyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(18.11.14)
üreme içgüdüsü bir amip neden bölünüyorsa insan da aynı sebeple ürüyor.genlerinde kodlanmış.
0
kuzey li
(18.11.14)
- Senin kadar 'insan' bir varlığı sen yaratıyorsun, dolayısıyla tanrıcılık oynuyorsun. Büyük haz değil mi?

- Kendi hayatında yapamadıklarını bu yarattığın şeye yaptırıyorsun, onun yapmasına olanak sağlıyorsun. Böylece daha çok şey yapmış sayılıyorsun sen de.

- Bilim insanı, rock star gibi insanlar, başkalarının gözünde büyük şeyler başarmış kişilerdir. Dolayısıyla öldükten sonra da adının devam edeceğini bilir, hayattayken bunun hazzını yaşar. Böyle fark yaratamamış insanlar ise çocuk yaparak adının bir nebze devamının gelmesinden haz almaya çalışır.

- Çocuklar sevimlidir. Yavru kediler de sevimli ama çocukla daha çok empati yapabilirsin.

.
.
0
long live rock n roll
(18.11.14)
dnalara işlenmiş dolaylı ölümsüzlük güdüsü
0
pclik
(18.11.14)
(13)

Hangi Saat daha şık?

Tyler89
1) http://cdn.watchshop.com/profiler/thumb_cache/zoom/99939932_v_1384744679.jpg2) http://cdn.watchshop.com/profiler/thumb_cache/zoom/99958922_v_1384744692.jpg3) https://img.saatyazilim.com/400/AR2427.jpg4) https://img.saatyazilim.com/400/AR2433.jpg5) http://cdn.shopclues.com/images/detailed/6529/999
1) cdn.watchshop.com

2) cdn.watchshop.com

3) img.saatyazilim.com

4) img.saatyazilim.com

5) cdn.shopclues.com


hatta mümkünse herbirine 10 üzerinden puan verirseniz çok daha şukela olur.
0
Tyler89
(17.11.14)
Beşinci.
0
sehpa fx350
(17.11.14)
5 ile 3'ü beğendim.
0
buff
(17.11.14)
1 ve 3
0
cocodancer
(17.11.14)
3 - 4 - 5 'den birini al ama ben 5'i beğendim vala kankili
0
bana da mi lolo
(17.11.14)
fallthepieces
(17.11.14)
1 veya 5.
0
kuzey li
(17.11.14)
1. 7 /10
2. 7 / 10
3. 5 / 10
4. 7 / 10
5. 8 / 10
0
asisamus
(17.11.14)
5
0
amarat
(17.11.14)
5
0
secilmis uye
(18.11.14)
5, olmadı 1
0
e_rsin
(18.11.14)
giyim tarzına bakar ama ben
2-3-5 arasında kaldım.
5 daha spor kaçıyor.
0
bass solo take one
(18.11.14)
1
0
theworldismine
(18.11.14)
sabah tekrar bakacağım yeni yanıtlara.
yarın da gidip alırım.
sağolun hepiniz şimdiden.
0
🌸Tyler89
(18.11.14)
(12)

anne babayla anlaşamama problemi

sifirdokuzucuolanvarmi
herkese selamlar, ben askerliğini yapmış, işini eline almış ailesiyle yaşayan kendi halinde uyumlu bir vatandaşım. evlilik hazırlığı içerisindeyim, fakat gelin görün ki ailemle hiçbir konuda anlaşamamaktayım. annem evliliğim için bir şey alınacağı zaman hep onun onayı olsun onun beraber gidelim iste
herkese selamlar, ben askerliğini yapmış, işini eline almış ailesiyle yaşayan kendi halinde uyumlu bir vatandaşım. evlilik hazırlığı içerisindeyim, fakat gelin görün ki ailemle hiçbir konuda anlaşamamaktayım. annem evliliğim için bir şey alınacağı zaman hep onun onayı olsun onun beraber gidelim ister, fakat beraber bir şey alacağımız zaman bu güzel değil buna bu kadar para verilir mi diyebilen biri. babamda annemin ağzına bakan biri. eşim olacak hatun kişisi ve ben bu durumlardan çok rahatsızız. ileride annem hatun kişisiyle izdivaçta bulunduğumuzda düğünlere önümüze düşersiniz beraber gideriz hep beraber bir şeyler yaparız demekte. ben olmaz dediğimde de biz niye seni evlendiriyoruz bizimle takılmıcaksanız diyen biri. ailemin her şeye burnunu sokması, siz gençsiniz nasıl isterseniz öyle alın eşyalarınızı demediler hiçbir zaman, oysa oğlumuz hayatını güzel bir şekilde devam ettirsin mutlu olsun demezler hiç. kira vermek istemediğimden ötürü babamın yeni yaptırdığı müstakil evde oturmak zorundayım. sizce altlı üstlü oturma fikriyle doğru bir karar mı vermiş bulunmaktayım? ve ben sanırım ailemin tutumun nedeniyle annemden babamdan uzaklaştım, onları sevmiyorum modundayım. bunalıma girdim bu ara
0
sifirdokuzucuolanvarmi
(17.11.14)
"kira vermek istemediğimden ötürü babamın yeni yaptırdığı müstakil evde oturmak zorundayım.". Şu an zaten sıkıntılı anladığım kadarıyla, aynı yerde oturmak eşiniz için çekilmez olur.

Aile var, aile var. Ben eşimin ailesiyle otururum, çok tatlı insanlar ama kendi anne babamla yakın bile oturmak istemem, çocuğumuz var, yardım etmek yerine daha çok ilgi bekliyorlar. Bence kira verin, dışarı biraz daha az çıkın, daha az eşya alın ama kendi evinizde mutlu olun.

Bu arada, erkeğim.
0
crescendo
(17.11.14)
Kiraya çıkacak kadar kazanamıyorken (gelin hanımla birlikte ortak kazançtan bahsediyorum) evlenmeye karar vermek büyük cesaret doğrusu.

Ancak böyle bir anne babayla altlı üstlü yaşama fikri daha da büyük cesaret.

Ya biraz bekleyin, kira çıkacak kıvama gelin, çok da uzaklara gitmeden "yuvadan uçun"; ya da şimdiden aile ile yaşamaya devam etmeye hazırlanın... Altlı üstlü oturacaksanız eşinizle rahat rahat seks yapamayabilirsiniz de bu arada, ses gider.
0
m e l t e m
(17.11.14)
koca koca insanlarin -hele ki evlendikten sonra- hala aileyle birlikte, altli ustlu, icli disli yasamaya devam etmesi fikri bana asiri derecede anlamsiz geliyor. baya hep beraber bir omur yasayacaksiniz yani. ne bileyim dusunuyorum da benim icin oluru yok bu isin. ki ailemle herhangi bir problemim de yok, gayet duzgun, seviyeli, cagdas, mantikli ve bu tur iliskilerde nerede duracaklarini bilen, kimsenin hayatina burnunu sokmayan insanlar.
0
nxtrls
(17.11.14)
kiraya çıkacak kadar gelirimiz var tabi ki, ama ben kendi evimi alana kadar kiraya çıkmak istemiyorum
0
🌸sifirdokuzucuolanvarmi
(17.11.14)
gelin hanım ne diyor peki bu altlı üstlü oturma işine?
0
physcos physcos
(18.11.14)
kiraya çıkmak istemiyor haybeden 600 lira vermemek için en azından evimizi alana kadar durum böyle
0
🌸sifirdokuzucuolanvarmi
(18.11.14)
Ne cimrisiniz yahu kaç yaşında insan aile ile yaşar mı. Mortgage ile ev alın kira çok batıyorsa.
0
i was made for you
(18.11.14)
geçinmek zor hocam ailemle yaşamıycam zaten onlar başka evde ben başka evde
0
🌸sifirdokuzucuolanvarmi
(18.11.14)
yorumlara bakılırsa bu konuda akıl alınacak yer burası değil gibi. herkes ailesini düşman bellemiş, ne kadar uzak o kadar iyi modunda.

benim fikrim ve hatta şu anki yaşayış tarzım aileden yana. zaten eviniz ayrı olacağı için özel hayat konusunda sıkıntınız olmaz.

şu an annenin karışmasını falan hoş görmeye çalış. kadın oğlumu evlendiriyorum diye kim bilir nasıl mutludur, gururludur. bunu onlara çok görme. bırak diyeceğini desin sen yine de kendi gönlünün istediğini al. kalbini kırmadan terslemeden benim içim buna daha yattı der alırsın kendi istediğini, beynine silah dayamıyor neticede. benim hayatım, benim özel yaşamım, benim benim benim diyerek kendi hayatımıza fazlaca odaklanıyoruz bazen. kendi değerlerimizi her şeyin önüne geçiriyoruz. bazen ne acı ki o "diğer her şeye" annemizi, ailemizi bile dahil ediveriyoruz. böyle eften püften konuları bahane edip "annemden babamdan uzaklaştım, onları sevmiyorum modundayım" demen çok iç acıtıcı geldi bana.
0
derz dolgusu
(18.11.14)
altlı üstlü olunca pek ayrı ev gibi olmuyor. annenizin davranışı sizin bile dikkatınızı çektiyse nişanlınız rahatsız olmuştur. iyi hoş kira yok ama annen her gün bakacak geline kim geldi, neden bizi çağırmadı, gelin içtiğimiz bir bardak çayı kıskanıyor. kızın annesi babası gelse annenin gözüne batacak. birde ev alınca taşınıcam laf, o evden çıkman çok zor annen baban diyecek ki öteki evi kiraya verin burada mis gibi yaşıyoruz. taşınmaya kalksan köprüleri yakmadan taşınamazsın.

"biz niye seni evlendiriyoruz bizimle takılmıcaksanız" çok hastalıklı bir düşünce annen sana eş değil kendine gezmeye yanında götüreceği süs eşyası, annemin tabiri ile süs köpeği alıyor.

bana kayınvalidem bu cümlesi seçse asla onunla aynı binada oturmam.

not: annemin sözü sert ama kaynanasından çok çekmiş. hatta hep der biz aynı apartmanda otursak kesin babanla boşanırdık diye.
0
kuzey li
(18.11.14)
dostum, 2 yıllık evliyim ve ben de altlı üstü oturuyorum. (daha doğrusu oturuyordum, şu an birtakım olumsuzluklar yüzünden çok başka durumdayım gerçi). Aileni kırmamak konusunda yazan arkadaşa katılıyorum. kırmamakta fayda var; fakat baştan da nasıl hareket ederseniz öyle gider. benim ailemin aynı yerde oturmak(bir altta) ve akşam yemeklerini beraber yemek gibi bir istekleri vardı. ben de bunu eşime "idare ederiz, biraz orda biraz bizde yeriz orta yolu buluruz" diye açıkladım. Fakat kimse kendinden ödün vermedi ve biz kimi zaman tatsızlıklar yaşadık. mesela eşim ona karışılmasından hiç hoşlanmıyor ve annemin yaptığı kimi hareketler çok rahatsız ediyor. siz bunları ne kadar görmezden gelebilir ya da idare edebilirsiniz? anladığım kadarıyla ailen, en azından annen çok fazla sizde olacak. sen ya da müstakbel eşin bunu ne kadar kaldırabilirsiniz? anladığım kadarı ile annen dominant bir karaktere sahip. kendi isteklerini iyi açıkla. tabii ki onların da fikir belirtmek istedikleri durumlar var. ama ev eşyası örneğin, sizin zevkinize göre olmalı. bunları açıklamalısın. daha yazarım da şimdili yeter :)
0
serbestlik derecesi
(20.11.14)
Ailenizle aranızda bir anlaşmazlık çıkarsa (umarım çıkmasın) ses edemeyeceksiniz onların evinde oturduğunuz müddetçe. Bu da işin bir başka boyutu. Daha önceki cevabımda yazmamışım.
0
m e l t e m
(20.11.14)
(30)

Tarih bilgisi olan arkadaşlar bi bakar mısınız?

dessy
Bazı sorularım var. Şöyle;1) Topkapı Sarayı'nda sergilenen padişah portreleri orjinal mi? Yavuz'un falan portresi misal gerçek mi? 2) Kutsal Emanetler bölümündeki eşyalar gerçek mi? Musa'nın asası, Hz. Muhammed'in kılıçları falan, nasıl böyle günümüze kadar ulaşmış olabilir? Üstelik asa pürüzsüz ve
Bazı sorularım var. Şöyle;

1) Topkapı Sarayı'nda sergilenen padişah portreleri orjinal mi? Yavuz'un falan portresi misal gerçek mi?

2) Kutsal Emanetler bölümündeki eşyalar gerçek mi? Musa'nın asası, Hz. Muhammed'in kılıçları falan, nasıl böyle günümüze kadar ulaşmış olabilir? Üstelik asa pürüzsüz ve hiç hasa görmemiş gibiydi. Bu konuyla ilgili ortaya atılan bir tartışma oldu mu tarihçiler tarafından?

3) Buradan bir arkadaş bana öncesinde 'gücü temsil etmek' şeklinde bilgi vermişti ama hala içime sinmiyor. Padişahların kaftanları falan neden insanı boyutlarda değil? Özellikle bir şalvar gördüm, yani 180 boyundaki bir insanın boyundadır tam. Gücü temsil etmek için büyük dikiş yapılabileceğini anlayabiliyorum ama o boylarla 180 cm'lik bir şalvar nasıl giyilir? O kaftan yerlere değip adamı iyice komik göstermez mi? Anlayamıyorum :( Yok mu bununla ilgili kafaya yatan bir açıklama?

4) Bir de bizim Topkapı'da neden hiç cariyelere, sultanlara ait kişisel eşyalar sergilenmiyor? Özellikle Harem bölümü için büyük bir kayıp bence. Geçen senelerde bi ara böyle bir çadır içinde ayrı bir bölüm açılmıştı. Orada defterlerden tut, mektuplara, mendillere, kahve fincanlarına kadar kadınlara ait eşyalar sergileniyordu. Ne güzeldi. Görüyorduk, anlıyorduk. Kapandı, gitti. Mesela fena olmaz mıydı bir valide sultanın da geleneksel kostümünü görsek? Sultan kaftanları gibi onu da tartışsak?
0
dessy
(16.11.14)
bildiğim kadarıyla portre olarak sadece fatih sultan mehmet'inki var. diğer padişahların ki kulaktan dolma bilgilerle hazırlanmış. yavuzun saçı siyahtı, burnu şöyleydi, kaşı gözü şöyleydi denilerek çiziliyordu.

harem bölümünün büyük kısmı ziyarete açık değil deniyor. belki oralarda dediğin eşyalar olabilir.
0
sutlu nescafe
(16.11.14)
topkağıdaki portreler kısmını tam hatırlamıyorum ama sütlü nescafe'nin dedği doğru genelde tasvirlerden çizmişler ama kanuninin de çiziminin gerçek olduğunu duymuştum.

muhammed'den kalan hatıraların büyük kısmı doğrudur, sonuçta çok eski bir zamandan bahsetmiyoruz. musa'nın asası gerçek olmaya bilir.

osmanlı padişahları genelde obezler onunla ilgili olabilir diye düşünüyorum. kardeşim ve benim kilo farkımız var aynı tisortu ikimiz giyiyoruz onda daha uzun bende daha kısa duruyor.(hangimiz şişman söylemem) kaftanlarının yerde süründüğünü düşünmüyorum osmanlı padişahları islama düşkün kişilerdi kıyafetinin paçaları yere değerse pislenir, kirli kıyafetle namaz kılmak uygun bir davranış değil.

onların alayı depolarda, açsalar güzel olur ama onlara yer yoktur.

not: tarihçi değilim kişisel fikrim bunlar.
0
kuzey li
(16.11.14)
portreler ve eşyalar gerçektir. ancak misal o asanın Hz. Musa'ya ait olması bir rivayettir. kanıtlanacak bir şey değil bu. oradaki kutsal emanetler Arabistan'dan getirilmiş benim bildiğim, Osmanlılar orayı fethettikten sonra.

harem ve özel eşyalar konusuna gelince kurtuluş savaşı yapıldığı ve sonrasında Topkapı sarayı müzeye çevrildikten çok önceleri padişah ve ailesi zaten orada yaşamıyordu. Çırağan sarayı, Beylerbeyi sarayında yaşıyorlardı. Topkapı sarayının hareminde uzun zamandır kimse yaşamıyordu, ya da yaşıyorsa bile sultan ailesi yaşamıyordu.

o kaftanlar vs törenlerde kabul salonlarında filan giyiniliyordu. onları giyinip dolaşmaya çıkmıyorlardı. gündelik hayatlarında basit kıyafetler giyiniyorlardı.
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
bir zamanlar ben de aynı dertten muzdarip idim, sadece bir kişi cevap vermişti :)

www.eksiduyuru.com
0
Demet
(16.11.14)
harem bölümünün çok zayıf kalmasına istinaden Topkapı sarayı depolarında sandıklar içinde müzede sergilenenden fazla sayıda eser olduğunu ancak kaynak yetersizliği yüzünden bunların sergilenemediğini biliyorum.

sandıklar açılır ve sergilenmeye kalkılırsa o eserlerin restorasyonu, sergilenmesi, korunması için epey miktar harcama yapılması gerekiyor. biliyorsunuz biz devlet olarak böyle kültürel-bilimsel işlere para ayırmıyoruz. parayı yeni saraylar inşa etmek için saklıyoruz.

(tarihçiyim, epey sanat tarihi dersi almıştım.)
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
Arkadaşlar ben aslında portrelerin orjinal mi yoksa sahte olanının mı sergilendiğini öğrenmek istemiştim. Yoksa kim gerçek, kim değil diye sormak istememiştim.
0
🌸dessy
(16.11.14)
3. soruya cevap veriyorum: Bahsettiğiniz şey şalvar değil kaftan. Şalvar zaten kaftanın altında kalır gözükmez. Padişahlar kendilerini daha heybetli göstersin diye illa ki üstünde oynamalar yapılan kaftanlar giyerdi fakat bu giysiler öyle sizin hayal ettiğiniz gibi yerlerde sürülen pejmürde şeyler değildi; dönemin en yetenekli terzilerine yaptırılan giysilerdi. Yani komik gözükme gibi bir ihtimalleri yoktu.
0
angelus
(16.11.14)
@angelus'un yazdıkları üzerine ekleme yapayım.

komik gözükmek derken, kime göre neye göre komik? 16. yüzyıldaki komiklik anlayışı ile bugünkü komiklik anlayışı çok farklı. ayrıca şartlar çok farklı.

padişahın komik görünmesi şöyle dursun padişah ve sultan ailesi o şekilde giyindiği için bir moda, bir trend oluşması daha mümkün :)
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
Arkadaşlar, anlatamıyorum.

Topkapı sarayında günümüzde sergilenen kaftanlar kadar şalvarlarda var. Hatta bir adet şalvar var. Şalvar ve kaftan arasındaki farkı ayırt edemeyen insanlar için de zaten açıklamalara yazılmış.

Bahsettiğim şalvar, 180 cm. boyunda var neredeyse. Heybetli görünmek isteyen bir sultana elbette dönemin en yetenekli terzileri (hatta bildiğim kadarıyla İtalyan terzilerin popüleritesi çoktu Osmanlı sarayında) kostümlerini dikecek, ondan şüphe yok, ancak böylesine büyük parçaları obez olsun, uzun olsun, kısa olsun, bir insan nasıl taşıyor, yerlerde sürünmeden nasıl kaldırabiliyor onu anlamakta zorluk çekiyorum. Yani giyim esnasında boyu uzun gösteren bir destek mi yapılıyormuş? Kaftan neyse de o şalvarı gören yok mu aramızda, asıl kafamı karıştıran onun büyüklüğü.
0
🌸dessy
(16.11.14)
Bahsettiğim şalvar şöyle bir şey değil bu arada: www.google.com.tr

Bir vitrini boylu boyunca kaplıyor.
0
🌸dessy
(16.11.14)
dessy; Şalvarın uzunluğu önemli değil; zira dışarıdan gözüken bir şey değil o. Kaftanın altından sadece paçaları gözükür, üst kısmı da neredeyse göğüs bölgesine kadar çekilir. Boyunun 1.80 metre olmasında bir sorun yok yani. Ayrıca o giysiler kat kattır, bugünkü pantolonları gibi düz değil. Giyildiği zaman vücutta normal şeklini alır. Padişahın boyunu uzun göstermek gibi bir işlevselliği yok yani.
0
angelus
(16.11.14)
şalvar bir garip kıyafet zaten. içinde mantık yok :)

kelebekgaleri.hurriyet.com.tr
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
1) evet
2) allah bilir
3) bilmiyorum
4) harem sergisinden bahsediyorsun sanırım, o geçici sergiydi. uzun vadede kalicisi da olur sanırım.
0
manuel mandalina
(16.11.14)
ben de tam o şalvar üzerine sormuştum yine bu soruyu, hangi şalvardan bahsettiğini biliyorum yani. arkadaşların zorlama yorumları beni hiç ikna etmedi. bence hakikaten o şalvar sadece sergilemek üzere yapılmış birşey, giyebildiğini hiç sanmıyorum.
0
Demet
(16.11.14)
@demet zorlama derken?
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
Bir şey soracağım, yorum yapan arkadaşlar, bahsettiğim şalvarın hangi şalvar olduğunu biliyor mu? Hani gidip gördünüz mü vitrin boyundaki şalvarı? Tamam katlayarak giysen nereye kadar. Açsan çift kişilik battaniye boyutu neredeyse :) Yoksa genel iri kesimli şalvarları mı aklınıza getirdiniz?
0
🌸dessy
(16.11.14)
@dessy bu gibi konularda uzmanlık bilginiz yokken ısrarla bu şalvarın komik olması gerektiğini söylüyor, sadece sergilenmek için yapıldığında ısrar ediyorsunuz.

21. yüzyıl zihniyeti ile 15-16. yüzyıl zihniyetini yargılıyorsunuz.

buna tarih biliminde anakronoloji deniliyor.

ayrıca komik diyorsanız komik olsun da bitsin bu tartışma.
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
mea, gerilme. komik olduğunu ısrarla belirtmiyorum. benim adıma yorumlarda bulunma lütfen.

tarihe saygım ve sevgim sonsuz olmasaydı anlamak için ısrar etmezdim. ben bir yorumumda komik demişsem, çok şebekler demiyorum. gayet açık bir şekilde anlamak istediğimi örnek ve mantık ile ilerletmeye çalışıyorum.

tartışma derken ben bu tartışmayı kapatmak istemiyorum. tartışma güzeldir, yeni ufuklar açar. eğer kapatılmasını istiyorsan, yorum yazmazsın, olur biter. duyuru'nun amacı anlamak, öğrenmek zaten.

çünkü ben ısrarla anlamaya çalışıyorum.

bahsettiğim şalvarı görmüş müydünüz mesela? onun üzerinden mi ilerliyoruz? diyorum ki, evet, o dönemde ihtişamlı görünmek için bu şekilde dikilirdi. biliyorum. ancak yerlere kadar değmediğini de söylüyoruz. bu zaten islam dinine uygun da olmazdı arkadaşın dediği gibi. o zaman diyorum, benim o gördüğüm, vitrin büyüklüğündeki şalvar nasıl yerlere sarkmadan giyilebiliyordu? tamam, belden katlasan, nereye kadar. kaftanın altına giysen, görünmese, yine nereye kadar. koca vitrini kaplıyor diyorum. giyimi için bir taktik mi var acaba da bilmiyoruz diyorum. bununla ilgili bir açıklama, tarihi bir tartışma var mı diye öğrenmek istiyorum.

bilgin varsa yaz lütfen. yoksa da, o tarz kıyafetleri komik bulduğumu ve bu konuda ısrarcı yaklaştığımı yorumunu kendine sakla ve beni tanımadan, etmeden, benimle ilgili fikir yürütme lütfen.
0
🌸dessy
(16.11.14)
şalvarı gördüm, Topkapı sarayını tahmin edemeyeceğin kadar çok defalar gezdim, sarayı Osmanlı sanat tarihi dersinde konu olarak öğrendim, çeşitli Osmanlı sanatları ve Anadolu Selçuklu sanatları üzerine dersler aldım. üstüne bonus olarak rahmetli hocam Aptullah Kuran ile beraber bir sınıf gezisi yapmıştık.

iyi pazarlar. iyi irdelemeler size.
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
dessy, mea en makul yorumları yapmış (yalnız sandık raf olucak :) padişah elbiseleri seksiyonundaki kıyafetler törensel, detayını ben de bilmiyorum ama bu konuda yazılmış akademik yazılar var, onları inceleyebilirsin.
0
manuel mandalina
(16.11.14)
mea'cığım, ne kadar bilgili olduğunu kanıtlamana gerek yok. kendinden emin olduğun bilgileri aktardın, kendinden eminsen zaten sıkıntı duymamalısın.

ben sadece mantığım kabul etmiyor dedim. gücü temsil ettiğini bildiğimi zaten duyurumda da belirttim. bunun bir giyiş şekli var mı, o boyutta bir şalvar nasıl giyiliyor diye öğrenmek istiyorum. katlamak? tamam. ama nereye kadar?

mesela evet, devlet tarafından açılmayan onlarca şeylerin olduğunu tahmin edebiliyoruz. fakat misal, bir ara var olup, sonradan neden kayboldu haremdeki cariyelere, sultanlara ait kişisel eşyaların sergisi? Yani dönemlik olmasının sebebi nedir misal? Yoksa belli bir tarihten sonra topkapı'nda yaşanmadığını biliyoruz, evet.

kutsal emanetlerden, örneğin asa'nın gerçekten tarih öncesi dönemden kalıp kalmadığını bizlere gösterebilecek bir teknolojinin olduğunu, ancak bunun insnaların güvenilirliğini yıkması anlamında büyük bir risk taşıdığı için yapılmadığı söylenmişti Tarihin Arka Odasında. nitekim, milattan önce yaşamış olan bir mamutun bile kaç yaşında olduğu artık araştırılabiliyor. Asadır, peygamberin kasesidir vs., bunlar araştırılarak mı getirilip sergilenmiş? yoksa araştırılmadan mı sergileniyor?
0
🌸dessy
(16.11.14)
yavuz sultan selim Mekke'yi fethettiğinde kutsal emanetleri İstanbul'a getirmeden önce bütün eserler üzerinde karbon testi yaptırmıştı orjinalliklerini kanıtlamak için :)

iyi pazarlar.

tarihin arka odası programını ciddiye alıp da örnek veren insana başka cevap veremeyeceğim. kusura bakma.
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
inanılır gibi değil. örnek vermedim. bu adamlar böyle söylüyor, hakikati de böyle mi dedim. günümüzde kutsal emanetler olarak sergilenen şeyler bu bahsedilen testten geçmiş mi, geçmemiş diye sordum.

bi aşağılama artık. ben tarihçi olmadığım için sorguluyorum. ancak evet, bu tarz cevap vereceksen, zaten hiç cevap verme. duyuru'nun tek tarihle ilgileni de sen değilsin, başka arkadaşlar da gayet güzel bilgi paylaşmında bulunabilir.

yine de; verdiğin ve vermeye çalıştığın bilgiler için teşekkürler.
0
🌸dessy
(16.11.14)
Demet, bu arada ben senin verdiğin duyuruyu vakti zamanında favorilere atmışım :)
0
🌸dessy
(16.11.14)
@dessy ben tarihle "ilgilenmiyorum".
0
mea maxima culpa
(16.11.14)
tamam canım. artık her ne ise.
0
🌸dessy
(16.11.14)
mea maxima culpa "zorlama" yorum derken, "bir şekilde giyiliyordur, kaftan kapatıyordur görünmüyordur" tarzında yorumlar yapılmış şimdi dönüp bakmadım kim yapmış diye, onları kastediyorum. hani benim boylu boyunca bir bacağına sığabileceğim bir şalvarı herhangi bir adamın giyebiliyor olduğunu varsayan yorumlar bana "zorlama" geldi. 1,75 boyundayım yani sen de biliyorsun :)

edit: sonuç olarak yazdıklarınızda "kesin bilgi" vermediniz o yüzden ben tatmin edici bulmadım.
0
Demet
(16.11.14)
lütfen silme. bilmeyenler bilsin. öğrenelim. bu paylaşımlar çok güzel. ben de ilber hoca'nın o şekilde dediğini biliyorum. demek aynı programı dinlemişiz :)

Yavuz'un döneminde karbon testi yapılabilecek bir teknoloji (teknoloji ile elektronik alanı kastetmiyorum. şimdi yine atlamasın 'bazı arkadaşlar' üzerime), bilgi, deneyim söz konusu muydu bu arada? Eğer öyle ise, Yavuz döneminde yapılan her ne testi olursa olsun, madem orjinalliği biliniyor, neden kutsal emanetlerin 'gerçek kutsal emanet oldukları' rivayet ediliyor?
0
🌸dessy
(16.11.14)
Yavuz Sultan Selim'in, kupeli portresi disindaki portreleri gercektir. Fatih oncesi padosahlara ait gordugunuz portre vs ne varsa temsilidir. Sonrakilerde gercek olan da var, temsili olan da, semayilnamelerden yola cikarak cizilenler de var. illa ki yuzde yuz dogru portre ariyorsak, 15. asir icin konusacak olursak Fatih'in meshur portresi dogrudur.

Kaftan meselesine gelince, o kaftanlarin heybetli gorunmek amacindan baska oyle buyuk olmasinin baska bir nedeni yok. O donemin insaninin heybet, azamet, keyif, begeni gibi algilarinin bugunkunden farkli oldugu bir gercek. Haydi bakalim ilgin bir dey soyleyeyim, o zamanlarda "avredin (kadinin) beyazi ve tombulu makbul" idi. Neden? Cunku tombulsa iyi yer, yedirir. Beyazsa fazla gezmez, evinin "avradidir". :) bugun kac kisi boyle bir kadini begenir?

Adini veremeyecegim cok meshur bir tarihci, oradaki kutsal emanetlerin cogunun gercek olmadigini soyledi bana. Bunu o zaman, benim de birlikte calistigim, Saray'in sabik muduru Ilber Hoca'ya sordugumuzda, halkin manevi duygulariyla oynamaya gerek yok, kurcalamayin diye kacamak cevaar vermisti. :) Haydi bir karbon testi yaptir hocam dedigimiz de, iciniz mi rahatlayacak diye dalga gecmisti. Bahsettigim diger meshur tarihci bunu neye dayandiriyor bilmiyorum ama Ilber Hoca da kismen bunlarin cogunun orijinal olmadigini kabul etti.

Haremde neden cariyelerin kisisel esyalari yok? Cunku adi ustunde kisisel esyalar. Saraydan cikarilanlar yaninda goturdu, sarayda kalanlar elden ele gecti, yok oldu bir sekilde. Kacimizin 20 yil onceki kiyafetleri duruyor ki su an? :) sarayda bunlsr olmadigi veyahut istisna sayilacak kadar olduklari icin sergileiyor. Yoksa neyi sergileyeceklet ki? Cariyeler saray icin cok da onemli degillerdi, arkalarindan esyalari saklamacak degildi. Padisahlarin bile kisisel esyalari bir elin parmagini gecmeyecek kadardir.

Not: Tarihciyim. Bu konularin uzmani veya basindani isimler de ya hocamdir, ya birlikte calismisligim vardir. O buz gibi ve issiz sarayda resmi izinler sayesinde haftalarca sabahlayarak calismisligim vardir.

Düzeltme: Kutsal emanetlerin gerçek olmadığından kasıt onların uydurma olmaları değil. Örneğin zamanında X kişisine ait olan bir kılıcın, atıyorum Hz. Ömer'e ait olduğu zannedilmesi gibi. Doğru bilinen yanlışların farkında olmadan senelerden beri devam etmesi durumu yani.
0
evrenos gazi
(17.11.14)
Aradığımız kan, evrenos gazi! Çok saol, var ol!

Kutsal emanetlerin Yavuz döneminde karbon testinden geçtiği kısmı ile ilgili bir bilgi var mı elimizde?

Bir de, kişisel eşyalar konusunda haklısın. Padişahların bile sergilenmiyor hakikaten kaftanı, kılıçları vs. haricinde.

Aynı şekilde, vakti zamanında sultanların (mesela Hürrem'in mendili, Kanuni'ye yazdığı mektup) ve hareme ait bazı eşyaların (cariyelerin çeyizlerini anlatan, yazan defterlerin gibi) sergisi noldu da kaldırıldı, onu biliyor muyuz bir de?
0
🌸dessy
(17.11.14)
(4)

türev/integral kaynak kitap vs.

sinekvalesi
arkadaşlar başlıktada belirttiğim gibi türev ve integral derslerini çok detaylı bir şekilde, hani böyle en ufak birşeyi bile hiç bilmeyen birine detaylı anlatabilecek bir kaynağa ihtiyacım var, oturup kendim çalışcam, yardımlarınızı bekliyorum.
arkadaşlar başlıktada belirttiğim gibi türev ve integral derslerini çok detaylı bir şekilde, hani böyle en ufak birşeyi bile hiç bilmeyen birine detaylı anlatabilecek bir kaynağa ihtiyacım var, oturup kendim çalışcam, yardımlarınızı bekliyorum.
0
sinekvalesi
(14.11.14)
calculus
0
kuzey li
(14.11.14)
calculus bayağı karışık diye biliyorum ama? yani ileri seviye diye
0
🌸sinekvalesi
(14.11.14)
- Thomas Calculus. Türev&Integral bölümü bunlar nedir ne değildir çok iyi anlatıyor.
- Şu ders notları benim çok işime yaramıştı: tutorial.math.lamar.edu

Türkçe olarak ise:

- Hüseyin Halilov (Genel Matematiğe Giriş)
- Mustafa Balcı (Temel Matematik)
- Matematik Olimpiyatlarına Hazırlık Serisi
0
maxim gorki
(14.11.14)
lys için diyorsan 'apotemi'nin fasikülleri var, iyiydi konu anlatımları da soruları da. ileri düzey diyorsan bilgim yok, lys'den sonra matematikle işim kalmadı.
0
signore
(14.11.14)
(14)

Nerede Yaşamak İsterdiniz?

Tyler89
diyelim ki; 4000TL maşınız, eviniz ve arabanız var.yaşamak isteyebileceğiniz 3 il sırasıyla hangileri olurdu?(kısaca nedenlerini de yazabilirseniz harika olur.)
diyelim ki; 4000TL maşınız, eviniz ve arabanız var.

yaşamak isteyebileceğiniz 3 il sırasıyla hangileri olurdu?

(kısaca nedenlerini de yazabilirseniz harika olur.)
0
Tyler89
(14.11.14)
direkt altınoluğa giderdim. 2. 3. alternatifleri hiç düşünmedim.

nedeni: çok seviyorum, orada yaşarsam çok huzurlu çok minnoş bi hayatım olurmuş gibi geliyor.
0
mayaa
(14.11.14)
istanbul - ev kirasi yok, sosyal yaşam.
izmir - kızları
antalya - havası
0
the junior jr
(14.11.14)
ankara. 413 nolu otobus nereye gidiyorsa orda yaşamak isterdim. 5 dakikada bir geçiyor bu, kıskanıyorum.

kalan ikisini bilemedim. eskişehir olabilir. izmiri de övüyolar.
0
elorelia
(14.11.14)
Çankırı
Çorum
Yozgat ehehehe

Ankara
İzmir
Antalya

Yurtdışı için,

Paris
Miami
Londra

Gerçi yurtdışına çıkmadım ama bunlar ilk tercihim olurdu.
0
amarikanya fitbolcusu
(14.11.14)
2000 lirayla, kirada, arabam yokken yaşadığım yerden vazgeçmem. istanbul-kadıköy. nedensizce
0
dinsiz adam
(14.11.14)
gagra, odessa, dobruca, mansiyon: sinop
sebep:
i <3 karadeniz
0
namus ninjası
(14.11.14)
1-2 haftalığına bir yerlere gidip de istanbul'a dönünce toprağı öpüyorum her seferinde.

nedenleri: burada doğdum, burada büyüdüm, burada okudum ve okuyorum, ailem burada, arkadaşlarımın çoğu burada, ailemin yanında yaşamayıp da kira ödememe lüksüne sahibim. daha bir sürü neden sayabilirim aslında.

o yüzden istanbul, hatta istanbul kadıköy direkt. yok illa farklı iller de olacaksa the junior jr +1
0
vedat chili peppers
(14.11.14)
türkiye için mi geçerli bu sadece? değilse türkiye'de yaşamak istemezdim. yurtdışı da olursa:

saint petersburg
italya'da orta büyüklükte bir şehir, veya
prag.
0
lesmiserables
(14.11.14)
bahçesi geniş olan herhangi bir müstakil evde olsun da ama her yer yemyeşil olsun , sanırım ingilteredeki evler bu tanıma uyuyor biraz.
kediciğim içmenli bahçemde hoppidik hoppidik oynasın, sinek avlasıni kelebek peşinde koşsun, yuvarlansın en çok o'nun için isterdim evet.
kedimin doğa ile iç içe olmamasına hep üzülmüşümdür.

ankara gibi beton yığını bir şehirden bildiriyorum.
0
neferkitty
(14.11.14)
Yurtiçi; izmir, ayvalık, istanbul
(çünkü akdeniz kültürünü seviyorum)

yurtdışı; roma, floransa, paris
(çünkü akdeniz kültürünü seviyorum)
0
secilmis uye
(14.11.14)
izmir
izmir
izmir nefes alabildiğim, kendimi mutlu hissettiğim tek şehir.
0
kuzey li
(14.11.14)
kocaeli, samsun, üçüncüde de belki bursa. rahat yerler yaa.
0
devilred
(14.11.14)
eskişehir. kalabak su kamyonu müziği sanırım.

izmir. koyun kokan metrosunda buram buram anadolu kokusu alırdım. hemde denizin dibinde. sahi hala kokuyormu?

bilecik. insanlıktan uzak ferah bi ortam. alp daglarında heidi'nin evlenmiş, dedesinin ölmüş hali gibi.
0
ibomiu
(14.11.14)
yurtdışı da katmışlar. benim neyim eksik

4000TL değil tabi bu rakam. ama o standartlara tekabul eden bir para miktarıyla.

Alberta - Kanada
Lichtenstein - Vaduz
Litvanya - Vilnus
0
ibomiu
(14.11.14)
(8)

Belgesel olarak ne izlesek?

sustum
ne var mesela şunu kesin izle diyeceğiniz?
ne var mesela şunu kesin izle diyeceğiniz?
0
sustum
(14.11.14)
What the bleep do we know.
TR adı "Ne biliyoruz ki" imiş.
Şunun türkçe altyazılısı veya dublajlı şeyisi.Var.İkincisi de var.
www.youtube.com
0
setra
(14.11.14)
Tanrıların çatışması:
www.sadecebelgesel.com
Antik romanın yükselişi ve çöküşü
www.sadecebelgesel.com
milat öncesi savaşlar
www.sadecebelgesel.com
0
kuzey li
(14.11.14)
Zeitgeist serisi
Ve TROM
0
elijah cohen
(14.11.14)
china blue > cinde fabrikada calisan bir kizin hikayesi. cindeki fabrikalardaki calisma sartlari sartlarini konu olan bi belgesel. sadece konusu degil, isleyis tarzi da cok guzel

kentler ve golgeler > trt'nin olmasi lazim bu. belli basli (genelde avrupa) sehirlerini ve o sehirlerle ozdeslesmis kisileri konu alan bi belgesel serisi.
0
lamartin
(14.11.14)
-Death of Yugoslavia
-Yugoslavia: Avoidable War
-The Battle of Chernobyl
0
heritage
(14.11.14)
ağzın açık kalsın istiyorsan,

the imposter
searching for sugar man (bu özellikle tavsiye)
www.imdb.com

ayrıca bilimsel açıdan what the bleep do we know'un ciddi sıkıntıları var, tavsiye etmem.
0
gibicibicis
(14.11.14)
(bkz: born to be wild)

(bkz: the last lions) 50 yaşındaki adamları bile ağlatır bu
0
neferkitty
(14.11.14)
cosmos
0
vedat chili peppers
(14.11.14)
(4)

izmir karşıyakada yemek

vodianova
il dışından erkek arkadaşım gelecek. karşıyakada güzel yemek yenecek bir yer var mı? bostanlı da olabilir?gündüz vakti gidilecek
il dışından erkek arkadaşım gelecek. karşıyakada güzel yemek yenecek bir yer var mı? bostanlı da olabilir?
gündüz vakti gidilecek
0
vodianova
(13.11.14)
"aralık sonu ocak başı" diye bir yerden bahsediyorlardı ama ben gitmedim. güzelmiş deyolar.
0
safcocuk
(13.11.14)
nereye gidersiniz bilmem ama rcs'e gitmeyin. en son gittiğimde içecek için pipet istedim yapış yapış bir pipet getirdiler ondan beri gitmiyorum.
0
kuzey li
(13.11.14)
karşıyaka çarşıda bir sürü yer var. dönerciler, pizzacılar, fastfoodcular falan. birbirlerinden pek bir farkları yok.
onun dışında bostanlıya gidin derim. rcs kötü değildir bence. yemeklerini güzel buluyorum ve hiç bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. bu arada gidecekseniz recis değil rcs'ye gidin, bostanlı tansaşın arkasında köşede bir yerde.
yine rcs'e yakın bisquitte diye bir mekan var ki, ben çok beğeniyorum ve yemekleri de epey güzel, fiyatlar da epey uygun, genelde 15tl civarında. hoş bir havası vardır.
bir de böyle bi barlar sokağı gibi bir yer var bostanlıda, dominos pizzanın olduğu sokak, orada wok to go var, güzel noodle yapıyorlarmış, hiç denemedim ama gitmeyi istiyorum.
yine bostanlı caminin orada doyuran var, iskender falan yemek isterseniz öneririm, karşısında da köfteci remzi var, oranın da iskenderi falan iyidir. çorba morba takılıcaz derseniz ikisinden biri olabilir.
tavsiyem bisquitte olabilir ama. sonrasın kahvenizi de içebilir, ya da birer bira çakabilirsiniz.
0
anil
(13.11.14)
meyhane türü bir yer arıyorsanız bostanı'da bosstanlı meyhane. ne ucuz ne pahalıdır.
çarşıda ev yemekleri türü bir yer isterseniz cibez ev yemekleri ve zeytinyağlı ev yemekleri var.
yine bostanlıda paprica bistro var, nisapeten daha şık.
girit mutfağı isterseniz morisi girit mutfağı var bostanlıda.
ya biz köfte falan istiyoruz derseniz girne bulvarında somunarası var, ilginç bir yer. hemen onun ilerisinde de kağıtta köfte var.
0
Phoebe
(13.11.14)
(11)

İş vs Vicdan

kahin ahtapot paul
Şimdi şöyle bi noktada arada kaldım sizlere sorayım dedim.Sigaradan son derece nefret eden bir insanım, babamın ölümüne direkt sebebiyet verecek bir şey olarak görüyorum hatta falan. Bir sigara firmasıyla görüşüyorum şimdi, daha önce reddetmiştim. Gidersem hem zamanımı değerlendirme, hem maddi açıda
Şimdi şöyle bi noktada arada kaldım sizlere sorayım dedim.
Sigaradan son derece nefret eden bir insanım, babamın ölümüne direkt sebebiyet verecek bir şey olarak görüyorum hatta falan. Bir sigara firmasıyla görüşüyorum şimdi, daha önce reddetmiştim. Gidersem hem zamanımı değerlendirme, hem maddi açıdan iyi olacak, görev tanımı falan güzel, gitmezsem değişecek bir şey olmaz sanırım. Çalışırsam benim de olayda parmağım olacakmış gibi hissediyorum. Biliyorum ben çalışmazsam yerime başkası çalışacak.

Böyle bir durumda çalışır mıydınız, bu durum rahatsız eder miydi sizi?
0
kahin ahtapot paul
(13.11.14)
"babamın ölümüne direkt sebebiyet verecek bir şey olarak görüyorum" yoruma gerek yok, açlıktan ölmezsin.
0
oldboy
(13.11.14)
Zor bir soru. Eski ev arkadaşımla bu tarz muhabbetler yapardık eskiden, 20bin lira maaş verseler aylık Zaman gazetesinde çalışır mıydın falan gibi:) O zamanlar ayy kesinlikle çalışmazdım idealizmindeydik ama zaman törpüledi hepimizi.
Zor durumdaysam çalışırdım. Çalışmasam da bir süre daha idare edebilecek durumdaysam çalışmazdım.
0
buff
(13.11.14)
karar herkesin kendi kararı
sigaranın ölümcül bişey olması kusura bakma ama babana bunu zorla yaptırmadılar
sende kendi kararını kendin ver nasılki baban sigarayı seçerek hayatını kötü yönde etkilediyse sende sigarayı seçerek hayatını düzene sokabilirsin
dediğin gibi sen seçmesen başkası seçicek
0
GreyFever
(13.11.14)
rahatsız eder tabi, çalışmazdım ben bu ve benzeri durumlarda
0
miklegarth
(13.11.14)
böyle hislerim varsa çalışmam tabii.

ama bana soracak olsan çalışırım. jti falan iyi para verir. money rulez.
0
[silinmiş]
(13.11.14)
ben çok uzak bir sektörde olmama rağmen oturup düşünmüştüm, içki ve sigara işinde çalışır mıyım diye (eşi içki sektöründe olan bi arkadaşım var, 7/24 o otel senin, bu lansman benim geziyolar face'den görüdüğüm kadarıyla da, ondan aklıma düşmüştü). şahsi düşüncem; ahlaken onaylamadığım bir işin parçası olmayı doğru bulmuyorum. sonuçta dediğim gibi sektör bana uzak, düşüncem biraz farazi kalıyor olabilir, ekmek parası için mecbur kalmış da değilim. alakalı bir durum olsaydı iyice düşünüp içselleştirmeden başlamazdım yine de.
0
manuel mandalina
(13.11.14)
param yoksa çalışırım, param varsa çalışmam.
0
divit
(13.11.14)
Etmezdi rahatsız. Ben orada çalışsam da insanlar sigara içecek çalışmasam da. Şirketin hissedarı değilim, olsam bile yasa dışı bir iş yapmıyorum. E bana ne gerisinden ben paraya bakarım.
0
i was made for you
(13.11.14)
babana zorla yaptırmadılar bunu yorumuna katılıyorum. baban bilerek yaptı bunu ve emin ol senin rahatlığını mutluluğunu isterdi ona sorsan her baba gibi tabii ki çalış eğer senin için iyi olacaksa derdi bence. hangi baba çocuğunun para kazanmasını istemez ki.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.11.14)
böyle ikilemlerde kalınca annem vicdan mı cüzdan mı der. ben çalışmasan başkası çalışacak diye kendinizi rahatlatıyorsunuz. bence babanıza kızın sigara sektörüne kızacağınıza babanızın ağzına zorla mı sigara soktu firmalar. babanız kendi seçimi yüzünden hasta oldu. beni rahatsız etmezdi çünkü ben firmayı suçlamazdım.
0
kuzey li
(13.11.14)
kapitalist sistem arkadaş.Sen orada çalışmasan başka bir yerde çalışsan ne olacağını düşünüyorsun ki? yine bir çarkın dişlisi olacak yine birilerine para kazandıracak birilerini zengin edecek yine onların ucunun dokunduğu ahlaki değeri tartışılacak bir sisteme hizmet etmiş olacaksın.Başımdan geçen örnek ; çalıştığım otele ünlü sigara markası japan tobacco international (JTI) ceo ve yönetim kurulu toplantıya geldi.E ben sigaraya karşıyım toplantılarının düzenlemesini takibini faturalandırılmasını yapmam diyemezdim,işim gereği yaptım.Sonuçta adamalara hizmet etmiş oldum o adamlarda insanlığa zararı olan bir ürünü daha iyi nasıl pazarlarız diye konuşup tartıştılar bir hafta.
ilk başta dediğim gibi ne yaparsan yap sigaraya silaha alkole ya da herhangi başka bir şey nezdinde kapitalizme hizmet etmiş olacaksın.direk olmasa bile ucu dokunacak
o yüzden maddi olarak seni rahat ettirecekse hiç takılmadan kabul etmelisin bence
0
arafa
(13.11.14)
(5)

bayandan, memurdan, öğretmenden ilanları neden verilir?

sen olmayan cocuk benim
hiç anlamadığım bir mevzu. neden insanlar arabalarını satarken bayan olduklarını veya memur olduklarını vs belirtirler ki? çok saçma değil mi? bir öğretmen iyi araba mı kullanır, ya da bir bağyan iyi bir sürücü müdür? nedir olay abi...
hiç anlamadığım bir mevzu. neden insanlar arabalarını satarken bayan olduklarını veya memur olduklarını vs belirtirler ki? çok saçma değil mi? bir öğretmen iyi araba mı kullanır, ya da bir bağyan iyi bir sürücü müdür? nedir olay abi...
0
sen olmayan cocuk benim
(12.11.14)
bağyanların daha temiz/titiz oldukları düşünülür.

ödeme olacağı zaman da memur 'abi bu ay maaşımı vermediler daha:((' diyemez.
0
elorelia
(12.11.14)
bayandan saçma ama memur ve öğretmen diyince maaş az çok gezemedim kilometresi gerçekten düşük diye düşünüyorum.
0
kuzey li
(12.11.14)
bayandan demek arabayı temiz kullanmış oluyor göya.
memur-öğretmen de işten eve evden işe gider fazla gezip tozmamıştır hem okumuş adamlar çakallık çukallık yapmamışlardır diye düşünülür.
0
battal gemalmaz
(12.11.14)
Bayan temiz olur, memur ve öğretmen de disiplinli olur, arabaya iyi bakar, bakımlarını düzenli yaptırmıştır diye düşünüyorlar.
0
buff
(12.11.14)
bence çok saçma, kadınlar genelde arabayı daha çok pisletiyor. genelde erkekler daha çok önem verir. tabi genelleme yapmak gerekirse**
0
justinial
(13.11.14)
(18)

toplu taşıma araçlarında rahatsız olduğunuz davranışlar

robin sparkles
bacaklarını yaya yaya oturan adamlar, hayat hikayesini telefonla o an anlatmazsa ölecek kadınlar, duş nedir bilmeyenler diye listeyi başlatıyor ve devamını sizden bekliyorum.
bacaklarını yaya yaya oturan adamlar, hayat hikayesini telefonla o an anlatmazsa ölecek kadınlar, duş nedir bilmeyenler diye listeyi başlatıyor ve devamını sizden bekliyorum.
0
robin sparkles
(12.11.14)
yüksek lisans projesi mi?

cevap: her buldukları yeri anketlemeleri.
0
lancelot du lac
(12.11.14)
istediği yerde inemeyeceğinden korkan teyzeler, ısrarla sizinle aynı yere tutunmak isteyenler..
0
bxgx
(12.11.14)
kapı girişini yayıla yayıla kapatan 3 kişilik kız grubu,
erkekler tarafından uyarıldıklarında da sankı taciz ediliyormuş gibi öfleyip puflamaları ve hiç ortalara doğru ilerlememeleri.
0
neferkitty
(12.11.14)
Duş almayanlar ırkı. İçimdeki ırkçılığı zirveye çıkarıyorlar.

Bugün metroda gördüğüm şey. Kızılay'a geldik, kapılar açıldı. Çıkamıyoruz. İnenlere izin vermiyor metroya binecekler. İte ite sıkıştıra sıkıştıra giriyorlar. Sanki Rohan kapısında bekliyor götler. Bir kez daha bu ülke insanından umudu kestim. Ulan tabakhaneye bok mu yetiştircen, biraz bekleyin insanlar insin, sonra binin amk.
0
faith no more
(12.11.14)
zevksiz müzikleri ile canlı yayın yapan insanlar. nasıl dandik kulaklık kulanıyorlarsa iki koltuk öteden duyuyorum müziği.
0
kuzey li
(12.11.14)
yaşlılara yer vermeyen genç insanlar
0
basond
(12.11.14)
liseliler
0
tirt star
(12.11.14)
ayakta duranların oturanlara gereğinden fazla yakın durmaları oturan kişi bakımından çok rahatsız edici. hele koridor kısmı boşken iyice sinir bozuyor.
0
m e l t e m
(12.11.14)
bacaklarını ayıra ayıra oturan
inenlere öncelik tanımayan
bağıra bağıra telefonla konuşan
gereksiz uzun göz kontağı kuran
bişeyler yiyip içen
0
battal gemalmaz
(12.11.14)
Amerigadaki gibi tekmeli tohatlı kavga çıkmaması:/
0
egostatic
(12.11.14)
cıstak cıstak müzik dinleyenler.
0
[silinmiş]
(12.11.14)
Çok yüksek sesle konuşanlar. Bütün otobüs dinlemek zorunda mı muhabbetinizi amk. Üçüncü kattaki albay amca moduna giriyorum direk böyle bir şeyle karşılaşınca.
0
vedat chili peppers
(12.11.14)
Sakız çiğneyenlet ve çiğnedi yetmiyor gibi o sakızı şişirip patlatanlar.
Yüksek sesle abuk müzikler dinleyenler.
Oturduğun zaman yanında dikilip orana burana dayananlar.
Oturduğun koltuğa yaslanmaya çalışanlar.
Torbalarını ya da ıslak şemsiyelerini bacağının üstüne lönk diye koyup oralı olmayarak havaya Bakanlar.
Minibüslerde parasını vermeden oturup sonra dürte dürte şunu uzat diyenler. ZATEN HER TÜRLÜ TEMASA UYUZUM AMK.
insanların tutunduğu direğe dayananlar.
Sen mesaj yazarken senin telefonuna bön bön bakanlar.
Gazete okuyorsan gazetene saçla olanlar.
Güne giden tombalak teyzelerin bağrış çağrış sohbetleri.
Ergenlerin küfürlü yüksek sesli sohbetleri.
Aynı yerde sabit duran kımıldamayan gereksizler.
Bindiği andan indiği ana kadar telefonda hayat hikayesini anlatanlar.
Telefonda bağıra bağıra konuşan amcalar.
Herhangi bi şey için omzuna pat pat vuranlar.
Yanınıza oturması için müsaade ettiğiniz halde insanların yana gay yana demesi.
0
bir nick var benden iceri
(12.11.14)
her sabah okula giderken ve her akşam okuldan gelirken başıma geliyor bu. mekan ankara çayyolu metrosu. metrodan inenlere yol vermeden içeri dalmaya çalışan barzolar var. amına koyim her gün istinasız oluyor bu ya,omuz atmaya başladım bende bıraktım artık sözle uyarmayı.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(12.11.14)
> affedersin yrrak gibi kapının tam önünde dikilen, bu da yetmiyormuş gibi etrafında ne olup bittiğine bile bakmadan öyle mal gibi duran tipler.

ya anlıyorum kimisi nerede ineceğini bilemiyor, kapıya yakın durmak istiyor falan ama tam önünde durma bari. kenarda köşede bir yerde sıkış. mal gibi tam kapının önünde duruyor. deli oluyorum.

> son durağa yaklaşılırken milleti itip kakarak kapıya gitmeye çalışan arızalar.

otobüsten ya da tramvaydan iniyor olsa tamam anlarım, acelesi vardır her saniye önemlidir falan. ama herif metrodan iniyor. kapıda tin tin yürümeye başlıyor. yürüyen merdivende de sağda öyle tin tin çıkıyor. ahaha. lan zaten son durak, herkes inecek. acelen yoksa niye milleti eze eze kapıya yaklaşmaya çalışıyosun?
0
pescador
(13.11.14)
oturarak giden dalyarrakların otobüsten inmek icin son saniyeye kadar oturmaları.
0
all girls dream
(13.11.14)
deodorant kullanmayan ve dişlerini fırçalamayan insanlar
0
razvan rat
(13.11.14)
kadınların kol altına tüfek gibi sıkıştırdıkları, uçları kılıç gibi batan, çarptığında gülle gibi acıtan kol çantaları.
0
manuel mandalina
(13.11.14)
(13)

avm yürüyen merdiven kazığı

kibritsuyu
son zamanlarda avm'lerdeki yürüyen merdivenlerde, merdivenin tam binişinde, bebek arabası geçemesin diye ortaya dikilen bir kazık var.bunun mantığı amacı nedir hacım bana bir anlatabilir misiniz? ulan zaten elimde bebek arabasıyla çıkabileceğim iki yol var. asansör dediğine herkes doluşuyor, ara kat
son zamanlarda avm'lerdeki yürüyen merdivenlerde, merdivenin tam binişinde, bebek arabası geçemesin diye ortaya dikilen bir kazık var.

bunun mantığı amacı nedir hacım bana bir anlatabilir misiniz? ulan zaten elimde bebek arabasıyla çıkabileceğim iki yol var. asansör dediğine herkes doluşuyor, ara katlarda aşağıdan a yukarıdan da dolu geliyor. siz binin, ben merdivenle çıkayım diye kimse inmiyor haliyle, binemiyorsun. içiden çocuğu alıp çocuğu kucakta, arabayı merdivenden çıkarayım desen onda da kazık var, sığmıyor araba.

ne yapayım ben bu bebek arabasını götüme mi sokayım?

yürüyen merdivenden bebek arabası çıkmasın istiyosan o asansöre de bebek arabası binmesini sağlamak zorunda değil misin o zaman?

görsel bulamadım, gören varsa anlamıştır neden bahsettiğimi.
0
kibritsuyu
(12.11.14)
güvenlik kazığı işte.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(12.11.14)
insanlar umarsızca bebek arabasıyla yürüyen merdiven kullandığı, daha önce de bebeklerin yaralanmasına sebep olan kazalar yaşandığı için, bebekli aileleri daha güvenli olan asansöre yönlendirmek adına yapılan bir uygulama bu.

ayrıca yürüyen merdivendeki bebek arabası başka insanlara da zarar verebilir.

asansör'e insanların tıkışması konusuysa toplumsal bir olgu. çözüm olarak asansörün başında bekleyen veya içerde biriken insanlara gerekli uyarıları yapabilirsin.
0
emfuzi
(12.11.14)
güvenlik cevabı beni pek tatmin etmedi açıkçası.

kendi irademle bindiğim düzgün çalışan bir yürüyen merdivende çocuğu düşürürsem "merdivene binmemize izin verdi" diye dava mı açılacak? tam tersine, koyduğu kazık yüzünden arabasında emniyet kemeri bağlı çocuğu çözüp, arabayı katlayıp yere koymama, çocuğun merdivende daha güvensiz seyahat etmesine sebep oluyor.

asansöre binemediğimi söylemiştim. 10 dakika asansör bekleyip binemedikten sınra o merdivene illa bineceksem bir elimde yeni yeni yürüyen bebek, bir elimde katlanmış araba ile binmem daha mı güvenli? şahsen o merdivene arabayla ve arabaya bağlı çocukla binenediğim için böyle bir sebepten dolayı başıma kaza gelmesi daha olası. kaldı ki kaza gelse bile sistemler düzgün çalışıyorsa avm'nin bir sorumluluğu olmamalı. en iyisi arabayı hiçavm'den içeri almasınlar, hatta çocuk da almasınlar, düşüp müşüp kafasını yararsa sorumluluktan kurtulurlar. böyle güvenlik mi olur?
0
🌸kibritsuyu
(12.11.14)
sadece bebek arabaları için değil o kazıklar. market arabalarıyla binilmesin diye de koyuyorlar. hatta bazı avmlerde market katında var, diğer katlarda yok.
0
the c
(12.11.14)
yürüyen merdivenlerin kenarlarındaki uyarıları okursanız bebek arabası ile binmenin yasak olduğunu görürsünüz. o merdivende çocuğa bir şey olsa want2die'ın dediği gibi AVM'ye patlar kabak. ister senin hatan olun ister olmasın o cezaya AVM'ye kesilir. onlarda bunu engellemek için gayet yerinde olan bir karar verip bebek arabalı binişi engellemek için o kazıkları koymuşlar.
0
kuzey li
(12.11.14)
kendi iradem diye bir şey söz konusu değil. o zaman tüm kazalar kişinin iradesine bağlanır. örneğin emniyet kemeri devletin vatandaşını korumaya yönelik aldığı önlem, bu da iradeye bağlanabilir. ki bu önlem, kişi arabadan fırlayıp başka şahışlara da zarar verebiliri de içeriyor.

bebek arabası sadece size ve çocuğunuza değil, başkalarına da zarar verme potansiyeline sahip. sizin iradeniz dışında gelişen olaylar olabilir yani. kendi iradeniz de olsa, topluluk halinde bulunulan, kaza riski olan alanlarda önlem alınmalı ki toplumsal düzen ve emniyet sağlanabilsin; bu da işletmelerin ve sahiplerinin görevi, olumsuzluk durumunda da sorumlu kişiler onlar.

işte bu alınan önlem sistemlerin düzgün çalışmasına yönelik. ayrıca tüm mekanik, hareket eden aletlerde güvenlik kuralları olacak. bu kafalarına göre aldıkları bir önlem değil, olmuş veya olma ihtimali olan olayların öngörülmesi ile bulunmuş önlemler.
0
uykusunu yakalayan adam
(12.11.14)
kardeşim yuruyen merdivene bindin arabanla arabayımı tutacan yoksa el bandınamı tutunucan?tutmasan dengen kaybolacak ki akmerkezde aynısını yaşadım kadın bebek arabasıyal tepetaklak gerisin geri uçtu merdivenden.akıl var mantık var git 5 dakika sıranı bekle asansörde.seni siktir et bebeğe bişi olmasın.
0
jamswety
(12.11.14)
kibritsuyu ailecek mustarip olduğumuz çok önemli bir konuyu gündeme getirmiş, çok teşekkür ediyorum. Belki okuyan birileri feyz alır da, 18-20 yaşındaki erkekli kızlı grupları asansör sırası bekleyen bebekli anne-babaların önüne geçme yüzsüzlüğünden bir nebze olsa sıyırır.

Konu çok basit: Aynen bir Türkiye gerçeği AVM'lerin "biz önlemlerimizi aldık" diyebilmek için uyguladığı bir sistem bu. Ben şahsen boş arabayı o yürüyen merdivenin önündeki demir dubanın üzerinden kaldırarak geçiriyorum. Dua ediyorum ki bir güvenlik görevlisi "yasak" falan desin, ben de onu kolundan tuttuğum gibi asansörlerin oraya götürüp "biz sıra beklerken bu dingillerin önümüze geçmesi serbest mi peki?" diye sorayım.

Ama ikisi de olmuyor ne yazık ki. Bunda yapılması gerekenler basit:

1) AVM gibi yerlerdeki asansör sayıları arttırılmalı.
2) Asansörlerde öncelik sırasına riayet edecek toplumsal bilinç oluşturulmalı (ana unsur)

Bu ikisi olursa zaten hiçbir aile yürüyen merdivende cambazlık yapmaya çalışmaz.

kibritsuyu'na tekrar içten teşekkürlerimle.
0
gonion
(12.11.14)
bu bizim memleketteki "her yasağı mutlaka sorgulama, yasağı delme ve kendini haklı çıkarma" hastalığına bayılıyorum. hız limitlerinde de böyle bu; karayolları bir limit koyar, bizim millet "amaan bu yolda 50'yle mi gidilirmiş ne saçma" diye bilip bilmeden sorgular ve tamamen kendi kafasına göre bir karar alıp onu uygular. o limit oradaysa vardır bir hikmeti, bir anlamı diye de düşünmez. tamam genel olarak zaman zaman oldukça saçma yasak ve engellemelere maruz kaldığımız oluyor ama bu her yasağı da sorgulama hakkı vermesin.

yürüyen merdivenlere gelince, bebek arabası denilen şeyi hele ki içinde bebek de varken yürüyen merdivende kullanmak riskli bir iştir. bir anlık denge veya dikkat kaybıyla hem bebeğe, hem de etraftaki insanlara ciddi zarar verilebilir. siz çok dikkatli olabilirsiniz ama herkes öyle değil kaldı ki bu sadece dikkat işi de değil.

gelelim işin hukuki/cezai boyutuna. yürüyen merdivende bebek arabası ile bir kaza olduğunda, hele ki allah korusun bir ölüm veya ciddi yaralanma gibi bir şey olduğunda o avm yetkililerine yekten ceza davası açılır çünkü ceza kanunda "taksirle ölüme/yaralanmaya sebebiyet vermek" olarak tanımlanmış bir suç şekli var. taksir dediğimiz şey de özetle "tedbirsizlik ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak" olarak tanımlanabilir. siz öyle bir durumda "tüm suç bendedir" diye bir beyan da verseniz mahkemeye bu avmciler yargılanır ve şartları var ise ceza alırlar. yine benzer şekilde bir tazminat davasına maruz kalırlar ölüm veya ciddi yaralanma söz konusu ise.

bir örnek vereyim, belediyede çalışan makina operatörü bir işçi, o gün kendisine verilen a noktasından b noktasına gidip orada bir iş yapma görevini yapmak üzere yola çıkıyor ancak yolda bakkaldan sigara almak için duruyor. iş makinasını durdurduğu yer de rampa. işçi makinadan iniyor ve bakkala giriyor. bu sırada iş makinası geriye doğru kaymaya başlıyor işçi de panik halde makinanın arkasına geçip aleti durdurmaya çalışıyor. lakin kendisi superman olmadığı için makinayı durduramadığı gibi, kendisi de ezilip ölüyor. o gün o işçiye o görevi veren belediye görevlisi ceza davasında yargılanıyor ve ceza alıyor. işçiye "iş makinasının arkasına geçerek durduramayacağı eğitimi mi versin belediye görevlisi, ne yapsın?" denilebilir ama kazın ayağı öyle olmuyor işte. yani diyeceğim, bir kazada sizin tahmin edemeyeceğiniz kişilerin de hukuken sorumluluğu olabilir, sadece kendi açınızdan düşünmeyin.
0
fengari
(12.11.14)
Gayet yerinde bir uygulama. Market arabasi, bebek arabasi falan guvenlik sorunu olusturuyor yuruyen merdivende.
0
sckxyss
(12.11.14)
asansöre binmenin sıra beklemeyle alakası yok. binenler kalabalıksa sıra da beklerim, bekleyenler içinde öncelik beklemiyorum, milletin arkasından gelip benden önce gelenlerin önüne geçmek de istemiyorum. tek istediğim şey, o beklediğim kata asansörün boş gelmesi. dolu geliyorsa da birilerinin izin vermesi. giriş katından bindim asansöre, en üst kata çıktım. gezdim, en üstten de bindim bi alt kata indim. orayı da gezdim. hah o ara kata asansör boş gelmiyor işte.

gerek güvenlik, gerek farklı bir nedenden dolayı benim bebek arabası ile yürüyen merdivene binmem yasaklanıyorsa, benim her kat arasında gezebilmem mutlaka sağlanmalı. güvenlik diyip bebek arabalıya merdiven yasaklanıyorsa bebek arabasıza da asansör yasaklanmalı ki eşitlik olsun. orada ben de müşteriyim. ben de mağdurum. bebek arabamla yürüyen merdivende cambazlık yapmak hoşuma gitmiyor. arabayı aşağıya indirebilmek için asansördekilerden himmet beklemek veya asansördekilerle tartışmak zorunda da değilim. ama aşağı kata inmeye mecburum. beni asansöre mecbur eden avm yönetimi, bir şekilde benim o asansöre binmemi sağlamalı.

açık değil mi?
0
🌸kibritsuyu
(12.11.14)
market arabası da denmiş.

bakın dikkat ettiyseniz marketin bulunduğu kat ile BÜTÜN otopark katları ve çıkış katı arasında yürüyen merdiven değil, yürüyen bant bulunur. yani market müşterisi asansöre mecbur edilmez. asansör yoksa basamaksız olan yürüyen bant ile ulaşımları sağlanır. market arabasıyla çıkılması anlamsız olan daha üst katlara ise basamaklı merdiven olur ki bu da market arabası üst kata çıkarılmasın diyedir zaten.

peki market müşterisine gösterilen bu kolaylık niye bebek arabalıya göserilmiyor? ya da niye market müşterisine "poşetlerini eline al da arabana öyle git, nasıl gidersen git" denmiyor, yürüyen bant gibi bir kolaylık yapılıyor da bebek arabalının suçu ne? buna da cevap verirseniz sevinirim.
0
🌸kibritsuyu
(13.11.14)
işte avm'nin takdiri o da. avm birçok hizmet sağlıyor veya farklı hizmetler ekleyebiliyor müşteri kazanmak için. örneğin asansörler büyük olabilir veya bebek arabası olana öncelik tanınabilir. bunun da güvenlikle değil hizmet anlayışı ile alakası var. market için gelenler %99, bebekliler %1 ise, ekstra biz hizmet vermek, düzenleme yapmak istemiyor olabilir bebek arabalılar için. bu ancak eleştirilebilir, bir zorunluluk değil ya da bu sebepten dolayı o avm tercih edilmeyebilir.
0
uykusunu yakalayan adam
(13.11.14)
(18)

hangi masaüstü arkaplanını kullanıyorsunuz?

razvan rat
benimki ektedir
benimki ektedir
0
razvan rat
(12.11.14)
bass solo take one
(12.11.14)
Düz siyah
0
foma
(12.11.14)
imgur.com
imgur.com

bu ikisini kullanıyorum
0
Sskywalkeremre
(12.11.14)
kuzey li
(12.11.14)
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(12.11.14)
Ufuk
(12.11.14)
namus ninjası
(12.11.14)
GreyFever
(12.11.14)
win7 default
0
ucan spagetticanavari
(12.11.14)
EkimBebesi
(12.11.14)
düz siyah
0
all girls dream
(12.11.14)
ben film afişlerini kullanıyorum.
bu hafta bu: www.hdwallpapers.in
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.11.14)
iste o kavunici balik
(12.11.14)
fotoğrafın kendisini bulamadım, çok uzun zamandır şu şekilde, üşeniyorum düzenlemeye,

imgur.com

formattan sonra böyle bomboş kaldı tabii. bi ton şey vardı.
0
pescador
(12.11.14)
sporty
(12.11.14)
kibritsuyu
(12.11.14)
ben torrent sitelerine girip 180 Stunning National Geographic Wallpapers [2010-2011] gibi albümleri indiriyorum sonra bunları 3 dk'da değişecek şekilde kullanıyorum. Masaüstümü her açtığımda oha bu fotoğraf ne güzelmiş falan oluyorum, yeni yeni fotoğraflar görüyorum tavsiye ederim.
0
metehan01
(12.11.14)
mekintoşun standart duvar kağıdı.

media.idownloadblog.com
0
battal gemalmaz
(12.11.14)
(9)

bi iddaya girdik fikriniz nedir?

jack valentine
arkadaşlar idda şu:yalan dünya oyuncusu gupse özay'ın başrplünü oynadığı http://www.sinematr.com/haber/delihanin-afisi-yayinlandi.htmldeliha adlı film için ben diyorum ki bu tip bir film 50 bin tl'ye çekilir. zaten ne kadar gişe yapabilir ki diyorum. iddaya girdiğimiz arkadaş da türlü türlü masraf s
arkadaşlar idda şu:

yalan dünya oyuncusu gupse özay'ın başrplünü oynadığı www.sinematr.com

deliha adlı film için ben diyorum ki bu tip bir film 50 bin tl'ye çekilir. zaten ne kadar gişe yapabilir ki diyorum. iddaya girdiğimiz arkadaş da türlü türlü masraf sayıp 250-300 bin tl'den aşağı çıkmaz diyor.

sizce nedir bu ayardaki bir filmin maliyeti?

ilk 10 cevapla kazananı belirleyeceğiz.
0
jack valentine
(12.11.14)
50binden fazla tutar o bütçe. ota boka çok masraf edersin, anlamazsın. evdeki hesap çarşıya uymaz.
0
sehpa fx350
(12.11.14)
ortalama bir sinema filmi bütçesi 100-200 bin arasında değişiyor türkiyede. film ne kadar dandik olursa olsun oyuncular para, prodüksiyon para, yemek para, ulaşım para.
0
bruceandwayne
(12.11.14)
oyuncu ücretleri,mekan kirası derken 250 olur bence.
freekara +1 bıktım BKM'den.
0
kuzey li
(12.11.14)
iki çizgi ve rüzgarlar filminin yönetmeni selim evci bir dönem dersimize girmişti. o zaman iki çizgiyi çekmişti ve demişti ki en düşük bütçeli filmin maliyeti 200 bini bulur demişti.

yüksek lisans bitirme tezim için çektiğim kısa filmde bile hiç hesap etmediğim tonla para harcayınca adama hak verdim.

ucuz görünen prodüksiyonlar için bile en az 150-200 bin harcanır yani arkadaşın doğru demiş. ki şu bir gerçek o maliyetlerin önemli bir kısmı çekim bittikten sonra meydana çıkıyor. post prodüksiyon, 35 mm negatife basılması, salon kirası vs derken sonu gelmiyor.

ha ama şu bir gerçek nuri bilge ceylan ilk filmi kasabayı o zamanın şartlarında 50 bin dolara çektiğini söylemişti. daha dogrusu kitabında okudum ancak günümüzde 50 bin dolara film çekilebileceğini düşünmüyorum.

ha nolur filmi çekersin sinemada gösterime sokmazsın o zaman belki mümkün de sinemada göstermedikten sonra da filmden para kazanamazsın.

bu işin kırılma noktası ne zamanki sinemalar negatif filmi bırakıp dijitalden gösterim yaparlar işte o zaman olur.

bunun ilk aşaması gerçekleşti ve çekim bütçesi oldukça düştü. nedir ilk aşama, 35mm kameralara ihtiyaç kalmaması. bugün 3-5 milyara alabileceğin bir canon 5d mark 2 ile sinemada gösterime girecek kalitede film çekebilirsin. ama önceden binlerce dolar verip 35 mm kamera almak zorundaydın ve bir ton negatif film.

kötü olan günümüzde filmi dijital çeksen de sinemalarda gösterilmesi için negatife basılması gerektiği ki bu da yüksek maliyet demek.

gün gelecek negatif filmden gösterimler de sona erecek ancak o zaman çok daha düşük bütçelere film çekilir hale gelecek ama bunun olması kısa vadede pek mümkün gözükmüyor.
0
halitkin
(12.11.14)
Sırf o ekipmanın yaktığı elektrik bile 50 bin liradan fazladır gibime geliyor.
0
angelus
(12.11.14)
50 bini sadece gupseye gitmiştir
0
joy stick
(12.11.14)
Eğer malzemeleri de -kamerasından tut ışığına kadar- sayacaksak 300 ü bile geçer. denildiği gibi en az 50 bin gupse almıştır. Bölum bası 5-10 bin alan kadın filmsen almıştır o kadar.
0
godmother theme
(12.11.14)
50 bin ne lan. 300 bin de bari.

BKM bsg +1
0
[silinmiş]
(12.11.14)
Ve 10. Kişi olarak bence de sen kaybettin dostum:)
0
lapris
(13.11.14)
(46)

devlet hastanesi randevusuz

pescador
bu zamana kadar hep randevumu alıp gittim vergisini veren süper bir vatandaş olarak. ancak perşembe günü, MR sonucumu aldıktan sonra bir doktor görmek istiyorum. görmem lazım. hayati olmasa da aciliyeti olan bir konu diyebilirim.belgelerimle konuşursam anlayış gösterirler mi? araya kaynama ihtimalim
bu zamana kadar hep randevumu alıp gittim vergisini veren süper bir vatandaş olarak. ancak perşembe günü, MR sonucumu aldıktan sonra bir doktor görmek istiyorum. görmem lazım. hayati olmasa da aciliyeti olan bir konu diyebilirim.

belgelerimle konuşursam anlayış gösterirler mi? araya kaynama ihtimalim/şansım var mı? veya direkt olarak acile gitsem, ilgilenirler mi? aylardır kafanızı sktim zaten bununla ama sorun şu,

20-30 adımdan sonra sağ bacağım komple iptal oluyor ve yürüyemiyorum. bazen sola da vuruyor. yani dışardan baktığınız zaman evet kaykıla kaykıla da olsa yürüyebiliyorum ama dayanılmaz bir acı ve rahatsızlık söz konusu. bunun yüzünden iki tane vizemi kaçırdım. bugünü dinlenerek geçirmeme rağmen hala ağrıyor bacağım.

kendi doktorumla randevum pazartesi günü ama ben o hastaneden tedavi görmeden eve bile dönemem. çok zor. o yüzden gerekirse çirkeflik yapıp perşembe kendimi bi doktora göstermek istiyorum.

böyle söylersem zorlarsam olur mu? "olmaz" deseniz de deniycem ama bi motivasyon-gaz olur belki diye sorayım istedim. hastanede çalışan falan varsa belki "oo kardsm o durumda yardımcı olurlar ya ayıpsın" der ne bileyim. çok ilginç şeyler.
0
pescador
(12.11.14)
ya yeter!!!!!! böyle şeyler için ACİLE GİTMEYİN!!!!!! acile acil hastalar gelir!!!! acil, sizin işlerinizi kolay yoldan hallettirebileceğiniz yer değildir! bu şekilde her gün yüzlerce hasta geliyor acile
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
@ayşe kadın fasulyesi, ahaha. şu yaşıma kadar bir kez acile gitmedim. belimin ağrısından düzgün yürüyemediğim halde randevu aldım da randevu gününü bekledim.

yürüyemiyorum diyorum sana, iki tane vizeyi kaçırdım. 20 yaşındayım, yürümeye çalıştığım zaman gözümden yaş geliyor acıdan. ne yapmam lazım acile gelmek için, öleyim mi illa? bacağım kopmadığı, ağlayıp zırlamadığım sürece acilden sayılmıyor mu?

pazartesiye daha bir hafta var neredeyse. bu süreçte alışverişimi sen yapacaksan, sınavlarıma sen gireceksen tamam gelmeyeyim acile. herhangi bir vatandaş şimdiye 100 kez acile gitmişti. doktorsun bi' de sen güya. tavra bak. doktorları çok severim, istisnasız hepsine büyük saygı duyarım. sana acayip uyuz oldum. iyileşince seni dövücem.
0
🌸pescador
(12.11.14)
ahahah çok temsili olmuş
acile gidersen böyle bir şey ile karşılacaksın işte sen randevunda git pescador sdhgfhdg
0
neferkitty
(12.11.14)
acile gitme, oraya hayati tehlikesi olanlar gitsin. fizik tedaviciye git parasını verip durum senin için bu kadar mühimse. başka kişilerin hakkına, randevusuna, zamanına tecavüz etme.

edit: acil servisi acil müdahale gerektiren durumlar için var. bu da demektir ki acil müdahale edilmezse ortaya hayati tehlike çıkabilir. illa ki ölüyor olmak gerekmiyor; organlarda kalıcı bir hasar da hayati tehlikedir, zehirlenme de.
0
m e l t e m
(12.11.14)
@pescador acile gidersen kas gevişetici falan yaparlar günü kurtarırsın belki ama randevulu gibi muayene edeceklerini sanmam.

@ayse kadin fasulyesi hastahaneye giderken önyargılı mısınız diye sormuşsunuz bir kaç saat önce ben önyargılı değilim doktora karşı ama siz hastaya karşı önyargılınız sanki.
0
kuzey li
(12.11.14)
Acile sadece hayati tehlikesi olanlar mı gidiyor allah aşkına? Bizim buralara başı dönse tansiyon ölçürtmek için ambulans çağıran yaşlı teyzeler var. Gün içnde acile kaç tane cidden hayato tehlikesi olan kişi geliyor da sen onu engelleyeceksin? Zaten gerçekten kötü durumdaymışsın yürüyemiyorum acı çekiyorum diyorsun daha acili mi var? Bence önce bi hocaya sonuç göstermek için araya girmeyi dene olmadı acile git
0
nundu
(12.11.14)
eğer kendi doktorunu ilk gördüğün gün ile yarın arasında 10 gün varsa sonuç göstermek için doktorun yanına randevusuz uğrayabiliyorsun diğer randevulu hastaların işi bittikten sonra ya da iki hasta arası vs.

ya da yine hastaneye gidip kayıt yaptırıyorsun, randevulu hastalar bitince doktor sana da bakıyor. belki iğne ilaç bir şey verir. git yani sen doktoru görmek istediğinde görebiliyorsun genelde.

edit: altta bi arkadaş yazmış 10 gün olayı devlette olmayabilir doğrudur. ben özelde 10 gün sonra sonuç göstermek için para ödeyip bi daha randevu almıştım onunla karıştırdım.
0
instant crush
(12.11.14)
@edy, acile zaten sürünerek gireceğim ondan eminim. sonucu alana kadar iptal olmuş olur çoktan.

@nundu, gelen cevaplardan sonra zaten kim ne derse desin gidicem acile evet. benim devletin hastanesinde ücretsiz olarak tedavi olmaya hakkım var. ve dediğim gibi, yürüyemiyorum. ben daha ziyade "gitsem ilgilenirler mi" diye sormuştum ama arkadaşlar "GİTME YA NİYE GİDİYOSUN ACİL Mİ PFF" şeklinde cevap verdiler. kusura bakmayın valla gayet acil. normalde belki gitmezdim, yine randevumu beklerdim ama size inat gidicem. acayip sinire kestim :(

@instant crush, benim doktorum perşembe yok sanırım. yani arazi olmuş bulamıyorum kadın o gün nerde. hiçbir poliklinikte de hastanede de görünmüyor. ama başka bi doktora görünmeyi deneyeceğim yine de.
0
🌸pescador
(12.11.14)
Bu doktorlaei dövenlerin ellerine saglik diyecegim artik , usluba bak amk. Git kardesim acile, al sonucu ordan dogru acile, bacagim tutmuyor de s.ke s.ke bakacaklar. Bakmiyoruz derlerse sabim'e sikayet edicem de tasaklarini bile yalarlar
0
pinman
(12.11.14)
peki o zaman, başka bir açıdan da düşüncemi söyleyeyim.

acilde gereken ilgiyi alabileceğini düşünmüyorum.

benim annem mide kanseriydi, kan kusuyordu, acile gittik kaç defa ama tahlillerde her şey normal çıktığı için mide ilacı verip eve gönderdiler. poliklinik muayenesi her zaman daha sağlıklıdır.

sen bilirsin.

ha ayrıca, tansiyon ölçtürmeye acile giden de yanlış yapıyor. kötü örnek örnek değildir.
0
m e l t e m
(12.11.14)
vay arkadaş ya. dha çok kısa süre önce başlık açtım burada acille ilgili, insanlar güzel güzel "çok modern" cevaplar verdiler. bi de böyle bşiler yazıym bakalım insanlar ne tepki vericek dedim, işte gerçek yüzleri şimdi ortaya çıktı.

bana gelsen, sana tabi ki bakıcaktım. ve elimden geleni de yapıcaktım. ama bu duyuruya cevap yazan bazıları gibi "acile sadece hayati tehlikesi olanlar mı gidiyor allah aşkına, tansiyon ölçtürmeye bile gidiyolar sen de git" yazanları da ortaya çıkarması açısından güzel oldu. ne ilginç insanlarız, teorikte süper modern, pratikte hepimiz bencil ve çıkarcı... duyuruyu açandan özür diliyorum, sana değil bu yazdıklarım:) geçmiş olsun.
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
Bence mr sonucunu ayse kadin gorsun ve barisin :p
0
neferkitty
(12.11.14)
@ayse kadin fasulyesi, ya sen böyle yazarsan tabii ki tepki gösterecek insanlar, ne demek gerçek yüzleri ortaya çıktı? allah kimseye yaşatmasın ama insanlar hastayken çok daha hassas oluyor. dramatize etmek istemiyorum ama hayatım karardı resmen, geçen sene çatır çatır masa tenisi falan oynuyodum buz pateni yapıyodum ben şimdi 20 yaşında delikanlıyım bakkala ekmek almaya gidemiyorum. niye? yürüyemiyorum. ulan işe bak.

7 dakika süren ev-metro arasını 40 dakikada, mola vererek gidebilen bir insana "ACİLE GELMEYİN HER ŞEY İÇİN!!" dersen o insan kafayı yer. normalde bu tip bi cevaba "heueuhue" deyip geçecek bi insanım ama içinde bulunduğum psikoloji nedeniyle az kalsın ağlayacaktım.
0
🌸pescador
(12.11.14)
hatta şimdi diğer cevapları da okudum da, duyuruyu yazan bile neler demiş. git güzel kardeşim, senin bedava muayene olma hakkın var evet.
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
daha önceki duyurularında da en az 2 kere söyledim, sonuçlar çıkınca doğrudan gidip gösterebilirsin. öğleden sonra bütün polikliniklerin önünde elinde tahlil sonuçlarıyla kapı kapı dolaşan teyzeleri görebilirsiniz. sen de git göster işte. ben bu devlete vergimi ödüyorum goygoyuna gerek yok.

acil kelimesi yanlış anlaşılıyor sanırım. yukarıdaki elemanın üslubu yanlış da olsa söylediği doğru, senin durumun acil değil. yine yukarıdaki sığırlardan birinin önerdiği gibi doktoru dövsen de acil değil. değil işte amk. acilde acil olmayan hastaya bakmadı diye sabim'e edilen şikayetten de bi cacık olmaz.
0
calzoncillos
(12.11.14)
acil serviste senin hastalığının tanısının konamayacağını, sadece geçici olarak ağrı kesici yapılacağını, asıl hastalığın için ileri inceleme ve uzmanlık gerektirdiğini de söyleyeyim. böylece acil servisin "illa ölmek mi lazım" diyenler için değil, gerçekten de hayati tehlikesi olanlar için olduğunu belki anlatabilirim. acil serviste sike sike her hastaya bakılıyor, ama sizin hastalığınıza bir çözüm bulunamıyor. madem herşeye acilde bakılıyor, poliklinikler niye var? herkes randevu almadan güzel güzel acile gitsin o zaman? niye böyle bi sistem yok sizce?
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
@calzoncillos, senin dediğin sonucu hemen çıkan tetkikler için geçerli. ben doktora geçen pazartesi mi ne gittim. perşembe günü gittiğimde doktor bile olmayacak orada. başka birine göstermem gerekecek. "ben sonuç göstericem" diye dalabilir miyim doktor ayırt etmeksizin? öyle oluyorsa tamam.

vergimi veriyorum da goygoy değil. kimsenin hakkını gasp etmem, gerçekten acil değilse acile falan gitmem randevumu beklerim anlamında dedim onu.

bu nasıl acil değil anlamadım. neyse.

@ayse kadin, ya ben oturup beni 30 dakika muayene etsinler mi diyorum acilde?! iğne yapsınlar hap versinler koysunlar kapının önüne. eve kadar yürüyebileyim en azından. ne bileyim baksınlar bacağıma kangren mi oluyorum ne oluyor geberiyor muyum onu söylesinler bana. başka bi şey istediğim yok zaten. muayeneyi doktoruma olurum tabii ki. hasta mısınız ya.
0
🌸pescador
(12.11.14)
ya eğer sonuç gösterecekseniz direk doktorun odasina cikin servise.

önce resepsiyondakilere danışın onlar tc'nizi falan alıp yönlendirirler, muayene de randevu ve sıra bekliyoruz, sonuç göstermede değil bildiğim kadarıyla. işin zaten acille ilgisi yok.

ayrıca o diğer arkadaşın dediği gibi 10 gün kuralı yok sanırım, yani varsa da esnek çünkü annemin sonuç 15 gün sonra gitmiştik doktor hemen aldı kapıda bekletmedi.

kardeş sen direk doktorun odasına git, zaten odada onun yardımcı gibi bi hemşiresi vardır ona anlat o bilir.
0
drystedb efficacious
(12.11.14)
al mr sonucunu git doktorun sekreterine mr sonucu gösterecektim de ayarlarlar hemen sen de oturur soluklanırsın bu sırada.
0
argent dawn
(12.11.14)
bence de mr sonucunu aldığında doktorun odasına çık, hemşiresiyle görüş. randevusunu iptal eden biri olabilir ya da seni sonuç değerlendirme için araya sıkıştırabilirler. burada yaptığın gibi sana kolaylık göstermek zorundalarmış gibi davranmazsan, durumunu anlatırsan, nazik olursan geri çevireceklerini sanmıyorum.

o gün seni araya sıkıştırma imkanları olmazsa bile randevundan önceki bir gün için gelmeni söyleyebilirler.

edit: şimdiye kadar neden ağrı kesici bir iğne yaptırmadın onu da anlamadım. aile hekimine gidip, durumu anlatıp reçete yazdırabilirdin.
0
m e l t e m
(12.11.14)
zaten acile gittiğinizde sizi o anki durumunuzun aciliyetine göre yeşil-sarı veya kırmızı alana aktarıyorlar.

Şöyle bir şey söyleyeyim, iki ay kadar önce deli bir ağrı ile uyandım iki gece üst üste, ya apandisit diyorum, ya idrar yolu iltihabı oldum. randevu da almışım ürolojiden bu arada bu ağrı başladığında iki gün sonrasına, randevu bekliyorum güzel güzel.

randevu vakti kalktım gittim ürolojiye, adam 'apandisit gibi bir sorun yok bence, muhtemelen idrar yolu iltihabı, hiç bekleme poliklinikte, acilden giriş yap, sonuçları beklemezsin, zaten orada genel cerrahlar var, idrar yolu iltihabı ise nöbetçimiz var, gelip kontrol ederiz seni.'' dedi. dürüstlüğüne hayran kaldım resmen. 1 saatte de tüm işim halloldu, normalde 3 günde çıkacak testlerim yarım saatte çıktı, gayet düzgünce muayene edildim, hem doktorun içi rahattı ben oradan çıkarken hem benim içim rahattı.

neticede idrar yolu iltihabıymış acımın sebebi.

36 doğumlu anneannem var, bugüne randevu almıştık dahiliyeden bir araştırma hastanesinden. kadın içi rahat etsin diye senelerdir aynı hastaneye gider. dün sabah aradılar, randevunuzu 20 kasım'a aldık. hobaa, bu kadın dikili'den geldi. şeytan diyor sok acilden, azıcık ''sebebini bilemedim yavrum midem bulanıyor, başım dönüyor.'' desin tüm tahlilleri yapsınlar 2 saatte.

başımdan geçen iki olaydır.
0
kaymaktutmayansicaksut
(12.11.14)
@ayse kadın

Verdiğim örnekle ilgili bana laf atmışsınız da anlamadığım bir şey var ben ambulans çağiran teyzeleri övmedim ya da doğru yapıyorlar da demedim. Onun dışında tek dediğim bir gün içinde acile kaç tane cidden yaşam tehlikesi olan insanın geldiğiydi. Hayatımda iki kez acile gittim ikisinde de gece yarısı 39 küsür ateş bulantı gibi sebeplerle 10-11 yaşlarımdayken. Bu durum benim hayati tehlikem olduğunu mu gösterir? Hayır ama acile gitmez poliklinik beklersem boşuna ateşim yüksek kalmış ya da hayatım belli bir süre (bu benim durumumda 3-4 saat, duyuru sahibinin durumunda 3-4 gün) cidden zor geçecek. Yani bunun için acile gelmeyeceksek sadece öleyazdığımız zamanlarda mı geleceğiz? Ben de tıp okuyorum 1. Sınıftayım bu yüzden yukaridaki gibk doktora şiddet tarzı yazılara cidden nefret duyuyorum ama bir hastanın bu durumda acile gitme hakkı vardır bence, bu konuda da hastaya hak veriyorum.

Not: ayrica sabim'e kafam girsin, annem ebe hemşire hiç bir şey bilmeyen hastalar her firsatta bu şekilde gerekli gereksiz tehdit ediyorlar hem doktorları hem hemşireleri.
0
nundu
(12.11.14)
@m e l t e m, hastanede bana kimse "ACİLE GELME!! BURASI İŞLERİNİ KOLAYLIKLA HALLEDEBİLECEĞİN BİR YER DEĞİL!!" demiyor. ve bu antipatik arkadaşın duyurusuna da yazdım. ben neredeyse her hafta devlet hastanesine giden ve gördüklerinden çok memnun kalan biriyim. herkese bağıran doktor bile bana karşı sakindir, güleryüzlüdür. ben de öyle birisiyim çünkü.

ama bu tavır delirtti beni. ben normalde gayet güzel davranır ve konuşurum. şu zamana kadar bu arkadaş gibi arıza birine de denk gelmediğim için hiç sorun yaşamadım.

ayrıca bana yardımcı olmak zorundalar. hastane orası. ben kimsenin hakkını gasp etmeden, insan gibi derdimi anlatırım. onlar da yardımcı olurlar. olmuyorlarsa o zaman ben de çirkefleşirim kusura bakmasınlar. başım ağrıyor diye gitmedim ben oraya. bu problem yüzünden bir senem çöpe gitti benim. ilgilenecekler.
0
🌸pescador
(12.11.14)
Sabah erkenden ftr, norosirurji, ortopedi, artık neyi istiyorsan sıra alabilirsin. Bir de öğleden sonraları sonuç gösterme sırası oluyor. Ona da bakabilirsin.

Hastalara acile gelmeyin deyince is yükünden kurtulmuyorsunuz. Doktor günü kurtarmak için synacthen veya dicloron yazıyor İğneleri nerede oluyorlar canlarım, herkesin evinde doktor hemşire mi var? Her türlü o acile ugranacak. Gerçi enjeksiyon odasından da şikayet çok.

MR'ini uzmana yorumlat, aynı sonucu gören üç cerrahtan biri fıtık değilsin, biri idare et, biri seni acil ameliyata alıyoruz diyebiliyor.

Ha acilde acil degil derlerse ucretsiz olmuyor. Muayene ücreti öduyorsun
0
Lim5
(12.11.14)
@lim5, ücret ödeme durumu acile özgü bir şey mi? ne kadar alırlar tahminen? normalde devlette beş kuruş vermiyorum çünkü.
0
🌸pescador
(12.11.14)
ben randevu almıyorum hiç. öğleden sonra gidiyorum hastaneye, randevulu hastalar bittikten sonra ben giriyorum. bu yani. bir doktor görmek için 2 hafta mı bekleyim o ne saçma şey ya? tabi bu dediğim gidilen hastanenin yoğunluğuna göre değişebilir.
0
sckxyss
(12.11.14)
ayse kadin fasulyesi'ne siteminde zaten haklı olduğunu düşünüyorum. ölçüsüz bir tepki verdi. sonra o tepkisinin arkasında da durmadı zaten, neyse... :)

şimdi boşver onu. normalde sonuç gösterme için biz de annemle aradan girerdik. tabi rica ederdik, "nasıl randevu almazsınız"lık bir durumumuz zaten olmadı hastalık kanser olduğu için, hatta kendileri diyorlardı aradan girersiniz sonuç göstermek için diye.

fakat senin durumunda hali hazırda randevun olduğu için, sana önceden "sonucu alınca gelin" demedikleri için eğer sen "bana şimdi, şu anda bakacaksınız" diye baskı yaparsan bu itici olur ve iyilik/kolaylık yapacakları varsa da yapmamayı tercih edebilirler hayati bir tehliken olmadığı için.

yukarıdaki cevabımı editledim ama buraya da yazayım; aile hekimine ağrı kesici iğne yazdırabilirsin.
0
m e l t e m
(12.11.14)
gene kavga çıkmış.

mr sonucunu al doktora git. kapıda hemşireye rica et, olmadı yalvar yakar bişiler yap. tahlil sonucu için anlayış gösterebilirler.

bunun dışında üzülme bir senem gitti diye. rapor vermiyor mu bunlar?
0
mea maxima culpa
(12.11.14)
Normal muayene ücreti alınıyor diye biliyorum, reçete yazilirsa 8di en son.

Ayşe kadın haklı o konuda, herkes acile üşüşüyor gereksiz bir doluluk oluyor. Bu kadar tepkiyi uslubundan dolayı aldığının farkındadır. Bir de acil ilk müdahale ve yönlendirme yeridir. İstediğin uzmanlığı bulamazsın. Durumu vahim olanlar için uzmanı ararlar veya çağırırlar.

Sonuç göstermeye her türlü dalabilirsin.

Bir de nasıl beş kuruş vermiyorsun? Eczaneye en son ne zaman gittin? İlk ilaç almanda hepsini alırlar.
0
Lim5
(12.11.14)
@m e l t e m, ya laf aramızda ben ikametgahımı buraya şeyapmadığım için aile hekimim izmit'te hehe. dediğim gibi, ben aşırı sempatik biriyim hastanede. gayet güzel konuşur anlatırım derdimi. oradakiler de insan olduğu için genelde sorun yaşamam. ne diyim inşallah bu ayşe kadın gibi bi troll'e denk gelmem yani. gelmediğim sürece problem olmaz sanırım.

@mea, rapor vermeleri pek bi şey değiştirmez, benim derdim devamsızlık değil. okula gidemiyorum. gidemediğim için çok geride kaldım. bizde devam zorunluluğu zaten yok. yani sınavlara girsem de bi halt yapamıyorum.

@lim 5, daha geçen gün antidepresanımı almak için gittim. almıyolar valla. ben de anlamadım. toplu mu geçirecekler acaba sonradan?
0
🌸pescador
(12.11.14)
@pescador, dostum henüz diploma sahibi olmasam da ben kendim ucundan doktorum. poliklinikte öğleden sonra o gün yapılan kan/idrar tahliline de, fi tarihinde çekilmiş mr'a tomografiye de bakılır/bakıyoruz. bir bildiğimiz var ki söylüyoruz yani.

konu acayip uzuyor o yüzden acil olayını çok deşmeyeyim ama sana şöyle söyleyeyim; acile gidip anlatınca doktor suratına "e niye acile geldin şimdi" manasında bakacak, hemşire de sana voltareni basıp gönderecek. akşama kadar tamam ama derdine kalıcı bir çözüm olmayacak..
0
calzoncillos
(12.11.14)
ikametgahını şeyyap mutlaka, 2 dakikalık iş. o zaman aile hekimine de gidersin, acilde gerçekten acil olmayan durumların sayısı da azalır. win win
0
m e l t e m
(12.11.14)
bu durumda mr ını alıp seni takip eden dr a gideceksin ve diyeceksin ki " benden mr istemiştiniz. sonucu aldım ancak randevumu geç bir tarihe alabildim. yürüme mesafem son muayene olduğum döneme göre çok kısaldı." zaten bir yerde takipli hastaymışsın. hiçbir hekim takip ettiği hastanı ani kötüleşme durumunda reddetmez. izleyeceğin yol bu.

acilde sana istediğin kas gevşeticiti, ağrı kesici yapacaklar, 12 saat sonra yine acile girdiğin haline döneceksin. ayse kadın belki sert söylemiş ama doğru söylemiş. bu tip durumlarda hem çözüme ulaşman hem de acilin meşgul edilmemesi için seni takip eden dr a ulaşman gerekiyor. yukarıdaki bazı yorumlar gibi şahsi bir yorum değil bu, hem prosedüre uygun hem de hastanın en hızlı biçimde tedavisini alması için izlenmesi gereken yol bu.
0
sumuklu asilzade
(12.11.14)
@sumuklu asilzade, doktora ulaşamıyorum ki! sorun o zaten. benim gittiğim, benden MR'ı isteyen doktor o gün hiçbir yerde görünmüyor. belki hastanededir bilmiyorum ama randevu çizelgesinde hiçbir yerde yok yani o gün.

ben acilden bana etraflı bir muayene yapmalarını beklemiyorum zaten, daha önce de söyledim. ARKADAŞLAR ÇOK CİDDİ ÖLMEK ÜZEREYİM diye şeyapmak istemiyorum ama ben yürüdüğümde ayağıma kan gitmiyor. 4 saat öyle kalsa kangren olucam. bacağıma bakıp "bi şey yok lan rahat ol" deseler bile rahatlayacağım.

yani evet acile gitmeden de yaşarım, muhtemelen ölmem. ama bir uzmana görünüp fikrini almak, "bi şey olmaz di mi?" diye sormak zorunda hissediyorum. tek isteğim bu. 12 saat, 5 saat artık ne kadar götürecekse. yapsınlar kocaman iğneleri komple kendimi kaybedeyim ooh. bana uyar.
0
🌸pescador
(12.11.14)
bölüm sekreterine tel ile ulaşıp bilgi iste. o gün ameliyathanede olabilir, semt polkliniğinde görevlendirilmiş olabilir, yıllık izinde olabilir vs. o dr görevli değilse bile aynı branş hekimine yönledirirler seni. yukarıda yazdığım cümleyi aynen ona aktarırsın. bilgisayar kayıtlarından durumunu anlaması çok vaktini almaz.
0
sumuklu asilzade
(12.11.14)
acilin tanımında hayatın ve ekstremitenin riske girmesi var.
sizinde bacağınız(ekstremite) olduğu için acil hizmeti almaya hak kazanmışsınız denilebilir. tabi bu durumda ekstremiteyi kurtaran girişimler yapılır. tedavi planlaması yapılmaz.

Acile giden huysuz teyzeleri örnek göstermek çok kötü olmuş. Türkiye kadar kötü acil hastası profili olan başka ülke yoktur.

hastalığınız için kimseyi suçlamayın. yemeğimi alışverişimi sen yap demeniz çok mantıksız ve abes. içinizdeki şiddeti de spora, bilime, sanata yansıtın.

acile gereksiz gidişleri engellemek için yeşil alan diye bir şey çıktı. yeşil alanla girenlerin maaşlarından vs. baya kesinti oluyor. ama buna rağmen vatandaş farkına varmıyor cebinden eksildiğini hissetmiyor. hani girişte 5 tl alsan, adam parasına acır gitmez ama maaştan 50 lira kesince pek etkisi olmuyor.

Verginizi veren dürüst bir vatandaş olmanız, hakkınız olan hizmeti almaya hakkınız var. Şunu farkedin: Gereksiz acile giderek doktora zarar vermiyorsunuz. adam 2 dkde ilacınızı yazıp performansını arttırıyor. aslında doktorun kendisine faydanız var. ohh çok kolay iş. acil durum yok diye ağrı kesiciyi yazar gönderir. ANCAAAAK, o anda acil müdahale gerektirebilecek, hayati risk taşıyan bir hastanın hakkın çalmış oluyorsunuz. bir gün siz kalp krizi geçirince, içerde tansiyon ölçtüren teyzeler yüzünden sırada beklerken ölmemenizi dilerim.
0
ceycey e
(12.11.14)
@zetahead
şunları belirtmek lazım. mesela benim babam kalp krizi geçirdiğini anlamadı. karın ağrısı zannetti. ben farkedip acile götürmüştüm. eğer kendi kendine acile gitseydi muhtemelen doktora: karnım ağrıyor diyecekti. tansiyon ölçtüren teyzelerden sırasını bekleyecekti.

acillerde o kadar çok sıra kavgası oluyor ki. geçen haberlerde 2 aile acilde sıra için kavga etmemiş miydi? hastaya kalp masajı yaparken bile, diğer hastanın yakınlar: "ölmüştür artık hadi gelin bizim hastayla ilgilenin" dedikleri bir ülkedeyiz.
0
ceycey e
(12.11.14)
hiç telefon veya mhrs işlerine girişmeden sabah gidip hasta girişten/sekreterliktenilgili bölüme randevu alıp alamayacağını sorarsın. boşluk varsa verirler. hatta pazartesiye randevun olduğunu ama ağrıya dayanamayacağını , acildeki ağrı kesicilerin geçirmediğini , en kısa zamanda tedavinin planlanmasının senin için iyi olacağını ve bugün doktoru görebilsen senin için iyi olacağını söylersin.

en son çare de tüm hastalar bitince doktorun kapısını çalmak.

acil konusuna gelirsek , ayağın ağrıyorsa ve bu senin günlük hayatını etkiliyorsa git acile. tabi ağrına geçici bir çözüm olacak diye de kamu spotumu vereyim. akşam 11'de "2 aydır adet görmüyorum , gebelik testi istiyorum" şeklindeki bir şikayet için acile gitmiş birisinin yanında seninkinin lafı bile olmaz.
0
montauq
(12.11.14)
@ceycey, haydaaa! dl.dropboxusercontent.com

ben kalp krizi geçiren adam dururken bana baksınlar demiyorum ki zaten. "acile gelmeyin" tepkisine delirdim. benden daha acil olan tabii ki gelsin, ben sıra da beklerim acilde problem değil. diyorum ya ben hastanede çok uysal ve güzel bi' adamım. böyle bu fasulyeninki gibi abuk subuk tepkiler görünce çıldırıyorum sadece. yoksa kimseye bacağımı sallayıp "DÜZELTSENİZE LAN" diyecek değilim. her hasta benim gibi olsaydı memlekette kavga dövüş olmazdı da değerimi bilmiyolar işte heheyt.
0
🌸pescador
(12.11.14)
zetahead'e baştan, kapsamlı bir cevap yazmak istedim. hak etti.

@zetahead sen hukuk 3. sınıf öğrencisisin. ben 2008'de hukuk fakültesinden mezun oldum. avukatlık stajımı yaptım, avukatlık ruhsatımı aldım. 2 sene avukatlık yaptım. şimdi de yüksek lisansı tamamlıyorum. bir süredir -kendi isteğimle- çalışmadığım için de birilerine bir faydam olsun istiyorum ve bunun için duyurunun çok iyi bir araç olduğunu düşünüyorum. henüz meslektaş değiliz ama dilerim en kısa zamanda oluruz. :)

edebiyat yaptığımı düşünüyor olmana bir şey diyemem, ama milletin zamanından çalındığı ifademin arkasındayım. hayatımın 2 senesi acillerde geçti. anneme mide kanseri teşhisi konulmadan önce, o kan kustuğunda da, tuvalette bayılıp kafasını yere çarptığında da acillere çok gittik. her defasında da sıra bekledik. benim ne yaşadığımı bilmeden bana "ezberden konuşuyorsun" demeye hakkın yok. acilin her günü aynı olmadığı gibi, her hastanenin acil servisi de aynı imkanlara sahip değil, bunu da belirteyim. "meslektaş gibi bişey" olduğumuz için somut olayın şartlarına bakmak gerektiğini bilirsin. acilde gerçekten hiçbir aciliyeti olmayan hastaların çok yoğun olduğu dönemler oluyor. kol kırığı gibi gözle görülebilen bir şey değil kanser, ve bu yüzden eşek gibi sıra bekliyorsun.

senin üslubun da bana göre garip, itici ve "meslektaşın" olarak gördüğün birine karşı saygı içermiyor.

benim bulunduğum ortamda direkt beni muhatap alacağına niçin "meltem nikli kullacı" diye arkamdan konuşur, dedikodumu yapar gibi bir tavır sergiliyorsun ki? :)

benimle ilgili şahsi fikirlerini burada belirtmen de dikkat çekme çabasından başka bir şey değil bence.

comptrol'un avukatlığını yapmana da gerek yok. o kendini savunabilecek kadar kişilikli biri. ona neyi neden dediğimi de aynı duyuruda yazdım ama sanırım sadece canının istediği kısımları burada belirtme ihtiyacı duymuşsun. ben hiçbir zaman ";)))))" gibi yılışık suratlar kullanmam. alıntı yapıyorsan doğru düzgün yap bari.

umarım sen milletin bayıldığı bir avukat olursun. :)
0
m e l t e m
(12.11.14)
APDEYT: gittim, gördüm, yendim. 923438 kez gitmişimdir hastaneye, hiç bugün ilgilendikleri kadar ilgilenmediler. DURUMUN ACİL DEĞİL CNM YHAA diyenlere girsin..........
0
🌸pescador
(13.11.14)
ne dediler peki? neyin varmış? sonucun da çıkacaktı bugün.
0
m e l t e m
(13.11.14)
of o kadar uzun ki cevaplar, okumak istedim ama bi yerden sonra daraldım

acilde seni beyin cerrahı ve radyolog bekliyor mu olacak? hayır. büyük ihtimal pratisyen, ya da acil asistanı olacak. tedavin uygulanmayacak, ağrı kesici vs yapacaklar, randevu al beyin cerrahına git diyecekler.

işte bu nedenle acile gitmemelisin.

ha eğer ağrın çoksa, akut tedavi için git. ama çözüm olmaz

edit: sonuan kadar okudum sonunda. aferin pescador gitmişsin acile, umarım başın göğe ermiştir, bundan sonra mutlu mesut bir hayatın olur artık acilde seninle süper ilgilendikleri için. niye bu tarz bi nispet yapmak istedin gerçekten anlamadım. seni sempatik bulurdum ama "diyenlere girsin" falan gerçekten gereksiz ve saçma olmuş. hayattaki en büyük başarın sanırım acile gidip kaale alınmak
0
la noix
(13.11.14)
@la noix, acile gitmedim ki? sonucumu alıp direkt nörolojideki bir doktora gösterdim. burdaki 2-3 artiste şekil yapıcam diye niye acile gideyim manyak mıyım? devlet hastanesi olmasına rağmen 2 doktor yaklaşık bir saat boyunca sayısız test yaptırdı, normalde 3 gün sonrasına randevu verilen EMG'yi o an çekiverdi. yani durumum gayet acil ve ilgi gerektiren türdenmiş, onu söylemek istiyorum. acile gitseydim onları meşgul etmiş olmayacaktım. ben de burnum akıyor diye gitmiyorum sonuçta acile, bunu yapamayacak kadar utangaç bir insanım. "acil değil diyenlere girsin" de işin şakası tabii, kimseye girmesin bi şey. ama gayet ilgi ve alaka gerektiren, acilen bakılması ve mümkün olduğunca kısa sürede çözülmesi gereken bir şey. o yüzden "acil değil yeaa niye gidiyosun" diye çemkirenlere kızdım.

@m e l t e m, MR sonucuma göre radikülopati var ama nedense bunu ciddiye almadılar. tekrar EMG çekildi, pek çok test yapıldı ve netice olarak onları kandırmadığım ve yürüyemediğim görüldü. sonunda doktor "çok sıkıldığının farkındayım ama bu gerçekten çok nadir görülen bi durum, daha fazla bilgiye ihtiyacımız var" diyerek 3 adet ilaçlı MR (beyin ve bel altı komple) + 2 tane de kan tahlili istedi.

yalnız böbreklerimde sorun çıktı, o yüzden ilaçlı MR işini nasıl yapcaz bilmiyorum. güncel kan testi istediler, "belki bunda çıkmaz" diye herhalde.

velhasıl ben hala yürüyemiyorum, en azından 1-2 hafta daha yürüyemeyeceğim. o an ağrım sızım olmadığı için (metroya kadar taksiyle gittim, çok yürümedim haliyle) iğne yapmalarına gerek yoktu. ilaç da vermek istemediler çünkü ne olduğunu bilmiyorlar. ağrı kesici işe yaramaz dediler.

2 yıldır doktordan çıkmadığım için alıştım artık hasta kafasına ama bu beni gerçekten tedirgin etmeye, üzmeye başladı. salak salak dengemi falan da kaybediyorum arada. beynimde bir şey çıkmasından korkuyorum. belimde sorun olsaydı fizik tedavi veya ameliyatla geçerdi. ama beyinden kaynaklanan sinirsel bir bozukluk varsa o zaman çok sıkıntı işte. bilmiyorum ne olacak. okul mokul yalan oldu bir senem daha çöpe gitti.

son olarak, EMG'yi çeken teknisyenin ya da doktorun, "amputasyon falan gerekir mi?" soruma gayet normal bi şekilde "damarlara bakıcaz onun için bilemeyiz" demesi canımı çok sıktı. lan insan "ne amputasyonu manyak mısın dur daha" der ya :(
0
🌸pescador
(13.11.14)
sonuçlarınla bir başka devlet hastanesine daha gidip bir başka hekimin de görüşünü al bence. özellikle de bu nadir görülen hastalığın konusunda uzmanlaşmış olan bir tanesini bulabilirsen iyi olur.

geçmiş olsun... :/

ha, acile gitsen muhtemelen ilaç verip eve yollayacaklardı, ve ben de öyle demiştim. kan tahlili filan yapıp gönderiyorlar. onu bilesin.

edit: sen vergini veriyorsun ya, ondan devlet dedim. :) hastane işte. özel de olur. acil şifalar.
0
m e l t e m
(13.11.14)
@m e l t e m, yarın babamın yanına gidicem muhtemelen özele götürür o. pazartesi de kendi doktorumla randevum var. ama onların da bir şey diyeceğini sanmıyorum. şimdilik bir şey çıkmamış galiba. ama şimdiden çok sıkıldım. teşekkür ederim :)
0
🌸pescador
(13.11.14)
(16)

Esnaf düşmanlığı [ciddi]

ateyist_
(bkz: internetten alışveriş yasaklansın)beyler çok üzüldüm. çok ağladım. uzun süre esnaflık yaptım, tek amacım müşterime ödediğinin karşılığı kalitede mal temin etmekti. güzel de kazandım elamdülülü. lakin şimdi bu başlıkta yazılanları okudum, feriştahım sarsıldı afederisiniz.neyse üzüntüyle karışık
(bkz: internetten alışveriş yasaklansın)

beyler çok üzüldüm. çok ağladım. uzun süre esnaflık yaptım, tek amacım müşterime ödediğinin karşılığı kalitede mal temin etmekti. güzel de kazandım elamdülülü. lakin şimdi bu başlıkta yazılanları okudum, feriştahım sarsıldı afederisiniz.

neyse üzüntüyle karışık tüketicinin ne kadar enayi olduğunu da gördüm bu arada, ticaret nedir bilmeyen, ucuza mal almayı başarı sanan falan.

iş bu enayiliği gördükten sonra kafama takılmış siz tüketicilere sorulacak sorularım var!

1- esnafın gösterdiği patatesi internette doğranmış 10tl'den aldım derken, malın aynı kalitede mal olduğunu hiç sorguladın mı? (kaçak, sahte, refurbished) (bu güven nasıl içine işledi lan tüketicinin, helal olsn)

2- üreticiden tüketiciye direkt geldi oh çok masrafsız geldi derken, üreticiden geldiğini nereden öğrendin? üretici fiyatını sen nereden biliyorsun zalım? (5 sene esnaflık yaptım, hiç bilemedim :/)

3- esnafa sorduk "stokta yokmuş, ancak sipariş verebilirmişiz" dedi diyerekten esnafı "çakal" lanse ederken, "internette" satış yapan üreticinin stoğunun olup olmadığını nereden bildin sen? (gavur ellerde buna "special order" deniyor, normal yurdum insanının alfa musluk kapak takımının haliminin çapının tse standartlarında kaç olduğunu bilmesi zor, hizmet devreye giriyor, özel siparişine uygun uzmanlıkla yanıt veriliyor)

gerçekten kilit noktalar bunlar, yanıtlarsanız sevinicim, ayrıca hayalim hep bir perakende zinciriydi, halen öyle ama çok üzüldüm beyler. niye böyle dediniz lan esnaflarağ?
0
ateyist_
(11.11.14)
şimdi orda entryler arasında güzel bir örnek var.

adam telefon kılığı almak istemiş 15 tl denilmiş ve sebep olarak da yüksek dükkan kirası vs denilmiş.

Sona 10 tl ye başka bir yerde görmüş.

sonra çin'den 1,5 dolara getirtilebileceğeni öğrenmiş.

şimdi adamın aradığı çok basit bir telefon kılıfı ve kalitesi fark etmez diyorken ne kadar bu kadar ucuza bulabileceği bir opsiyon yok ve 10-15 tl lik ürünler var, yoksa aynı kalite ürün 10-15 tl ye mi satılıyor?
telefon kılıfı gibi ufak tefek şeylerde kalite aramıyorsak ve ''dükkan kirası'' diye pahalıya almak istemiyorsak elbette gider internetten alırız.

internetten alınmayacak kalite aranacak şeyler de var elbet ama dükkanın kirasını çıkarmak için de 5 kat fazladan para ödemeyelim bi zahmet.

internetten alışveriş yapmanın en büyük avantajı : OPSİYON
0
neferkitty
(11.11.14)
1-patatesi pazardan alırım.
2-esnafın da öyle bi garantisi yok.
3-güvenilir bi yer değilse arar sorarım.
0
delineron
(11.11.14)
esnafın yüzde 10'u adam gibi esnafsa yüzde 90'ı çakal.
0
mr.goodcat
(11.11.14)
şimdi neferkitty kardeş çok teşekkür ederim katılımınçin. gerçekten cep telefonu, bilgisayar ve aksesuarları gibi malları barındıran esnaflar çılgın ve şerefsiz, evet. 2'ye alıp 10'a satmaları meşhur, lakin bu sektörde marka yok, "sektör" yeni, bir bulduğun marka 1 sene sonra yok, haliyle bilgi ve birikim bu sektörde hizmete pek bir kıymet katmıyor. haliyle sirkülasyon böylesi hızlı olunca piyasada vurguncu da çok. ayrıca tüketici bu ürünün satışını yapan esnaftan daha bilgili falan ben burada birkaç noktadan dem vurdum ama türevleri, farklı sebepleri de mevcut.

fakat bana iyi kalite bir kurbağacıkta bulunması gereken özellikleri şıpçanak söyleyebilir misin? internette sorabilirsin, doğruluğunu şıp diye teyit edebilir misin? kim ucuza satar, kimin elinde stok var, üretici fiyatı ne söyleyebilir misin? zor.

@delineron yaş 20'lerde sanırım.

esnafın böylesi bir garantisi var kardeşim, açar faturasını gösterir, çat. telefon; yine yüzyüze görmediğin birisi, yine "sanal", kimbilir hangi apartmanın hangi dairesine tabelası asılı firmalar çok kardeşim.
0
🌸ateyist_
(11.11.14)
ama adam orda çok basit bir şey demiş ''altı üstü telefon kılıfı'' tamam onların da kalite kalite farkı var elbette hatta aldığı şey kansorejen bile olabilir ama onun aradığı kalite değil.
Telefon aksesuarlarında ben 10 tl den aşağı hiçbir şey görmedim bu anlamda adam ucuzu arıyor , sen 1,5 dolara değil 2 dolara satsan zaten gelip senden alacak misal.
sonuçta az bir fark için çin'den gelmesini bekleyecek hali kalmıyor ki ucuz bir şey için.
ama arada devasa fark olunca direkt internete yöneliyorsun haliyle.
0
neferkitty
(11.11.14)
geçende teknosa'dan bir şey alacaktım, o mağazada yokmuş. getirtme olanağı olur mu dedim, isterseniz internetten alın 10-15 tl fark ediyor dedi görevli.
yani, aynı kalite mal, internet sisteminde daha düşük fiyattan satılabiliyor. üstelik de evime gelecek. ben taşımak zorunda kalmayacağım. tercih nedeni.

ben internetten alışveriş yapmayı sevmiyorum o ayrı. giderim, bakarım alırım.
getirecekler diye bekleyeceğim, sağım solum belli değil dışarı çıkarım onlar gelir bulamaz, ürün ayıplı çıkarsa uğraşacağım, ara telesekretele muhatap ol, gelsinler alsınlar, yenisini getirsinler... bir tomar sıkıntı.
tabi benim alışveriş için vaktim var, çalışan insan için masa başından alışveriş yapmak büyük kolaylık.

hayalini gerçekleştirmeni dilerim. dürüst esnafla diğeri en fazla bir yanılma payıyla ayrılıyor zaten. temiz iş çıkarırsan elamdülülülere devam edersin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.11.14)
1. eğer akıllı bir tüketiciyse marka kıyaslayarak alır, ve biraz araştırınca mutlaka esnaftan daha ucuza buluyorum. ayrıca yasaya göre bir hafta koşulsuz iade hakkı var küçük esnafa ürün iade edene kadar göbeğim çatlıyor.
2. direkt üreici değil ama ara basamak azalıyor diyelim bu konuya karşı çıkamayacağım.
3. esnaf genelde istersen getirtiriz diyor ama iade veya cayma hakkını vermiyor genelde parayı peşin almaya çalışıyor. internetten alınca 7 hafta koşulsuz iade + cayma hakkı.
4. esnaf defolu mal kakalayıp sonra sizin hatanız diye çamura yatıyor. satış yapabilmek için dezenformasyon yapıyor.
ben bir ürün alacaksam önce internet + büyük mağazaları incelerim onlarda varsa uygun olanından alırım yoksa gelmesini beklerim. eğer çok acilse küçük esnafa bakarım.
0
kuzey li
(12.11.14)
esnaf ağabey gel bakayım şöyle.

koltuk almak istedim eve, kolçaklı olanından, ofis koltuğu gibi. internete bakmadım, direkt gittim kadıköy'de bir esnafa girdim. adam 5 tane koltuk gösterdi, bunlardan başka yok dedi, başka da bulamazsın zaten dedi.

sonra üreticiden alıyorum, benden daha ucuzu da olmaz dedi. bin bir türlü laf söyledi, nereliymişim, okuyor muymuşum, çok genç gösteriyormuşum...

derken koltuğun markasını ve modelini aldım. bana 320'den başlayıp 280'e kadar düşmüştü. sonra almaya yeltendiğimde fatura istersen kdv de eklerim ama dedi. (ne ala memleket) tamam dedim, yanımda nakit yok, çekip geleyim. çıktım mağazadan, koltuklara internetten baktım. aynı marka ve model koltuklar 140 lira. hatta internette en pahalısı bile 180'e kadar.

bunu açıkla lütfen. 140-180 liraya satılan bir malın aynısını 280-320 liraya satmak nasıl bir oç'liktir?

dur devamı da var. alırsam eve de getirmiyor amk evladı. şuradan taksi çevireyim sana abicim, 10-15 lira yazar diyor :)
0
[silinmiş]
(12.11.14)
Pet shop'lardan kazıklanmayı seviyor milletimiz. (kendi işim için konusuyorum :)))
0
Solem
(12.11.14)
internetten satış yapan adam esnaf olamıyor mu?
0
kamera motor
(12.11.14)
hocam esnaflığın dönemi geçti. internetteki çeşitliği dükkanda oluşturmaya ne alan yeter, ne de paran yeter. ikisi de yetse, internetteki, sürümden kazanacağından maliyetten kaybedersin.
0
titiraprap
(12.11.14)
Senelerce tanıdık diye güvendiğimiz esnaf tarafından kazıklana kazıklana böyle olduk. Kişisel algılamayın da, oh olsun. Yaş 20lerin sonu, beni de küçümseyecekseniz yaşımı doğru bilin istedim. Yukarda douchebagin verdiği örneği de çoğumuz yaşadık, hepsi mi münferit olaylardı?
0
emirkulu
(12.11.14)
bi de asıl anlamadığım, niye esnafı savunayım ki?
esnaf üretici midir? değildir. esnaf tüccardır. bir yerden alır, başkasına satar. araya dükkan kirası, elektrik, çalışan masrafları gibi etkenleri de koyar.

ben yine bir yerden alıp araya depo masrafı vs. eklemeden evime kadar getiren internetten ticareti tercih ediyorum. esnaf bir değer üretmiyor kısaca. zanaatkar değilsiniz bişi değilsiniz.

adam internette; üreticiden 10 liraya alıyorsa bana 11 liraya veriyor.
esnaf 10 liraya alıyorsa 20 liraya veriyor. bahanesi de; dükkan kirası, çalışan masrafı, taşıma parası. iyi de bunlardan bana ne amk? dükkanın kirası, kargonun parası umurumda mı? aynı şeyi internetteki adam kargosuyla beraber 11 liraya yolluyor.

esnaf kendini upgrade etsin modern dünyaya.
tüketici aynı ürüne daha az para vermeyi sever. kendin bir ürün üretiyorsan zaten esnaf değil, üreticisindir. esnafsan da, bir değer üretmediğin için yenilmeye mahkumsun.
0
kamera motor
(12.11.14)
Hepsiburada'da 45 liraya satılan kapalı tuvalet kabini petshop 80 liraya satıyor.

5 tanesi 1 dolar olan ekran filmlerinin tanesini 20 liraya satıyor. (Sattıkları da aynı kalitede.)

Ebay'den ucuz takı toka getirtip 20-30 lira etiket koyuyor. 10 dolarlık çantaları 70-80 liradan satıyor. Hediyelikler, şekilli flash belleklerinde falan hep aynı. Bunlar küçük esnafın cakalliklari.

Kitaptan, elektroniğe her şey internette daha ucuz. D&R'da kitap 24 lira, kendi internet sitesinde 12-16 lira. Teknosa'nın internet sitesi ile mağaza arasında fiyat farkı var. İnternet ayrı bir mağaza gibi çalışıyor, entegre değil. Daha ucuz.

Geçen gittik masa sorduk aynı douchebag gibi. 1000 lira daha ucuza bulamazsınız zaten kendi satmıyor falan dedi. Gittik başka yerden 600'e aldık.

Eve klozet alacaktik, 700 dediler. 500e aldık. Banyo dolabı lavabo dedik mağazalar 300 dedi 150'ye aldık. TV sehpası alacaktik, buralarda 200-250 dediler 110'a aldık. Niye internetten almayalım?

1. Kacak, sahte, refurbished diye dürüst esnaf söylüyor. Büyük firmalardan alırsan zaten öyle bir sıkıntı olmaz.

2. Fabrika çıkış maliyetini bilmem gerekmiyor. Birebir aynı mali alırken neden senin dükkan kiranı vereyim? Tefalin internette 70 lira olan tartisi az asagimizda 180 liraya satılıyor.

3. İntenetteki adam da elinde patlamasın diye riskli şeyleri özel getirtiyor. Onda da uzun süre bekliyorsun. Bir fark yok o açıdan.
0
Lim5
(12.11.14)
yahu benim amcam istanbul'da o herkesin çakal dediği esnaflardan biri. adam direk diyor hiçbir esnafa güvenmeyeceksin diye.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.11.14)
@ateyist esnaf abicim bu baskın tavırlara millet artık tav olmuyor demekki bak burada da o role soyunmuşsun. yaş 23 bu arada.
0
delineron
(12.11.14)
(11)

genel olarak nasıl bir sıklıkla film izliyorsunuz? sinema,torrent vs.

yapma volkan
günde? haftada ya da ayda kaç tane?film izlemek hobileriniz arasında kaçıncı sırada?cidden merak ettim.ben torrentten indirip izleyenleri merak ediyorum çünkü bu daha bir emek.filmi bul, indir, izle filan bu tam hobi ya da net üzerinden izleme vs.hangisi?
günde? haftada ya da ayda kaç tane?
film izlemek hobileriniz arasında kaçıncı sırada?

cidden merak ettim.
ben torrentten indirip izleyenleri merak ediyorum çünkü bu daha bir emek.
filmi bul, indir, izle filan bu tam hobi ya da net üzerinden izleme vs.
hangisi?
0
yapma volkan
(11.11.14)
yılda 3-5 film izlerim genelde. torrent...
üçüncü sırada filan sanırım.

bu arada nesi emek ya? düzgün bir trackerde üyelik varsa her türlü filmi rahat rahat buluyorsun uzun uzun aramadan... kaliteli izleyebiliyorsun en azından.
ptp-hdb film için iyidir... ama bulmak zor.
0
ucan spagetticanavari
(11.11.14)
her perşembe cinemaximum 6 tl'ye giriyorum. yalnız 25dk reklam oynuyor o yüzden 30dk sonra giriyorum filme
0
divit
(11.11.14)
haftada 3 kere falan izlerim ama sinemada değil vaktim yok.iş yerinde indirip anca..
0
mantarliborek
(11.11.14)
Yilda 3-4 film anca,cok sıkılıyorum.
0
Lola90
(11.11.14)
televizyonda dolaşırken action denk gelirse izlerim.

sıralamada ilk onda değil hobi olarak.
0
namus ninjası
(11.11.14)
sinemada -her hafta gösterime giren yeni filmlerin ilgimi çektiği varsayımıyla- ayda 4 defa izlerim. illa ki sinemaya gideyim diye zorlamam kendimi. dediğim gibi, gösterimdeki filme göre sıklık değişiyor.

televizyonda tüm gün moviemax kanalları açıktır. her gün 1 film (en az) izlerim.

bunun dışında, torrent'ten de indirip izlerim.

ben bayağı bir film izliyorum. şimdiye dek dizilerle filan toplam 1000'den fazla yapım izledim. 29 yaşındayım.

dvd koleksiyonum da var ayrıca.
0
m e l t e m
(11.11.14)
şimdi aga durun kafam durdu.

yılda 3-4 kere film izleyen birinin üçüncü sırada hobisi nasıl film izlemek oluyor?

bir de arkadaş hobisi arasında film izlemek olmayan biri ne yapar lan? onu da merak ettim.
0
🌸yapma volkan
(11.11.14)
yilda 150-200
ilk sirada diyebilirim.
0
bohr atom modeli
(11.11.14)
2-3 yılda bir sinemaya gidiyorum. onun dışında hafta da 2*3 film izliyorum torrent sağ olsun.
sıralama yapmadım ama ilk onda olma ihtimali çok yüksek.
0
kuzey li
(11.11.14)
en büyük hobilerimden biridir film izlemek. yalnız son zamanda dizi filmin önüne geçti benim için. o yüzden yaklaşık 2 aydır hiç film izlemedim. hergün dizi izliyorum ama aralıksız. birkaç bölüm hem de. sürükleyici dizileri tercih ettiğim için sonraki bölümünü her zaman merak ediyorum, o yüzden de sürekli izlemek istiyorum. bu sebepten filmlere ara verdim bir süredir. iyi de oldu aslında. özledim çünkü film izlemeyi. internetten izlemem hiç, torrent'ten indirir öyle izlerim. harddiskimde 750 kadar film var zaten, hepsi de mutlaka izlenmesi gereken filmler. indirmiştim zamanında. izlemek istediğimde onların içinden seçer izlerim. iyi hatırlattın ayrıca, filmlere dönmenin vakti geldi.
0
lionel andres
(11.11.14)
@volkan birinci sırada dizi izlemek olunca ve izlediği dizi sayısı şuan 60'ı geçmişken bir insan film izlemeye pek vakit ayıramayabiliyor.
ayrıca dizi gibi uzun bir süreç olmadığından, sadece 2-3 saat sürdüğünden de bir dizi süresini doldurabilmek için onlarca film bulmak gerekiyor, e ben de haliyle eskiden dizi olayına girmeden bol bol film izlediğimden şimdi izleyecek o kadar film bulamam. daha zor iş :D
ama izlerken seviyorum yani... dizi izlemek-anime izlemek-film izlemek
0
ucan spagetticanavari
(11.11.14)
(14)

Ağzımın içinde sürekli aft çıkması sorunsalı

poison pill
tamam acılı ekişili şeyler yiyip ve ısırıp acıtmayı seviyorum ama son zamanlarda biri iyileşiyor diğeri çıkıyor ve gün itibariyle 4 yerde aft var. dün 1 taneydi. neden oluyo acaba bunlar?
tamam acılı ekişili şeyler yiyip ve ısırıp acıtmayı seviyorum ama son zamanlarda biri iyileşiyor diğeri çıkıyor ve gün itibariyle 4 yerde aft var. dün 1 taneydi. neden oluyo acaba bunlar?
0
poison pill
(10.11.14)
AIDS
0
saksı
(10.11.14)
stres..
0
tekgozodadayasayangenc
(10.11.14)
bağışıklık sistemin güçsüz kalmıştır, sağlığına dikkat et vitamin takviyesi alabilirsin.
0
kuzey li
(10.11.14)
bağışıklığınız düştüğünde çıkar ağız yaraları ve uçuklar.
bu ara beslenmenize dikkat edin, vitamin eksiği varda desteklemeye çalışın.
ya da immün desteklerinden ((imuneks, imutor ya da solgar ürünleri vb) yararlanın.
eczacınız size bu konuda bilgi verecektir.
0
balik kraker
(10.11.14)
diş macunundaki sls ile de alakalı bir durum olabilir. cok sık fırcalama ve fazla macun kullanma gibi şeyler.
0
kolonyaa
(10.11.14)
spreye benzer bi ilaç kullanıyordum iyi geliyordu
0
false pretension
(10.11.14)
behçet
0
Sir Anthony Hopkins
(10.11.14)
doktorlar sinir stres diyor gercektende oyle.
moralinizin bozuk oldugu zamanlarda beslenmeniz de sekteye ugruyorsa aman sabahlar olmasin.

gunde 6 gere gargaraya falan yapiyordum ben yoksa duzelmiyordu.
0
kutsalbok
(10.11.14)
fazla pıtırcık yalamaktan olmasın yiğido?
0
yimirta
(10.11.14)
çok ceviz yemek olabilir
0
michael_knight
(10.11.14)
öncelikle gastrolojiye gidip midede h.pylori olup olmadığına baktırın,
bağırsak hastalığı olup olmadığına baktırın.

eğer midede h.pylori varsa b12 emilimi olumsuz etkilenir ve et yeseniz, vitamin alsanız dahi b12 vücudunuza giremez , bağışıklık sistemi düşer ilk aft olarak belirti verir.

eğer bağırsak hastalığınız varsa da bu önemli, behçet hastalığı olabilir ya da sadece stresten olabilir.

sürekli çıkan aft ise yaşam kalitesi bakımından ihmale gelmez.
0
neferkitty
(10.11.14)
fazla naneli, mentollü şeyler(diş macunu, vivident vs) stres, vitamin eksikliği, düzensiz bir yaşamda sebep olabilir.

ben tandum verde ile gargara yapardım. hem de uyuşturuyor ağzı kısa bir süre. o hissiyatı seviyorum.
0
gliderpilot
(10.11.14)
Propolis çözüyormuş o işi.
0
arnold schwarzeneger
(11.11.14)
6-7 aydır veganım acaba bir anda beslenme sistemini değiştirince mi oldu ki? güzel bir şey olsa da beslenmeye dikkat etmek gerek takviye alayım en iyisi. sinir-stres bu aralar çok yoğun ondan da olabilir. her türlü sebebi barındırıyorum sanırsam. ^^
0
🌸poison pill
(12.11.14)
(6)

Programcılara bir soru

kimlanbu
Selamlar sevgili programcılar, özellikle bilgisayar mühendisleri.Elimdeki projenin sonuna geldim ama artık her satırını kendim yazdığım programlar arasında boğuluyorum. Farklı platformlarda binlerce satır kod oldu , artık takip edemez hale geldim. Tek başıma uğraşıyorum.Nasıl bir düzeniniz var, deği
Selamlar sevgili programcılar, özellikle bilgisayar mühendisleri.

Elimdeki projenin sonuna geldim ama artık her satırını kendim yazdığım programlar arasında boğuluyorum.

Farklı platformlarda binlerce satır kod oldu , artık takip edemez hale geldim. Tek başıma uğraşıyorum.

Nasıl bir düzeniniz var, değişken tanımlamasından, fonksiyon isimlendirmesine, class'lara kadar nasıl bir düzen kullanıyorsunuz ?
0
kimlanbu
(10.11.14)
(bkz: hungarian notation)
(bkz: reverse polish notation)
en.wikipedia.org(programming)

ps. felsefe mezunuyum
0
spankenstein
(10.11.14)
Notasyonlar hakkında bir sıkıntım yok, camel, pascal, hungarian'ı kendime göre harmanlayıp kullanıyorum.

Yüzlerce fonksiyonun, event'ın olduğu bir projede düzeninizi nasıl sağlıyorsunuz ?
0
🌸kimlanbu
(10.11.14)
mutlaka uyguluyorsunuzdur ama benim hocam herşeyi classlar üzerinden yapardı. hatta hocam direkt yazalım dediğimizde program karmaşıklaştıkça classların önemini anlayacaktınız derdi. en basit fibonacci programını bile 2-3 classla yazdırırdı bize.
birde her class'in adı ne yaptığını tanımlar ve classın içinde ne işe yaradığını hangi sistemle yazıldığını açıklayan not yazardı. artık o kadar yazılımla ilgilenmiyorum ama gerektiğinde bu sistemle yazıyorum.
0
kuzey li
(10.11.14)
ilk basta mimari önemli. gelistirirken "object oriented programming" zorunluluklarina göre programlaman gerekli. "Inheritance" ve "abstraction" cok onemli. her yazdigin kod ayni hiyerarside olursa icinden cikilmaz olur. mesela arabaCalistir() fonksiyonu yazarken depodanBenzinAl() , benziniEnjeksiyonaGötür() gibi detayli fonksiyonlari gizlemelisin. senin yapman gereken sadece kontagiCevir() fonksiyonu olmali, gerisini yakitIslemleri() fonksiyonu yapmali. Yani mümkün oldugu kadar dikey bir yapi kurmalisin mimari olarak. Bol bol class kullan, methodlarin minumum parametre alsin, her method sadece bir is yapsin, bol bol method ve class kullan. eger bir method icinde bircok "if/else" var ise cok iyi yolda degilsin demektir. her "if/else" methoda ekstra bir sorumluluk yükler, ideal olani her methodun sadece 1 isten sorumlu olmasidir. mümkün oldugunca bunu saglamaya calis.

Ikincisi ise "Test driven development", gelistirme sirasinda hem testlerini yazmis olursun, hem de kodun daha kaliteli olur. Bunu özellike tavsiye ediyorum.

Ücüncüsü ise bol bol "comment" eklemek olsun koduna. Ayrica bu kommentleri otomatik dökümantasyona ceviren araclar kullanabilirsin (java icin javadoc gibi)

git, svn gibi versiyonlama sistemi kullaniyorsundur eminim.

"Naming convention" lara uy mutlaka en.wikipedia.org(programming)

Elinin altinda UML diagramlarin olsun, özellikle "Class Diagram"
0
emrahday
(10.11.14)
gerçi emrahday yazmış ama her şeyi geçtim bol bol comment yazman lazım. Hangi fonksiyonun ne iş yaptığını detaylı olarak fonksiyonun başına yazman lazım. class elemanlarının da tanımlarının yanına yorum yaz, class'ın üzerine yorum yaz. class, fonksiyon ve değişken isimlerini açıklayıcı bir biçimde yazmak lazım. dökümantasyon önemli, projenin dökümantasyonunu çıkartan toollar var ASDocs gibi. Hangi dili kullanıyorsan bu toolu bulabilirsin.
0
uckac
(10.11.14)
Mecbur kalmadikca oop yazmiyorum hic sikintim olmuyor.
0
divit
(10.11.14)
(9)

su cüzdan nasıl?

all girls dream
http://www.hotic.com.tr/p/8028/kendra
0
all girls dream
(10.11.14)
Normal cüzdan abi.

iyi yani.
0
dios
(10.11.14)
İç kısmını görene kadar güzel dedim; sonradan fikrim değişti.
0
angelus
(10.11.14)
göt cebinde bombe yapması kaçınılmaz.
0
namus ninjası
(10.11.14)
içi kötü onun dışında cüzdan işte.
0
kuzey li
(10.11.14)
dısını beendim ztnde. içinin kamufulaj olması soru işareti.
0
🌸all girls dream
(10.11.14)
dışının tam olarak nesini beğendin?
0
sckxyss
(10.11.14)
o kadar para etmez.
0
razvan rat
(10.11.14)
cdnc.lystit.com

kullanıyorum ve memnunum. mango'da 50 tl.
0
halitkin
(10.11.14)
@ halitkin

yalnız snnki suni deri olması lazım
0
🌸all girls dream
(10.11.14)
(8)

Kaçak çay içmelik mekan

aguilas negras
Var mı öyle bilindik yerler? Açılsa tutar mı?
Var mı öyle bilindik yerler? Açılsa tutar mı?
0
aguilas negras
(10.11.14)
kaçak çay derken?

ayrıca nerede açılacak bu mekan? çaylar kaçak olacaksa polisle başınız derde girmesin.
0
mea maxima culpa
(10.11.14)
samatya sahilde 5tl'ye var.
0
efrasiyab87
(10.11.14)
kaçak çay dediğiniz seylan çay değil mi?
sadece çay üzerine butik cafelerde oluyor zaten o. ama sadece kaçak çayla olmaz, enteller içinde güllü, melisalı, beyaz çay falan da koyacaksınız menüye. birde afilli isimleri olacak her çayın o zaman tutar.
0
kuzey li
(10.11.14)
@mea maxima culpa Seylan çayı yani. Artık yasak değil diye biliyorum. Bilmem nerede açılsa tutar ki...

@efrasiyap87 Yuuh 5 TL mi? Çok fazlaymış, ayıp lan.
0
🌸aguilas negras
(10.11.14)
kaçak çay diye bi mekan var zaten istiklalde, eskiden mekan iyiydi ama şimdi yeri değişti falan eskisi gibi değil
0
syabk
(10.11.14)
Kardeş beylikdüzüne gel kaçak çaya boğayım seni.
0
Solem
(10.11.14)
aynen taksimde bi pasajin icindeyken bi tasindi terasli bi yere gecti..

mekanin tam adi da: kacak cay
0
mustancigano
(10.11.14)
bir çok yeni mekan var. karaköy'de, Cihangir'de, Galata'da filan. böyle dünya kahveleri, çayları satıyorlar. bardağın tanesi 10-15 lira.

daha ucuzunu yaparsan biz geliriz :)
0
mea maxima culpa
(10.11.14)
(7)

Taksiyle yurtdışı?

oxygene
Mesela bir taksi çevirdiniz ve yurtdışına bir yere gitmek istediğinizi söylediniz, pratikte götürmez elbette basar gider muhtemelen de teorik olarak bir engel var mıdır bu durum için? aklımı kurcaladı.
Mesela bir taksi çevirdiniz ve yurtdışına bir yere gitmek istediğinizi söylediniz, pratikte götürmez elbette basar gider muhtemelen de teorik olarak bir engel var mıdır bu durum için? aklımı kurcaladı.
0
oxygene
(10.11.14)
şöförün vizesi varsa sizinle beraber ülkeye girmek için ve parasını alıyorsa bence sıkıntı yok.
Ama bilmediğim bir prosedür var mı emin değilim
0
basond
(10.11.14)
kara ulaştırma genel müdürlüğünden çıkış belgesi alması lazım. edirne'de çok var bulgaristan'a falan götüren. yunanistan'dan istanbul'a gelen dolmuş taksiler de var.
0
delineron
(10.11.14)
yunanistan'dan bulgaristan'a taksiyle geçmişliğim var. hiç de sorun-sıkıntı olmadı. zırt diye geçtik. ama orası AB tabi.
0
dusmanimizkindirbizim
(10.11.14)
aracın ve şöförün vizesi varsa neden olmasım.
0
kuzey li
(10.11.14)
taksiciye paran neyse vericem ingiltereye götür desek ne yapar acaba? evet soruya cevap olmadı ama ben de bilmiyorum ya muhabbete katılayım dedim.
0
neil manke
(10.11.14)
O aracın Türkiye sınırı dışında "taksi" kimliği son bulur. Ticari taksiler ve ticari yolcu taşımacılığında yurtdışı olayının özellikle belirtilmiş olması gerekiyor. Bu yüzden ticari taksilerin yurtdışında "ticari" özelliği olabilemez. Ha, taksiciyle anlaşırsınız, sınırın öteki tarafına geçtiğinde bir korsan tarife çıkarır sizin için, kesenize uygunsa devam edersiniz taa fizana kadar...
0
trawmatolog
(10.11.14)
zamanında kilisten halepe giden taksiler varmış, hatta ucuza benzin alabileceği için suriyeden daha uygun fiyata götürürlermiş.
0
joe dalton
(10.11.14)
(22)

iki kase aşure 24 lira

hurma
olur mu lan. öğrenciyiz her yerde aşure görüyoz düşmesin dedik arkadaşla gittik pastaneye 5dk yedik ve hesap 24 lira. oturma parası da alıyolarmış. aga cok koydu. oturma parası falan yasal mı eğer ki gidecem molotof sallayacam
olur mu lan. öğrenciyiz her yerde aşure görüyoz düşmesin dedik arkadaşla gittik pastaneye 5dk yedik ve hesap 24 lira. oturma parası da alıyolarmış. aga cok koydu. oturma parası falan yasal mı eğer ki gidecem molotof sallayacam
0
hurma
(09.11.14)
6-7 lira ortalama bir pastanede asure. menude yazmiyor muydu? menude fiyat yoksa buradan da yuruyebilirsiniz
0
exlibris
(09.11.14)
oturma parası diye bişey duymadım şimdiye kadar. ama bişey sipariş ederken menüde fiyat görmüyosam oraya oturmam. s.kecekler belli işte. bu da ders olsun.
0
elorelia
(09.11.14)
Oturma parası ne be? Alıp evde yesen ne kadarmış ki? Hayatta böyle saçma şey duymadım. Salla molotofu.
0
buff
(09.11.14)
dötlerine sok molotofu.

o oturma parası da hizmet parasıdır yahu, güya hizmet satın alıyorsun ya çünkü.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.11.14)
pahalıymış biraz. paranız kısıtlıysa oturduğunuz yerdeki şeyin fiyatını yemeden öğrenmenizi tavsiye ederim, böylece daha uygun bir yere giderdiniz ya da bir kaseyi paylaşırdınız.
bir de çok rica edicem o molotof sallama gibi lafları şaka olarak dahi kullanmayın, çok itici oluyor, hele ki ülkenin şu can sıkıcı durumunda..
0
manuel mandalina
(09.11.14)
Oturma parasi diye bisi olmaz asiri sacma. Menu de fiyat gormeden asla yemeyin.
ayrica dr oetker in falan asureleri var puding gibi alin evde yapin ucuza. Biz oyle yapiyoz. Mis.
0
rayde
(09.11.14)
menüye baktık zaten 7 lira yazıyordu iyi bari yiyelim dedik yemez olaydık. bu oturma parasına bsy yapamaz mıyız
0
🌸hurma
(09.11.14)
valla yapılır mı yapılmaz mı bilmiyorum ama uğraştığınıza değmez. yapılabilecek en iyi şey şu bence. mekanın ismini açık adresini verirsin ekşide başlığını açar gömeriz mekana.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.11.14)
9 kasım 2014 x pastanesi rezaleti

Başlığı akar bence.
0
dusmanimizkindirbizim
(09.11.14)
bir dahaki için tavsiye: şöyle şark kurnazlarına prim vermeyin. menüde 7 diyorsa 14 ver çık. 10 lira için kavga edilecekse de et. sen 24 verir çıkarsan o şark kurnazı şerefsiz devam edecek. sessiz kalmayın bu kadar.
0
ack3000
(09.11.14)
fiş almadım. o an hala şaşkınlıkla aşurenin nasıl 12 lira oldugunu hesaplıyodum. mekanın ismi ayaz pastanesi-izmit.
0
🌸hurma
(09.11.14)
oturma parası diye bişey ilk defa duyuyorum doğrusu..
0
manuel mandalina
(09.11.14)
öncelikle size aşure ikram etmeyen komşularınızın götüne koyayım.

ben de sinir oldum ama yapacak legal bişi yok gibi. ;)
0
namus ninjası
(09.11.14)
@manuel mandalina servis parası daha doğrusu
0
🌸hurma
(09.11.14)
eheh valla dışarı çıktığım yok ama çıkarsam uğramam madem ayaz'a. bi potansiyel müşterisini kaybetti bu şekilde asdfgg.

şaka bi yana, çok pis ayıp etmişler. ilk defa duydum böyle bi şeyi.

ek: servis parası daha da saçma. garson maaşını sizden mi alacakmış?
0
devilred
(09.11.14)
zaten sözlükte başlığı varmış.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.11.14)
ayaz'a gidilmez izmitte, gerek yok. kendini kalburüstü bir mekan zannediyor sadece.
daha makul ve "iyiydi ya" denilen yerleri keşfedin.

geçmiş ve afiyet olsun.

ha ben ne yapıyorum? derince geçitte peynirli börek yiyorum limonata ile, oh mis.
0
devorgilla the gunslinger
(09.11.14)
oha alt tarafı ayaz be pastane yani. o-ha. oturma parasıymış bir de, beni de kaybettiler hatta bizimkilere anlatayım da potansiyel on müşteriyi unutsun adamlar :p

servis parası alıyor çoğu yer orası bir gerçek ama 7 liralık şey için 5 lira çok olmuş. çünkü cidden herhangi bir özelliği olmayan bir pastane yani.
0
iste o kavunici balik
(09.11.14)
şu yukarda bi tanesi ses kaydını al demiş. ses kaydı delil değildir.
0
bigl0rd
(09.11.14)
geçen sene de ben kavga etmiştim ordakilerle. bir daha gitmem diyordum bu da tuzu biberi oldu.
0
sta
(09.11.14)
servis hizmet ya da herhangi bir bokun parasi olmaz.
Bazi restoranlar tipi adisyona ekler fakat bu da atiyorum 50 lira tuttuysa hesap en fazla 5 liradir.

ha bu normal mi. degil. yani odemiyorum amk derseniz kimse odetemez o tipide.

bu islerle ugrasiyoruz biz de. pastaneci cok tanidigimiz var. O adamlara da yazik. cok islek bir pastanesi olan dostumuz var.

ne zaman giderswn git bos masa bulamazsin.
fakat gel gor ki kasa bos.

cunku gelen insanlar bir cay icip
En az 1 saat oturuyorlar ve gercekten cogu gun zararina kapaniyor.

ha bu isin ceremeside bu.
pastanenin yaptigi ayip.odememiz lazimdi.
sizin adisyona bakmamiz buyuk bir sacmalik.

o yuzden tatava yapmayin. Su icin.


ayrica yokluktan sirf eldeki malzemeler kullanarak yapiilan bir yemegin 7 lira olmasida ironik.
0
kutsalbok
(10.11.14)
yasal olup olmadığını bilmiyorum ama geçen yıl izmir fuarında gezerken bir dönercinin önünde "servis bedeli %10" gibi bir yazı okumuştum.
fiş vermiyor diye şikayet edebilirsin maliyeye.
0
kuzey li
(10.11.14)
(3)

erik, koruk, elma, vişne, sumak ekşili sos

duruoz
https://twitter.com/KemalKukrer1915/status/431687341627809792/photo/1http://online.macrocenter.com.tr/macro/showProductDetail.do?psi=16831250&shopCategoryId=118&shopCode=06035123&name=KEMAL+K%C3%9CKRER+SUMAK+EK%C5%9EISI+250+MLbu ürünü nerede kullanabiliriz ?
twitter.com

online.macrocenter.com.tr

bu ürünü nerede kullanabiliriz ?
0
duruoz
(09.11.14)
erik,koruk ve sumak ekşisini limonla birlikte salatada kullanıyorum. limon sıkacağın her yere kullanabilirsin. vişne ve elmayı hiç denemedim.
0
kuzey li
(09.11.14)
kısırlarda
bulgurlu salatalarda
cig koftede
yesil salatada
0
nax
(09.11.14)
bulutagaci.blogspot.com.tr

şöyle kabak, havuç, brokoli falan fırınlayabilirsiniz.
0
april12th
(09.11.14)
(21)

ne ara kitap okuyorsunuz?

dusmanimizkindirbizim
selamlar,ben hiç kitap okumuyorum.lince kalkışmayın hemen. kitaplarla ilişkim ortalamanın çok üzerinde.9-19 çalışan insan olarak ne zaman kitap okuyabileceğimi kestiremiyorum. eve gelince zaten bi film izleyip 2 dakka nette takılınca gece oluyor ve yatıyorum.haftasonu ise oooooh haftasonuuuuu eşşek
selamlar,

ben hiç kitap okumuyorum.

lince kalkışmayın hemen. kitaplarla ilişkim ortalamanın çok üzerinde.


9-19 çalışan insan olarak ne zaman kitap okuyabileceğimi kestiremiyorum. eve gelince zaten bi film izleyip 2 dakka nette takılınca gece oluyor ve yatıyorum.

haftasonu ise oooooh haftasonuuuuu eşşek gibi yatayım , diyorum.
çamaşır temizlikle geçiyor.

kitap okumak istiyorum ama okumuyorum.

siz çalışan insanlar ne ara kitap okuyorsunuz?

yolda okunması mantıklı ama ben yolda zaman geçirmiyorum.
0
dusmanimizkindirbizim
(08.11.14)
Film izlemeyip kitap okuyabilirsiniz; ya da film izledikten sonra 2 dakika nette takılmayıp kitap okuyabilirsiniz. İsterseniz birçok fırsat yaratabilirsiniz. Günde 20 saat çalışmıyorsanız bunlar bahane değil.

Edit: Soruya cevap vermemişim: Tuvalette bile okuyabiliyorum. Ayrıca ofiste işleri yetiştirmişsek her türlü aktivite serbest. Oyun da oynayabiliyoruz kitap da okuyabiliyoruz.
0
angelus
(08.11.14)
Gece yatmadan önce ve akşamları eve gelince yemek ve spor arası, tuvalette. İlk ikisi her zaman değil de genelde oluyor. Bir de servisle gidip geliyorum, yolum gidiş-dönüş 4 saat. Sesli kitaplar çok iş görüyor.
0
aychovsky
(08.11.14)
yatmadan önce bi yarım saat falan olabilir alışkanlık haline getirmek lazım tabi ben de başaramadım ama :)
bir de ben wc de çok kalan bi insan olduğum için orada da okuyorum :)
0
high hopes of the sozluk
(08.11.14)
toplu taşıma kullanıyorum gidiş geliş 3 saat sürüyor yol. haftada 1-2 kitap bitiyor.
0
kuzey li
(08.11.14)
sabahları uyandığımda bi yarım saat okuyorum.
işe gidip gelirken metroda ve ring otobüsünde okuyorum. (2 saat)
öğlen 1 saat yemek molam var. 10 dk yemeğimi yiyorum. çıkıyorum parka, parkta okuyorum.
yatmadan önce okuyabildiğim kadar okuyorum.

yannız bu ebook reader baya güzel bi olaymış. 700 sayfa kitabı poşetle elimde taşıyordum amele gibi. şimdi bu kindleı cebimde taşıyorum. hem çok konforlu. hem de okumaya teşvik ediyor.
0
battal gemalmaz
(08.11.14)
bahane bulmaya gerek yok. film izlemezsin, kısa bir film seçersin, internette daha az vakit geçirirsin, sabah daha erken kalkarsın.
0
secilmis uye
(08.11.14)
gece yarısından sonra (anca uyku vakti), uyumadan önce yatakta okumak dinlendiriyor beni. son yarım saat, kırkbeş dakika öyle geçiyor.
0
gneral
(08.11.14)
Yolda, öğle arasında. Yatmadan önce de yirmi dakka.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(08.11.14)
ben hiç kitap okumuyorum 3 4 yıldır.
mutlaka okumam gerektiğini dusundugum kitapları, kurgu veya değil, okudum.
merak ettiğim konuları ki çok sık olur wikipedia'dan araştırırım veya internetten baska makalelerle falan ogrenirim.
belli başlı eserler dısında bir romana onlarca saat harcamak hiç içimden gelmiyor.
0
partizan
(08.11.14)
Secilmis uye doğru söylemiş fikrimce.
Ben yolda okuyorum, ders aralarında, sporda (bisiklette), akşam yatmadan...
Yani gün 24 saat.
0
mutlusismankedi2015
(08.11.14)
Yolda okuyanlara hastayım ya, ben beş dakika okusam midem ağzıma geliyor. O kadar çok ısrarla okumaya çalıştım ki anlatamam, telefona bakarken bile çok fena olurum yolda. Bunun bir yöntemi mi var yoksa sizin hiç mideniz bulanmıyor mu??
0
emirkulu
(08.11.14)
genelde yolda ev iş arası yolda geçen zamanlarda daha çok okuma fırsatı buluyorum. ya da senin eşşek gibi yatayım, internet, film dediğin zamanlarda da okuyorum. yani kitap okumanın diğer başka aktivitelerden daha çekici geldiği zamanlar oluyor. bu da zaten okumayı sevmeyen insanda görülen bir şey değil.
0
sehpa fx350
(08.11.14)
@emirkulu , zaman zaman hâlâ bulanıyor aslında. Ama sanırım bu otobüsün içindeki havaya ve yola bağlı biraz. Mesela metroda hiç bulanmıyor benim. Otobüste de alıştıktan sonra pek bulanmıyor ama ara ara işte dediğim gibi. Nefesi olabildiğince ciğerden değil diyaframdan ayarlamak lazım :/
0
mutlusismankedi2015
(08.11.14)
@emirkulu, o ne yazık ki yapısal. kulak içindeki sıvıyla alakalı. ben de metroda, vapurda, uçakta, tramvayda, trende okuyorum ama harekete eden kara taşıtında hayatta okuyamıyorum.
0
mesgul ve huzursuz
(08.11.14)
Ben öğrenciyken haftada bir bitirirdim ama çalışmaya başlayınca anca günde yarım saat vakit buluyorum. O da yatakta yorgunluktan uyuklarken maalesef. Yolda okumak gibi bi durumum yok. Çünkü hem mesafe çok uzun değil hem de metrobüste olmuyo hiç.
0
umutsuzevjınıkı
(08.11.14)
vakit yarattığım oluyor. gerçi evle iş mesafem 10 dakika gibi bir şey. baya bir zamanım kalıyor. her gün okuyabiliyorum böylelikle. yolda okuyan adamlardan değilim, hele ki metrobüs ya da diğer toplu taşımada. e-kitap da ona keza. klasik yöntem.

dediğim gibi, zaman ayırıyorum. hatta kız arkadaşım bendeyse ikimizin de yan yana okuduğu çok oluyor. oldukça çok.
0
mermize
(08.11.14)
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar zaten :D bu arada yolda okunması mantıklı falan değil. konsantrasyonun çok yüksek olması lazım. yani mesleğin pilotluk ya da bomba imha uzmanlığıysa ya da santrançta kasparov'um diyorsan yolda oku ama aksi halde bir bok anlamazsın ;)
0
secilmis uye
(08.11.14)
"Yolda bi bok anlamazsın" biraz fazla genelleme olmamış mı? Siz anlamıyor olabilirsiniz, herkeste böyle diye bir şey yok. Mantıklı olup olmamasına tek başınıza karar verebilmeniz ilginç.
0
mutlusismankedi2015
(09.11.14)
@secilmis uye Ben yolda okuyamam, tutar ama yolda sınavlara çalışabilen, rahatlıkla kitap okuyabilen, hatta kitap okumazsa çok sıkılan birçok insan var.
0
aychovsky
(09.11.14)
@aychovsky okuyamaz demedim ki ben, doğru düzgün bir şekilde anlayamaz dedim. :)

sadakatsiz +1 Cidden okumak isteseniz okursunuz ;) Buraya sormanıza bile gerek kalmaz. Ha sorduktan sonra da umarım uygularsınız. Öyle olsaydı buradaki herkesin bir tane 30 bin tl lik dizel otomobili, bir çiğköfteci dükkanı, bir hobisi, bir de ilgilendiği spor olurdu :D
0
secilmis uye
(09.11.14)
@secilmis uye, yolda aristo'nun etik'ini okusan anlamazsın tabi ama roman okumak için gayet ideal.
0
mesgul ve huzursuz
(09.11.14)
(9)

Herkes bana 1 tl verse zengin olurum ?

sonra baksak
Aklıma çok zekice fikir geldi, herkes bana 1 tl verse (50 milyon kişi verse mesela), 50 milyon TL param olur yani zengin olurum. Sonuçta 1 tl çok para değil değil mi ?Herkesten 1 TL istesem nasıl olur ? Tutar mı bu fikir ?
Aklıma çok zekice fikir geldi, herkes bana 1 tl verse (50 milyon kişi verse mesela), 50 milyon TL param olur yani zengin olurum. Sonuçta 1 tl çok para değil değil mi ?
Herkesten 1 TL istesem nasıl olur ? Tutar mı bu fikir ?
0
sonra baksak
(06.11.14)
herkes bi kere şikayet etse uçurabilirler de sizi öyle düşünün :)
0
c1b2k3
(06.11.14)
(bkz: dilenci)
0
babamasoliimbananickaldirsin
(06.11.14)
10 kuruş da olur, 5 milyon TL de idare eder sonuçta. 10 kuruş yok mudur kimsede ?
0
🌸sonra baksak
(06.11.14)
Bende var, gel al.
0
cakabo
(06.11.14)
barva'da zamanında bedelli parasını toplamaya çalıştı ama olmadı.
0
kuzey li
(06.11.14)
Herkes ulaşmak zor, yol masrafı daha fazla para, daha iyi bir yol bulmak lazım.
0
🌸sonra baksak
(06.11.14)
Her hafta birileri alıyor o parayı. Loto oyna.
0
sehpa fx350
(06.11.14)
dilencilerin mantık da aynı bu zaten
0
dinsiz adam
(06.11.14)
6 yasında yiğenim var bize her geldiginde evdeki bozuk paraları alir. napıcan olm bu kadar bozuk parayı dedidimde zengim olucam demişti. aynı mantik
0
all girls dream
(06.11.14)
(21)

işsiz erkek çalışan kız ilişkisi nereye varır?

la lykia
bugün “kız arkadaşım cimri mi?” duyurusunu okuyunca geçtiğimiz günlerde girdiğim benzer bir tartışmayı burada da paylaşmak istedim:yıllardır tanışan, uzun süredir birlikte olan, 25 yaşını geçmiş bir çift.üniversiteden mezun olalı ve askerden döneli birkaç yıl olmuş ve henüz düzenli bir iş bulamamış
bugün “kız arkadaşım cimri mi?” duyurusunu okuyunca geçtiğimiz günlerde girdiğim benzer bir tartışmayı burada da paylaşmak istedim:

yıllardır tanışan, uzun süredir birlikte olan, 25 yaşını geçmiş bir çift.
üniversiteden mezun olalı ve askerden döneli birkaç yıl olmuş ve henüz düzenli bir iş bulamamış bir erkek. ailesi ile yaşıyor, babasının işlerine yardımcı oluyor ancak düzenli değil. ailesi ile çok sorunlu. ailesinden maddi destek almayı gururuna yediremiyor, ailesi de zaten oralı değil. bir yandan da kendine de, insanlara da güvenmiyor, depresif ve çok sinirli bir halde. psikolojisi bozulmuş durumda ve bunu sevgilisine de yansıtıyor, durum psikolojik şiddete varıyor. iş bulmak için çok çaba göstermiyor, eş-dost aracılığı ile ilettiği başvurulardan medet umuyor, okuduğu alan dışında hiçbir iş ile ilgilenmiyor. öğrenci olduğu zamanlarda da ailesi ile sorunlu olmasıyla ve çok cimri olmasıyla biliniyor.
üniversiteden mezun olalı kısa bir süre olmuş ve işe girmiş bir kız. maaşı iyi, ailesi ile yaşıyor. ailesiyle, işiyle, geliri ile bir sorunu yok ancak zaman zaman işi ve ailesi sevgilisinin önüne geçebiliyor. bir yandan da harcadığı kadar para biriktirmeye de çalışıyor.
uzun süredir dışarıda her harcamayı kız yapıyor, üzerine zaman zaman fatura, kart borcu vb. konularda sevgilisine destek oluyor ve bunu sorun etmemeye çalışıyor. sevgilisi de her zaman teşekkür etmek, kendisi için önemini dile getirmek ile birlikte bu durumu normal karşılıyor, bir bakıma “benim durumum bu” deyip işin içinden çıkıyor.
bu durumda kız bu durumdan memnun olmadığını anlatmaya çalışsa, o ya da bu nedenden erkeğin durumunda ve davranışlarında uzun süre bir değişiklik olmayınca ayrılmak istese haklı mıdır, haksız mı?
tek sorunun da bu olmadığını ama genelde diğer sorunların da kaynağının erkeğin içinde olduğu bu genel durum olduğunu düşününce kızın ayrılmak istemesi vefasızlık olur mu, yoksa normal midir?
kız yine de destek olmalıydı, insan sevgilisini o durumda bırakmaz diyen de var, erkek sorumsuz, kızı kullanıyor diyen de var. siz olsaydınız ne yapardınız?
0
la lykia
(06.11.14)
kız sevgilisine destek oluyormuş zaten ama erkeğin çaba göstermemesi pek hoş değil açıkçası. yani son sorularınızın ikisinin de cevabı evet.

ama ayrılmalı mı ayrılmamalı mı, kız bilecek yani. "sorumsuzsa sorumsuz, ben onu öyle seviyom" dedikten sonra kimseye laf düşmez.
0
physcos physcos
(06.11.14)
askerden döneli birkaç yıl olmuş hala iş bulamamış(!) bence o iş aramıyor nasıl olsa kız arkadaşımdan geçiniyorum diye. ev erkeği olmayı kabul ederse evlensinler, ileride çocuğa bakar.

aynısını kız yapsa buralar hep "ayrıl kız kezban" diye dolardı tersi olunca pek yazan olmamış.
0
kuzey li
(06.11.14)
Benim 8 yıllık eski ilişkim böyleydi, sadece aile ile birlikte kalma ve psikolojik şiddet kısmı yoktu. "Eski" dediğime bakma, eski olmasının nedeni bu değil. Apayrı, bambaşka bir konu.

Öncelikle erkek için durum daha zor, bunu kabullenmek gerek. Neden çalışmadığı ile çok ilgili bu. Çalışmasını engelleyen bir şeyler de olabilir, tembellikten de çalışmıyor olabilir. Bizde çalışmasını engelleyen durumlar vardı ve bu erkeğin suçu değildi kesinlikle. Sadece kurbanıydı. Ama öyle bile olsa, bu durumdaki bir erkek ilişkiye başladığında, çevreden baskı görebiliyor "Nasıl erkeksin sen" diye. Hiç baskı görmese bile, o baskı görecek olma korkusu ve stresi bile yetiyor erkeğe. Kendini asalak hissediyor, utanıyor; kendini ilişkiye tamamen vermekte zorlanıyor. Örneğin, tartışmak istediği bir konu olduğunda, tartışmayıp içine atabiliyor; bir söz söyleme hakkını kendinde göremediği durumlar olabiliyor. Bunlar içinde patlayınca sinirlenebiliyor. Bu yüzden, diğer tarafın onun duygularını daha iyi anlama çabası ve alındıracak imalardan kaçınması çok önemli hale geliyor. Ya da o senden daha da çok üzülüyor. Düşünüyorum da aynı durumda ben de olsaydım, ben de aynı hissederdim. Ama toplumumuzda kadın çalışmayınca insanlar "Olabilir" diyor, erkek çalışmayınca "Nasıl olur" diyorlar. Bu yüzden, işsizlik durumunda erkek olmanın stresi çok çok daha zor. Yaşadığı hayatı ve kaldırmaya çalıştığı yükü düşündükçe, ne kadar artık görüşmediğim bir insan bile olsa, gerçekten eski sevgilimle gurur duyuyorum.

Özellikle hayatını birleştirmeyi düşündüğü bir insansa, aileden değil de sevgiliden para almak çok daha normal bence. Aileden bir şeyler saklanabilir ama sevgiliden saklanmaz o durumlarda.

Ama bu duruma tembellikten dolayı başlamışsa, artık o duruma alışmış ve çaba göstermiyorsa, o apayrı bir konu. O zaman rahatsız olmak çok normal. Çünkü bir noktadan sonra sevgilisi değil de ona bakan bir anneymiş gibi olacaksın. Bundan rahatsız olmak da çok normal. Onun için çalışıyor değilsin. Üstüne bir de psikolojik şiddet görüyormuşsun. Bu biraz da aşağılık kompleksi kaynaklı olabilir. Bu aşağılık kompleksi de tamamen çalışmıyor olmasından. Bu "Ben toplumun belirlediği rollerde erkek rolünü tamamlayamıyorum"un çok tipik bir dışarı yansıması.

Kaynak erkek olabilir ama bence "Destek olmalıydı" ile "Kullandırtmamalı" arasındaki temel fark çalışamama nedeninden kaynaklanıyor . Yoksa hepimiz dönem dönem işsiz kalabiliriz. Hatta o şokla bir süre basiretimiz bağlanır ve ne yapacağımızı bilmeden çaba bile gösteremeyebiliriz, kendimizi toparlamakta zorlanabiliriz. Önemli olan bunun kronik olmaması. Tembellik ve keyif mi, gerçekten çok ciddi engeller mi var? Çalışamama ve geçimin size kalması kimin suçu?

İleride hayatı paylaşmak gibi bir düşünceniz varsa, bunun içinde parasızlık da var, hastalık da, çirkinleşmek de, orta yaş krizi de. Bunların hepsini göz önüne almak gerekiyor.
0
aychovsky
(06.11.14)
erkek bir taraftan tüm ilişkide başına buyruk bir şekilde davranıyor. bazen günlerce ortadan kaybolup ailevi durumları veya anlatamayacağı şeyler olduğunu söylüyor. arkadaşlarını saklıyor. bazen asla telefonlarını açmıyor. gündüz neler yaptığının sorulmasına küfür edilmiş gibi tepki veriyor. sevgilisinden bu konuda önceden yardım, fikir alabilecekken mülakata çağırıldığında bunu saklıyor, internete karşı olduğu için özgeçmişi hiçbir online iş arama portalında yok, danışmanlık firmaları ile iletişime geçebilirsin dendiğinde sallıyor. babasının işyerine düzenli gitmemesini hem babasıyla sorunları olmasıyla, hem de işyerinin çok kazanmamasıyla açıklıyor. part-time, proje bazlı işlere karşı. yani pek elinden geleni yapıyor gibi görünmüyor.

bir taraftan da sevgilisine sıkıntılı zamanlarda psikolojik destek oluyor. çoğu zaman destek oluyor, az görüşebildikleri zamanlarda iş, aile vb. konulara söylense de içten içe aslında saygı duyduğu belli.

bu anormallikleri toplumun belirlediği erkek rollerine ve normlarına uyamadığı ve içinde bulunduğu sorunlardan bir türlü sıyrılamadığı için yaşadığı özgüven eksikliği bertaraf etmek amacıyla olabilir mi, bu şekilde düşünerek anlayış gösterebilir misiniz? yoksa direk saygısızlık mı dersiniz?
anlayış göstermeye, yardımcı olmaya, yönlendirmeye, anlaşmaya çalıştıysanız ama değişiklik yoksa ne kadar bekleyebilirsiniz?
0
🌸la lykia
(06.11.14)
İş kısmından bağımsız olalım. Günlerce kaybolması neden? Her insanın karanlık birtakım sırları olabilir. Bunlarla birlikte kabul etmeyeceğini mi düşünüyor? Belki de o söyleyemediği şeylerden çalışmıyor? Bunları bilmeden senin ne tepki vermeni bekliyor? Bir şey var ve söylemiyor. Bunlar açılsa, belki ilişki için kesin bir karar vereceksin. Ya "Seni terk ediyorum. Lanet olsun." diyeceksin, ya da "Bu zamana kadar anlamıyordum, şimdi her şey yerine oturdu. Neden daha önce söylemedin" diyeceksin. Belki çözüm kolay ama kendi işin içinden çıkamıyor. Belki seni koruyor, belki senin kızacağın bir şeyler saklıyor. İnternete karşı oluşu, arkadaşlarından saklayışı, kayboluşu; kesin bir şey var, belki büyük, belki küçük. Ama bunlar birbirine bağlı olabilir.

Şu haliyle net olarak uğraşılabilecek tek şey şu: Uğraşmıyor. Burada toplumdan, rolünden, vb. daha fazlası var. Bir bahanesi var ve söylemiyor.
0
aychovsky
(06.11.14)
duyurundan sonra cevabı okumaya sabrım kalmadı artık ayrılsın hiç de suçlu olmaz.

depresyondur bunalımdır anlarım bunları ama bir insan sevgilisine kredi kartını ödetip bu kadar rahat davranıyorsa ve hiç de çekinmiyorsa ayıp. bırak sevgiliyi annem ödemiyor benim kredi kartımı maaşım olmadığı halde. keyfim için harcadığımı bir başkasına nasıl öde derim? hadi bir oldu iki oldu mecbur kaldım ödettim; harcamam bir daha. kırar atarım kredi kartını. bir de arayıp sormaması falan abbouuuv. bu heriften hala ayrılmayan ve vefasızlık mı diyen kız ya çok saf ya da dünyanın en iyi insanı olmaya çalışıyor.
0
biyik
(06.11.14)
kesinlikle kız ayrılmalı. erkek belli ki bu kadar dezavantajlı duruma rağmen halen birtakım şeyler saklıyor, ilişkiye gereken saygıyı göstermiyor.
0
prodeq
(06.11.14)
yorumlar için teşekkürler.
@aychovsky, saklamak zorunda kaldığı bir şey olduğunu ben de çok düşündüm ama acaba paranoya mı yapıyorum, böyle düşünmek beni kullandığını düşünmekten daha kolay mı geliyor diyordum hep, böyle bir şey olabileceğini söyleyen ilk kişisin.

10 yıllık arkadaşım, 3 yıllık sevgilim, aşık olduğum insandı. ta ki mart ayında ettiğimiz büyük bir kavga sonrasında önce yalvarıp 3 hafta sonra yarım saatlik bir "bitti" konuşmasından sonra ortadan tamamen kaybolana kadar. 8 aydır nerede olduğunu bilmiyorum, çok ulaşmaya çalıştım, sadece ancak zamanı gelince konuşabileceğimize, şu an için en doğrusunun bu olduğuna vs. dair bir mail geldi.
aşağıdaki sorular da onunla ilgiliydi.
(git: 707878)
(git: 698375)
çok saf biri değilim sanırım ama varlığına çok bağlanmıştım ve her şeye rağmen mutlu olduğumuz zamanlar az değildi.
ikimiz de rakı içmeyi çok severiz ve en çok benimle baş başa rakı sofrasına oturmayı sevdiğini söylerdi. bu bile her şeyi iyi niyetli yorumlamaya çalışmama yetiyordu.
onun için acaba bir gün her şey normalleşir mi diye bekledim. onun kötü biri olmadığına, sadece çaresiz biri olduğuna inanmak istedim ama en sonunda onlarca soru bırakıp kayboldu...
0
🌸la lykia
(06.11.14)
Söylediklerinden açıkça belli, başına pis bir bela almış ve seni bulaştırmak istemiyor. Sakladığı bir şey var; artık iş bulamayınca mafya olmuş olabilir, derin devlet işlerine karışmış olabilir, uyuşturucu işine girmiş olabilir.
0
aychovsky
(06.11.14)
bela deyince sonunu da yazayım o zaman. inanmak istemiyorum ama yerli yerine oturuyor.

"mart ayında ettiğimiz büyük bir kavga sonrasında önce yalvarıp 3 hafta sonra yarım saatlik bir "bitti" konuşmasından sonra ortadan tamamen kaybolana kadar" cümlemdeki kavga şöyle çıktı:

bi cumartesi gecesi kavgalı bitti, eve gittim, çok aradı açmadım. pazar akşamüstü aradı, çok acil paraya ihtiyacı olduğunu, gerekirse evimi basacak kadar kötü durumda olduğunu söyleyince delirdim. sana o parayı vereceğim ama bir daha beni asla arama, çık hayatımdan, yeter artık vs. dedim. akşam buluştuk, parayı verdim, başıma gelenleri bilmiyorsun, birilerinden borç almıştım, gece beni sıkıştırdılar, dövdüler, seni çok aradım, açmadın, beni nolur dinle vs. dedi. dinlemedim (ki hala içim acıyor)

3 hafta aramadı. sonra arayıp konuşmak istedi. buluştuk, yalvardı, artık bitti, bu sefer kesin dedim. ayrılırken şimdi böyle diyorsun ama biz ne olursa olsun sonunda iyi olacağız, söz veriyorum, göreceksin bunu sen de dedi ve gitti.
yine 3 hafta aramadı. yine sonra arayıp konuşmak istedi. yine buluştuk, sadece 20 dakikada ikimiz için de en doğrusu artık görüşmemek, benim son kararım bu deyip gitti. kalakaldım...
bir daha da ne gördüm (ki evlerimiz çok yakın), ne de tel.i açıldı...
konuşmak için defalarca mail atınca cevap olarak da zaman gerek, ben zamanı gelince sana haber vereceğim gibi bir şey yazdı.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
Tüm yazılanları ve özellikle sizin konuyla ilgili diğer yazdıklarınızı tekrar okudum. İşin içinde sizinle tüm bu sorunları birebir yaşamamış bir insan olarak çok da acımasız olmak istemiyorum ama yine de sormak isterim kendinize neden bunları yapıyorsunuz. Neden kendinizi herhangi bir insanın yaşamaması gereken bu psikolojik şiddetin ortasına atıyorsunuz. Neden cevabını çok da iyi bildiğiniz, hak etmediğinizi düşündüğünüz bu sevgisizlik ve anlayışsızlık karabasanında hala acaba bir umut var mı diye geziniyorsunuz. Lütfen silkinerek bir an önce kendinize gelin ve kendi varoluşunuzun farkına varın. Hayatınızı onun istekleri, onun sorunları etrafında öyle bir konumlandırmışsınız ki sizden geriye hiçbir şey kalmamış. Rica ediyorum artık kendinize "ben ne istiyorum, beni ne mutlu eder" sorusunu sorun ve hayatınıza yetişkin bir birey olarak devam edin, dengesiz bir bireyin yoluna çıkmış herhangi bir kurban gibi değil.
0
postneo
(07.11.14)
@postneo; farkındayım, çok yerinde olmuş yazdıklarınız.
çok eski ve güzel bir arkadaşlık geçmişi, benim bazı sağlık sorunlarımdan dolayı hayattan bezdiğim dönemlerde beni hiç yalnız bırakmaması, destek olması, onun da desteğe çok ihtiyacının olması, bir ton ortak zevkimizin olması ve aslında çok iyi zaman geçirebilmek, çok bağlanmış olmak, aşık olmak, alışmış olmak ve en önemlisi beni benden iyi tanıyan, yanında en kendim olduğum tek insan, sonrasında da her ayrılmaya çalıştığımda müthiş ikna yeteneğinin devreye girmesi...
ama aylar sonra artık bitti diyebiliyorum.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
gadınlara yeterince para vermezsen eninde sonunda terk ederler. yani zaten şutlayacaksın bunu ama asıl soru: bu saatten sonra yenisini bulabilecek misin?
0
midesiz
(07.11.14)
@midesiz; ben kadınım, o erkek. ona maddi destek olup bunu da o süreler boyunca dert etmediğimi de yazdım, sanırım yanlış okumuşsunuz.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
ben asla yanlış okumam. sen şimdi evlenme vaktinin geldiğini düşünüyorsun ve eve en azından senin kadar -mümkünse daha fazla- para getirecek bi adam bulman gerektiğine inanıyorsun. mevcut kişi öyle olmadığına göre bunu şutlayıp kriterlere uyan bir tip bulup ivedilikle sisteme entegre olma arzusuyla yanıp tutuşuyorsun. haksız da sayılmazsın yaş olmuş 25.
0
midesiz
(07.11.14)
@midesiz; anladım, bu da bir bakış açısı tabii.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
Bence retorik bir soru olmuş. :) Hiçbir kız bu durumda böyle bir adamla arkadaşlığını devam ettirmez. Hatta, çocuk aynı kafayla giderse etrafındaki aklı başındaki adamlar da arkadaşlığı kesecektir. Bir insan, işsiz olabilir. Bu olabilir. Ama içinde bulunduğu ve şikayet ettiği durumu değiştirmek için bir şeyler yapmıyorsa, bu kişiden bir cacık olmaz. Sürekli şikayet eden ama harekete geçmeyen insanlarla hadi sevgili olmayı geçtim, senin yaşam kaliteni bile düşürür. Uzun vadeli de bir şey olmaz öyle birisiyle.

Dolayısıyla, eğer adam kendini geliştirmek ve durumunu değiştirmek için çaba sarfediyorsa, bırakmamalı elbet. Ama hiçbir aşama kaydedemiyor veya bir çaba bile yoksa, biran önce bu arkadaşlığı bitirmeli.
0
maxim gorki
(07.11.14)
@neferkitty; aslında "işsiz kalmak" ifadesi duruma çok uymuyor.
üniversiteden mezun olduktan hemen sonra askere giden, askerden döneli 5 yıl olan ve henüz hiç bir işe girip çalışmamış olan ve insanların iş bulabilmesi için verdiği hiçbir tavsiyeyi sallamayan, hatta birçok iş için ben o işi yapamam, ben senin gibi çalışamam diyen birinden bahsediyoruz. 28 yaşında henüz 5 TL olsun kendi parasını kazanmamış ve bu gidişle kazanmayacak bir erkekten.
bu da bir tercih olabilir. ailemle yaşar giderim, ne gerek var diyebilir. psikolojik durumu onu bu hale getirmiş olabilir. herkes çalışmak zorunda olmayabilir... ancak gecesini gündüzüne katarak çalışıp ayakları üzerinde durmaya çalışan biri onun bu hayatına denemesine rağmen uyum sağlayamazsa tamamen haksız mı olur?
0
🌸la lykia
(07.11.14)
Arkana bakmadan kaç! Sakın kendini cehennemin içine atma!
0
buhurumeryem
(08.11.14)
kesin olarak hayatından çıkarmalısın..

hem de en kısa sürede..
0
mustee
(13.11.14)
zaten ben bir şey yapmadan o beni çıkarmış oldu hayatından, 8 aydır tam anlamıyla kayıp.
sanırım bu durumda iyi ki gitmiş demem lazım.
tüm yorumlar için çok teşekkürler.
0
🌸la lykia
(14.11.14)
(14)

Kadınlar niye böyle ?

lawist
http://www.eksiduyuru.com/duyuru/858718/kiz-arkadasim-cimri-miBurada görüyorsunuz ,çoğunlukle ilişkilerde kadının maddiyatı ve kadınn bunu arzulamasıyla ilişkili.Toplumda da kadınınz zengin eş bulması başarı gibi addediliyor.Hatta tanıdığm kız arkadaşlarım da hep erkeklerin davranışlarınıdan ziyade
www.eksiduyuru.com

Burada görüyorsunuz ,çoğunlukle ilişkilerde kadının maddiyatı ve kadınn bunu arzulamasıyla ilişkili.
Toplumda da kadınınz zengin eş bulması başarı gibi addediliyor.Hatta tanıdığm kız arkadaşlarım da hep erkeklerin davranışlarınıdan ziyade işini sorguluyor gelirini sorguluyor.Zengin birinden bahsettiğimzde bize de gelmez ki böylesi gibi sitemlerde bulunuyor.Kadınlar niye bu kadar maddiyatçı bakıyor ? Doğası gereği mi ? Sanırım tüm dünyada da böyle ?
0
lawist
(05.11.14)
Paralarini biriktirip götlerine sokacaklar. Naçizane yorumum bu
0
empedokles
(05.11.14)
doğası gereği.
0
icim urperiyor
(05.11.14)
rahat yasamak istiyorlardır? ben bunu sorgulamayı bıraktım sahsen. biz nasıl tipi güzel hoş kadınların peşinden kosuyorsak (cogumuz) onlarda zengin tip istiyorlar demek ki.

standartlar o kadar yüksek ki büyükşehir ortamlarında ortalamaya göre baya iyi durumda olmama rağmen (kendim değil, baba parası ama olsun) ben bile korkuyorum resmen kızın beklentilerini karsılayabilir miyim diye. ama zengin erkekte cok tabii, adamlar piyasayı kontrol ediyorlar cevremde.
0
fransızkalanadam
(05.11.14)
sana bi şey diyeyim mi, maddiyatçı bakan kadınlar el üstünde tutulurken bakmayanın yüzüne bakılmıyor. yeter ki erkek kendini güçlü hissetsin, kadından üstün olduğunu görsün.
0
devilred
(05.11.14)
Hep söylüyorum, maddiyatçılık kadınlara has değil. insanların genelinin özelliği. Kadınlarda dikkat çekiyor, çünkü kadınlar ilişkilerde maddiyat arayabilecek konumda. Toplum, erkeklerin eşlerinden ya da sevgililerinden maddi yardım almasına, onun ekonomik boyunduruğu altına girmesine müsade etmiyor. Öte yandan kadınların bunu yapması normal algılanıyor. Ayrıca erkeklerin ekonomik gücü ve kazancı genel olarak kadınlara nazaran daha yüksek. Bu sebeplerden de kadınların ilişkilerde maddiyat arama gücü var. Kısacası, yapıyorlar çünkü yapabiliyorlar. Aynısını erkekler yapabilecek konumda olsa ortalık zengin kız arayan erkekle dolu olurdu. İnsan doğası.

Tüm kadınlar böyle değil ayrıca. Ama düzgün olanlar azınlıkta. Kendine saygısı olan ve maddiyatı ön planda tutmayan insan genel olarak az, kadın erkek fark etmiyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(05.11.14)
bence kadın-erkek farketmeksizin en çok maddi durumu kimin iyiyse onun ödemesi gerekli diye düşünüyorum. hatta en mantıklısı alman usulü ama onu da pek uygulayan yok.
0
the silent enigma
(05.11.14)
Yiyici sıradan bir kadınla takılacağıma gider pazardan karpuz seçer gibi escort tutar onla yaparim yapacağımı.bu sadece seks değil her türlü aktivite için geçerli. Hiç olmazsa paramla seçme şansım olur. Bu düşünce herkeste olsa o zaman bak nasil tıpış tıpış eller cüzdana gidiyor
0
empedokles
(05.11.14)
başıma bir şey gelmeyecekse açıklıyorum ama tik isterim lawist;)

eskiden en büyük avı getiren erkekle en güzel kız evlenirdi. şimdi av yok para var. birde kendi avını kendi getiren kadın var erkekler de ona bakmıyor.
0
kuzey li
(05.11.14)
toplumun her bakış açısı doğru değil ki. nasıl ki 'masamda bağyanlara hesap ödetmem' diyen erkekler varsa bu tip kadınlar da var. herkes kendine uygun insanlarla takılsın işte.
0
seksen9
(05.11.14)
duyuruyu hayretler içerisinde okudum gerçekten. o nasıl bir düşüncesizlik anlamış değilim. iki-üç gün önce doğum günümdü, erkek arkadaşımla yemeğe çıktık. öncesinde parasının olmadığını -kendine yetecek kadar vardı- bildiğimden ısrarcı oldum birlikte ödeyeceğiz diye kabul etmedi, ama biliyorum ki zorluk çekecek o yüzden son günlerde bir şeyler yapacak olursak ödeyeceğim-ödedim en azından böyle rahatlatmaya çalışacağım. ki normalde hangimizin parası varsa o öder, birimiz ödemeyiz öyle üst üste. çok saçma çünkü, kimse kadın olduğum için bana yemek yedirmek bir şeyler içirmek zorunda değil. böyle düşünenlerin de üzerinden geçinecek birini aradıklarını, sevgili aramadıklarını düşünüyorum.

kendinize gelin beyler, arada özel günlerde kabul edilebilir bir durum bence ama kimsenin karnını doyurmak zorunda değilsiniz. sonra bir de şikayet ediyorsunuz ki sorunu yaratan-insanları buna alıştıran da biraz sizsiniz aslında.
0
iste o kavunici balik
(05.11.14)
siz böyle tiplere değer verdiğiniz için bence. bu döngü nerede başlamış bilemiyorum ama maalesef kadın içinde erkek içinde böyle. kim tabiri caizse it gibi davranıyorsa (ki maddiyatla yaklaşılması da bunlardan biridir) karşısındakine o daha kıymetli oluyor. doğası gereği falan değil yani. insanların doğasını bozmuşlar.
0
theworldismine
(05.11.14)
Arkadaşım hakim ve savcıların hep zenginlerin kızlarıyla evli olduğunu bilmiyorsun. herşeyi genellemeyin. olaylar o kadar değişkenlik gösterebiliyor ki bazen aklın hayalin durur. zenginler de kızlarını kime vereceğini biliyor yani.
0
iiiiiiiiiiii
(05.11.14)
Sen nasıl olabildiğince güzel ve dolgun kadınlara bakıyorsan onlarda güçlü erkeğe
-günümüzde bu para- bakıyor. Doğası gereği, gayet olağan bir durum.

Ha şu var; bir yaşa kadar bu kadın cinsi aradığı kocayı bulamayınca tüm filtreleri kaldırıyor ve önüne ne gelirse moduna giriyor. Girmeyeni de var tabi.
0
Nocturne
(05.11.14)
Doğası gereği. Maddiyatçı olmadığını iddia edenler bu işi daha sinsice yapıyor. Bir de çaresizler var, onlar ayrı bir grup.
0
arnold schwarzeneger
(06.11.14)
(15)

camdaki dogalgaz deligi cok elzem mi?

ibomiu
Mutfak dahil toplam 2 odali 1+1 bir evim var.(toplam kullanim alani 37m2)Ama ben kis suresince, misafir filan olmadikca 1+0 olarak kullanacagim.Bir odasi buyuk, mutfak ve oda birlesik. Buraya attim yatagi, tek odada ben kaliyorum. Kalorifer tek odada yakacagim. Mutfak olan odaya gectim cunku ocakta
Mutfak dahil toplam 2 odali 1+1 bir evim var.(toplam kullanim alani 37m2)

Ama ben kis suresince, misafir filan olmadikca 1+0 olarak kullanacagim.

Bir odasi buyuk, mutfak ve oda birlesik. Buraya attim yatagi, tek odada ben kaliyorum. Kalorifer tek odada yakacagim. Mutfak olan odaya gectim cunku ocakta yemek, cay vb. bile yapsam oda isisini oldukca arttiriyor.

Ama su an bir sorunum var. Penceremde dogalgaz havalandirmasi var. Evin yonu cok kotu, kesisleme denen ruzgarlar estikce esiyor.. iceride yuksek bir hava akimi oluyor gece.

Evin tabani buz gibi. Bacaklarima bacaklarima vuruyor valla. Kapatsam +6-10 derece fark edecek.

Bu havalandirma deligini kapaticam. Bu delik hayat kurtariyormu? Yarisini mi kapatsam. Zaten iceri esiyor gece. Dogalgaz kacagi olsa ne isime yararki? Bantlayiverem diyorum.
0
ibomiu
(02.11.14)
estikçe esiyor demiş.. şaka mı:D elbette hayat kurtarıyo hava değişimini sağlıyo gaz kaçağı ihtimaline karşı. eğer alarm sistemi yoksa evinde kapama asdfg.
0
mula
(02.11.14)
genelde bantlarlar. ben de kışın bantlamıştım, yazın açtım. soğuklar iyice gelince yine bantlarım. ama ben gazı mutfaktaki vanadan kapatıyorum bantladığım için. her seferinde vanadan kapatacaksan nispeten güvenliği sağlayabilirsin, ama dedikleri gibi acil durumda tahliye şansı kalmaz. gaz birikince kapı menteşesinden bile sıkışıp parlar demişti itfaiyeci bi abi.
0
icim urperiyor
(02.11.14)
ilk gaz kaçağında gece ölürsün.
0
yakuza123
(02.11.14)
açılıp kapanır bişey yapıp geceleri açarsın daha iyi olur bence
0
05
(02.11.14)
güzel ülkemin insanının damarlarından cahillik dinmiyor be kardeşim sonra 2. sayfa haberinde görünce "e bu da cahil ama o delik kapanır mı ya" dersin ortamlarda.
0
acukali ekmek
(02.11.14)
annem geçen yıl kapattı ama bizim kombi evde değil balkonda.
0
kuzey li
(02.11.14)
@Acukali

Dogalgazdan bogulma ve patlama haberleri duyuyoruz. Bunlar evlerinde penceresinde delik olan insanlar. Etkisinin, enerji kaybima degecek miktarda risk alinasi oldugunu dusunuyorum. Cahillik degil.

Evinde deprem cantasi olmadigina eminim. Riski goze alabilecegin kadar malzemenin bozulmamasi taraftarisin mesela.
0
🌸ibomiu
(02.11.14)
kapat hocam ama her ihtimale karşı bir de doğalgaz dedektörü al fazla bir şey değil zaten.

www.hepsiburada.com
0
mrthany
(02.11.14)
Arkadaş kimse de dememiş ki kombi odanın içinde mi? Ayrıca kombiniz hermatik mi bacalı tip mi? tesisatınızda sıkıntı yoksa, hermatik kombiniz ve ocağınız bahsettiğiniz odada değilse, söz gelimi o odanın balkonundaysa kapatılmasında sakınca yok.

Ancak kombi odadaysa ve bacalı tip ise kesinlikle o menfezi kapatmayın. Hem içeri hava girmesi hem de olası bir kaza durumunda doğalgazın dışarı çıkması için hayati önem taşıyor demektir bu seneryoda.

hermatik kombiniz var bacası da sağlamsa yanma odası ile evinizin arasında herhangi bir bağlantı olmadığı için kombiden kaynaklanan bir gaz sızıntısı yaşamazsınız. ( Gaz hortumunun yerinden çıkması gibi durumlar hariç) Eğer ocağınızdan da gaz sızmayacağını varsayarsak bu seneryoda da menfezin açık olması tavsiye edilir. Çünkü burada şunlar gerçekleşebilir, ocağınızdaki çaydanlık taşar ocak söner gaz odaya dolar ve havaya uçarsınız. Bunu önlemek için tavsiye edilir. Ayrıca kombi bacanızın ve ekipmanının yıpranarak sızdırmazlık özelliğini kaybetmesi durumunda yine gaz sızıntısı meydana gelebilir. Özellikle de senelik bakımlarını yaptırmadıysanız mümkün.

Açıkçası ilk seneryo hariç ben size menfezi kapatın diyemem şu durumda. Doğalgaz dedektörü ve karbonmonoksit dedektörü özelliği gösteren bir cihaz alıp evinize kesinlikle monte ettirin. Hayatınızdan daha ucuz cihazlardır. Şiddetle tavsiye ederim. Bu cihazlar karbonmonoksit yada patlayıcı gaz tespit etmeleri halinde şiddetli bir alarm çalarlar ve evin tüm doğalgaz hattını kapatırlar otomatik olarak. Bunu okuyan herkese tavsiye ederim hatta bu cihazları alıp evinize taktırın.

son sorularınıza gelince. delik hayat kurtarıyor. Yarısını kapatsanız riski artırırsınız. Doğalgaz kaçağı olsa ne işinize yarayacak söyleyeyim son olarak

Doğalgaz yani CH4 havadan hafif zehirsiz bir gazdır. Odanın tavanında birikmeye başlar. Doğalgaz menfezleri bu sebeple pencerenin altına değil de tavana yakın bir noktasına açılır. Eğer bu birikme çok fazla olursa menfez seviyesine gelip oradan dışarıya doğru çıkmaya başlar. Menfeziniz tıkalı ise birikme zemine kadar inerek sizi uykunuzda boğar.(zehirlemez, boğar) odada %1.2 civarında birikirse sizi 15 dakika içinde boğarak öldürebilir. %0.08 civarında ise 2 saat içinde bayıltır. saatler sonra öldürebilir. Uyanıkken içerisine konulmuş sarımsak aromasından evde gaz kaçağı olduğunuzu anlarsınız. Bunu anlayasınız diye o koku gaza sonradan eklenir.

Patlamanın gerçekleşmesi için ise odada %5 ile %15 arasında doğalgaz bulunmalıdır. Bu sınırların altında patlama gerçekleşmez. üst patlama sınırından sonrasında ise oksijen yetersizliğinden zayıf bir yanma gerçekleşir. Çok daha fazla gaz birikmesi halinde ise patlama yapamaz. Ancak bu seviyede gaz varken odanın içindeyseniz zaten bir kaç dakika içinde ölürsünüz.
0
maxhoper
(02.11.14)
mutfaktaki o koca delik yıllardır kapalı. evet hala yaşıyoruz.
0
diskopat
(02.11.14)
kapatma.
veya keşişlemeyi almayan taraftan bir delik açtır. mutfak tarafında pencere yok mu, o tarafa açtır bir delik.

yere iki kat halı koysana. madem o kadar soğuk.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.11.14)
Kapat gitsin.
Nasıl olsa kapatma diyenleri dinlemeyeceksiniz. Bildiğini yap.
0
sutlu nescafe
(02.11.14)
Biz ev arkadasimla oraya havayi hafif geciren bir bez kestik. Onu yapistirdik. Sonra da uzerine tekrar o plastigi ayni sekilde monteledik.
0
c1b2k3
(02.11.14)
Doğalgaz havadan ağır degıl mı? Sızıntı olduğunda önce yerde birikecektir.
0
fleshbloodmore
(02.11.14)
yukarıda yazdım havadan ağır değil hafiftir.
0
maxhoper
(02.11.14)
(22)

kıza dönerciye gidelim mi dedim reddetti

anonymice
Aöf kuyruklarındaydık, kızla baya bi konustuk espriler gitti geldi gitti geldi.Sonra işin yoksa şurda çok güzel bir dönerci var dedim. Çıkışta tekrar bulustuk, benim isim var dedi, reddetti bini.Dönerci cidden güzel döner yapıyodu ya.. niye reddetti ki.
Aöf kuyruklarındaydık, kızla baya bi konustuk espriler gitti geldi gitti geldi.

Sonra işin yoksa şurda çok güzel bir dönerci var dedim. Çıkışta tekrar bulustuk, benim isim var dedi, reddetti bini.

Dönerci cidden güzel döner yapıyodu ya.. niye reddetti ki.
0
anonymice
(01.11.14)
belki de döner sevmiyodur.
0
heee
(01.11.14)
muhabbetin hoş güzel ama tipinde hayır yok bence.
0
teknikekip
(01.11.14)
dostum öncelikle puadoıasjdlka (döneri duyunca). ilk buluşma yemekli olmaz ya belki ondandır "kahve" içelim deseydin nolurdu bilmiyorum..
0
okuyucu olmak da iyi be
(01.11.14)
şimdi dusundum de. Döner benden güzel lan :((( pfff....
0
🌸anonymice
(01.11.14)
et döner deseydin belki bir şansın olurdu :(
0
c1b2k3
(01.11.14)
Kız medeniyetsiz, köylü ve ilkel bir yaratık olduğu için.

Tipin korkutucu değilse reddetmesi ayıp. Git adamın davetine icabet et ye işte.
0
dios
(01.11.14)
dönerin italyanca ya da fransızca bir ismi var mı bilmiyorum ama eğer varsa onu söylesen kabul edebilirdi belki.

edit: tabii gerçekten işi de olabilir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.11.14)
di mi. gitse bedava döner yicekti belkide.
0
🌸anonymice
(01.11.14)
@prolatier

şurdaki adamın risottosu çok güzel desek el arabasında pilav yapan adama götürsek bher sey yolunda gidecekti belkide :((((
0
🌸anonymice
(01.11.14)
kahve içmeyi teklif etseydin şimdi sevgilim var diye duyuru açacaktın. döner ne ilk buluşmada. açsan karnını doyurayım der gibi.
0
kuzey li
(01.11.14)
Telefonunu alsaydın bari
0
emirkulu
(01.11.14)
@kuzey li

Abi o gelid aklıma birden, yani dönerci sadık cidden unlu bir dönerci kızı ünlü bi yere götürmek daha mantıklı geldı o aralar da demekki mantık yerine baska seyle dusunuyor musum.
0
🌸anonymice
(01.11.14)
konustugum baska bir kız daha vardı.. demek ki doğru ata oynasaydık su anda at biniyo olacaktık.
0
🌸anonymice
(01.11.14)
aklıma nedense bu geldi

www.google.com.tr
0
all girls dream
(01.11.14)
"ben döner yiyecem , istersen gelebilirsin" der ve gerçekten gitmeye hareketlenirsin. gelirse senindir , gelmezse karizman çizilmez.
0
emm
(01.11.14)
Ya bide şey var, kuyrukta bissuru insanın yanında he gelecem diye nasıl dicek kız. Ne bilim
0
emirkulu
(01.11.14)
Muhabbet edince erkekleri kullanmış mı oluyoruz? Yani bütün erkekler bizi şeyetmek istiyor?!, biz ise onunla muhabbet ederek istemediği bir şeyi yaptırmış oluyoruz öyle mi? Hı?
0
emirkulu
(01.11.14)
"Ya bide şey var, kuyrukta bissuru insanın yanında he gelecem diye nasıl dicek kız. Ne bilim"

şu cümle nasıl bir zihniyetin ürünüdür ya.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.11.14)
Le d'öner de ayran yiyelim mi deseydin sokağın ortasında yapışırdı dudağına.
0
cetoxim
(01.11.14)
Parası yoktu belki de.
Param olmasa ben de gelmezdim.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(01.11.14)
@proletarier welcome to turkey hacı. Zihniyet bana ait değil, ben de rahatsızım onlardan ancak kız tarafı düşünmeden edemez bunu.
0
emirkulu
(01.11.14)
Belki vegandir kiz.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(02.11.14)
(5)

alerji

chatrefhill
daha önce güven hastanesi'nde bir dermatoloğa göründüm..ayak üstü ve bacaklarımdaki kaşıntılar için strese bağlı alerji dedi doktor.. bir gıdaya karşı alerjin varsa da bunu kendiniz bulacaksınız dedi.. (kendim nası bulayım :s ) o arada solunum yollarımla ilgili de alerjim olduğunu öğrendim ki zaten
daha önce güven hastanesi'nde bir dermatoloğa göründüm..ayak üstü ve bacaklarımdaki kaşıntılar için strese bağlı alerji dedi doktor.. bir gıdaya karşı alerjin varsa da bunu kendiniz bulacaksınız dedi.. (kendim nası bulayım :s ) o arada solunum yollarımla ilgili de alerjim olduğunu öğrendim ki zaten bununla ilgili de problem yaşıyordum.. kbb de alerjimi onayladı..

cilt alerjim için pamuk olmayan giyisiler,imitasyon takılar vs kullanmamam önerildi..ve bir adet kortizonlu kremle rahatlattım cildimi..
hapşuruğum ve sürekli grip gibi çıkan sesim için de aerius kullanıyorum..

bi şey , bi gıda bana dokunuyor ama anlayamıyorum ne olduğunu.. boynumun çeneme doğru olan kısmında kaşınan küçük sivilceler gibi şeyler çıkıyor.. isilik gibi..

tam olarak şuna alerjin var bundan uzak dur denebilecek bir alerji testi var mı?

erişkinler için alerji uzmanı falan bildiğiniz ankara'da?

bir arkadaşım avustralya'da dna testi yaptırmış ve bi kaç alerjisi çıkmış (gluten,yumurta vs) .. türkiye'de yok mudur böyle bi şey?
0
chatrefhill
(31.10.14)
Oha o nasıl doktor, kendin nasıl gıda alerjini tespit edeceksin?

Ben 2 sene önce bol midyeli ve karidesli bir yemekten birkaç gün sonra vücudumda kızarıklıklarla doktora gittim. Ürtiker (kurdeşen) olmuşum, senin de öyle bir sorunun olabilir. Alerji testi yaptı ve neye alerjim varsa tek tek tespit etti. Kan veriyorsun, tek tek çeşitli gıda maddelerine ne derece hassasiyetin var grafik halinde görüyorsun. Benim deniz kabuklularına karşı epey yüksekti.. Ankara Bayındır Hastanesi - Pınar Öztaş, muayene olmanı tavsiye ederim.
0
Lethe
(31.10.14)
doktor doğru söylemiş ne kadar alerji testi yapılsa da o testlerde herşey yok. iki kez alerji testi yaptırdım iki testte de portakal yoktu ama benim portakala alerjim var soyarken ellerim kızarır ve kaşınır. bunları ben test edip buluyorum. köri sosu yedikten bir gün sonra kollarımda kırmızı kabarcıklar çıkıyor mesela. her şeyin testi yapılamaz siz dikkat edeceksiniz.
0
kuzey li
(31.10.14)
alerji testi yaptırabilirsiniz. ama neye alerjiniz olduğunu nihayetinde siz bulacaksınız.
0
fayfim
(31.10.14)
alerji testleri elbette bilgi verebilir ama aslolan kişinin kendini takibi.

kardeşimde de çikolata alerjisi vardı. doktora falan götürmedik. çikolata vermeyince sorun çözülüyordu çünkü :)
0
siradisi00
(31.10.14)
Geçen ay medikal park'ta alerji testi yaptırdım. Testte 30-40 kadar alerjen kullanıyorlar. Eğer sendeki alerjiye bunlardan biri sebep oluyorsa orda çıkıyor. Ama listedekiler dışında bir şey sepeb oluyorsa onu tespit etmek güç. Ev tozu alerjisi çıkmıştı bende.
0
youkoso hitori bocchi
(03.11.14)
(13)

arkadaşlar efsane şarkı söylemiyo muyum gerçekten

pescador
canım sıkıldı da the weeping song'un başını söyliyim dedim, bi dizede sapıttım VÖÖÖÖEEEEPİNG dedim onu görmezden gelelim lütfen. bi de normalde şarkıyı seviyosanız dinlemeyin sfjsjfkslmuhteşem ötesi deyil mi, siz ne diyosunuz,http://vocaroo.com/i/s1p3chHsorIfher dizeden önce HIEE diye nefes sesi fal
canım sıkıldı da the weeping song'un başını söyliyim dedim, bi dizede sapıttım VÖÖÖÖEEEEPİNG dedim onu görmezden gelelim lütfen. bi de normalde şarkıyı seviyosanız dinlemeyin sfjsjfksl

muhteşem ötesi deyil mi, siz ne diyosunuz,

vocaroo.com

her dizeden önce HIEE diye nefes sesi falan çıkmış, mikrofon dandik olduğu için bam güm çok ses olmuş sabahtan beri gülüyorum siz de gülün dedim.

bu da şarkının kendisi,

www.youtube.com
0
pescador
(30.10.14)
yapma demiyorum hobi olarak yine yap.
0
oshamahue
(30.10.14)
nick cave nick cave olalı böyle zulüm görmedi! blixa bargeld da, bad seeds'i senin yüzünden bıraktı!

ama fikir güzel kardeş... sağlık olsun.
0
mermize
(30.10.14)
@sözlük emeklisi, abi evet işte, this is a weeping song in which to weep! o yüzden!
0
🌸pescador
(30.10.14)
Çok merak ettim ama iş yerindeyim, akşam dinleyeceğim ve detaylı yorum yapacağım. Sakın sileyim deme!
0
osurdum
(30.10.14)
Sanki içinden söylemişsin de ben bardak dayayıp dinlemişim gibi oldum.
0
johan sebastian
(30.10.14)
kulağım ayrı eve çıktı.
0
fallthepieces
(30.10.14)
şarkıyı dinlerrken ben > i.imgur.com :)
0
bomcu onurun bomu
(30.10.14)
boğazını bi temizlesen çözülecek aslında her sey.

sunu dene bi de: www.youtube.com
0
ufukcel
(30.10.14)
hobi olarak da söyleme :(
kedim uyuyordu o bile uyandı urefdsk
0
sta
(30.10.14)
özgüveninin kaynağını çok merak ettim.
0
kuzey li
(30.10.14)
@kuzey li, sanatçı kişiliğimden geliyor... yorumları önemsemiyorum çünkü buradaki köylülerin sanattan anlamadığını zaten biliyorum..... o kadar mı kötü ya ajsfhasjak
0
🌸pescador
(30.10.14)
Ben de isyerindeyim, silme aksam dinlerim.
0
delifaruk
(30.10.14)
ben bu ağır eleştirileri biraz da şarkının bilinmemesine, muhtemelen dinlenmemiş olmasına bağlıyorum... söylediğim yerde iki kişinin diyaloğu var. haliyle oralarda farklı ses çıkarmaya çalıştım. şarkıyı dinlemeyen, müziği bilmeyen birisi "ohahaha bu ne lan 50 farklı tonda söylüyo mal" diyebilir. aslında bence çok iyi...
0
🌸pescador
(30.10.14)
(9)

kemik çerçeve gözlüklere bakışınız?

dolaysiz tumlec
beyler bayanlar kemik çerçeve gözlüklere bakışınız nedir? daha önce çerçevesiz kullandım. şimdi kemik çerçevelere baktım. yakışıyor meret de ne biliyim spor giyinen biri olmama rağmen böyle tarz olarak çekindim almaya. yaş:28 tamam yaşlı sayılmam da bana biraz uçuk kaçar gibi geldi. yani alasım gel
beyler bayanlar kemik çerçeve gözlüklere bakışınız nedir?

daha önce çerçevesiz kullandım. şimdi kemik çerçevelere baktım. yakışıyor meret de ne biliyim spor giyinen biri olmama rağmen böyle tarz olarak çekindim almaya. yaş:28 tamam yaşlı sayılmam da bana biraz uçuk kaçar gibi geldi. yani alasım geliyor da dışardan "özel üniversite style" gibi mi görünür bilemedim.
0
dolaysiz tumlec
(30.10.14)
erkek-kadın fark etmez, kemik çerçeve gözlük takan kişiler bana her daim seksi gelmiştir :) özetle kemik çerçeve gözlük takıp da gözlüğün yakışmadığı bir kişi şimdiye kadar görmedim.

not: biseksüel değilim
0
razvan rat
(30.10.14)
hoşuma gidiyo benim. "mmmm kemik çerçeve gözlük mmmm" diye erekte olmuyorum ama hoş yani. kadına da erkeğe de yakıştırıyorum. hiç öyle özel üniversite style falan gibi de düşünmedim. kendine yakıştırıyorsan göm gitsin.
0
pescador
(30.10.14)
31 yaşındayım almayı düşünüyorum.
0
namus ninjası
(30.10.14)
severek kullanıyorum, takana da yakıştırıyorum. yıllarca çercevesiz gözlük kullandım gözümde uyuyup kaldığımda optiğe gidip düzelttirmekten bıkmıştım. kemik çerçeve resmen özgürlük, yamulmuyor her daim düzgün.
0
kuzey li
(30.10.14)
takandan koşarak uzaklaşıyorum. bence berbat
0
sta
(30.10.14)
Dünyaya televizyon ekranından bakıyormuş gibi oluyor diye düşünüyorum. O ne la öyle.
0
korsan dilenci
(30.10.14)
Takan erkekler çok kılçık bir imaj çiziyorum gözümde. Kızların bazılarına yakışıyor.
0
arnold schwarzeneger
(30.10.14)
www.eyewearbrands.com

bu gözlüğü takıyorum. adriana lima "yakışmamış, çıkar vericem" desin, siktir git derim. başka bir açıklamaya gerek yok sanırım.
0
papillon7
(30.10.14)
kadınları çok çekici yapıyor
0
michael_knight
(31.10.14)
(19)

artık alkol kullanmıyorum da bu çok garip bir durum mu?

c1b2k3
20 temmuz gününden beridir tek bir alkollü bir şey içmedim ve içmeyeceğim artık dedim.bu tarihten sonra da sayısız kere de alkollü ortama girmiş olmama rağmen de içmedim bir şey.eyvallah öncesinde gayet güzel içen birisiydim ama bunu duyanlar, o an masadakilerin garip bakışları altında kalıyorum.şak
20 temmuz gününden beridir tek bir alkollü bir şey içmedim ve içmeyeceğim artık dedim.

bu tarihten sonra da sayısız kere de alkollü ortama girmiş olmama rağmen de içmedim bir şey.

eyvallah öncesinde gayet güzel içen birisiydim ama bunu duyanlar, o an masadakilerin garip bakışları altında kalıyorum.

şakayla karışık da olsa "namaza da başlarsın sen" tepkileri alıyorum ve bu durum beni rahatsız ediyor. deist de bir kişiliğe sahibim.

zaten bir de yeni tanıştığım kişiler varsa direkt "lan akp'li mi acaba" gözüyle bakılıyorum bu zaten bambaşka rahatsız ediyor.

nasıl aşayım bu durumu?

teşekkürler.
0
c1b2k3
(27.10.14)
bu bir tercihtir, bırakmak istemişsin bırakmışsın, ne güzel işte.
0
rock n roll
(27.10.14)
mide rahatsızlığım var de. kimse garip karşılamaz o zaman.
0
kuzey li
(27.10.14)
ne dangoz adamlarla dolu bir ortamın var.

içki içmemek = akplilik

içki içmeyen veya ne bileyim namaz kılıp oruç tutan ve akpye oy vermeyen yüzbinlerce insan var bu ülkede, sen hala içki içmeyene bu yaftayı yapıştırıyorsun ilginç. onları da geçtim adam sırf sağlık için alkol bırakamaz mı yani.

milyon dolar versen bu dangozluğu ölçtürmek için anket yaptıramazdın arkadaşların üzerinde, bak ne güzel çıkmış ortaya bir içki içmeyince. ona göre değerlendirirdim hepsini ben olsam.
0
emirkulu
(27.10.14)
aşmana gerek yok ya siktir et milleti. leş gibi sağlıksız bir hayatla yaşamaya devam etsin onlar.
0
dove falconhand
(27.10.14)
20 yasima girecegim toplam ictigim alkol bir bardagin yarisini gecmez sigarada kullanmiyorum.
butun arkadaslarim neredeyse icerler ama
etrafimdaki bir kisi bile "heheh olum niye icmiyorsun demiyor. aksine bunun hos oldugunu asla bunlarla bulasmamam gerektigini soylerler.


sorun cevrende ve kendince uydurdugun basit takintilarda.

"akplilerle arkadas olma. lan akpli mi bu kafasinda ki tiplerle hic arkadas olma.
0
kutsalbok
(27.10.14)
valla helal olsun diyorum keşke senin kadar iradeli olabilsem. o dalga geçenler zaten her türlü gülecek bir şey bulurlar siktret onları. içsen sapıtsan bu sefer de başka şey derler. bence çevreyi bi gözden geçir, ya da fazla paranoya yapıyor olabilirsin öyle de düşün.
0
drystedb efficacious
(27.10.14)
Senin aşacağın bir şey yok. Etrafındakiler aşmalı bence.
0
aguilas negras
(27.10.14)
Çok içmezdim ama arada bir kadeh bir şey içerdim. Sonra içmemeye başladım, aynen bir "aaaaaa n'oldu" tepkisi oldu (o zaman da akp'lilik pek yoktu). Daha sonra yeniden ara ara içmeye başladım yine "aaaa n'oldu". Diyorlar işte. Benim karar değiştirme hakkım var, insanlar sadece kafalarına göre seni bir kalıba yerleştiriyor, o kalıp değişince afallıyorlar. Takma yani.
0
SiyamkedisiZorro
(27.10.14)
Siyasal kültürle alakalı bir şey olsa gerek bu yaftalama durumu. Akp değil de mevcut hükümet refah partisi ve bir uzantısı olsa bu sefer erbakancı ya da refahcı diye yaftalayacaklardı. Ya da tam tersi içkici olan chplidir..

senin aşman gereken bir durum yok burada. normal yaşantına devam etmelisin.
0
opium
(27.10.14)
türk insanı çok mal hacı. Yani katlanılmaz bir mallık seviyesi. Ben de sağlıklı beslenme ve spordan dolayı nadir içerim, içmediğim zaman kesin bana da böyle bi dindar muamelesi çekerler. Hayır herife ben tanrıya inanmıyorum dediğin zaman da "bu mükemmel düzen kendiliğinden oluşdkdkf" diye başlıyor. Dindar olma, ama tamamen dinsiz de olma, öyle arada bi şey ol istiyorlar ahah. Neyse konu dağıldı da, insanlar cidden çok mal. Takma.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(27.10.14)
kimseden rahatsız olma sakın.
tebrik ederim, doğru yoldasın.
anahtar kelimemiz: "sanane?"
bu tarz savlarda bulunan insanları anında susturma kabiliyetine sahip bu kelimeyi yerinde kullanınız ;)
0
cliquot
(27.10.14)
aguilas negras +1 demeden soze baslamadan sozu bitiriyorum.
0
shahrazad
(27.10.14)
herkese eyvallah öncelikle.

konu açıldığı zaman uğraşmak istemiyorsam midem yüzünden diyorum, eğer yakın arkadaş falansa da anlatıyorum artık gerek duymadığımı falan.

ama işi uzatanlar yada yeni tanışanlar sorun oluyor bazen. dediklerinizden çıkarımlarla anlatacağım yada uzatmayıp "sanane"nin kibarcalarını kullanacağım :)
0
🌸c1b2k3
(27.10.14)
bende de var aynı olay, yani biraz farklı olarak. ben de oruç tutan, cumalara gitmeye çalışan bir adamım. ama haftada 3-4 akşam da alkol tüketiyorum. bıktım milletin 'yahu sen de ne adamsın bilader!' diye tutturmasından. illa neden bir etikete sokulmak istenir böyle şeyler anlamıyorum.

kimseye bir şey açıklama abi. sevmiyorum de. 'sen namaza da başlarsın' diyenlere umarım de, ya da sana ne de. herkes ne meraklı insanları kafalarındaki şablonlara göre tasniflemeye...
0
mermize
(27.10.14)
@want2die, abi sonuçta arkadaş ortamı insanlar içip eğlenebiliyor ki ben illa içmeden de eğlenebilen birisi olabiliyorum meze işi için de rakılık bir durum olmuyor zaten :) ayrıca içmediğim için de arkadaşlarımla görüşmeme işine katılmıyorum. çünkü bu sefer alkol kullanmadığım için ceza çekiyor gibi bir duruma düşüyorum.


@mermize aynen abi herkesin kafasında bir şablon var ve o şablonla sınırlı düşünceler ne yazık ki.
0
🌸c1b2k3
(27.10.14)
@want2die abi yok ya öyle birisi değilim ben :) o olay sorun olmuyor yani bizde.
0
🌸c1b2k3
(27.10.14)
bir şeyi kanıtlamak zorunda değilsin. isteyen istediğini düşünsün.
0
bass solo take one
(27.10.14)
Böyle sığ ve embesilce çıkarımlar yaptıkları için sorun çevrende.

Alkollü ortamların ayık insanı, sigara gördü mü kaçan bir Yeşilay çocuğu bildirdi.
0
Lim5
(27.10.14)
ben iki üç sene bıraktım hiç içmedim , bıraktım ben rahatsız ediyo artık diyodum çay içiyordum yerine . millet bir iki hadi ya falan dedi sonra onlar da alıştılar.
karaciğeri yormuşuz doktor bir iki sene içme dedi dersin siroz riski var o zaman kimse bişe demez hee içme o zaman derler
0
waterhardeningsteel
(27.10.14)
(1)

ses hassasiyeti konusunda deneyimli, desibel hakkında bilgili

merhume
Merhaba, sese karşı oldukça hassasiyetim var özellikle ders çalışırken, kulak içi tıkaçlar dışında internetten iş güvenliği malzemeleri satan yerlere baktım kulaklıkları için. Sınır olarak 20 desibelden başlayıp 35'e kadar olanlar var bunun anlamı nedir? 35 desibel ve üstünü mü engelliyor yoksa gürü
Merhaba, sese karşı oldukça hassasiyetim var özellikle ders çalışırken, kulak içi tıkaçlar dışında internetten iş güvenliği malzemeleri satan yerlere baktım kulaklıkları için. Sınır olarak 20 desibelden başlayıp 35'e kadar olanlar var bunun anlamı nedir? 35 desibel ve üstünü mü engelliyor yoksa gürültüyü 35 desibele kadar mı düşürüyor? Bu durumda 20 desibel almam mı daha iyi olur yoksa 35 mi?

Yan odada çalışan tv sesinden rahatsız oluyorum bu arada, bunun için bu kulaklıklar fayda eder mi?

Kafamda deli sorular, bilgisi olan birileri yardım ederse çok sevinirim.
0
merhume
(26.10.14)
eğer ses hassasiyetin varsa kulak tıkacı pek işe yaramıyor ben en son bunları kullandığımda duyduğum hafif uğultu yüzünden kafayı yiyecektim. yutkununca falan garip bir ses duyuyor insan. beni bu ses daha çok rahatsız etmişti.
0
kuzey li
(26.10.14)
(18)

hayvanlar neden kısırlaştırılıyor?

pardonan
Çok uzağım evcil hayvan konularına. Ev hayvanlarını bir nebze anlayabiliyorum ama sokaktaki kedi, köpeği neden kısırlaştırıyorlar? Az önce bi haber gördüm mesela Edremit belediyesi sokak hayvanları için mobil kısırlaştırma aracı yapmış. Otobüs şehirde dolaşıp hayvanları kısırlaştırıyor. Eleştirecek
Çok uzağım evcil hayvan konularına. Ev hayvanlarını bir nebze anlayabiliyorum ama sokaktaki kedi, köpeği neden kısırlaştırıyorlar? Az önce bi haber gördüm mesela Edremit belediyesi sokak hayvanları için mobil kısırlaştırma aracı yapmış. Otobüs şehirde dolaşıp hayvanları kısırlaştırıyor. Eleştirecek kadar konuya hakim değilim. Sebebini merak ediyorum sadece.
0
pardonan
(24.10.14)
ulaşamadıkları çok hayvan var. onlar zaten doğruyor bari bunlar doğurmasın mantığı olabilir.
0
c1b2k3
(24.10.14)
sokaktaki hayvanlar eski ev hayvanlarının yavrularının yavruları. bir kedi senede bir ürese 4 yavru yapıyor. bunların belki biri anca yaşıyordur. böyle ölüp gitmeleri yerine hiç doğmamaları evla.
0
namus ninjası
(24.10.14)
sokaklarımız avrupa gibi temiz ve güvenli olmadığından öncelikle hayvan sağlığı hem de insan sağlığı tehdit altında kalıyor.
bunu bir nebze olsun önleyebilmek için.
0
neferkitty
(24.10.14)
Sokakta yaşayan dişi bir kedinin erkek kediler tarafından sürekli gebe bırakıldığını düşünün. Can dayanır mı buna?
0
angelus
(24.10.14)
daha fazla işkence çekmemelerini sağlamak.

hem doğuran hayvan işkence çekiyor, hem de doğurduğu yavrular her geçen gün kendisi için daha uygunsuz ortamda büyüdüğü için işkence çekiyor.

üzücü, ama yapılmak zorunda. onların iyiliği için
0
kamera motor
(24.10.14)
dişi hayvanlara yazık ondan. bizim sokakta dişi kedi var kediyi ya hamile görüyorum ya yeni doğurmuş yavrularıyla geziyor. yılda 2 veya 3 kez doğuruyor her seferinde de ya 5 ya da 6 yavrusu oluyor. hamile olmadığı bir zaman yakalasam götüreceğim kısırlaştırmaya buna can mı dayanır.
0
kuzey li
(24.10.14)
soylenmis aslinda ama "sokak hayvani" diye bir cins olmadigi icin. namus ninjasi'nin dedigi gibi su anda sokakta olan kedi kopekler, petshoplardan alinip sokaga atilmis hayvanlarin torunlari, cocuklari, kendileri. cunku bu hayvan satin alip sokaga atma sureci maalesef hala son hiz devam ediyor. ve o hayvanlar sokakta yasamiyorlar, surunerek hayatta kalmaya calisiyolar sadece, o da dogal veya evdeki omurlerinden cok daha kisa bir sure icin. evsiz insanlar gibi dusunebilirsin.

ama belediyenin amaci buyuk ihtimalle nufusu insanlarin rahatsiz olmayacagi bi seviyede tutmaktir.
0
saçdemeti
(24.10.14)
nüfus kontrolü amacıyla.
kedi bir kerede 4 tane doğruyor, köpek 6 tane doğuruyor... sonra da aç kalıyor canlarım. çöplerde yemek aradıklarını görünce çok üzülüyorum. çok az insan besliyor sokak hayvanlarını. sayı arttıkça tek başına hepsine yetemiyorsun da...

kısırlaştırma gerekli. sokaktan hayvan sahiplenmeyenlerin ve sokak hayvanlarını beslemeyenlerin de bu konuda olumsuz konuşmaya hakları olmadığını düşünüyorum.
0
m e l t e m
(24.10.14)
Cunku sokaklarda sefil olmasınlar diye!
O annelerin doğurduğu kedilerin cogu acliktan hastalıktan ölüp gidiyor.
Ortalama bir kedi 10 15 sene yasarken sokak kedileri 5 yaşını goremiyor. Daha fazla kedi daha fazla ölüm demek anladın mi?
0
clementine
(24.10.14)
"Uğraşmak istemiyormuşmuşuz."

Çünkü halihazırda yeterince ölüm gördük. Gücünüz varsa buyrun alın evinize 5er tane. Ya da oturun anlatın insanlara tek tek eziyet etmemeleri için.
Bu hayvanlar yılda 3 defa doğuruyorlar. Peki nereye? Bodrumlara. Orda kapalı kalıyorlar. Açlıktan ölüyorlar kendileri de yavruları da.
Nereye? Milletin evinde kuytu köşeye. Noluyor sonra? Sokağa atılıyorlar yavrularıyla. Köpekler parçalıyor. Ya da çöpe atılıyorlar.

Öyle kıçımızın üstünde bikbik etmek kolay. Destek olmuyorsunuz, köstek de olmayın, insanların sinirini bozmayın ve kimseyi yanlış bilgilendirmeyin.
0
mutlusismankedi2015
(24.10.14)
ahahah uğraşmak istemeyenler komple salar geçer ya bu kadar mı mantıksızlık olur :)

uğraşmak istemeyen evine aldığına bakar etliye stlüye karışmaz ya da uraşana b*k atar anca :)

cevap: çünkü türkiye'de hala ot/bayır var da kediler köpekler mutlu mesut yaşayıp, yemek bulup, avlanıp da sağlıklı uzun yaşıyor sananlardan yavruları korumak için.

çöplerden beslenmek zorunda kalan kedi en fazla 2-3 hadi bilemedin 5 sene filan yaşar. sonra hastalanır ölür zaten.

yurtdışında iç parazit aşısı bile bizimki kadar sık yapılmaz çünkü yollardaki sürkülasyon bizimki kadar pis değil.
elini pipisine elleyip de yıkamadan lokantada salata doğrayan adamların yaşadığı bir ülkeyiz biz danimarka filan değil, komik olmayın.
0
neferkitty
(24.10.14)
"yavrularla uğraşmak istemiyorlar, kısırlaştırma eziyet" diyenlerle çok fena kavga ederim.

nişanlımla benim 3 kedimiz var. apartmanda 90 daire var. birkaç dairede daha kedi var ama kimsede bizdeki kadar yok. apartmana bağlı olan bahçe -o bahçede de ayrıca 6 tane yetişkin 4 tane de yavru kedi bakıyoruz- yavru doluyken yan komşu gitti scottish fold aldı. yetişkin kedileri de yavru kedileri de seven yaşlılar var ama kimse de evine alıp bakmıyor.

güzelim yavrulara yuva arıyoruz, hatta burada da durdu ilanım 1 ay kadar, bine yakın kişi görüntüledi ama kimseden teklif gelmedi.

biz kuru mama koymasak milletin senede 2 defa verdiği yemek artıklarına talim ediyorlar.

araba motorlarında kalıp ölüyorlar.

köpek saldırıyor ölüyorlar.

psikopatlar zehirliyor, işkence ediyor, tecavüz ediyor ölüyorlar.

daha ne diyeyim bilmiyorum.

bik bik bik konuşacağınıza sahiplenin, besleyin.

defalarca doğum yapan kediyle 1 kere yapanın ya da yapmayanın hali de bir değil. bağışıklık sistemi çöküyor. eskisi kadar iyi savaşamıyor yaşamı için.

kısırlaştırmak mı eziyet, kısırlaştırmamak mı eziyet acaba?

sen bir insan olarak nasıl ki her seks yaptığında korunmasız yapmıyorsan, hamilelik riskini eliyorsan bunu da öyle düşün. bakamayacağın kadar çocuk yapmak nasıl çocuğa da topluma da kötülükse işte bu da aynen öyle.

sokakta yaşamaya çalış bakayım, ne kadar dayanabileceksin.
0
m e l t e m
(24.10.14)
isterse 500 tane kediniz köpeğiniz olsun umrumda bile değil. doğada hiç bir hayvanın kısırlaştırıldığını gördünüz mü ? hem de çok doğuruyor eziyet oluyor diye! evlerinizi zindan edin, sonra sözde iyilik yapın.

çohhhh güzel düşünmüşsünüz.
0
emiter
(24.10.14)
tabi bizim yukarıda saydıklarımızın hiçbir önemi yok zaten.

ilkel insan mağarada yaşıyordu. belli ki sen de oraya aitsin.
0
m e l t e m
(24.10.14)
doğal yaşama ortamı olsa zaten besin zinciri vs derken doğal seleksiyona uğrayacaklar sorun orda zaten???

bi açıp biraz oku istersen.
0
neferkitty
(24.10.14)
Şu cevap Duyuru tarihinde gördüğüm en cahilce yorum oldu:

"isterse 500 tane kediniz köpeğiniz olsun umrumda bile değil. doğada hiç bir hayvanın kısırlaştırıldığını gördünüz mü ? hem de çok doğuruyor eziyet oluyor diye! evlerinizi zindan edin, sonra sözde iyilik yapın.

çohhhh güzel düşünmüşsünüz.
emiterekşi sözlük yazarı (24.10.14 21:54:42 ~ 21:55:08)"

Umarım silmez de ibret vesikası olarak kalır burada.
0
angelus
(24.10.14)
hiçbir halttan haberi olmayıp kıçının üstünden konuşmaya bayılan insanlardan sadece bir tanesi işte... hayatımız bunlara laf anlatmakla, eğitmeye öğretmeye çalışmakla geçiyor ama mümkün değil. o yüzden kendimizi yormamıza gerek yok.

duyuruyu açan arkadaşa derdimizi anlatabildiysek ne mutlu...
0
mutlusismankedi2015
(24.10.14)
doğada ''natural balance'' denilen predator ve yemleri arasında sağlanan bir denge vardır.

kedilerin doğal predatorları ise çakal,tilki, şahin, kartal,rakun gibi hayvanlardır.

etrafta bunlar olmayınca otomatikman kedi nufüsü artar, tıpkı aslanın olmadığı bir yerde ceylan nüfusunun artacağı gibi, bakın çok basit beyin bedava. kedi de bir predatordur ve otomatikman kendi yemini tüketeceğinden dolaylı yoldan ekolojik denge de bozulur.

Tıpkı keneleri yiyen kuşların azalması ile kenelerin artması gibi.

DOĞAL YAŞAMA ORTAMI YOK (BİLAL'E ANLATIR GİBİ)

dolasıyla nufüs normale oranla artıyor,

hayvana işkence diyen cahiller için ödevler

natural balance,

over animal population and predators

konuları okunacak.

answers.yahoo.com

insanoğlu olarak doğayı bozuyorsan sonuçlarına da göğüs gerip düzeltmeye çalışacaksınız ;

bu arada bu hayvansever ama bazılarına göre işkenceci zihniyetteki insanlar aynı zamanda nesli insanlar yüzünden tükenen hayvanları kurtarıp (yetimleri) büyütüp tekrar doğaya çiftleşmeleri üzere salıyorlar.
bkz yetim orangutan ve filler.
ve ''işkenceci '' diyenler de oturdukları yerden palmitik yağları yiyip yağmur ormanlarının tüketilmesine katkıda bulunup , ''ühühü işkence etmeyin'' diyorlardır. bakın vegan olsunlar demiyorum, insan da bir predator niyetinde ama doğal olmayan br yolla doğal yaşama ortamını katletmekten bahsediyorum ben.
ezbere olmayın bilgilerle konuşmayın bence.

konu kilit.
0
neferkitty
(24.10.14)
(6)

35 adet PDF'yi yazdirmaca

fakyoras
Selamlar,Elimde gecmis yillara ait ALES sorularini iceren 35 adet pdf var. Bunlari birlestiremiyorum acrobat pro veyahut baska programlar ile cunku sifrelenmisler. Bu sifreyi by-pass edip bunlari birlestirmenin yolu var midir?Disarida bir yerde yazdiracagim icin 35 tanesinin her birini acip tek tek
Selamlar,

Elimde gecmis yillara ait ALES sorularini iceren 35 adet pdf var. Bunlari birlestiremiyorum acrobat pro veyahut baska programlar ile cunku sifrelenmisler. Bu sifreyi by-pass edip bunlari birlestirmenin yolu var midir?

Disarida bir yerde yazdiracagim icin 35 tanesinin her birini acip tek tek yazdir demem cok uzun surer. Nasil bir yol izlemeliyim?

Siz nasil cikarttiniz bunlari yahu :(
0
fakyoras
(22.10.14)
hepsini seçip yazdır diyince yazdırmaz mı?
0
ykyt
(22.10.14)
hepsini secip sag tus yapinca oyle bir secenek cikmiyor ki :/
0
🌸fakyoras
(22.10.14)
zamzar'ı kullanarak birleştirebilirsin.
0
gitti gelecek
(22.10.14)
online2pdf.com

tam emin değilim.
0
mesgul ve huzursuz
(23.10.14)
O kadar uğraşacağına şimdiye bitmişti. :)
0
EXXE01
(20.11.14)
bunları birleştirmek için harcayacağın süre tek tek yazdırmaktan uzun sürecek.
0
kuzey li
(20.11.14)
(2)

Light in babylon

kalamiti
Light in babylon'un Baderech el hayam şarkısı hangi dilde?
Light in babylon'un Baderech el hayam şarkısı hangi dilde?
0
kalamiti
(20.10.14)
bildiğim kadarıyla tüm şarkıları antik ibranice, yanılıyorda olabilirim.
0
kuzey li
(20.10.14)
Antik ibranice evet.
0
ay nov kung fu
(20.10.14)
(18)

Saçların çakma olduğu çok belli oluyor mu?

denizaya
Dökülen saçlarıma şöyle bir şey yaptım. Nasıl görünüyor? Dışarı çıksam çok sırıtır mı?http://i.imgur.com/SwbTwph.jpg
Dökülen saçlarıma şöyle bir şey yaptım. Nasıl görünüyor? Dışarı çıksam çok sırıtır mı?
i.imgur.com
0
denizaya
(20.10.14)
şunu anımsatıyor:

ecx.images-amazon.com
0
neferkitty
(20.10.14)
eyvah eyvah
0
ground
(20.10.14)
çok yakışmış aynen devam.
0
kuzey li
(20.10.14)
renk olmamış ki. rengi değiştir önce.
0
trinitrotoluen
(20.10.14)
ne yaptın ki? boyattın mı? oksijenle renk açan çingenleri hatırlattı.
0
sir gawain
(20.10.14)
Bak eli yüzü düzgün bi adamken Rambo Okan'a dönmüşsün. Şimdi çıkar şunu kafandan ve sakince yere bırak. Hadi.
0
angelus
(20.10.14)
Sebebi neydi ki.
Cikart lütfen. Bu dunyada sacsiz sevenler de var.
0
rayde
(20.10.14)
hans von aiberg jölesiz
0
namus ninjası
(20.10.14)
yanlar kırmızımsı üstler sarımsı bari aynı tonda olaydı, kaşlarda tövbe tövbe..
0
redeath
(20.10.14)
Kızın saçını kafasina koymuş, kolu gözüküyor arkadan. Egleniyor kendince
0
mandalina kokusu
(20.10.14)
asdfasdf, tabi ki olmamış

güldürdün :)
0
razvan rat
(20.10.14)
hacı kaşlar için ne yapmayı planlıyorsun peki?
0
namus ninjası
(20.10.14)
pescador
(20.10.14)
Fotoğrafı biraz daha uzaktan çekeydin iyiydi. Ne ki o.
0
maxhoper
(20.10.14)
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
abi mahallede adın çıkar sapık diye küçük cocuklar kaçar yeminlen . siyaha boyat.
0
anonymice
(20.10.14)
metrobüste yanın boş olsa gelip oturmam ayakta giderim.
0
ack3000
(20.10.14)
komik misin sen şimdi :(

eskiden ben de yapardım bunu erkek arkadaşlarıma, sevinsin garipler diye. sevin.
0
devilred
(20.10.14)
(7)

Kafayı yiyorum sanırım yardım edin

neil manke
şimdi ben kendimi bildim bileli felsefi konulara meraklıyımdır. bu gün şöyle bir bilimsel video izledim ve ipler koptu: http://www.youtube.com/watch?v=evQsOFQju08kafayı yicem. banyo zor yaptım yahu deliricem sürekli arkama falan bakıyorum, gözümü 3 saniye kapıyamıyorum. yanlış anlaşılmasın cinler pe
şimdi ben kendimi bildim bileli felsefi konulara meraklıyımdır. bu gün şöyle bir bilimsel video izledim ve ipler koptu: www.youtube.com

kafayı yicem. banyo zor yaptım yahu deliricem sürekli arkama falan bakıyorum, gözümü 3 saniye kapıyamıyorum. yanlış anlaşılmasın cinler periler değil korkum, direkt bilimsel şeyler. düşün düşün boktur işin hesabı gidiyorum. ne yapıcam ya şu an yatıp uyumaya bile korkuyorum...
0
neil manke
(20.10.14)
videoyu izledim, söylenenleri anladım ve korkacak bir şey göremedim.

korkmak için bahane arıyormuşsunuz herhalde. :)

neyse güzelmiş bu kanal, bakayım arada. adamın sağdan soldan, aşağıdan fırlaması komik ama anlatım tarzı ve verdiği bilgiler ilgi çekici.
0
m e l t e m
(20.10.14)
(ek bilgi) renklerin algılanmasının öznel olabilme ihtimali diye bir tartışma vardı sözlükte.
0
yvandal
(20.10.14)
hayır bu videoyu izledikten sonra daha bir huzur ve mutluluk içinde uyuman lazım. diğer çoğu insanın aklından bile geçmeyecek şeyleri sen öğrenmiş, kafa patlatmışsın. sıradanın dışındasın yani. bu ancak iyi yönde etkilemeli insanı. bilmek insanı neden korkutsun yahu?
0
sckxyss
(20.10.14)
niye korktun anlamadım.
0
kuzey li
(20.10.14)
bilinmeyen hiçbir şey söylememiş ki. ne var bunda korkacak :)
0
devilred
(20.10.14)
sadece görme değil,
işitme, dokunma, tad alma gibi tüm duyularda geçerli bir durum bu.
gayet normal, korkacak birşey yok.
0
titiraprap
(20.10.14)
hahah lan bu benim 8-9 yaşında düşündüğüm meseleydi, felsefi tartışma konusu muymuş :)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.10.14)
(4)

staji okul sonuna ertelemek

megacracker
Herkese iyi geceler arkadaslar bir sorum var. Iyi bir universitede muhendislik okuyan biri olarak stajlarimi okul bitiminde yapmanin bana dezavantaj getirip getirmeyecegini merak ediyorum.Yani is basvurularinda iyi firmalar bunu sorun ederler mi? Su an ucuncu sinifim ve bu yaz staj yapmak pek icimd
Herkese iyi geceler arkadaslar bir sorum var. Iyi bir universitede muhendislik okuyan biri olarak stajlarimi okul bitiminde yapmanin bana dezavantaj getirip getirmeyecegini merak ediyorum.Yani is basvurularinda iyi firmalar bunu sorun ederler mi? Su an ucuncu sinifim ve bu yaz staj yapmak pek icimden gelmiyor , bu yaz son gercek anlamda yaz tatilim olacagindan dil kursu ya da bilgisayar programi ogrenmek gibi aktiviteler de dusunuyorum tabi. Sizin yorumlarinizi duyabilirsem eger super olur. Cok tesekkurler :)
0
megacracker
(20.10.14)
okul sonunda yaparsan tüm dersleri almış olursun ve ne yaptığını bilirsin, iş akışını daha iyi anlarsın. hiçbir firma da niye stajını bu kadar geç yaptın demez.
0
piramitleri kimin yaptigini biliyorum
(20.10.14)
bizim okulda staj son yılın yazında yapılırsa öğrencinin diplomayı ocağa erteleniyor. staj defteri ekimin sonuna doğru toplanıyor, defterler okunuyor, komisyon falan derken ocağı buluyor. bunun dışında bir dejavantajı yok.
0
kuzey li
(20.10.14)
Dezavantaj:
-Okulu Uzatırsın.
Avantaj:
-Kafanda herşey oturduğu için stajda ne yaptığını anlarsın.
Göreceli Avantaj:
-Staj yerinde stajyer olarak başlayıp mezun olunca direk işe girebilirsin. İşe alacaklar diye bi garanti yok o yüzden tam avantaj sayılmaz bu yani.
0
maxhoper
(20.10.14)
bir dönem atar okul. işi gücü hazır biriysen yaz döneminde mezun olacağına güz döneminde mezun olursun 6 ay para kazanamamak koyuyor adama.
0
argent dawn
(20.10.14)
(12)

ya otobüste horluyorsam?

c1b2k3
ortalama 3 haftada bir 2 kere(gidiş dönüş 3 gün arayla) otobüs yolculuğu yapıyorum 5er saatlik. 5-6 sefer önce birisinin horlamasıyla bende bir ışık çaktı ya ben de horluyorsam??eski kız arkadaşım(bir süre beraber yaşadık), beraber kaldığım arkadaşlarım ve ailem evet ara ara horladığımı söylüyorlard
ortalama 3 haftada bir 2 kere(gidiş dönüş 3 gün arayla) otobüs yolculuğu yapıyorum 5er saatlik. 5-6 sefer önce birisinin horlamasıyla bende bir ışık çaktı ya ben de horluyorsam??

eski kız arkadaşım(bir süre beraber yaşadık), beraber kaldığım arkadaşlarım ve ailem evet ara ara horladığımı söylüyorlardı.

bende o ışık çaktığından beri lan ya horlarsam diye uyuyamamaya başladım resmen ki daha otobüs terminalden çıkmadan uyuyan bir insandım.

nasıl çözebilirim ben bu işi?

not: hep tek seyahat ederim. o yüzden kimseye de soramıyorum horladım mı falan diye :/

bi yardım edin bana.

teşekkürler.
0
c1b2k3
(19.10.14)
yeterince hayvan gibi horlarsan illa biri uyarır oradan anlarsın. bu kadar basit şeyleri dert etmeyin kendinize arkadaş.
0
wilhelmwasmuss
(20.10.14)
horla abi ne olacak? otobüs o kadar sessiz bir taşıt değil. arada kaynıyor horlamalar.
0
cari kacik
(20.10.14)
birinde arka koltuktaki taşak geçmişti benimle bütün gece horlamanı dinledik çok da güzel uyuyordun uyandırmaya kıyamadık diye. 15 saatlik yolculuğun 10 saati aralıksız uyumuştum. çok takma
0
dinsiz adam
(20.10.14)
Yanında oturan adama sor canım horladım mı diye, nolucak sanki.
0
buff
(20.10.14)
ortalama 30 kişi falan oluyor bu otobüste ama büyük otobüslerden.

bende hep arkalardan genelde yanım boş alıyorum bileti tabi. o yüzden de soracak kimse olmadı hiç :)
0
🌸c1b2k3
(20.10.14)
bundan sonra ses kaydını aç uyurken.
0
kuzey li
(20.10.14)
Telefonla sesini kaydet, bos zamanında tak kulakligi dinle. saçma oldu biraz ama başka sey aklıma gelmedi

Horlasan kendi sesine uyanırdın diye düşünüyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(20.10.14)
@buff'un dediği gibi sorarsan adam hakkında yanlış düşünebilir.

Iphone'da bir uygulama vardı. Uyurken kayıt yapıyor ve horlamaları falan kaydediyor. Belki onunla bulabilirsiniz. Evde deneyin bir gün.
0
otonom
(20.10.14)
Bosver takma kafaya yahu. Horlayan tek sen degilsindir. O gece yorgunluguyla kimse senin horlamana tinmaz bile. Osurani da sicani da aglayani da uykusunda konusani da oluyor.

Horlamak gayet normal bi sey.

Ama bence cok horlasan kendi sesine uyanirdin. Arada nefes alirken ince ince horluyor olabilirsin.
0
rayde
(20.10.14)
@otonom o uygulamanın ne olduğunu hatırlarsanız çok iyi olur
0
🌸c1b2k3
(20.10.14)
abi otobüste ne horlamalar gördüm yahu. arkadaşların dediği gibi biri gelip dürtmediyse yandan geçen arabadakileri korkutacak kadar horlayan tiplerden değilsindir zaten. takma kafana.
0
tescillimarka
(20.10.14)
bence horlamadan bir şey olmaz da, horlamayı engelleyen şu burun bantları var ya hani, onlardan kullanabilirsiniz uzun yolculuklarda.
0
m e l t e m
(20.10.14)
(3)

bu şarkıdaki yabancı adamın söylediği kısım hangi dil acaba ?

caner555
http://www.youtube.com/watch?v=7__ZvvqybfI
0
caner555
(19.10.14)
sallama hakkımız varsa ben farsça diyorum.

edit: evet farsçaymış, adamda iranlı.

www.kamranpop.com
0
tolga asp
(19.10.14)
arapca olma şansı yok dimi ?
0
🌸caner555
(19.10.14)
bence de farsça.
0
kuzey li
(19.10.14)
(10)

Yeni Kimlikler Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

dios
B.SDin hanesi, kütük yok sanırım.Başka ne değişikler var?
B.S

Din hanesi, kütük yok sanırım.



Başka ne değişikler var?
0
dios
(18.10.14)
1gb depolama kapasitesi olacak ve din hanesi olmayacak ha?
0
ron dennis
(18.10.14)
@cigerdelen

Değişik şifreleme yöntemleriyle etnik kimliğin, dinin kodludur zaten. maalesef.

ama internette dolaşanlarında din hanesi yok gibiydi.

ayrıca kütüğün bağlı olduğu yerde yok sanırım.
0
🌸dios
(18.10.14)
@ron dennis

www.estanbul.com

www.kimlikrandevu.com

arkasında da yok.

görünüşte kağıdın üzerinde yok sanırım onu diyorum.

o 1 gb da ne depolanacak onu biz görebilecek miyiz bilmiyorum.
0
🌸dios
(18.10.14)
şimdiki nüfus cüzdanlarının arka tarafındakiler olmamalı komple. kan grubu olmalı sadece.
0
efreet sultan
(18.10.14)
@efreet sultan

Aynen. Anne baba adı ne arkadaş ya.

Niye gerekli ki?
0
🌸dios
(18.10.14)
@dios abi yüzlerce aynı ad ve soyada sahip insan varken bu soruyu soruyor oluşun saçma bence. bu çipli sistem gelince tabi bi önemi kalmicak bunun diyebilirsin ama pratikte hala iş görür durumda olacaktır anne adı baba adı.
0
canercuxy
(18.10.14)
din hanesinin olmayacağını tayyip çok uzun zaman önce söylemişti.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.10.14)
Din hanesi var.

forum.donanimhaber.com
0
conrad moricand
(19.10.14)
@conrad beş senelik konu o, değiştirmiş olabilirler.
0
i was made for you
(19.10.14)
@dios anne adı baba adı çok önemli babamla aynı adı ve soyadı taşıyan dolandırıcı var. babam çevre il ve ilçelere gidip kimlik göstermekten helak oldu. hemde ismi öyle çok yaygın bir isim de değil, soyadı da aynı şekilde.
0
kuzey li
(19.10.14)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.