Giriş
(46)

devlet hastanesi randevusuz

pescador
bu zamana kadar hep randevumu alıp gittim vergisini veren süper bir vatandaş olarak. ancak perşembe günü, MR sonucumu aldıktan sonra bir doktor görmek istiyorum. görmem lazım. hayati olmasa da aciliyeti olan bir konu diyebilirim.belgelerimle konuşursam anlayış gösterirler mi? araya kaynama ihtimalim
bu zamana kadar hep randevumu alıp gittim vergisini veren süper bir vatandaş olarak. ancak perşembe günü, MR sonucumu aldıktan sonra bir doktor görmek istiyorum. görmem lazım. hayati olmasa da aciliyeti olan bir konu diyebilirim.

belgelerimle konuşursam anlayış gösterirler mi? araya kaynama ihtimalim/şansım var mı? veya direkt olarak acile gitsem, ilgilenirler mi? aylardır kafanızı sktim zaten bununla ama sorun şu,

20-30 adımdan sonra sağ bacağım komple iptal oluyor ve yürüyemiyorum. bazen sola da vuruyor. yani dışardan baktığınız zaman evet kaykıla kaykıla da olsa yürüyebiliyorum ama dayanılmaz bir acı ve rahatsızlık söz konusu. bunun yüzünden iki tane vizemi kaçırdım. bugünü dinlenerek geçirmeme rağmen hala ağrıyor bacağım.

kendi doktorumla randevum pazartesi günü ama ben o hastaneden tedavi görmeden eve bile dönemem. çok zor. o yüzden gerekirse çirkeflik yapıp perşembe kendimi bi doktora göstermek istiyorum.

böyle söylersem zorlarsam olur mu? "olmaz" deseniz de deniycem ama bi motivasyon-gaz olur belki diye sorayım istedim. hastanede çalışan falan varsa belki "oo kardsm o durumda yardımcı olurlar ya ayıpsın" der ne bileyim. çok ilginç şeyler.
0
pescador
(12.11.14)
ya yeter!!!!!! böyle şeyler için ACİLE GİTMEYİN!!!!!! acile acil hastalar gelir!!!! acil, sizin işlerinizi kolay yoldan hallettirebileceğiniz yer değildir! bu şekilde her gün yüzlerce hasta geliyor acile
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
@ayşe kadın fasulyesi, ahaha. şu yaşıma kadar bir kez acile gitmedim. belimin ağrısından düzgün yürüyemediğim halde randevu aldım da randevu gününü bekledim.

yürüyemiyorum diyorum sana, iki tane vizeyi kaçırdım. 20 yaşındayım, yürümeye çalıştığım zaman gözümden yaş geliyor acıdan. ne yapmam lazım acile gelmek için, öleyim mi illa? bacağım kopmadığı, ağlayıp zırlamadığım sürece acilden sayılmıyor mu?

pazartesiye daha bir hafta var neredeyse. bu süreçte alışverişimi sen yapacaksan, sınavlarıma sen gireceksen tamam gelmeyeyim acile. herhangi bir vatandaş şimdiye 100 kez acile gitmişti. doktorsun bi' de sen güya. tavra bak. doktorları çok severim, istisnasız hepsine büyük saygı duyarım. sana acayip uyuz oldum. iyileşince seni dövücem.
0
🌸pescador
(12.11.14)
ahahah çok temsili olmuş
acile gidersen böyle bir şey ile karşılacaksın işte sen randevunda git pescador sdhgfhdg
0
neferkitty
(12.11.14)
acile gitme, oraya hayati tehlikesi olanlar gitsin. fizik tedaviciye git parasını verip durum senin için bu kadar mühimse. başka kişilerin hakkına, randevusuna, zamanına tecavüz etme.

edit: acil servisi acil müdahale gerektiren durumlar için var. bu da demektir ki acil müdahale edilmezse ortaya hayati tehlike çıkabilir. illa ki ölüyor olmak gerekmiyor; organlarda kalıcı bir hasar da hayati tehlikedir, zehirlenme de.
0
m e l t e m
(12.11.14)
@pescador acile gidersen kas gevişetici falan yaparlar günü kurtarırsın belki ama randevulu gibi muayene edeceklerini sanmam.

@ayse kadin fasulyesi hastahaneye giderken önyargılı mısınız diye sormuşsunuz bir kaç saat önce ben önyargılı değilim doktora karşı ama siz hastaya karşı önyargılınız sanki.
0
kuzey li
(12.11.14)
Acile sadece hayati tehlikesi olanlar mı gidiyor allah aşkına? Bizim buralara başı dönse tansiyon ölçürtmek için ambulans çağıran yaşlı teyzeler var. Gün içnde acile kaç tane cidden hayato tehlikesi olan kişi geliyor da sen onu engelleyeceksin? Zaten gerçekten kötü durumdaymışsın yürüyemiyorum acı çekiyorum diyorsun daha acili mi var? Bence önce bi hocaya sonuç göstermek için araya girmeyi dene olmadı acile git
0
nundu
(12.11.14)
eğer kendi doktorunu ilk gördüğün gün ile yarın arasında 10 gün varsa sonuç göstermek için doktorun yanına randevusuz uğrayabiliyorsun diğer randevulu hastaların işi bittikten sonra ya da iki hasta arası vs.

ya da yine hastaneye gidip kayıt yaptırıyorsun, randevulu hastalar bitince doktor sana da bakıyor. belki iğne ilaç bir şey verir. git yani sen doktoru görmek istediğinde görebiliyorsun genelde.

edit: altta bi arkadaş yazmış 10 gün olayı devlette olmayabilir doğrudur. ben özelde 10 gün sonra sonuç göstermek için para ödeyip bi daha randevu almıştım onunla karıştırdım.
0
instant crush
(12.11.14)
@edy, acile zaten sürünerek gireceğim ondan eminim. sonucu alana kadar iptal olmuş olur çoktan.

@nundu, gelen cevaplardan sonra zaten kim ne derse desin gidicem acile evet. benim devletin hastanesinde ücretsiz olarak tedavi olmaya hakkım var. ve dediğim gibi, yürüyemiyorum. ben daha ziyade "gitsem ilgilenirler mi" diye sormuştum ama arkadaşlar "GİTME YA NİYE GİDİYOSUN ACİL Mİ PFF" şeklinde cevap verdiler. kusura bakmayın valla gayet acil. normalde belki gitmezdim, yine randevumu beklerdim ama size inat gidicem. acayip sinire kestim :(

@instant crush, benim doktorum perşembe yok sanırım. yani arazi olmuş bulamıyorum kadın o gün nerde. hiçbir poliklinikte de hastanede de görünmüyor. ama başka bi doktora görünmeyi deneyeceğim yine de.
0
🌸pescador
(12.11.14)
Bu doktorlaei dövenlerin ellerine saglik diyecegim artik , usluba bak amk. Git kardesim acile, al sonucu ordan dogru acile, bacagim tutmuyor de s.ke s.ke bakacaklar. Bakmiyoruz derlerse sabim'e sikayet edicem de tasaklarini bile yalarlar
0
pinman
(12.11.14)
peki o zaman, başka bir açıdan da düşüncemi söyleyeyim.

acilde gereken ilgiyi alabileceğini düşünmüyorum.

benim annem mide kanseriydi, kan kusuyordu, acile gittik kaç defa ama tahlillerde her şey normal çıktığı için mide ilacı verip eve gönderdiler. poliklinik muayenesi her zaman daha sağlıklıdır.

sen bilirsin.

ha ayrıca, tansiyon ölçtürmeye acile giden de yanlış yapıyor. kötü örnek örnek değildir.
0
m e l t e m
(12.11.14)
vay arkadaş ya. dha çok kısa süre önce başlık açtım burada acille ilgili, insanlar güzel güzel "çok modern" cevaplar verdiler. bi de böyle bşiler yazıym bakalım insanlar ne tepki vericek dedim, işte gerçek yüzleri şimdi ortaya çıktı.

bana gelsen, sana tabi ki bakıcaktım. ve elimden geleni de yapıcaktım. ama bu duyuruya cevap yazan bazıları gibi "acile sadece hayati tehlikesi olanlar mı gidiyor allah aşkına, tansiyon ölçtürmeye bile gidiyolar sen de git" yazanları da ortaya çıkarması açısından güzel oldu. ne ilginç insanlarız, teorikte süper modern, pratikte hepimiz bencil ve çıkarcı... duyuruyu açandan özür diliyorum, sana değil bu yazdıklarım:) geçmiş olsun.
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
Bence mr sonucunu ayse kadin gorsun ve barisin :p
0
neferkitty
(12.11.14)
@ayse kadin fasulyesi, ya sen böyle yazarsan tabii ki tepki gösterecek insanlar, ne demek gerçek yüzleri ortaya çıktı? allah kimseye yaşatmasın ama insanlar hastayken çok daha hassas oluyor. dramatize etmek istemiyorum ama hayatım karardı resmen, geçen sene çatır çatır masa tenisi falan oynuyodum buz pateni yapıyodum ben şimdi 20 yaşında delikanlıyım bakkala ekmek almaya gidemiyorum. niye? yürüyemiyorum. ulan işe bak.

7 dakika süren ev-metro arasını 40 dakikada, mola vererek gidebilen bir insana "ACİLE GELMEYİN HER ŞEY İÇİN!!" dersen o insan kafayı yer. normalde bu tip bi cevaba "heueuhue" deyip geçecek bi insanım ama içinde bulunduğum psikoloji nedeniyle az kalsın ağlayacaktım.
0
🌸pescador
(12.11.14)
hatta şimdi diğer cevapları da okudum da, duyuruyu yazan bile neler demiş. git güzel kardeşim, senin bedava muayene olma hakkın var evet.
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
daha önceki duyurularında da en az 2 kere söyledim, sonuçlar çıkınca doğrudan gidip gösterebilirsin. öğleden sonra bütün polikliniklerin önünde elinde tahlil sonuçlarıyla kapı kapı dolaşan teyzeleri görebilirsiniz. sen de git göster işte. ben bu devlete vergimi ödüyorum goygoyuna gerek yok.

acil kelimesi yanlış anlaşılıyor sanırım. yukarıdaki elemanın üslubu yanlış da olsa söylediği doğru, senin durumun acil değil. yine yukarıdaki sığırlardan birinin önerdiği gibi doktoru dövsen de acil değil. değil işte amk. acilde acil olmayan hastaya bakmadı diye sabim'e edilen şikayetten de bi cacık olmaz.
0
calzoncillos
(12.11.14)
acil serviste senin hastalığının tanısının konamayacağını, sadece geçici olarak ağrı kesici yapılacağını, asıl hastalığın için ileri inceleme ve uzmanlık gerektirdiğini de söyleyeyim. böylece acil servisin "illa ölmek mi lazım" diyenler için değil, gerçekten de hayati tehlikesi olanlar için olduğunu belki anlatabilirim. acil serviste sike sike her hastaya bakılıyor, ama sizin hastalığınıza bir çözüm bulunamıyor. madem herşeye acilde bakılıyor, poliklinikler niye var? herkes randevu almadan güzel güzel acile gitsin o zaman? niye böyle bi sistem yok sizce?
0
ayse kadin fasulyesi
(12.11.14)
@calzoncillos, senin dediğin sonucu hemen çıkan tetkikler için geçerli. ben doktora geçen pazartesi mi ne gittim. perşembe günü gittiğimde doktor bile olmayacak orada. başka birine göstermem gerekecek. "ben sonuç göstericem" diye dalabilir miyim doktor ayırt etmeksizin? öyle oluyorsa tamam.

vergimi veriyorum da goygoy değil. kimsenin hakkını gasp etmem, gerçekten acil değilse acile falan gitmem randevumu beklerim anlamında dedim onu.

bu nasıl acil değil anlamadım. neyse.

@ayse kadin, ya ben oturup beni 30 dakika muayene etsinler mi diyorum acilde?! iğne yapsınlar hap versinler koysunlar kapının önüne. eve kadar yürüyebileyim en azından. ne bileyim baksınlar bacağıma kangren mi oluyorum ne oluyor geberiyor muyum onu söylesinler bana. başka bi şey istediğim yok zaten. muayeneyi doktoruma olurum tabii ki. hasta mısınız ya.
0
🌸pescador
(12.11.14)
ya eğer sonuç gösterecekseniz direk doktorun odasina cikin servise.

önce resepsiyondakilere danışın onlar tc'nizi falan alıp yönlendirirler, muayene de randevu ve sıra bekliyoruz, sonuç göstermede değil bildiğim kadarıyla. işin zaten acille ilgisi yok.

ayrıca o diğer arkadaşın dediği gibi 10 gün kuralı yok sanırım, yani varsa da esnek çünkü annemin sonuç 15 gün sonra gitmiştik doktor hemen aldı kapıda bekletmedi.

kardeş sen direk doktorun odasına git, zaten odada onun yardımcı gibi bi hemşiresi vardır ona anlat o bilir.
0
drystedb efficacious
(12.11.14)
al mr sonucunu git doktorun sekreterine mr sonucu gösterecektim de ayarlarlar hemen sen de oturur soluklanırsın bu sırada.
0
argent dawn
(12.11.14)
bence de mr sonucunu aldığında doktorun odasına çık, hemşiresiyle görüş. randevusunu iptal eden biri olabilir ya da seni sonuç değerlendirme için araya sıkıştırabilirler. burada yaptığın gibi sana kolaylık göstermek zorundalarmış gibi davranmazsan, durumunu anlatırsan, nazik olursan geri çevireceklerini sanmıyorum.

o gün seni araya sıkıştırma imkanları olmazsa bile randevundan önceki bir gün için gelmeni söyleyebilirler.

edit: şimdiye kadar neden ağrı kesici bir iğne yaptırmadın onu da anlamadım. aile hekimine gidip, durumu anlatıp reçete yazdırabilirdin.
0
m e l t e m
(12.11.14)
zaten acile gittiğinizde sizi o anki durumunuzun aciliyetine göre yeşil-sarı veya kırmızı alana aktarıyorlar.

Şöyle bir şey söyleyeyim, iki ay kadar önce deli bir ağrı ile uyandım iki gece üst üste, ya apandisit diyorum, ya idrar yolu iltihabı oldum. randevu da almışım ürolojiden bu arada bu ağrı başladığında iki gün sonrasına, randevu bekliyorum güzel güzel.

randevu vakti kalktım gittim ürolojiye, adam 'apandisit gibi bir sorun yok bence, muhtemelen idrar yolu iltihabı, hiç bekleme poliklinikte, acilden giriş yap, sonuçları beklemezsin, zaten orada genel cerrahlar var, idrar yolu iltihabı ise nöbetçimiz var, gelip kontrol ederiz seni.'' dedi. dürüstlüğüne hayran kaldım resmen. 1 saatte de tüm işim halloldu, normalde 3 günde çıkacak testlerim yarım saatte çıktı, gayet düzgünce muayene edildim, hem doktorun içi rahattı ben oradan çıkarken hem benim içim rahattı.

neticede idrar yolu iltihabıymış acımın sebebi.

36 doğumlu anneannem var, bugüne randevu almıştık dahiliyeden bir araştırma hastanesinden. kadın içi rahat etsin diye senelerdir aynı hastaneye gider. dün sabah aradılar, randevunuzu 20 kasım'a aldık. hobaa, bu kadın dikili'den geldi. şeytan diyor sok acilden, azıcık ''sebebini bilemedim yavrum midem bulanıyor, başım dönüyor.'' desin tüm tahlilleri yapsınlar 2 saatte.

başımdan geçen iki olaydır.
0
kaymaktutmayansicaksut
(12.11.14)
@ayse kadın

Verdiğim örnekle ilgili bana laf atmışsınız da anlamadığım bir şey var ben ambulans çağiran teyzeleri övmedim ya da doğru yapıyorlar da demedim. Onun dışında tek dediğim bir gün içinde acile kaç tane cidden yaşam tehlikesi olan insanın geldiğiydi. Hayatımda iki kez acile gittim ikisinde de gece yarısı 39 küsür ateş bulantı gibi sebeplerle 10-11 yaşlarımdayken. Bu durum benim hayati tehlikem olduğunu mu gösterir? Hayır ama acile gitmez poliklinik beklersem boşuna ateşim yüksek kalmış ya da hayatım belli bir süre (bu benim durumumda 3-4 saat, duyuru sahibinin durumunda 3-4 gün) cidden zor geçecek. Yani bunun için acile gelmeyeceksek sadece öleyazdığımız zamanlarda mı geleceğiz? Ben de tıp okuyorum 1. Sınıftayım bu yüzden yukaridaki gibk doktora şiddet tarzı yazılara cidden nefret duyuyorum ama bir hastanın bu durumda acile gitme hakkı vardır bence, bu konuda da hastaya hak veriyorum.

Not: ayrica sabim'e kafam girsin, annem ebe hemşire hiç bir şey bilmeyen hastalar her firsatta bu şekilde gerekli gereksiz tehdit ediyorlar hem doktorları hem hemşireleri.
0
nundu
(12.11.14)
@m e l t e m, hastanede bana kimse "ACİLE GELME!! BURASI İŞLERİNİ KOLAYLIKLA HALLEDEBİLECEĞİN BİR YER DEĞİL!!" demiyor. ve bu antipatik arkadaşın duyurusuna da yazdım. ben neredeyse her hafta devlet hastanesine giden ve gördüklerinden çok memnun kalan biriyim. herkese bağıran doktor bile bana karşı sakindir, güleryüzlüdür. ben de öyle birisiyim çünkü.

ama bu tavır delirtti beni. ben normalde gayet güzel davranır ve konuşurum. şu zamana kadar bu arkadaş gibi arıza birine de denk gelmediğim için hiç sorun yaşamadım.

ayrıca bana yardımcı olmak zorundalar. hastane orası. ben kimsenin hakkını gasp etmeden, insan gibi derdimi anlatırım. onlar da yardımcı olurlar. olmuyorlarsa o zaman ben de çirkefleşirim kusura bakmasınlar. başım ağrıyor diye gitmedim ben oraya. bu problem yüzünden bir senem çöpe gitti benim. ilgilenecekler.
0
🌸pescador
(12.11.14)
Sabah erkenden ftr, norosirurji, ortopedi, artık neyi istiyorsan sıra alabilirsin. Bir de öğleden sonraları sonuç gösterme sırası oluyor. Ona da bakabilirsin.

Hastalara acile gelmeyin deyince is yükünden kurtulmuyorsunuz. Doktor günü kurtarmak için synacthen veya dicloron yazıyor İğneleri nerede oluyorlar canlarım, herkesin evinde doktor hemşire mi var? Her türlü o acile ugranacak. Gerçi enjeksiyon odasından da şikayet çok.

MR'ini uzmana yorumlat, aynı sonucu gören üç cerrahtan biri fıtık değilsin, biri idare et, biri seni acil ameliyata alıyoruz diyebiliyor.

Ha acilde acil degil derlerse ucretsiz olmuyor. Muayene ücreti öduyorsun
0
Lim5
(12.11.14)
@lim5, ücret ödeme durumu acile özgü bir şey mi? ne kadar alırlar tahminen? normalde devlette beş kuruş vermiyorum çünkü.
0
🌸pescador
(12.11.14)
ben randevu almıyorum hiç. öğleden sonra gidiyorum hastaneye, randevulu hastalar bittikten sonra ben giriyorum. bu yani. bir doktor görmek için 2 hafta mı bekleyim o ne saçma şey ya? tabi bu dediğim gidilen hastanenin yoğunluğuna göre değişebilir.
0
sckxyss
(12.11.14)
ayse kadin fasulyesi'ne siteminde zaten haklı olduğunu düşünüyorum. ölçüsüz bir tepki verdi. sonra o tepkisinin arkasında da durmadı zaten, neyse... :)

şimdi boşver onu. normalde sonuç gösterme için biz de annemle aradan girerdik. tabi rica ederdik, "nasıl randevu almazsınız"lık bir durumumuz zaten olmadı hastalık kanser olduğu için, hatta kendileri diyorlardı aradan girersiniz sonuç göstermek için diye.

fakat senin durumunda hali hazırda randevun olduğu için, sana önceden "sonucu alınca gelin" demedikleri için eğer sen "bana şimdi, şu anda bakacaksınız" diye baskı yaparsan bu itici olur ve iyilik/kolaylık yapacakları varsa da yapmamayı tercih edebilirler hayati bir tehliken olmadığı için.

yukarıdaki cevabımı editledim ama buraya da yazayım; aile hekimine ağrı kesici iğne yazdırabilirsin.
0
m e l t e m
(12.11.14)
gene kavga çıkmış.

mr sonucunu al doktora git. kapıda hemşireye rica et, olmadı yalvar yakar bişiler yap. tahlil sonucu için anlayış gösterebilirler.

bunun dışında üzülme bir senem gitti diye. rapor vermiyor mu bunlar?
0
mea maxima culpa
(12.11.14)
Normal muayene ücreti alınıyor diye biliyorum, reçete yazilirsa 8di en son.

Ayşe kadın haklı o konuda, herkes acile üşüşüyor gereksiz bir doluluk oluyor. Bu kadar tepkiyi uslubundan dolayı aldığının farkındadır. Bir de acil ilk müdahale ve yönlendirme yeridir. İstediğin uzmanlığı bulamazsın. Durumu vahim olanlar için uzmanı ararlar veya çağırırlar.

Sonuç göstermeye her türlü dalabilirsin.

Bir de nasıl beş kuruş vermiyorsun? Eczaneye en son ne zaman gittin? İlk ilaç almanda hepsini alırlar.
0
Lim5
(12.11.14)
@m e l t e m, ya laf aramızda ben ikametgahımı buraya şeyapmadığım için aile hekimim izmit'te hehe. dediğim gibi, ben aşırı sempatik biriyim hastanede. gayet güzel konuşur anlatırım derdimi. oradakiler de insan olduğu için genelde sorun yaşamam. ne diyim inşallah bu ayşe kadın gibi bi troll'e denk gelmem yani. gelmediğim sürece problem olmaz sanırım.

@mea, rapor vermeleri pek bi şey değiştirmez, benim derdim devamsızlık değil. okula gidemiyorum. gidemediğim için çok geride kaldım. bizde devam zorunluluğu zaten yok. yani sınavlara girsem de bi halt yapamıyorum.

@lim 5, daha geçen gün antidepresanımı almak için gittim. almıyolar valla. ben de anlamadım. toplu mu geçirecekler acaba sonradan?
0
🌸pescador
(12.11.14)
@pescador, dostum henüz diploma sahibi olmasam da ben kendim ucundan doktorum. poliklinikte öğleden sonra o gün yapılan kan/idrar tahliline de, fi tarihinde çekilmiş mr'a tomografiye de bakılır/bakıyoruz. bir bildiğimiz var ki söylüyoruz yani.

konu acayip uzuyor o yüzden acil olayını çok deşmeyeyim ama sana şöyle söyleyeyim; acile gidip anlatınca doktor suratına "e niye acile geldin şimdi" manasında bakacak, hemşire de sana voltareni basıp gönderecek. akşama kadar tamam ama derdine kalıcı bir çözüm olmayacak..
0
calzoncillos
(12.11.14)
ikametgahını şeyyap mutlaka, 2 dakikalık iş. o zaman aile hekimine de gidersin, acilde gerçekten acil olmayan durumların sayısı da azalır. win win
0
m e l t e m
(12.11.14)
bu durumda mr ını alıp seni takip eden dr a gideceksin ve diyeceksin ki " benden mr istemiştiniz. sonucu aldım ancak randevumu geç bir tarihe alabildim. yürüme mesafem son muayene olduğum döneme göre çok kısaldı." zaten bir yerde takipli hastaymışsın. hiçbir hekim takip ettiği hastanı ani kötüleşme durumunda reddetmez. izleyeceğin yol bu.

acilde sana istediğin kas gevşeticiti, ağrı kesici yapacaklar, 12 saat sonra yine acile girdiğin haline döneceksin. ayse kadın belki sert söylemiş ama doğru söylemiş. bu tip durumlarda hem çözüme ulaşman hem de acilin meşgul edilmemesi için seni takip eden dr a ulaşman gerekiyor. yukarıdaki bazı yorumlar gibi şahsi bir yorum değil bu, hem prosedüre uygun hem de hastanın en hızlı biçimde tedavisini alması için izlenmesi gereken yol bu.
0
sumuklu asilzade
(12.11.14)
@sumuklu asilzade, doktora ulaşamıyorum ki! sorun o zaten. benim gittiğim, benden MR'ı isteyen doktor o gün hiçbir yerde görünmüyor. belki hastanededir bilmiyorum ama randevu çizelgesinde hiçbir yerde yok yani o gün.

ben acilden bana etraflı bir muayene yapmalarını beklemiyorum zaten, daha önce de söyledim. ARKADAŞLAR ÇOK CİDDİ ÖLMEK ÜZEREYİM diye şeyapmak istemiyorum ama ben yürüdüğümde ayağıma kan gitmiyor. 4 saat öyle kalsa kangren olucam. bacağıma bakıp "bi şey yok lan rahat ol" deseler bile rahatlayacağım.

yani evet acile gitmeden de yaşarım, muhtemelen ölmem. ama bir uzmana görünüp fikrini almak, "bi şey olmaz di mi?" diye sormak zorunda hissediyorum. tek isteğim bu. 12 saat, 5 saat artık ne kadar götürecekse. yapsınlar kocaman iğneleri komple kendimi kaybedeyim ooh. bana uyar.
0
🌸pescador
(12.11.14)
bölüm sekreterine tel ile ulaşıp bilgi iste. o gün ameliyathanede olabilir, semt polkliniğinde görevlendirilmiş olabilir, yıllık izinde olabilir vs. o dr görevli değilse bile aynı branş hekimine yönledirirler seni. yukarıda yazdığım cümleyi aynen ona aktarırsın. bilgisayar kayıtlarından durumunu anlaması çok vaktini almaz.
0
sumuklu asilzade
(12.11.14)
acilin tanımında hayatın ve ekstremitenin riske girmesi var.
sizinde bacağınız(ekstremite) olduğu için acil hizmeti almaya hak kazanmışsınız denilebilir. tabi bu durumda ekstremiteyi kurtaran girişimler yapılır. tedavi planlaması yapılmaz.

Acile giden huysuz teyzeleri örnek göstermek çok kötü olmuş. Türkiye kadar kötü acil hastası profili olan başka ülke yoktur.

hastalığınız için kimseyi suçlamayın. yemeğimi alışverişimi sen yap demeniz çok mantıksız ve abes. içinizdeki şiddeti de spora, bilime, sanata yansıtın.

acile gereksiz gidişleri engellemek için yeşil alan diye bir şey çıktı. yeşil alanla girenlerin maaşlarından vs. baya kesinti oluyor. ama buna rağmen vatandaş farkına varmıyor cebinden eksildiğini hissetmiyor. hani girişte 5 tl alsan, adam parasına acır gitmez ama maaştan 50 lira kesince pek etkisi olmuyor.

Verginizi veren dürüst bir vatandaş olmanız, hakkınız olan hizmeti almaya hakkınız var. Şunu farkedin: Gereksiz acile giderek doktora zarar vermiyorsunuz. adam 2 dkde ilacınızı yazıp performansını arttırıyor. aslında doktorun kendisine faydanız var. ohh çok kolay iş. acil durum yok diye ağrı kesiciyi yazar gönderir. ANCAAAAK, o anda acil müdahale gerektirebilecek, hayati risk taşıyan bir hastanın hakkın çalmış oluyorsunuz. bir gün siz kalp krizi geçirince, içerde tansiyon ölçtüren teyzeler yüzünden sırada beklerken ölmemenizi dilerim.
0
ceycey e
(12.11.14)
@zetahead
şunları belirtmek lazım. mesela benim babam kalp krizi geçirdiğini anlamadı. karın ağrısı zannetti. ben farkedip acile götürmüştüm. eğer kendi kendine acile gitseydi muhtemelen doktora: karnım ağrıyor diyecekti. tansiyon ölçtüren teyzelerden sırasını bekleyecekti.

acillerde o kadar çok sıra kavgası oluyor ki. geçen haberlerde 2 aile acilde sıra için kavga etmemiş miydi? hastaya kalp masajı yaparken bile, diğer hastanın yakınlar: "ölmüştür artık hadi gelin bizim hastayla ilgilenin" dedikleri bir ülkedeyiz.
0
ceycey e
(12.11.14)
hiç telefon veya mhrs işlerine girişmeden sabah gidip hasta girişten/sekreterliktenilgili bölüme randevu alıp alamayacağını sorarsın. boşluk varsa verirler. hatta pazartesiye randevun olduğunu ama ağrıya dayanamayacağını , acildeki ağrı kesicilerin geçirmediğini , en kısa zamanda tedavinin planlanmasının senin için iyi olacağını ve bugün doktoru görebilsen senin için iyi olacağını söylersin.

en son çare de tüm hastalar bitince doktorun kapısını çalmak.

acil konusuna gelirsek , ayağın ağrıyorsa ve bu senin günlük hayatını etkiliyorsa git acile. tabi ağrına geçici bir çözüm olacak diye de kamu spotumu vereyim. akşam 11'de "2 aydır adet görmüyorum , gebelik testi istiyorum" şeklindeki bir şikayet için acile gitmiş birisinin yanında seninkinin lafı bile olmaz.
0
montauq
(12.11.14)
@ceycey, haydaaa! dl.dropboxusercontent.com

ben kalp krizi geçiren adam dururken bana baksınlar demiyorum ki zaten. "acile gelmeyin" tepkisine delirdim. benden daha acil olan tabii ki gelsin, ben sıra da beklerim acilde problem değil. diyorum ya ben hastanede çok uysal ve güzel bi' adamım. böyle bu fasulyeninki gibi abuk subuk tepkiler görünce çıldırıyorum sadece. yoksa kimseye bacağımı sallayıp "DÜZELTSENİZE LAN" diyecek değilim. her hasta benim gibi olsaydı memlekette kavga dövüş olmazdı da değerimi bilmiyolar işte heheyt.
0
🌸pescador
(12.11.14)
zetahead'e baştan, kapsamlı bir cevap yazmak istedim. hak etti.

@zetahead sen hukuk 3. sınıf öğrencisisin. ben 2008'de hukuk fakültesinden mezun oldum. avukatlık stajımı yaptım, avukatlık ruhsatımı aldım. 2 sene avukatlık yaptım. şimdi de yüksek lisansı tamamlıyorum. bir süredir -kendi isteğimle- çalışmadığım için de birilerine bir faydam olsun istiyorum ve bunun için duyurunun çok iyi bir araç olduğunu düşünüyorum. henüz meslektaş değiliz ama dilerim en kısa zamanda oluruz. :)

edebiyat yaptığımı düşünüyor olmana bir şey diyemem, ama milletin zamanından çalındığı ifademin arkasındayım. hayatımın 2 senesi acillerde geçti. anneme mide kanseri teşhisi konulmadan önce, o kan kustuğunda da, tuvalette bayılıp kafasını yere çarptığında da acillere çok gittik. her defasında da sıra bekledik. benim ne yaşadığımı bilmeden bana "ezberden konuşuyorsun" demeye hakkın yok. acilin her günü aynı olmadığı gibi, her hastanenin acil servisi de aynı imkanlara sahip değil, bunu da belirteyim. "meslektaş gibi bişey" olduğumuz için somut olayın şartlarına bakmak gerektiğini bilirsin. acilde gerçekten hiçbir aciliyeti olmayan hastaların çok yoğun olduğu dönemler oluyor. kol kırığı gibi gözle görülebilen bir şey değil kanser, ve bu yüzden eşek gibi sıra bekliyorsun.

senin üslubun da bana göre garip, itici ve "meslektaşın" olarak gördüğün birine karşı saygı içermiyor.

benim bulunduğum ortamda direkt beni muhatap alacağına niçin "meltem nikli kullacı" diye arkamdan konuşur, dedikodumu yapar gibi bir tavır sergiliyorsun ki? :)

benimle ilgili şahsi fikirlerini burada belirtmen de dikkat çekme çabasından başka bir şey değil bence.

comptrol'un avukatlığını yapmana da gerek yok. o kendini savunabilecek kadar kişilikli biri. ona neyi neden dediğimi de aynı duyuruda yazdım ama sanırım sadece canının istediği kısımları burada belirtme ihtiyacı duymuşsun. ben hiçbir zaman ";)))))" gibi yılışık suratlar kullanmam. alıntı yapıyorsan doğru düzgün yap bari.

umarım sen milletin bayıldığı bir avukat olursun. :)
0
m e l t e m
(12.11.14)
APDEYT: gittim, gördüm, yendim. 923438 kez gitmişimdir hastaneye, hiç bugün ilgilendikleri kadar ilgilenmediler. DURUMUN ACİL DEĞİL CNM YHAA diyenlere girsin..........
0
🌸pescador
(13.11.14)
ne dediler peki? neyin varmış? sonucun da çıkacaktı bugün.
0
m e l t e m
(13.11.14)
of o kadar uzun ki cevaplar, okumak istedim ama bi yerden sonra daraldım

acilde seni beyin cerrahı ve radyolog bekliyor mu olacak? hayır. büyük ihtimal pratisyen, ya da acil asistanı olacak. tedavin uygulanmayacak, ağrı kesici vs yapacaklar, randevu al beyin cerrahına git diyecekler.

işte bu nedenle acile gitmemelisin.

ha eğer ağrın çoksa, akut tedavi için git. ama çözüm olmaz

edit: sonuan kadar okudum sonunda. aferin pescador gitmişsin acile, umarım başın göğe ermiştir, bundan sonra mutlu mesut bir hayatın olur artık acilde seninle süper ilgilendikleri için. niye bu tarz bi nispet yapmak istedin gerçekten anlamadım. seni sempatik bulurdum ama "diyenlere girsin" falan gerçekten gereksiz ve saçma olmuş. hayattaki en büyük başarın sanırım acile gidip kaale alınmak
0
la noix
(13.11.14)
@la noix, acile gitmedim ki? sonucumu alıp direkt nörolojideki bir doktora gösterdim. burdaki 2-3 artiste şekil yapıcam diye niye acile gideyim manyak mıyım? devlet hastanesi olmasına rağmen 2 doktor yaklaşık bir saat boyunca sayısız test yaptırdı, normalde 3 gün sonrasına randevu verilen EMG'yi o an çekiverdi. yani durumum gayet acil ve ilgi gerektiren türdenmiş, onu söylemek istiyorum. acile gitseydim onları meşgul etmiş olmayacaktım. ben de burnum akıyor diye gitmiyorum sonuçta acile, bunu yapamayacak kadar utangaç bir insanım. "acil değil diyenlere girsin" de işin şakası tabii, kimseye girmesin bi şey. ama gayet ilgi ve alaka gerektiren, acilen bakılması ve mümkün olduğunca kısa sürede çözülmesi gereken bir şey. o yüzden "acil değil yeaa niye gidiyosun" diye çemkirenlere kızdım.

@m e l t e m, MR sonucuma göre radikülopati var ama nedense bunu ciddiye almadılar. tekrar EMG çekildi, pek çok test yapıldı ve netice olarak onları kandırmadığım ve yürüyemediğim görüldü. sonunda doktor "çok sıkıldığının farkındayım ama bu gerçekten çok nadir görülen bi durum, daha fazla bilgiye ihtiyacımız var" diyerek 3 adet ilaçlı MR (beyin ve bel altı komple) + 2 tane de kan tahlili istedi.

yalnız böbreklerimde sorun çıktı, o yüzden ilaçlı MR işini nasıl yapcaz bilmiyorum. güncel kan testi istediler, "belki bunda çıkmaz" diye herhalde.

velhasıl ben hala yürüyemiyorum, en azından 1-2 hafta daha yürüyemeyeceğim. o an ağrım sızım olmadığı için (metroya kadar taksiyle gittim, çok yürümedim haliyle) iğne yapmalarına gerek yoktu. ilaç da vermek istemediler çünkü ne olduğunu bilmiyorlar. ağrı kesici işe yaramaz dediler.

2 yıldır doktordan çıkmadığım için alıştım artık hasta kafasına ama bu beni gerçekten tedirgin etmeye, üzmeye başladı. salak salak dengemi falan da kaybediyorum arada. beynimde bir şey çıkmasından korkuyorum. belimde sorun olsaydı fizik tedavi veya ameliyatla geçerdi. ama beyinden kaynaklanan sinirsel bir bozukluk varsa o zaman çok sıkıntı işte. bilmiyorum ne olacak. okul mokul yalan oldu bir senem daha çöpe gitti.

son olarak, EMG'yi çeken teknisyenin ya da doktorun, "amputasyon falan gerekir mi?" soruma gayet normal bi şekilde "damarlara bakıcaz onun için bilemeyiz" demesi canımı çok sıktı. lan insan "ne amputasyonu manyak mısın dur daha" der ya :(
0
🌸pescador
(13.11.14)
sonuçlarınla bir başka devlet hastanesine daha gidip bir başka hekimin de görüşünü al bence. özellikle de bu nadir görülen hastalığın konusunda uzmanlaşmış olan bir tanesini bulabilirsen iyi olur.

geçmiş olsun... :/

ha, acile gitsen muhtemelen ilaç verip eve yollayacaklardı, ve ben de öyle demiştim. kan tahlili filan yapıp gönderiyorlar. onu bilesin.

edit: sen vergini veriyorsun ya, ondan devlet dedim. :) hastane işte. özel de olur. acil şifalar.
0
m e l t e m
(13.11.14)
@m e l t e m, yarın babamın yanına gidicem muhtemelen özele götürür o. pazartesi de kendi doktorumla randevum var. ama onların da bir şey diyeceğini sanmıyorum. şimdilik bir şey çıkmamış galiba. ama şimdiden çok sıkıldım. teşekkür ederim :)
0
🌸pescador
(13.11.14)
(16)

Esnaf düşmanlığı [ciddi]

ateyist_
(bkz: internetten alışveriş yasaklansın)beyler çok üzüldüm. çok ağladım. uzun süre esnaflık yaptım, tek amacım müşterime ödediğinin karşılığı kalitede mal temin etmekti. güzel de kazandım elamdülülü. lakin şimdi bu başlıkta yazılanları okudum, feriştahım sarsıldı afederisiniz.neyse üzüntüyle karışık
(bkz: internetten alışveriş yasaklansın)

beyler çok üzüldüm. çok ağladım. uzun süre esnaflık yaptım, tek amacım müşterime ödediğinin karşılığı kalitede mal temin etmekti. güzel de kazandım elamdülülü. lakin şimdi bu başlıkta yazılanları okudum, feriştahım sarsıldı afederisiniz.

neyse üzüntüyle karışık tüketicinin ne kadar enayi olduğunu da gördüm bu arada, ticaret nedir bilmeyen, ucuza mal almayı başarı sanan falan.

iş bu enayiliği gördükten sonra kafama takılmış siz tüketicilere sorulacak sorularım var!

1- esnafın gösterdiği patatesi internette doğranmış 10tl'den aldım derken, malın aynı kalitede mal olduğunu hiç sorguladın mı? (kaçak, sahte, refurbished) (bu güven nasıl içine işledi lan tüketicinin, helal olsn)

2- üreticiden tüketiciye direkt geldi oh çok masrafsız geldi derken, üreticiden geldiğini nereden öğrendin? üretici fiyatını sen nereden biliyorsun zalım? (5 sene esnaflık yaptım, hiç bilemedim :/)

3- esnafa sorduk "stokta yokmuş, ancak sipariş verebilirmişiz" dedi diyerekten esnafı "çakal" lanse ederken, "internette" satış yapan üreticinin stoğunun olup olmadığını nereden bildin sen? (gavur ellerde buna "special order" deniyor, normal yurdum insanının alfa musluk kapak takımının haliminin çapının tse standartlarında kaç olduğunu bilmesi zor, hizmet devreye giriyor, özel siparişine uygun uzmanlıkla yanıt veriliyor)

gerçekten kilit noktalar bunlar, yanıtlarsanız sevinicim, ayrıca hayalim hep bir perakende zinciriydi, halen öyle ama çok üzüldüm beyler. niye böyle dediniz lan esnaflarağ?
0
ateyist_
(11.11.14)
şimdi orda entryler arasında güzel bir örnek var.

adam telefon kılığı almak istemiş 15 tl denilmiş ve sebep olarak da yüksek dükkan kirası vs denilmiş.

Sona 10 tl ye başka bir yerde görmüş.

sonra çin'den 1,5 dolara getirtilebileceğeni öğrenmiş.

şimdi adamın aradığı çok basit bir telefon kılıfı ve kalitesi fark etmez diyorken ne kadar bu kadar ucuza bulabileceği bir opsiyon yok ve 10-15 tl lik ürünler var, yoksa aynı kalite ürün 10-15 tl ye mi satılıyor?
telefon kılıfı gibi ufak tefek şeylerde kalite aramıyorsak ve ''dükkan kirası'' diye pahalıya almak istemiyorsak elbette gider internetten alırız.

internetten alınmayacak kalite aranacak şeyler de var elbet ama dükkanın kirasını çıkarmak için de 5 kat fazladan para ödemeyelim bi zahmet.

internetten alışveriş yapmanın en büyük avantajı : OPSİYON
0
neferkitty
(11.11.14)
1-patatesi pazardan alırım.
2-esnafın da öyle bi garantisi yok.
3-güvenilir bi yer değilse arar sorarım.
0
delineron
(11.11.14)
esnafın yüzde 10'u adam gibi esnafsa yüzde 90'ı çakal.
0
mr.goodcat
(11.11.14)
şimdi neferkitty kardeş çok teşekkür ederim katılımınçin. gerçekten cep telefonu, bilgisayar ve aksesuarları gibi malları barındıran esnaflar çılgın ve şerefsiz, evet. 2'ye alıp 10'a satmaları meşhur, lakin bu sektörde marka yok, "sektör" yeni, bir bulduğun marka 1 sene sonra yok, haliyle bilgi ve birikim bu sektörde hizmete pek bir kıymet katmıyor. haliyle sirkülasyon böylesi hızlı olunca piyasada vurguncu da çok. ayrıca tüketici bu ürünün satışını yapan esnaftan daha bilgili falan ben burada birkaç noktadan dem vurdum ama türevleri, farklı sebepleri de mevcut.

fakat bana iyi kalite bir kurbağacıkta bulunması gereken özellikleri şıpçanak söyleyebilir misin? internette sorabilirsin, doğruluğunu şıp diye teyit edebilir misin? kim ucuza satar, kimin elinde stok var, üretici fiyatı ne söyleyebilir misin? zor.

@delineron yaş 20'lerde sanırım.

esnafın böylesi bir garantisi var kardeşim, açar faturasını gösterir, çat. telefon; yine yüzyüze görmediğin birisi, yine "sanal", kimbilir hangi apartmanın hangi dairesine tabelası asılı firmalar çok kardeşim.
0
🌸ateyist_
(11.11.14)
ama adam orda çok basit bir şey demiş ''altı üstü telefon kılıfı'' tamam onların da kalite kalite farkı var elbette hatta aldığı şey kansorejen bile olabilir ama onun aradığı kalite değil.
Telefon aksesuarlarında ben 10 tl den aşağı hiçbir şey görmedim bu anlamda adam ucuzu arıyor , sen 1,5 dolara değil 2 dolara satsan zaten gelip senden alacak misal.
sonuçta az bir fark için çin'den gelmesini bekleyecek hali kalmıyor ki ucuz bir şey için.
ama arada devasa fark olunca direkt internete yöneliyorsun haliyle.
0
neferkitty
(11.11.14)
geçende teknosa'dan bir şey alacaktım, o mağazada yokmuş. getirtme olanağı olur mu dedim, isterseniz internetten alın 10-15 tl fark ediyor dedi görevli.
yani, aynı kalite mal, internet sisteminde daha düşük fiyattan satılabiliyor. üstelik de evime gelecek. ben taşımak zorunda kalmayacağım. tercih nedeni.

ben internetten alışveriş yapmayı sevmiyorum o ayrı. giderim, bakarım alırım.
getirecekler diye bekleyeceğim, sağım solum belli değil dışarı çıkarım onlar gelir bulamaz, ürün ayıplı çıkarsa uğraşacağım, ara telesekretele muhatap ol, gelsinler alsınlar, yenisini getirsinler... bir tomar sıkıntı.
tabi benim alışveriş için vaktim var, çalışan insan için masa başından alışveriş yapmak büyük kolaylık.

hayalini gerçekleştirmeni dilerim. dürüst esnafla diğeri en fazla bir yanılma payıyla ayrılıyor zaten. temiz iş çıkarırsan elamdülülülere devam edersin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.11.14)
1. eğer akıllı bir tüketiciyse marka kıyaslayarak alır, ve biraz araştırınca mutlaka esnaftan daha ucuza buluyorum. ayrıca yasaya göre bir hafta koşulsuz iade hakkı var küçük esnafa ürün iade edene kadar göbeğim çatlıyor.
2. direkt üreici değil ama ara basamak azalıyor diyelim bu konuya karşı çıkamayacağım.
3. esnaf genelde istersen getirtiriz diyor ama iade veya cayma hakkını vermiyor genelde parayı peşin almaya çalışıyor. internetten alınca 7 hafta koşulsuz iade + cayma hakkı.
4. esnaf defolu mal kakalayıp sonra sizin hatanız diye çamura yatıyor. satış yapabilmek için dezenformasyon yapıyor.
ben bir ürün alacaksam önce internet + büyük mağazaları incelerim onlarda varsa uygun olanından alırım yoksa gelmesini beklerim. eğer çok acilse küçük esnafa bakarım.
0
kuzey li
(12.11.14)
esnaf ağabey gel bakayım şöyle.

koltuk almak istedim eve, kolçaklı olanından, ofis koltuğu gibi. internete bakmadım, direkt gittim kadıköy'de bir esnafa girdim. adam 5 tane koltuk gösterdi, bunlardan başka yok dedi, başka da bulamazsın zaten dedi.

sonra üreticiden alıyorum, benden daha ucuzu da olmaz dedi. bin bir türlü laf söyledi, nereliymişim, okuyor muymuşum, çok genç gösteriyormuşum...

derken koltuğun markasını ve modelini aldım. bana 320'den başlayıp 280'e kadar düşmüştü. sonra almaya yeltendiğimde fatura istersen kdv de eklerim ama dedi. (ne ala memleket) tamam dedim, yanımda nakit yok, çekip geleyim. çıktım mağazadan, koltuklara internetten baktım. aynı marka ve model koltuklar 140 lira. hatta internette en pahalısı bile 180'e kadar.

bunu açıkla lütfen. 140-180 liraya satılan bir malın aynısını 280-320 liraya satmak nasıl bir oç'liktir?

dur devamı da var. alırsam eve de getirmiyor amk evladı. şuradan taksi çevireyim sana abicim, 10-15 lira yazar diyor :)
0
[silinmiş]
(12.11.14)
Pet shop'lardan kazıklanmayı seviyor milletimiz. (kendi işim için konusuyorum :)))
0
Solem
(12.11.14)
internetten satış yapan adam esnaf olamıyor mu?
0
kamera motor
(12.11.14)
hocam esnaflığın dönemi geçti. internetteki çeşitliği dükkanda oluşturmaya ne alan yeter, ne de paran yeter. ikisi de yetse, internetteki, sürümden kazanacağından maliyetten kaybedersin.
0
titiraprap
(12.11.14)
Senelerce tanıdık diye güvendiğimiz esnaf tarafından kazıklana kazıklana böyle olduk. Kişisel algılamayın da, oh olsun. Yaş 20lerin sonu, beni de küçümseyecekseniz yaşımı doğru bilin istedim. Yukarda douchebagin verdiği örneği de çoğumuz yaşadık, hepsi mi münferit olaylardı?
0
emirkulu
(12.11.14)
bi de asıl anlamadığım, niye esnafı savunayım ki?
esnaf üretici midir? değildir. esnaf tüccardır. bir yerden alır, başkasına satar. araya dükkan kirası, elektrik, çalışan masrafları gibi etkenleri de koyar.

ben yine bir yerden alıp araya depo masrafı vs. eklemeden evime kadar getiren internetten ticareti tercih ediyorum. esnaf bir değer üretmiyor kısaca. zanaatkar değilsiniz bişi değilsiniz.

adam internette; üreticiden 10 liraya alıyorsa bana 11 liraya veriyor.
esnaf 10 liraya alıyorsa 20 liraya veriyor. bahanesi de; dükkan kirası, çalışan masrafı, taşıma parası. iyi de bunlardan bana ne amk? dükkanın kirası, kargonun parası umurumda mı? aynı şeyi internetteki adam kargosuyla beraber 11 liraya yolluyor.

esnaf kendini upgrade etsin modern dünyaya.
tüketici aynı ürüne daha az para vermeyi sever. kendin bir ürün üretiyorsan zaten esnaf değil, üreticisindir. esnafsan da, bir değer üretmediğin için yenilmeye mahkumsun.
0
kamera motor
(12.11.14)
Hepsiburada'da 45 liraya satılan kapalı tuvalet kabini petshop 80 liraya satıyor.

5 tanesi 1 dolar olan ekran filmlerinin tanesini 20 liraya satıyor. (Sattıkları da aynı kalitede.)

Ebay'den ucuz takı toka getirtip 20-30 lira etiket koyuyor. 10 dolarlık çantaları 70-80 liradan satıyor. Hediyelikler, şekilli flash belleklerinde falan hep aynı. Bunlar küçük esnafın cakalliklari.

Kitaptan, elektroniğe her şey internette daha ucuz. D&R'da kitap 24 lira, kendi internet sitesinde 12-16 lira. Teknosa'nın internet sitesi ile mağaza arasında fiyat farkı var. İnternet ayrı bir mağaza gibi çalışıyor, entegre değil. Daha ucuz.

Geçen gittik masa sorduk aynı douchebag gibi. 1000 lira daha ucuza bulamazsınız zaten kendi satmıyor falan dedi. Gittik başka yerden 600'e aldık.

Eve klozet alacaktik, 700 dediler. 500e aldık. Banyo dolabı lavabo dedik mağazalar 300 dedi 150'ye aldık. TV sehpası alacaktik, buralarda 200-250 dediler 110'a aldık. Niye internetten almayalım?

1. Kacak, sahte, refurbished diye dürüst esnaf söylüyor. Büyük firmalardan alırsan zaten öyle bir sıkıntı olmaz.

2. Fabrika çıkış maliyetini bilmem gerekmiyor. Birebir aynı mali alırken neden senin dükkan kiranı vereyim? Tefalin internette 70 lira olan tartisi az asagimizda 180 liraya satılıyor.

3. İntenetteki adam da elinde patlamasın diye riskli şeyleri özel getirtiyor. Onda da uzun süre bekliyorsun. Bir fark yok o açıdan.
0
Lim5
(12.11.14)
yahu benim amcam istanbul'da o herkesin çakal dediği esnaflardan biri. adam direk diyor hiçbir esnafa güvenmeyeceksin diye.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.11.14)
@ateyist esnaf abicim bu baskın tavırlara millet artık tav olmuyor demekki bak burada da o role soyunmuşsun. yaş 23 bu arada.
0
delineron
(12.11.14)
(11)

genel olarak nasıl bir sıklıkla film izliyorsunuz? sinema,torrent vs.

yapma volkan
günde? haftada ya da ayda kaç tane?film izlemek hobileriniz arasında kaçıncı sırada?cidden merak ettim.ben torrentten indirip izleyenleri merak ediyorum çünkü bu daha bir emek.filmi bul, indir, izle filan bu tam hobi ya da net üzerinden izleme vs.hangisi?
günde? haftada ya da ayda kaç tane?
film izlemek hobileriniz arasında kaçıncı sırada?

cidden merak ettim.
ben torrentten indirip izleyenleri merak ediyorum çünkü bu daha bir emek.
filmi bul, indir, izle filan bu tam hobi ya da net üzerinden izleme vs.
hangisi?
0
yapma volkan
(11.11.14)
yılda 3-5 film izlerim genelde. torrent...
üçüncü sırada filan sanırım.

bu arada nesi emek ya? düzgün bir trackerde üyelik varsa her türlü filmi rahat rahat buluyorsun uzun uzun aramadan... kaliteli izleyebiliyorsun en azından.
ptp-hdb film için iyidir... ama bulmak zor.
0
ucan spagetticanavari
(11.11.14)
her perşembe cinemaximum 6 tl'ye giriyorum. yalnız 25dk reklam oynuyor o yüzden 30dk sonra giriyorum filme
0
divit
(11.11.14)
haftada 3 kere falan izlerim ama sinemada değil vaktim yok.iş yerinde indirip anca..
0
mantarliborek
(11.11.14)
Yilda 3-4 film anca,cok sıkılıyorum.
0
Lola90
(11.11.14)
televizyonda dolaşırken action denk gelirse izlerim.

sıralamada ilk onda değil hobi olarak.
0
namus ninjası
(11.11.14)
sinemada -her hafta gösterime giren yeni filmlerin ilgimi çektiği varsayımıyla- ayda 4 defa izlerim. illa ki sinemaya gideyim diye zorlamam kendimi. dediğim gibi, gösterimdeki filme göre sıklık değişiyor.

televizyonda tüm gün moviemax kanalları açıktır. her gün 1 film (en az) izlerim.

bunun dışında, torrent'ten de indirip izlerim.

ben bayağı bir film izliyorum. şimdiye dek dizilerle filan toplam 1000'den fazla yapım izledim. 29 yaşındayım.

dvd koleksiyonum da var ayrıca.
0
m e l t e m
(11.11.14)
şimdi aga durun kafam durdu.

yılda 3-4 kere film izleyen birinin üçüncü sırada hobisi nasıl film izlemek oluyor?

bir de arkadaş hobisi arasında film izlemek olmayan biri ne yapar lan? onu da merak ettim.
0
🌸yapma volkan
(11.11.14)
yilda 150-200
ilk sirada diyebilirim.
0
bohr atom modeli
(11.11.14)
2-3 yılda bir sinemaya gidiyorum. onun dışında hafta da 2*3 film izliyorum torrent sağ olsun.
sıralama yapmadım ama ilk onda olma ihtimali çok yüksek.
0
kuzey li
(11.11.14)
en büyük hobilerimden biridir film izlemek. yalnız son zamanda dizi filmin önüne geçti benim için. o yüzden yaklaşık 2 aydır hiç film izlemedim. hergün dizi izliyorum ama aralıksız. birkaç bölüm hem de. sürükleyici dizileri tercih ettiğim için sonraki bölümünü her zaman merak ediyorum, o yüzden de sürekli izlemek istiyorum. bu sebepten filmlere ara verdim bir süredir. iyi de oldu aslında. özledim çünkü film izlemeyi. internetten izlemem hiç, torrent'ten indirir öyle izlerim. harddiskimde 750 kadar film var zaten, hepsi de mutlaka izlenmesi gereken filmler. indirmiştim zamanında. izlemek istediğimde onların içinden seçer izlerim. iyi hatırlattın ayrıca, filmlere dönmenin vakti geldi.
0
lionel andres
(11.11.14)
@volkan birinci sırada dizi izlemek olunca ve izlediği dizi sayısı şuan 60'ı geçmişken bir insan film izlemeye pek vakit ayıramayabiliyor.
ayrıca dizi gibi uzun bir süreç olmadığından, sadece 2-3 saat sürdüğünden de bir dizi süresini doldurabilmek için onlarca film bulmak gerekiyor, e ben de haliyle eskiden dizi olayına girmeden bol bol film izlediğimden şimdi izleyecek o kadar film bulamam. daha zor iş :D
ama izlerken seviyorum yani... dizi izlemek-anime izlemek-film izlemek
0
ucan spagetticanavari
(11.11.14)
(14)

Ağzımın içinde sürekli aft çıkması sorunsalı

poison pill
tamam acılı ekişili şeyler yiyip ve ısırıp acıtmayı seviyorum ama son zamanlarda biri iyileşiyor diğeri çıkıyor ve gün itibariyle 4 yerde aft var. dün 1 taneydi. neden oluyo acaba bunlar?
tamam acılı ekişili şeyler yiyip ve ısırıp acıtmayı seviyorum ama son zamanlarda biri iyileşiyor diğeri çıkıyor ve gün itibariyle 4 yerde aft var. dün 1 taneydi. neden oluyo acaba bunlar?
0
poison pill
(10.11.14)
AIDS
0
saksı
(10.11.14)
stres..
0
tekgozodadayasayangenc
(10.11.14)
bağışıklık sistemin güçsüz kalmıştır, sağlığına dikkat et vitamin takviyesi alabilirsin.
0
kuzey li
(10.11.14)
bağışıklığınız düştüğünde çıkar ağız yaraları ve uçuklar.
bu ara beslenmenize dikkat edin, vitamin eksiği varda desteklemeye çalışın.
ya da immün desteklerinden ((imuneks, imutor ya da solgar ürünleri vb) yararlanın.
eczacınız size bu konuda bilgi verecektir.
0
balik kraker
(10.11.14)
diş macunundaki sls ile de alakalı bir durum olabilir. cok sık fırcalama ve fazla macun kullanma gibi şeyler.
0
kolonyaa
(10.11.14)
spreye benzer bi ilaç kullanıyordum iyi geliyordu
0
false pretension
(10.11.14)
behçet
0
Sir Anthony Hopkins
(10.11.14)
doktorlar sinir stres diyor gercektende oyle.
moralinizin bozuk oldugu zamanlarda beslenmeniz de sekteye ugruyorsa aman sabahlar olmasin.

gunde 6 gere gargaraya falan yapiyordum ben yoksa duzelmiyordu.
0
kutsalbok
(10.11.14)
fazla pıtırcık yalamaktan olmasın yiğido?
0
yimirta
(10.11.14)
çok ceviz yemek olabilir
0
michael_knight
(10.11.14)
öncelikle gastrolojiye gidip midede h.pylori olup olmadığına baktırın,
bağırsak hastalığı olup olmadığına baktırın.

eğer midede h.pylori varsa b12 emilimi olumsuz etkilenir ve et yeseniz, vitamin alsanız dahi b12 vücudunuza giremez , bağışıklık sistemi düşer ilk aft olarak belirti verir.

eğer bağırsak hastalığınız varsa da bu önemli, behçet hastalığı olabilir ya da sadece stresten olabilir.

sürekli çıkan aft ise yaşam kalitesi bakımından ihmale gelmez.
0
neferkitty
(10.11.14)
fazla naneli, mentollü şeyler(diş macunu, vivident vs) stres, vitamin eksikliği, düzensiz bir yaşamda sebep olabilir.

ben tandum verde ile gargara yapardım. hem de uyuşturuyor ağzı kısa bir süre. o hissiyatı seviyorum.
0
gliderpilot
(10.11.14)
Propolis çözüyormuş o işi.
0
arnold schwarzeneger
(11.11.14)
6-7 aydır veganım acaba bir anda beslenme sistemini değiştirince mi oldu ki? güzel bir şey olsa da beslenmeye dikkat etmek gerek takviye alayım en iyisi. sinir-stres bu aralar çok yoğun ondan da olabilir. her türlü sebebi barındırıyorum sanırsam. ^^
0
🌸poison pill
(12.11.14)
(6)

Programcılara bir soru

kimlanbu
Selamlar sevgili programcılar, özellikle bilgisayar mühendisleri.Elimdeki projenin sonuna geldim ama artık her satırını kendim yazdığım programlar arasında boğuluyorum. Farklı platformlarda binlerce satır kod oldu , artık takip edemez hale geldim. Tek başıma uğraşıyorum.Nasıl bir düzeniniz var, deği
Selamlar sevgili programcılar, özellikle bilgisayar mühendisleri.

Elimdeki projenin sonuna geldim ama artık her satırını kendim yazdığım programlar arasında boğuluyorum.

Farklı platformlarda binlerce satır kod oldu , artık takip edemez hale geldim. Tek başıma uğraşıyorum.

Nasıl bir düzeniniz var, değişken tanımlamasından, fonksiyon isimlendirmesine, class'lara kadar nasıl bir düzen kullanıyorsunuz ?
0
kimlanbu
(10.11.14)
(bkz: hungarian notation)
(bkz: reverse polish notation)
en.wikipedia.org(programming)

ps. felsefe mezunuyum
0
spankenstein
(10.11.14)
Notasyonlar hakkında bir sıkıntım yok, camel, pascal, hungarian'ı kendime göre harmanlayıp kullanıyorum.

Yüzlerce fonksiyonun, event'ın olduğu bir projede düzeninizi nasıl sağlıyorsunuz ?
0
🌸kimlanbu
(10.11.14)
mutlaka uyguluyorsunuzdur ama benim hocam herşeyi classlar üzerinden yapardı. hatta hocam direkt yazalım dediğimizde program karmaşıklaştıkça classların önemini anlayacaktınız derdi. en basit fibonacci programını bile 2-3 classla yazdırırdı bize.
birde her class'in adı ne yaptığını tanımlar ve classın içinde ne işe yaradığını hangi sistemle yazıldığını açıklayan not yazardı. artık o kadar yazılımla ilgilenmiyorum ama gerektiğinde bu sistemle yazıyorum.
0
kuzey li
(10.11.14)
ilk basta mimari önemli. gelistirirken "object oriented programming" zorunluluklarina göre programlaman gerekli. "Inheritance" ve "abstraction" cok onemli. her yazdigin kod ayni hiyerarside olursa icinden cikilmaz olur. mesela arabaCalistir() fonksiyonu yazarken depodanBenzinAl() , benziniEnjeksiyonaGötür() gibi detayli fonksiyonlari gizlemelisin. senin yapman gereken sadece kontagiCevir() fonksiyonu olmali, gerisini yakitIslemleri() fonksiyonu yapmali. Yani mümkün oldugu kadar dikey bir yapi kurmalisin mimari olarak. Bol bol class kullan, methodlarin minumum parametre alsin, her method sadece bir is yapsin, bol bol method ve class kullan. eger bir method icinde bircok "if/else" var ise cok iyi yolda degilsin demektir. her "if/else" methoda ekstra bir sorumluluk yükler, ideal olani her methodun sadece 1 isten sorumlu olmasidir. mümkün oldugunca bunu saglamaya calis.

Ikincisi ise "Test driven development", gelistirme sirasinda hem testlerini yazmis olursun, hem de kodun daha kaliteli olur. Bunu özellike tavsiye ediyorum.

Ücüncüsü ise bol bol "comment" eklemek olsun koduna. Ayrica bu kommentleri otomatik dökümantasyona ceviren araclar kullanabilirsin (java icin javadoc gibi)

git, svn gibi versiyonlama sistemi kullaniyorsundur eminim.

"Naming convention" lara uy mutlaka en.wikipedia.org(programming)

Elinin altinda UML diagramlarin olsun, özellikle "Class Diagram"
0
emrahday
(10.11.14)
gerçi emrahday yazmış ama her şeyi geçtim bol bol comment yazman lazım. Hangi fonksiyonun ne iş yaptığını detaylı olarak fonksiyonun başına yazman lazım. class elemanlarının da tanımlarının yanına yorum yaz, class'ın üzerine yorum yaz. class, fonksiyon ve değişken isimlerini açıklayıcı bir biçimde yazmak lazım. dökümantasyon önemli, projenin dökümantasyonunu çıkartan toollar var ASDocs gibi. Hangi dili kullanıyorsan bu toolu bulabilirsin.
0
uckac
(10.11.14)
Mecbur kalmadikca oop yazmiyorum hic sikintim olmuyor.
0
divit
(10.11.14)
(9)

su cüzdan nasıl?

all girls dream
http://www.hotic.com.tr/p/8028/kendra
0
all girls dream
(10.11.14)
Normal cüzdan abi.

iyi yani.
0
dios
(10.11.14)
İç kısmını görene kadar güzel dedim; sonradan fikrim değişti.
0
angelus
(10.11.14)
göt cebinde bombe yapması kaçınılmaz.
0
namus ninjası
(10.11.14)
içi kötü onun dışında cüzdan işte.
0
kuzey li
(10.11.14)
dısını beendim ztnde. içinin kamufulaj olması soru işareti.
0
🌸all girls dream
(10.11.14)
dışının tam olarak nesini beğendin?
0
sckxyss
(10.11.14)
o kadar para etmez.
0
razvan rat
(10.11.14)
cdnc.lystit.com

kullanıyorum ve memnunum. mango'da 50 tl.
0
halitkin
(10.11.14)
@ halitkin

yalnız snnki suni deri olması lazım
0
🌸all girls dream
(10.11.14)
(8)

Kaçak çay içmelik mekan

aguilas negras
Var mı öyle bilindik yerler? Açılsa tutar mı?
Var mı öyle bilindik yerler? Açılsa tutar mı?
0
aguilas negras
(10.11.14)
kaçak çay derken?

ayrıca nerede açılacak bu mekan? çaylar kaçak olacaksa polisle başınız derde girmesin.
0
mea maxima culpa
(10.11.14)
samatya sahilde 5tl'ye var.
0
efrasiyab87
(10.11.14)
kaçak çay dediğiniz seylan çay değil mi?
sadece çay üzerine butik cafelerde oluyor zaten o. ama sadece kaçak çayla olmaz, enteller içinde güllü, melisalı, beyaz çay falan da koyacaksınız menüye. birde afilli isimleri olacak her çayın o zaman tutar.
0
kuzey li
(10.11.14)
@mea maxima culpa Seylan çayı yani. Artık yasak değil diye biliyorum. Bilmem nerede açılsa tutar ki...

@efrasiyap87 Yuuh 5 TL mi? Çok fazlaymış, ayıp lan.
0
🌸aguilas negras
(10.11.14)
kaçak çay diye bi mekan var zaten istiklalde, eskiden mekan iyiydi ama şimdi yeri değişti falan eskisi gibi değil
0
syabk
(10.11.14)
Kardeş beylikdüzüne gel kaçak çaya boğayım seni.
0
Solem
(10.11.14)
aynen taksimde bi pasajin icindeyken bi tasindi terasli bi yere gecti..

mekanin tam adi da: kacak cay
0
mustancigano
(10.11.14)
bir çok yeni mekan var. karaköy'de, Cihangir'de, Galata'da filan. böyle dünya kahveleri, çayları satıyorlar. bardağın tanesi 10-15 lira.

daha ucuzunu yaparsan biz geliriz :)
0
mea maxima culpa
(10.11.14)
(7)

Taksiyle yurtdışı?

oxygene
Mesela bir taksi çevirdiniz ve yurtdışına bir yere gitmek istediğinizi söylediniz, pratikte götürmez elbette basar gider muhtemelen de teorik olarak bir engel var mıdır bu durum için? aklımı kurcaladı.
Mesela bir taksi çevirdiniz ve yurtdışına bir yere gitmek istediğinizi söylediniz, pratikte götürmez elbette basar gider muhtemelen de teorik olarak bir engel var mıdır bu durum için? aklımı kurcaladı.
0
oxygene
(10.11.14)
şöförün vizesi varsa sizinle beraber ülkeye girmek için ve parasını alıyorsa bence sıkıntı yok.
Ama bilmediğim bir prosedür var mı emin değilim
0
basond
(10.11.14)
kara ulaştırma genel müdürlüğünden çıkış belgesi alması lazım. edirne'de çok var bulgaristan'a falan götüren. yunanistan'dan istanbul'a gelen dolmuş taksiler de var.
0
delineron
(10.11.14)
yunanistan'dan bulgaristan'a taksiyle geçmişliğim var. hiç de sorun-sıkıntı olmadı. zırt diye geçtik. ama orası AB tabi.
0
dusmanimizkindirbizim
(10.11.14)
aracın ve şöförün vizesi varsa neden olmasım.
0
kuzey li
(10.11.14)
taksiciye paran neyse vericem ingiltereye götür desek ne yapar acaba? evet soruya cevap olmadı ama ben de bilmiyorum ya muhabbete katılayım dedim.
0
neil manke
(10.11.14)
O aracın Türkiye sınırı dışında "taksi" kimliği son bulur. Ticari taksiler ve ticari yolcu taşımacılığında yurtdışı olayının özellikle belirtilmiş olması gerekiyor. Bu yüzden ticari taksilerin yurtdışında "ticari" özelliği olabilemez. Ha, taksiciyle anlaşırsınız, sınırın öteki tarafına geçtiğinde bir korsan tarife çıkarır sizin için, kesenize uygunsa devam edersiniz taa fizana kadar...
0
trawmatolog
(10.11.14)
zamanında kilisten halepe giden taksiler varmış, hatta ucuza benzin alabileceği için suriyeden daha uygun fiyata götürürlermiş.
0
joe dalton
(10.11.14)
(22)

iki kase aşure 24 lira

hurma
olur mu lan. öğrenciyiz her yerde aşure görüyoz düşmesin dedik arkadaşla gittik pastaneye 5dk yedik ve hesap 24 lira. oturma parası da alıyolarmış. aga cok koydu. oturma parası falan yasal mı eğer ki gidecem molotof sallayacam
olur mu lan. öğrenciyiz her yerde aşure görüyoz düşmesin dedik arkadaşla gittik pastaneye 5dk yedik ve hesap 24 lira. oturma parası da alıyolarmış. aga cok koydu. oturma parası falan yasal mı eğer ki gidecem molotof sallayacam
0
hurma
(09.11.14)
6-7 lira ortalama bir pastanede asure. menude yazmiyor muydu? menude fiyat yoksa buradan da yuruyebilirsiniz
0
exlibris
(09.11.14)
oturma parası diye bişey duymadım şimdiye kadar. ama bişey sipariş ederken menüde fiyat görmüyosam oraya oturmam. s.kecekler belli işte. bu da ders olsun.
0
elorelia
(09.11.14)
Oturma parası ne be? Alıp evde yesen ne kadarmış ki? Hayatta böyle saçma şey duymadım. Salla molotofu.
0
buff
(09.11.14)
dötlerine sok molotofu.

o oturma parası da hizmet parasıdır yahu, güya hizmet satın alıyorsun ya çünkü.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.11.14)
pahalıymış biraz. paranız kısıtlıysa oturduğunuz yerdeki şeyin fiyatını yemeden öğrenmenizi tavsiye ederim, böylece daha uygun bir yere giderdiniz ya da bir kaseyi paylaşırdınız.
bir de çok rica edicem o molotof sallama gibi lafları şaka olarak dahi kullanmayın, çok itici oluyor, hele ki ülkenin şu can sıkıcı durumunda..
0
manuel mandalina
(09.11.14)
Oturma parasi diye bisi olmaz asiri sacma. Menu de fiyat gormeden asla yemeyin.
ayrica dr oetker in falan asureleri var puding gibi alin evde yapin ucuza. Biz oyle yapiyoz. Mis.
0
rayde
(09.11.14)
menüye baktık zaten 7 lira yazıyordu iyi bari yiyelim dedik yemez olaydık. bu oturma parasına bsy yapamaz mıyız
0
🌸hurma
(09.11.14)
valla yapılır mı yapılmaz mı bilmiyorum ama uğraştığınıza değmez. yapılabilecek en iyi şey şu bence. mekanın ismini açık adresini verirsin ekşide başlığını açar gömeriz mekana.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.11.14)
9 kasım 2014 x pastanesi rezaleti

Başlığı akar bence.
0
dusmanimizkindirbizim
(09.11.14)
bir dahaki için tavsiye: şöyle şark kurnazlarına prim vermeyin. menüde 7 diyorsa 14 ver çık. 10 lira için kavga edilecekse de et. sen 24 verir çıkarsan o şark kurnazı şerefsiz devam edecek. sessiz kalmayın bu kadar.
0
ack3000
(09.11.14)
fiş almadım. o an hala şaşkınlıkla aşurenin nasıl 12 lira oldugunu hesaplıyodum. mekanın ismi ayaz pastanesi-izmit.
0
🌸hurma
(09.11.14)
oturma parası diye bişey ilk defa duyuyorum doğrusu..
0
manuel mandalina
(09.11.14)
öncelikle size aşure ikram etmeyen komşularınızın götüne koyayım.

ben de sinir oldum ama yapacak legal bişi yok gibi. ;)
0
namus ninjası
(09.11.14)
@manuel mandalina servis parası daha doğrusu
0
🌸hurma
(09.11.14)
eheh valla dışarı çıktığım yok ama çıkarsam uğramam madem ayaz'a. bi potansiyel müşterisini kaybetti bu şekilde asdfgg.

şaka bi yana, çok pis ayıp etmişler. ilk defa duydum böyle bi şeyi.

ek: servis parası daha da saçma. garson maaşını sizden mi alacakmış?
0
devilred
(09.11.14)
zaten sözlükte başlığı varmış.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.11.14)
ayaz'a gidilmez izmitte, gerek yok. kendini kalburüstü bir mekan zannediyor sadece.
daha makul ve "iyiydi ya" denilen yerleri keşfedin.

geçmiş ve afiyet olsun.

ha ben ne yapıyorum? derince geçitte peynirli börek yiyorum limonata ile, oh mis.
0
devorgilla the gunslinger
(09.11.14)
oha alt tarafı ayaz be pastane yani. o-ha. oturma parasıymış bir de, beni de kaybettiler hatta bizimkilere anlatayım da potansiyel on müşteriyi unutsun adamlar :p

servis parası alıyor çoğu yer orası bir gerçek ama 7 liralık şey için 5 lira çok olmuş. çünkü cidden herhangi bir özelliği olmayan bir pastane yani.
0
iste o kavunici balik
(09.11.14)
şu yukarda bi tanesi ses kaydını al demiş. ses kaydı delil değildir.
0
bigl0rd
(09.11.14)
geçen sene de ben kavga etmiştim ordakilerle. bir daha gitmem diyordum bu da tuzu biberi oldu.
0
sta
(09.11.14)
servis hizmet ya da herhangi bir bokun parasi olmaz.
Bazi restoranlar tipi adisyona ekler fakat bu da atiyorum 50 lira tuttuysa hesap en fazla 5 liradir.

ha bu normal mi. degil. yani odemiyorum amk derseniz kimse odetemez o tipide.

bu islerle ugrasiyoruz biz de. pastaneci cok tanidigimiz var. O adamlara da yazik. cok islek bir pastanesi olan dostumuz var.

ne zaman giderswn git bos masa bulamazsin.
fakat gel gor ki kasa bos.

cunku gelen insanlar bir cay icip
En az 1 saat oturuyorlar ve gercekten cogu gun zararina kapaniyor.

ha bu isin ceremeside bu.
pastanenin yaptigi ayip.odememiz lazimdi.
sizin adisyona bakmamiz buyuk bir sacmalik.

o yuzden tatava yapmayin. Su icin.


ayrica yokluktan sirf eldeki malzemeler kullanarak yapiilan bir yemegin 7 lira olmasida ironik.
0
kutsalbok
(10.11.14)
yasal olup olmadığını bilmiyorum ama geçen yıl izmir fuarında gezerken bir dönercinin önünde "servis bedeli %10" gibi bir yazı okumuştum.
fiş vermiyor diye şikayet edebilirsin maliyeye.
0
kuzey li
(10.11.14)
(3)

erik, koruk, elma, vişne, sumak ekşili sos

duruoz
https://twitter.com/KemalKukrer1915/status/431687341627809792/photo/1http://online.macrocenter.com.tr/macro/showProductDetail.do?psi=16831250&shopCategoryId=118&shopCode=06035123&name=KEMAL+K%C3%9CKRER+SUMAK+EK%C5%9EISI+250+MLbu ürünü nerede kullanabiliriz ?
twitter.com

online.macrocenter.com.tr

bu ürünü nerede kullanabiliriz ?
0
duruoz
(09.11.14)
erik,koruk ve sumak ekşisini limonla birlikte salatada kullanıyorum. limon sıkacağın her yere kullanabilirsin. vişne ve elmayı hiç denemedim.
0
kuzey li
(09.11.14)
kısırlarda
bulgurlu salatalarda
cig koftede
yesil salatada
0
nax
(09.11.14)
bulutagaci.blogspot.com.tr

şöyle kabak, havuç, brokoli falan fırınlayabilirsiniz.
0
april12th
(09.11.14)
(21)

ne ara kitap okuyorsunuz?

dusmanimizkindirbizim
selamlar,ben hiç kitap okumuyorum.lince kalkışmayın hemen. kitaplarla ilişkim ortalamanın çok üzerinde.9-19 çalışan insan olarak ne zaman kitap okuyabileceğimi kestiremiyorum. eve gelince zaten bi film izleyip 2 dakka nette takılınca gece oluyor ve yatıyorum.haftasonu ise oooooh haftasonuuuuu eşşek
selamlar,

ben hiç kitap okumuyorum.

lince kalkışmayın hemen. kitaplarla ilişkim ortalamanın çok üzerinde.


9-19 çalışan insan olarak ne zaman kitap okuyabileceğimi kestiremiyorum. eve gelince zaten bi film izleyip 2 dakka nette takılınca gece oluyor ve yatıyorum.

haftasonu ise oooooh haftasonuuuuu eşşek gibi yatayım , diyorum.
çamaşır temizlikle geçiyor.

kitap okumak istiyorum ama okumuyorum.

siz çalışan insanlar ne ara kitap okuyorsunuz?

yolda okunması mantıklı ama ben yolda zaman geçirmiyorum.
0
dusmanimizkindirbizim
(08.11.14)
Film izlemeyip kitap okuyabilirsiniz; ya da film izledikten sonra 2 dakika nette takılmayıp kitap okuyabilirsiniz. İsterseniz birçok fırsat yaratabilirsiniz. Günde 20 saat çalışmıyorsanız bunlar bahane değil.

Edit: Soruya cevap vermemişim: Tuvalette bile okuyabiliyorum. Ayrıca ofiste işleri yetiştirmişsek her türlü aktivite serbest. Oyun da oynayabiliyoruz kitap da okuyabiliyoruz.
0
angelus
(08.11.14)
Gece yatmadan önce ve akşamları eve gelince yemek ve spor arası, tuvalette. İlk ikisi her zaman değil de genelde oluyor. Bir de servisle gidip geliyorum, yolum gidiş-dönüş 4 saat. Sesli kitaplar çok iş görüyor.
0
aychovsky
(08.11.14)
yatmadan önce bi yarım saat falan olabilir alışkanlık haline getirmek lazım tabi ben de başaramadım ama :)
bir de ben wc de çok kalan bi insan olduğum için orada da okuyorum :)
0
high hopes of the sozluk
(08.11.14)
toplu taşıma kullanıyorum gidiş geliş 3 saat sürüyor yol. haftada 1-2 kitap bitiyor.
0
kuzey li
(08.11.14)
sabahları uyandığımda bi yarım saat okuyorum.
işe gidip gelirken metroda ve ring otobüsünde okuyorum. (2 saat)
öğlen 1 saat yemek molam var. 10 dk yemeğimi yiyorum. çıkıyorum parka, parkta okuyorum.
yatmadan önce okuyabildiğim kadar okuyorum.

yannız bu ebook reader baya güzel bi olaymış. 700 sayfa kitabı poşetle elimde taşıyordum amele gibi. şimdi bu kindleı cebimde taşıyorum. hem çok konforlu. hem de okumaya teşvik ediyor.
0
battal gemalmaz
(08.11.14)
bahane bulmaya gerek yok. film izlemezsin, kısa bir film seçersin, internette daha az vakit geçirirsin, sabah daha erken kalkarsın.
0
secilmis uye
(08.11.14)
gece yarısından sonra (anca uyku vakti), uyumadan önce yatakta okumak dinlendiriyor beni. son yarım saat, kırkbeş dakika öyle geçiyor.
0
gneral
(08.11.14)
Yolda, öğle arasında. Yatmadan önce de yirmi dakka.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(08.11.14)
ben hiç kitap okumuyorum 3 4 yıldır.
mutlaka okumam gerektiğini dusundugum kitapları, kurgu veya değil, okudum.
merak ettiğim konuları ki çok sık olur wikipedia'dan araştırırım veya internetten baska makalelerle falan ogrenirim.
belli başlı eserler dısında bir romana onlarca saat harcamak hiç içimden gelmiyor.
0
partizan
(08.11.14)
Secilmis uye doğru söylemiş fikrimce.
Ben yolda okuyorum, ders aralarında, sporda (bisiklette), akşam yatmadan...
Yani gün 24 saat.
0
mutlusismankedi2015
(08.11.14)
Yolda okuyanlara hastayım ya, ben beş dakika okusam midem ağzıma geliyor. O kadar çok ısrarla okumaya çalıştım ki anlatamam, telefona bakarken bile çok fena olurum yolda. Bunun bir yöntemi mi var yoksa sizin hiç mideniz bulanmıyor mu??
0
emirkulu
(08.11.14)
genelde yolda ev iş arası yolda geçen zamanlarda daha çok okuma fırsatı buluyorum. ya da senin eşşek gibi yatayım, internet, film dediğin zamanlarda da okuyorum. yani kitap okumanın diğer başka aktivitelerden daha çekici geldiği zamanlar oluyor. bu da zaten okumayı sevmeyen insanda görülen bir şey değil.
0
sehpa fx350
(08.11.14)
@emirkulu , zaman zaman hâlâ bulanıyor aslında. Ama sanırım bu otobüsün içindeki havaya ve yola bağlı biraz. Mesela metroda hiç bulanmıyor benim. Otobüste de alıştıktan sonra pek bulanmıyor ama ara ara işte dediğim gibi. Nefesi olabildiğince ciğerden değil diyaframdan ayarlamak lazım :/
0
mutlusismankedi2015
(08.11.14)
@emirkulu, o ne yazık ki yapısal. kulak içindeki sıvıyla alakalı. ben de metroda, vapurda, uçakta, tramvayda, trende okuyorum ama harekete eden kara taşıtında hayatta okuyamıyorum.
0
mesgul ve huzursuz
(08.11.14)
Ben öğrenciyken haftada bir bitirirdim ama çalışmaya başlayınca anca günde yarım saat vakit buluyorum. O da yatakta yorgunluktan uyuklarken maalesef. Yolda okumak gibi bi durumum yok. Çünkü hem mesafe çok uzun değil hem de metrobüste olmuyo hiç.
0
umutsuzevjınıkı
(08.11.14)
vakit yarattığım oluyor. gerçi evle iş mesafem 10 dakika gibi bir şey. baya bir zamanım kalıyor. her gün okuyabiliyorum böylelikle. yolda okuyan adamlardan değilim, hele ki metrobüs ya da diğer toplu taşımada. e-kitap da ona keza. klasik yöntem.

dediğim gibi, zaman ayırıyorum. hatta kız arkadaşım bendeyse ikimizin de yan yana okuduğu çok oluyor. oldukça çok.
0
mermize
(08.11.14)
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar zaten :D bu arada yolda okunması mantıklı falan değil. konsantrasyonun çok yüksek olması lazım. yani mesleğin pilotluk ya da bomba imha uzmanlığıysa ya da santrançta kasparov'um diyorsan yolda oku ama aksi halde bir bok anlamazsın ;)
0
secilmis uye
(08.11.14)
"Yolda bi bok anlamazsın" biraz fazla genelleme olmamış mı? Siz anlamıyor olabilirsiniz, herkeste böyle diye bir şey yok. Mantıklı olup olmamasına tek başınıza karar verebilmeniz ilginç.
0
mutlusismankedi2015
(09.11.14)
@secilmis uye Ben yolda okuyamam, tutar ama yolda sınavlara çalışabilen, rahatlıkla kitap okuyabilen, hatta kitap okumazsa çok sıkılan birçok insan var.
0
aychovsky
(09.11.14)
@aychovsky okuyamaz demedim ki ben, doğru düzgün bir şekilde anlayamaz dedim. :)

sadakatsiz +1 Cidden okumak isteseniz okursunuz ;) Buraya sormanıza bile gerek kalmaz. Ha sorduktan sonra da umarım uygularsınız. Öyle olsaydı buradaki herkesin bir tane 30 bin tl lik dizel otomobili, bir çiğköfteci dükkanı, bir hobisi, bir de ilgilendiği spor olurdu :D
0
secilmis uye
(09.11.14)
@secilmis uye, yolda aristo'nun etik'ini okusan anlamazsın tabi ama roman okumak için gayet ideal.
0
mesgul ve huzursuz
(09.11.14)
(9)

Herkes bana 1 tl verse zengin olurum ?

sonra baksak
Aklıma çok zekice fikir geldi, herkes bana 1 tl verse (50 milyon kişi verse mesela), 50 milyon TL param olur yani zengin olurum. Sonuçta 1 tl çok para değil değil mi ?Herkesten 1 TL istesem nasıl olur ? Tutar mı bu fikir ?
Aklıma çok zekice fikir geldi, herkes bana 1 tl verse (50 milyon kişi verse mesela), 50 milyon TL param olur yani zengin olurum. Sonuçta 1 tl çok para değil değil mi ?
Herkesten 1 TL istesem nasıl olur ? Tutar mı bu fikir ?
0
sonra baksak
(06.11.14)
herkes bi kere şikayet etse uçurabilirler de sizi öyle düşünün :)
0
c1b2k3
(06.11.14)
(bkz: dilenci)
0
babamasoliimbananickaldirsin
(06.11.14)
10 kuruş da olur, 5 milyon TL de idare eder sonuçta. 10 kuruş yok mudur kimsede ?
0
🌸sonra baksak
(06.11.14)
Bende var, gel al.
0
cakabo
(06.11.14)
barva'da zamanında bedelli parasını toplamaya çalıştı ama olmadı.
0
kuzey li
(06.11.14)
Herkes ulaşmak zor, yol masrafı daha fazla para, daha iyi bir yol bulmak lazım.
0
🌸sonra baksak
(06.11.14)
Her hafta birileri alıyor o parayı. Loto oyna.
0
sehpa fx350
(06.11.14)
dilencilerin mantık da aynı bu zaten
0
dinsiz adam
(06.11.14)
6 yasında yiğenim var bize her geldiginde evdeki bozuk paraları alir. napıcan olm bu kadar bozuk parayı dedidimde zengim olucam demişti. aynı mantik
0
all girls dream
(06.11.14)
(21)

işsiz erkek çalışan kız ilişkisi nereye varır?

la lykia
bugün “kız arkadaşım cimri mi?” duyurusunu okuyunca geçtiğimiz günlerde girdiğim benzer bir tartışmayı burada da paylaşmak istedim:yıllardır tanışan, uzun süredir birlikte olan, 25 yaşını geçmiş bir çift.üniversiteden mezun olalı ve askerden döneli birkaç yıl olmuş ve henüz düzenli bir iş bulamamış
bugün “kız arkadaşım cimri mi?” duyurusunu okuyunca geçtiğimiz günlerde girdiğim benzer bir tartışmayı burada da paylaşmak istedim:

yıllardır tanışan, uzun süredir birlikte olan, 25 yaşını geçmiş bir çift.
üniversiteden mezun olalı ve askerden döneli birkaç yıl olmuş ve henüz düzenli bir iş bulamamış bir erkek. ailesi ile yaşıyor, babasının işlerine yardımcı oluyor ancak düzenli değil. ailesi ile çok sorunlu. ailesinden maddi destek almayı gururuna yediremiyor, ailesi de zaten oralı değil. bir yandan da kendine de, insanlara da güvenmiyor, depresif ve çok sinirli bir halde. psikolojisi bozulmuş durumda ve bunu sevgilisine de yansıtıyor, durum psikolojik şiddete varıyor. iş bulmak için çok çaba göstermiyor, eş-dost aracılığı ile ilettiği başvurulardan medet umuyor, okuduğu alan dışında hiçbir iş ile ilgilenmiyor. öğrenci olduğu zamanlarda da ailesi ile sorunlu olmasıyla ve çok cimri olmasıyla biliniyor.
üniversiteden mezun olalı kısa bir süre olmuş ve işe girmiş bir kız. maaşı iyi, ailesi ile yaşıyor. ailesiyle, işiyle, geliri ile bir sorunu yok ancak zaman zaman işi ve ailesi sevgilisinin önüne geçebiliyor. bir yandan da harcadığı kadar para biriktirmeye de çalışıyor.
uzun süredir dışarıda her harcamayı kız yapıyor, üzerine zaman zaman fatura, kart borcu vb. konularda sevgilisine destek oluyor ve bunu sorun etmemeye çalışıyor. sevgilisi de her zaman teşekkür etmek, kendisi için önemini dile getirmek ile birlikte bu durumu normal karşılıyor, bir bakıma “benim durumum bu” deyip işin içinden çıkıyor.
bu durumda kız bu durumdan memnun olmadığını anlatmaya çalışsa, o ya da bu nedenden erkeğin durumunda ve davranışlarında uzun süre bir değişiklik olmayınca ayrılmak istese haklı mıdır, haksız mı?
tek sorunun da bu olmadığını ama genelde diğer sorunların da kaynağının erkeğin içinde olduğu bu genel durum olduğunu düşününce kızın ayrılmak istemesi vefasızlık olur mu, yoksa normal midir?
kız yine de destek olmalıydı, insan sevgilisini o durumda bırakmaz diyen de var, erkek sorumsuz, kızı kullanıyor diyen de var. siz olsaydınız ne yapardınız?
0
la lykia
(06.11.14)
kız sevgilisine destek oluyormuş zaten ama erkeğin çaba göstermemesi pek hoş değil açıkçası. yani son sorularınızın ikisinin de cevabı evet.

ama ayrılmalı mı ayrılmamalı mı, kız bilecek yani. "sorumsuzsa sorumsuz, ben onu öyle seviyom" dedikten sonra kimseye laf düşmez.
0
physcos physcos
(06.11.14)
askerden döneli birkaç yıl olmuş hala iş bulamamış(!) bence o iş aramıyor nasıl olsa kız arkadaşımdan geçiniyorum diye. ev erkeği olmayı kabul ederse evlensinler, ileride çocuğa bakar.

aynısını kız yapsa buralar hep "ayrıl kız kezban" diye dolardı tersi olunca pek yazan olmamış.
0
kuzey li
(06.11.14)
Benim 8 yıllık eski ilişkim böyleydi, sadece aile ile birlikte kalma ve psikolojik şiddet kısmı yoktu. "Eski" dediğime bakma, eski olmasının nedeni bu değil. Apayrı, bambaşka bir konu.

Öncelikle erkek için durum daha zor, bunu kabullenmek gerek. Neden çalışmadığı ile çok ilgili bu. Çalışmasını engelleyen bir şeyler de olabilir, tembellikten de çalışmıyor olabilir. Bizde çalışmasını engelleyen durumlar vardı ve bu erkeğin suçu değildi kesinlikle. Sadece kurbanıydı. Ama öyle bile olsa, bu durumdaki bir erkek ilişkiye başladığında, çevreden baskı görebiliyor "Nasıl erkeksin sen" diye. Hiç baskı görmese bile, o baskı görecek olma korkusu ve stresi bile yetiyor erkeğe. Kendini asalak hissediyor, utanıyor; kendini ilişkiye tamamen vermekte zorlanıyor. Örneğin, tartışmak istediği bir konu olduğunda, tartışmayıp içine atabiliyor; bir söz söyleme hakkını kendinde göremediği durumlar olabiliyor. Bunlar içinde patlayınca sinirlenebiliyor. Bu yüzden, diğer tarafın onun duygularını daha iyi anlama çabası ve alındıracak imalardan kaçınması çok önemli hale geliyor. Ya da o senden daha da çok üzülüyor. Düşünüyorum da aynı durumda ben de olsaydım, ben de aynı hissederdim. Ama toplumumuzda kadın çalışmayınca insanlar "Olabilir" diyor, erkek çalışmayınca "Nasıl olur" diyorlar. Bu yüzden, işsizlik durumunda erkek olmanın stresi çok çok daha zor. Yaşadığı hayatı ve kaldırmaya çalıştığı yükü düşündükçe, ne kadar artık görüşmediğim bir insan bile olsa, gerçekten eski sevgilimle gurur duyuyorum.

Özellikle hayatını birleştirmeyi düşündüğü bir insansa, aileden değil de sevgiliden para almak çok daha normal bence. Aileden bir şeyler saklanabilir ama sevgiliden saklanmaz o durumlarda.

Ama bu duruma tembellikten dolayı başlamışsa, artık o duruma alışmış ve çaba göstermiyorsa, o apayrı bir konu. O zaman rahatsız olmak çok normal. Çünkü bir noktadan sonra sevgilisi değil de ona bakan bir anneymiş gibi olacaksın. Bundan rahatsız olmak da çok normal. Onun için çalışıyor değilsin. Üstüne bir de psikolojik şiddet görüyormuşsun. Bu biraz da aşağılık kompleksi kaynaklı olabilir. Bu aşağılık kompleksi de tamamen çalışmıyor olmasından. Bu "Ben toplumun belirlediği rollerde erkek rolünü tamamlayamıyorum"un çok tipik bir dışarı yansıması.

Kaynak erkek olabilir ama bence "Destek olmalıydı" ile "Kullandırtmamalı" arasındaki temel fark çalışamama nedeninden kaynaklanıyor . Yoksa hepimiz dönem dönem işsiz kalabiliriz. Hatta o şokla bir süre basiretimiz bağlanır ve ne yapacağımızı bilmeden çaba bile gösteremeyebiliriz, kendimizi toparlamakta zorlanabiliriz. Önemli olan bunun kronik olmaması. Tembellik ve keyif mi, gerçekten çok ciddi engeller mi var? Çalışamama ve geçimin size kalması kimin suçu?

İleride hayatı paylaşmak gibi bir düşünceniz varsa, bunun içinde parasızlık da var, hastalık da, çirkinleşmek de, orta yaş krizi de. Bunların hepsini göz önüne almak gerekiyor.
0
aychovsky
(06.11.14)
erkek bir taraftan tüm ilişkide başına buyruk bir şekilde davranıyor. bazen günlerce ortadan kaybolup ailevi durumları veya anlatamayacağı şeyler olduğunu söylüyor. arkadaşlarını saklıyor. bazen asla telefonlarını açmıyor. gündüz neler yaptığının sorulmasına küfür edilmiş gibi tepki veriyor. sevgilisinden bu konuda önceden yardım, fikir alabilecekken mülakata çağırıldığında bunu saklıyor, internete karşı olduğu için özgeçmişi hiçbir online iş arama portalında yok, danışmanlık firmaları ile iletişime geçebilirsin dendiğinde sallıyor. babasının işyerine düzenli gitmemesini hem babasıyla sorunları olmasıyla, hem de işyerinin çok kazanmamasıyla açıklıyor. part-time, proje bazlı işlere karşı. yani pek elinden geleni yapıyor gibi görünmüyor.

bir taraftan da sevgilisine sıkıntılı zamanlarda psikolojik destek oluyor. çoğu zaman destek oluyor, az görüşebildikleri zamanlarda iş, aile vb. konulara söylense de içten içe aslında saygı duyduğu belli.

bu anormallikleri toplumun belirlediği erkek rollerine ve normlarına uyamadığı ve içinde bulunduğu sorunlardan bir türlü sıyrılamadığı için yaşadığı özgüven eksikliği bertaraf etmek amacıyla olabilir mi, bu şekilde düşünerek anlayış gösterebilir misiniz? yoksa direk saygısızlık mı dersiniz?
anlayış göstermeye, yardımcı olmaya, yönlendirmeye, anlaşmaya çalıştıysanız ama değişiklik yoksa ne kadar bekleyebilirsiniz?
0
🌸la lykia
(06.11.14)
İş kısmından bağımsız olalım. Günlerce kaybolması neden? Her insanın karanlık birtakım sırları olabilir. Bunlarla birlikte kabul etmeyeceğini mi düşünüyor? Belki de o söyleyemediği şeylerden çalışmıyor? Bunları bilmeden senin ne tepki vermeni bekliyor? Bir şey var ve söylemiyor. Bunlar açılsa, belki ilişki için kesin bir karar vereceksin. Ya "Seni terk ediyorum. Lanet olsun." diyeceksin, ya da "Bu zamana kadar anlamıyordum, şimdi her şey yerine oturdu. Neden daha önce söylemedin" diyeceksin. Belki çözüm kolay ama kendi işin içinden çıkamıyor. Belki seni koruyor, belki senin kızacağın bir şeyler saklıyor. İnternete karşı oluşu, arkadaşlarından saklayışı, kayboluşu; kesin bir şey var, belki büyük, belki küçük. Ama bunlar birbirine bağlı olabilir.

Şu haliyle net olarak uğraşılabilecek tek şey şu: Uğraşmıyor. Burada toplumdan, rolünden, vb. daha fazlası var. Bir bahanesi var ve söylemiyor.
0
aychovsky
(06.11.14)
duyurundan sonra cevabı okumaya sabrım kalmadı artık ayrılsın hiç de suçlu olmaz.

depresyondur bunalımdır anlarım bunları ama bir insan sevgilisine kredi kartını ödetip bu kadar rahat davranıyorsa ve hiç de çekinmiyorsa ayıp. bırak sevgiliyi annem ödemiyor benim kredi kartımı maaşım olmadığı halde. keyfim için harcadığımı bir başkasına nasıl öde derim? hadi bir oldu iki oldu mecbur kaldım ödettim; harcamam bir daha. kırar atarım kredi kartını. bir de arayıp sormaması falan abbouuuv. bu heriften hala ayrılmayan ve vefasızlık mı diyen kız ya çok saf ya da dünyanın en iyi insanı olmaya çalışıyor.
0
biyik
(06.11.14)
kesinlikle kız ayrılmalı. erkek belli ki bu kadar dezavantajlı duruma rağmen halen birtakım şeyler saklıyor, ilişkiye gereken saygıyı göstermiyor.
0
prodeq
(06.11.14)
yorumlar için teşekkürler.
@aychovsky, saklamak zorunda kaldığı bir şey olduğunu ben de çok düşündüm ama acaba paranoya mı yapıyorum, böyle düşünmek beni kullandığını düşünmekten daha kolay mı geliyor diyordum hep, böyle bir şey olabileceğini söyleyen ilk kişisin.

10 yıllık arkadaşım, 3 yıllık sevgilim, aşık olduğum insandı. ta ki mart ayında ettiğimiz büyük bir kavga sonrasında önce yalvarıp 3 hafta sonra yarım saatlik bir "bitti" konuşmasından sonra ortadan tamamen kaybolana kadar. 8 aydır nerede olduğunu bilmiyorum, çok ulaşmaya çalıştım, sadece ancak zamanı gelince konuşabileceğimize, şu an için en doğrusunun bu olduğuna vs. dair bir mail geldi.
aşağıdaki sorular da onunla ilgiliydi.
(git: 707878)
(git: 698375)
çok saf biri değilim sanırım ama varlığına çok bağlanmıştım ve her şeye rağmen mutlu olduğumuz zamanlar az değildi.
ikimiz de rakı içmeyi çok severiz ve en çok benimle baş başa rakı sofrasına oturmayı sevdiğini söylerdi. bu bile her şeyi iyi niyetli yorumlamaya çalışmama yetiyordu.
onun için acaba bir gün her şey normalleşir mi diye bekledim. onun kötü biri olmadığına, sadece çaresiz biri olduğuna inanmak istedim ama en sonunda onlarca soru bırakıp kayboldu...
0
🌸la lykia
(06.11.14)
Söylediklerinden açıkça belli, başına pis bir bela almış ve seni bulaştırmak istemiyor. Sakladığı bir şey var; artık iş bulamayınca mafya olmuş olabilir, derin devlet işlerine karışmış olabilir, uyuşturucu işine girmiş olabilir.
0
aychovsky
(06.11.14)
bela deyince sonunu da yazayım o zaman. inanmak istemiyorum ama yerli yerine oturuyor.

"mart ayında ettiğimiz büyük bir kavga sonrasında önce yalvarıp 3 hafta sonra yarım saatlik bir "bitti" konuşmasından sonra ortadan tamamen kaybolana kadar" cümlemdeki kavga şöyle çıktı:

bi cumartesi gecesi kavgalı bitti, eve gittim, çok aradı açmadım. pazar akşamüstü aradı, çok acil paraya ihtiyacı olduğunu, gerekirse evimi basacak kadar kötü durumda olduğunu söyleyince delirdim. sana o parayı vereceğim ama bir daha beni asla arama, çık hayatımdan, yeter artık vs. dedim. akşam buluştuk, parayı verdim, başıma gelenleri bilmiyorsun, birilerinden borç almıştım, gece beni sıkıştırdılar, dövdüler, seni çok aradım, açmadın, beni nolur dinle vs. dedi. dinlemedim (ki hala içim acıyor)

3 hafta aramadı. sonra arayıp konuşmak istedi. buluştuk, yalvardı, artık bitti, bu sefer kesin dedim. ayrılırken şimdi böyle diyorsun ama biz ne olursa olsun sonunda iyi olacağız, söz veriyorum, göreceksin bunu sen de dedi ve gitti.
yine 3 hafta aramadı. yine sonra arayıp konuşmak istedi. yine buluştuk, sadece 20 dakikada ikimiz için de en doğrusu artık görüşmemek, benim son kararım bu deyip gitti. kalakaldım...
bir daha da ne gördüm (ki evlerimiz çok yakın), ne de tel.i açıldı...
konuşmak için defalarca mail atınca cevap olarak da zaman gerek, ben zamanı gelince sana haber vereceğim gibi bir şey yazdı.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
Tüm yazılanları ve özellikle sizin konuyla ilgili diğer yazdıklarınızı tekrar okudum. İşin içinde sizinle tüm bu sorunları birebir yaşamamış bir insan olarak çok da acımasız olmak istemiyorum ama yine de sormak isterim kendinize neden bunları yapıyorsunuz. Neden kendinizi herhangi bir insanın yaşamaması gereken bu psikolojik şiddetin ortasına atıyorsunuz. Neden cevabını çok da iyi bildiğiniz, hak etmediğinizi düşündüğünüz bu sevgisizlik ve anlayışsızlık karabasanında hala acaba bir umut var mı diye geziniyorsunuz. Lütfen silkinerek bir an önce kendinize gelin ve kendi varoluşunuzun farkına varın. Hayatınızı onun istekleri, onun sorunları etrafında öyle bir konumlandırmışsınız ki sizden geriye hiçbir şey kalmamış. Rica ediyorum artık kendinize "ben ne istiyorum, beni ne mutlu eder" sorusunu sorun ve hayatınıza yetişkin bir birey olarak devam edin, dengesiz bir bireyin yoluna çıkmış herhangi bir kurban gibi değil.
0
postneo
(07.11.14)
@postneo; farkındayım, çok yerinde olmuş yazdıklarınız.
çok eski ve güzel bir arkadaşlık geçmişi, benim bazı sağlık sorunlarımdan dolayı hayattan bezdiğim dönemlerde beni hiç yalnız bırakmaması, destek olması, onun da desteğe çok ihtiyacının olması, bir ton ortak zevkimizin olması ve aslında çok iyi zaman geçirebilmek, çok bağlanmış olmak, aşık olmak, alışmış olmak ve en önemlisi beni benden iyi tanıyan, yanında en kendim olduğum tek insan, sonrasında da her ayrılmaya çalıştığımda müthiş ikna yeteneğinin devreye girmesi...
ama aylar sonra artık bitti diyebiliyorum.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
gadınlara yeterince para vermezsen eninde sonunda terk ederler. yani zaten şutlayacaksın bunu ama asıl soru: bu saatten sonra yenisini bulabilecek misin?
0
midesiz
(07.11.14)
@midesiz; ben kadınım, o erkek. ona maddi destek olup bunu da o süreler boyunca dert etmediğimi de yazdım, sanırım yanlış okumuşsunuz.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
ben asla yanlış okumam. sen şimdi evlenme vaktinin geldiğini düşünüyorsun ve eve en azından senin kadar -mümkünse daha fazla- para getirecek bi adam bulman gerektiğine inanıyorsun. mevcut kişi öyle olmadığına göre bunu şutlayıp kriterlere uyan bir tip bulup ivedilikle sisteme entegre olma arzusuyla yanıp tutuşuyorsun. haksız da sayılmazsın yaş olmuş 25.
0
midesiz
(07.11.14)
@midesiz; anladım, bu da bir bakış açısı tabii.
0
🌸la lykia
(07.11.14)
Bence retorik bir soru olmuş. :) Hiçbir kız bu durumda böyle bir adamla arkadaşlığını devam ettirmez. Hatta, çocuk aynı kafayla giderse etrafındaki aklı başındaki adamlar da arkadaşlığı kesecektir. Bir insan, işsiz olabilir. Bu olabilir. Ama içinde bulunduğu ve şikayet ettiği durumu değiştirmek için bir şeyler yapmıyorsa, bu kişiden bir cacık olmaz. Sürekli şikayet eden ama harekete geçmeyen insanlarla hadi sevgili olmayı geçtim, senin yaşam kaliteni bile düşürür. Uzun vadeli de bir şey olmaz öyle birisiyle.

Dolayısıyla, eğer adam kendini geliştirmek ve durumunu değiştirmek için çaba sarfediyorsa, bırakmamalı elbet. Ama hiçbir aşama kaydedemiyor veya bir çaba bile yoksa, biran önce bu arkadaşlığı bitirmeli.
0
maxim gorki
(07.11.14)
@neferkitty; aslında "işsiz kalmak" ifadesi duruma çok uymuyor.
üniversiteden mezun olduktan hemen sonra askere giden, askerden döneli 5 yıl olan ve henüz hiç bir işe girip çalışmamış olan ve insanların iş bulabilmesi için verdiği hiçbir tavsiyeyi sallamayan, hatta birçok iş için ben o işi yapamam, ben senin gibi çalışamam diyen birinden bahsediyoruz. 28 yaşında henüz 5 TL olsun kendi parasını kazanmamış ve bu gidişle kazanmayacak bir erkekten.
bu da bir tercih olabilir. ailemle yaşar giderim, ne gerek var diyebilir. psikolojik durumu onu bu hale getirmiş olabilir. herkes çalışmak zorunda olmayabilir... ancak gecesini gündüzüne katarak çalışıp ayakları üzerinde durmaya çalışan biri onun bu hayatına denemesine rağmen uyum sağlayamazsa tamamen haksız mı olur?
0
🌸la lykia
(07.11.14)
Arkana bakmadan kaç! Sakın kendini cehennemin içine atma!
0
buhurumeryem
(08.11.14)
kesin olarak hayatından çıkarmalısın..

hem de en kısa sürede..
0
mustee
(13.11.14)
zaten ben bir şey yapmadan o beni çıkarmış oldu hayatından, 8 aydır tam anlamıyla kayıp.
sanırım bu durumda iyi ki gitmiş demem lazım.
tüm yorumlar için çok teşekkürler.
0
🌸la lykia
(14.11.14)
(14)

Kadınlar niye böyle ?

lawist
http://www.eksiduyuru.com/duyuru/858718/kiz-arkadasim-cimri-miBurada görüyorsunuz ,çoğunlukle ilişkilerde kadının maddiyatı ve kadınn bunu arzulamasıyla ilişkili.Toplumda da kadınınz zengin eş bulması başarı gibi addediliyor.Hatta tanıdığm kız arkadaşlarım da hep erkeklerin davranışlarınıdan ziyade
www.eksiduyuru.com

Burada görüyorsunuz ,çoğunlukle ilişkilerde kadının maddiyatı ve kadınn bunu arzulamasıyla ilişkili.
Toplumda da kadınınz zengin eş bulması başarı gibi addediliyor.Hatta tanıdığm kız arkadaşlarım da hep erkeklerin davranışlarınıdan ziyade işini sorguluyor gelirini sorguluyor.Zengin birinden bahsettiğimzde bize de gelmez ki böylesi gibi sitemlerde bulunuyor.Kadınlar niye bu kadar maddiyatçı bakıyor ? Doğası gereği mi ? Sanırım tüm dünyada da böyle ?
0
lawist
(05.11.14)
Paralarini biriktirip götlerine sokacaklar. Naçizane yorumum bu
0
empedokles
(05.11.14)
doğası gereği.
0
icim urperiyor
(05.11.14)
rahat yasamak istiyorlardır? ben bunu sorgulamayı bıraktım sahsen. biz nasıl tipi güzel hoş kadınların peşinden kosuyorsak (cogumuz) onlarda zengin tip istiyorlar demek ki.

standartlar o kadar yüksek ki büyükşehir ortamlarında ortalamaya göre baya iyi durumda olmama rağmen (kendim değil, baba parası ama olsun) ben bile korkuyorum resmen kızın beklentilerini karsılayabilir miyim diye. ama zengin erkekte cok tabii, adamlar piyasayı kontrol ediyorlar cevremde.
0
fransızkalanadam
(05.11.14)
sana bi şey diyeyim mi, maddiyatçı bakan kadınlar el üstünde tutulurken bakmayanın yüzüne bakılmıyor. yeter ki erkek kendini güçlü hissetsin, kadından üstün olduğunu görsün.
0
devilred
(05.11.14)
Hep söylüyorum, maddiyatçılık kadınlara has değil. insanların genelinin özelliği. Kadınlarda dikkat çekiyor, çünkü kadınlar ilişkilerde maddiyat arayabilecek konumda. Toplum, erkeklerin eşlerinden ya da sevgililerinden maddi yardım almasına, onun ekonomik boyunduruğu altına girmesine müsade etmiyor. Öte yandan kadınların bunu yapması normal algılanıyor. Ayrıca erkeklerin ekonomik gücü ve kazancı genel olarak kadınlara nazaran daha yüksek. Bu sebeplerden de kadınların ilişkilerde maddiyat arama gücü var. Kısacası, yapıyorlar çünkü yapabiliyorlar. Aynısını erkekler yapabilecek konumda olsa ortalık zengin kız arayan erkekle dolu olurdu. İnsan doğası.

Tüm kadınlar böyle değil ayrıca. Ama düzgün olanlar azınlıkta. Kendine saygısı olan ve maddiyatı ön planda tutmayan insan genel olarak az, kadın erkek fark etmiyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(05.11.14)
bence kadın-erkek farketmeksizin en çok maddi durumu kimin iyiyse onun ödemesi gerekli diye düşünüyorum. hatta en mantıklısı alman usulü ama onu da pek uygulayan yok.
0
the silent enigma
(05.11.14)
Yiyici sıradan bir kadınla takılacağıma gider pazardan karpuz seçer gibi escort tutar onla yaparim yapacağımı.bu sadece seks değil her türlü aktivite için geçerli. Hiç olmazsa paramla seçme şansım olur. Bu düşünce herkeste olsa o zaman bak nasil tıpış tıpış eller cüzdana gidiyor
0
empedokles
(05.11.14)
başıma bir şey gelmeyecekse açıklıyorum ama tik isterim lawist;)

eskiden en büyük avı getiren erkekle en güzel kız evlenirdi. şimdi av yok para var. birde kendi avını kendi getiren kadın var erkekler de ona bakmıyor.
0
kuzey li
(05.11.14)
toplumun her bakış açısı doğru değil ki. nasıl ki 'masamda bağyanlara hesap ödetmem' diyen erkekler varsa bu tip kadınlar da var. herkes kendine uygun insanlarla takılsın işte.
0
seksen9
(05.11.14)
duyuruyu hayretler içerisinde okudum gerçekten. o nasıl bir düşüncesizlik anlamış değilim. iki-üç gün önce doğum günümdü, erkek arkadaşımla yemeğe çıktık. öncesinde parasının olmadığını -kendine yetecek kadar vardı- bildiğimden ısrarcı oldum birlikte ödeyeceğiz diye kabul etmedi, ama biliyorum ki zorluk çekecek o yüzden son günlerde bir şeyler yapacak olursak ödeyeceğim-ödedim en azından böyle rahatlatmaya çalışacağım. ki normalde hangimizin parası varsa o öder, birimiz ödemeyiz öyle üst üste. çok saçma çünkü, kimse kadın olduğum için bana yemek yedirmek bir şeyler içirmek zorunda değil. böyle düşünenlerin de üzerinden geçinecek birini aradıklarını, sevgili aramadıklarını düşünüyorum.

kendinize gelin beyler, arada özel günlerde kabul edilebilir bir durum bence ama kimsenin karnını doyurmak zorunda değilsiniz. sonra bir de şikayet ediyorsunuz ki sorunu yaratan-insanları buna alıştıran da biraz sizsiniz aslında.
0
iste o kavunici balik
(05.11.14)
siz böyle tiplere değer verdiğiniz için bence. bu döngü nerede başlamış bilemiyorum ama maalesef kadın içinde erkek içinde böyle. kim tabiri caizse it gibi davranıyorsa (ki maddiyatla yaklaşılması da bunlardan biridir) karşısındakine o daha kıymetli oluyor. doğası gereği falan değil yani. insanların doğasını bozmuşlar.
0
theworldismine
(05.11.14)
Arkadaşım hakim ve savcıların hep zenginlerin kızlarıyla evli olduğunu bilmiyorsun. herşeyi genellemeyin. olaylar o kadar değişkenlik gösterebiliyor ki bazen aklın hayalin durur. zenginler de kızlarını kime vereceğini biliyor yani.
0
iiiiiiiiiiii
(05.11.14)
Sen nasıl olabildiğince güzel ve dolgun kadınlara bakıyorsan onlarda güçlü erkeğe
-günümüzde bu para- bakıyor. Doğası gereği, gayet olağan bir durum.

Ha şu var; bir yaşa kadar bu kadın cinsi aradığı kocayı bulamayınca tüm filtreleri kaldırıyor ve önüne ne gelirse moduna giriyor. Girmeyeni de var tabi.
0
Nocturne
(05.11.14)
Doğası gereği. Maddiyatçı olmadığını iddia edenler bu işi daha sinsice yapıyor. Bir de çaresizler var, onlar ayrı bir grup.
0
arnold schwarzeneger
(06.11.14)
(15)

camdaki dogalgaz deligi cok elzem mi?

ibomiu
Mutfak dahil toplam 2 odali 1+1 bir evim var.(toplam kullanim alani 37m2)Ama ben kis suresince, misafir filan olmadikca 1+0 olarak kullanacagim.Bir odasi buyuk, mutfak ve oda birlesik. Buraya attim yatagi, tek odada ben kaliyorum. Kalorifer tek odada yakacagim. Mutfak olan odaya gectim cunku ocakta
Mutfak dahil toplam 2 odali 1+1 bir evim var.(toplam kullanim alani 37m2)

Ama ben kis suresince, misafir filan olmadikca 1+0 olarak kullanacagim.

Bir odasi buyuk, mutfak ve oda birlesik. Buraya attim yatagi, tek odada ben kaliyorum. Kalorifer tek odada yakacagim. Mutfak olan odaya gectim cunku ocakta yemek, cay vb. bile yapsam oda isisini oldukca arttiriyor.

Ama su an bir sorunum var. Penceremde dogalgaz havalandirmasi var. Evin yonu cok kotu, kesisleme denen ruzgarlar estikce esiyor.. iceride yuksek bir hava akimi oluyor gece.

Evin tabani buz gibi. Bacaklarima bacaklarima vuruyor valla. Kapatsam +6-10 derece fark edecek.

Bu havalandirma deligini kapaticam. Bu delik hayat kurtariyormu? Yarisini mi kapatsam. Zaten iceri esiyor gece. Dogalgaz kacagi olsa ne isime yararki? Bantlayiverem diyorum.
0
ibomiu
(02.11.14)
estikçe esiyor demiş.. şaka mı:D elbette hayat kurtarıyo hava değişimini sağlıyo gaz kaçağı ihtimaline karşı. eğer alarm sistemi yoksa evinde kapama asdfg.
0
mula
(02.11.14)
genelde bantlarlar. ben de kışın bantlamıştım, yazın açtım. soğuklar iyice gelince yine bantlarım. ama ben gazı mutfaktaki vanadan kapatıyorum bantladığım için. her seferinde vanadan kapatacaksan nispeten güvenliği sağlayabilirsin, ama dedikleri gibi acil durumda tahliye şansı kalmaz. gaz birikince kapı menteşesinden bile sıkışıp parlar demişti itfaiyeci bi abi.
0
icim urperiyor
(02.11.14)
ilk gaz kaçağında gece ölürsün.
0
yakuza123
(02.11.14)
açılıp kapanır bişey yapıp geceleri açarsın daha iyi olur bence
0
05
(02.11.14)
güzel ülkemin insanının damarlarından cahillik dinmiyor be kardeşim sonra 2. sayfa haberinde görünce "e bu da cahil ama o delik kapanır mı ya" dersin ortamlarda.
0
acukali ekmek
(02.11.14)
annem geçen yıl kapattı ama bizim kombi evde değil balkonda.
0
kuzey li
(02.11.14)
@Acukali

Dogalgazdan bogulma ve patlama haberleri duyuyoruz. Bunlar evlerinde penceresinde delik olan insanlar. Etkisinin, enerji kaybima degecek miktarda risk alinasi oldugunu dusunuyorum. Cahillik degil.

Evinde deprem cantasi olmadigina eminim. Riski goze alabilecegin kadar malzemenin bozulmamasi taraftarisin mesela.
0
🌸ibomiu
(02.11.14)
kapat hocam ama her ihtimale karşı bir de doğalgaz dedektörü al fazla bir şey değil zaten.

www.hepsiburada.com
0
mrthany
(02.11.14)
Arkadaş kimse de dememiş ki kombi odanın içinde mi? Ayrıca kombiniz hermatik mi bacalı tip mi? tesisatınızda sıkıntı yoksa, hermatik kombiniz ve ocağınız bahsettiğiniz odada değilse, söz gelimi o odanın balkonundaysa kapatılmasında sakınca yok.

Ancak kombi odadaysa ve bacalı tip ise kesinlikle o menfezi kapatmayın. Hem içeri hava girmesi hem de olası bir kaza durumunda doğalgazın dışarı çıkması için hayati önem taşıyor demektir bu seneryoda.

hermatik kombiniz var bacası da sağlamsa yanma odası ile evinizin arasında herhangi bir bağlantı olmadığı için kombiden kaynaklanan bir gaz sızıntısı yaşamazsınız. ( Gaz hortumunun yerinden çıkması gibi durumlar hariç) Eğer ocağınızdan da gaz sızmayacağını varsayarsak bu seneryoda da menfezin açık olması tavsiye edilir. Çünkü burada şunlar gerçekleşebilir, ocağınızdaki çaydanlık taşar ocak söner gaz odaya dolar ve havaya uçarsınız. Bunu önlemek için tavsiye edilir. Ayrıca kombi bacanızın ve ekipmanının yıpranarak sızdırmazlık özelliğini kaybetmesi durumunda yine gaz sızıntısı meydana gelebilir. Özellikle de senelik bakımlarını yaptırmadıysanız mümkün.

Açıkçası ilk seneryo hariç ben size menfezi kapatın diyemem şu durumda. Doğalgaz dedektörü ve karbonmonoksit dedektörü özelliği gösteren bir cihaz alıp evinize kesinlikle monte ettirin. Hayatınızdan daha ucuz cihazlardır. Şiddetle tavsiye ederim. Bu cihazlar karbonmonoksit yada patlayıcı gaz tespit etmeleri halinde şiddetli bir alarm çalarlar ve evin tüm doğalgaz hattını kapatırlar otomatik olarak. Bunu okuyan herkese tavsiye ederim hatta bu cihazları alıp evinize taktırın.

son sorularınıza gelince. delik hayat kurtarıyor. Yarısını kapatsanız riski artırırsınız. Doğalgaz kaçağı olsa ne işinize yarayacak söyleyeyim son olarak

Doğalgaz yani CH4 havadan hafif zehirsiz bir gazdır. Odanın tavanında birikmeye başlar. Doğalgaz menfezleri bu sebeple pencerenin altına değil de tavana yakın bir noktasına açılır. Eğer bu birikme çok fazla olursa menfez seviyesine gelip oradan dışarıya doğru çıkmaya başlar. Menfeziniz tıkalı ise birikme zemine kadar inerek sizi uykunuzda boğar.(zehirlemez, boğar) odada %1.2 civarında birikirse sizi 15 dakika içinde boğarak öldürebilir. %0.08 civarında ise 2 saat içinde bayıltır. saatler sonra öldürebilir. Uyanıkken içerisine konulmuş sarımsak aromasından evde gaz kaçağı olduğunuzu anlarsınız. Bunu anlayasınız diye o koku gaza sonradan eklenir.

Patlamanın gerçekleşmesi için ise odada %5 ile %15 arasında doğalgaz bulunmalıdır. Bu sınırların altında patlama gerçekleşmez. üst patlama sınırından sonrasında ise oksijen yetersizliğinden zayıf bir yanma gerçekleşir. Çok daha fazla gaz birikmesi halinde ise patlama yapamaz. Ancak bu seviyede gaz varken odanın içindeyseniz zaten bir kaç dakika içinde ölürsünüz.
0
maxhoper
(02.11.14)
mutfaktaki o koca delik yıllardır kapalı. evet hala yaşıyoruz.
0
diskopat
(02.11.14)
kapatma.
veya keşişlemeyi almayan taraftan bir delik açtır. mutfak tarafında pencere yok mu, o tarafa açtır bir delik.

yere iki kat halı koysana. madem o kadar soğuk.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.11.14)
Kapat gitsin.
Nasıl olsa kapatma diyenleri dinlemeyeceksiniz. Bildiğini yap.
0
sutlu nescafe
(02.11.14)
Biz ev arkadasimla oraya havayi hafif geciren bir bez kestik. Onu yapistirdik. Sonra da uzerine tekrar o plastigi ayni sekilde monteledik.
0
c1b2k3
(02.11.14)
Doğalgaz havadan ağır degıl mı? Sızıntı olduğunda önce yerde birikecektir.
0
fleshbloodmore
(02.11.14)
yukarıda yazdım havadan ağır değil hafiftir.
0
maxhoper
(02.11.14)
(22)

kıza dönerciye gidelim mi dedim reddetti

anonymice
Aöf kuyruklarındaydık, kızla baya bi konustuk espriler gitti geldi gitti geldi.Sonra işin yoksa şurda çok güzel bir dönerci var dedim. Çıkışta tekrar bulustuk, benim isim var dedi, reddetti bini.Dönerci cidden güzel döner yapıyodu ya.. niye reddetti ki.
Aöf kuyruklarındaydık, kızla baya bi konustuk espriler gitti geldi gitti geldi.

Sonra işin yoksa şurda çok güzel bir dönerci var dedim. Çıkışta tekrar bulustuk, benim isim var dedi, reddetti bini.

Dönerci cidden güzel döner yapıyodu ya.. niye reddetti ki.
0
anonymice
(01.11.14)
belki de döner sevmiyodur.
0
heee
(01.11.14)
muhabbetin hoş güzel ama tipinde hayır yok bence.
0
teknikekip
(01.11.14)
dostum öncelikle puadoıasjdlka (döneri duyunca). ilk buluşma yemekli olmaz ya belki ondandır "kahve" içelim deseydin nolurdu bilmiyorum..
0
okuyucu olmak da iyi be
(01.11.14)
şimdi dusundum de. Döner benden güzel lan :((( pfff....
0
🌸anonymice
(01.11.14)
et döner deseydin belki bir şansın olurdu :(
0
c1b2k3
(01.11.14)
Kız medeniyetsiz, köylü ve ilkel bir yaratık olduğu için.

Tipin korkutucu değilse reddetmesi ayıp. Git adamın davetine icabet et ye işte.
0
dios
(01.11.14)
dönerin italyanca ya da fransızca bir ismi var mı bilmiyorum ama eğer varsa onu söylesen kabul edebilirdi belki.

edit: tabii gerçekten işi de olabilir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.11.14)
di mi. gitse bedava döner yicekti belkide.
0
🌸anonymice
(01.11.14)
@prolatier

şurdaki adamın risottosu çok güzel desek el arabasında pilav yapan adama götürsek bher sey yolunda gidecekti belkide :((((
0
🌸anonymice
(01.11.14)
kahve içmeyi teklif etseydin şimdi sevgilim var diye duyuru açacaktın. döner ne ilk buluşmada. açsan karnını doyurayım der gibi.
0
kuzey li
(01.11.14)
Telefonunu alsaydın bari
0
emirkulu
(01.11.14)
@kuzey li

Abi o gelid aklıma birden, yani dönerci sadık cidden unlu bir dönerci kızı ünlü bi yere götürmek daha mantıklı geldı o aralar da demekki mantık yerine baska seyle dusunuyor musum.
0
🌸anonymice
(01.11.14)
konustugum baska bir kız daha vardı.. demek ki doğru ata oynasaydık su anda at biniyo olacaktık.
0
🌸anonymice
(01.11.14)
aklıma nedense bu geldi

www.google.com.tr
0
all girls dream
(01.11.14)
"ben döner yiyecem , istersen gelebilirsin" der ve gerçekten gitmeye hareketlenirsin. gelirse senindir , gelmezse karizman çizilmez.
0
emm
(01.11.14)
Ya bide şey var, kuyrukta bissuru insanın yanında he gelecem diye nasıl dicek kız. Ne bilim
0
emirkulu
(01.11.14)
Muhabbet edince erkekleri kullanmış mı oluyoruz? Yani bütün erkekler bizi şeyetmek istiyor?!, biz ise onunla muhabbet ederek istemediği bir şeyi yaptırmış oluyoruz öyle mi? Hı?
0
emirkulu
(01.11.14)
"Ya bide şey var, kuyrukta bissuru insanın yanında he gelecem diye nasıl dicek kız. Ne bilim"

şu cümle nasıl bir zihniyetin ürünüdür ya.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.11.14)
Le d'öner de ayran yiyelim mi deseydin sokağın ortasında yapışırdı dudağına.
0
cetoxim
(01.11.14)
Parası yoktu belki de.
Param olmasa ben de gelmezdim.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(01.11.14)
@proletarier welcome to turkey hacı. Zihniyet bana ait değil, ben de rahatsızım onlardan ancak kız tarafı düşünmeden edemez bunu.
0
emirkulu
(01.11.14)
Belki vegandir kiz.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(02.11.14)
(5)

alerji

chatrefhill
daha önce güven hastanesi'nde bir dermatoloğa göründüm..ayak üstü ve bacaklarımdaki kaşıntılar için strese bağlı alerji dedi doktor.. bir gıdaya karşı alerjin varsa da bunu kendiniz bulacaksınız dedi.. (kendim nası bulayım :s ) o arada solunum yollarımla ilgili de alerjim olduğunu öğrendim ki zaten
daha önce güven hastanesi'nde bir dermatoloğa göründüm..ayak üstü ve bacaklarımdaki kaşıntılar için strese bağlı alerji dedi doktor.. bir gıdaya karşı alerjin varsa da bunu kendiniz bulacaksınız dedi.. (kendim nası bulayım :s ) o arada solunum yollarımla ilgili de alerjim olduğunu öğrendim ki zaten bununla ilgili de problem yaşıyordum.. kbb de alerjimi onayladı..

cilt alerjim için pamuk olmayan giyisiler,imitasyon takılar vs kullanmamam önerildi..ve bir adet kortizonlu kremle rahatlattım cildimi..
hapşuruğum ve sürekli grip gibi çıkan sesim için de aerius kullanıyorum..

bi şey , bi gıda bana dokunuyor ama anlayamıyorum ne olduğunu.. boynumun çeneme doğru olan kısmında kaşınan küçük sivilceler gibi şeyler çıkıyor.. isilik gibi..

tam olarak şuna alerjin var bundan uzak dur denebilecek bir alerji testi var mı?

erişkinler için alerji uzmanı falan bildiğiniz ankara'da?

bir arkadaşım avustralya'da dna testi yaptırmış ve bi kaç alerjisi çıkmış (gluten,yumurta vs) .. türkiye'de yok mudur böyle bi şey?
0
chatrefhill
(31.10.14)
Oha o nasıl doktor, kendin nasıl gıda alerjini tespit edeceksin?

Ben 2 sene önce bol midyeli ve karidesli bir yemekten birkaç gün sonra vücudumda kızarıklıklarla doktora gittim. Ürtiker (kurdeşen) olmuşum, senin de öyle bir sorunun olabilir. Alerji testi yaptı ve neye alerjim varsa tek tek tespit etti. Kan veriyorsun, tek tek çeşitli gıda maddelerine ne derece hassasiyetin var grafik halinde görüyorsun. Benim deniz kabuklularına karşı epey yüksekti.. Ankara Bayındır Hastanesi - Pınar Öztaş, muayene olmanı tavsiye ederim.
0
Lethe
(31.10.14)
doktor doğru söylemiş ne kadar alerji testi yapılsa da o testlerde herşey yok. iki kez alerji testi yaptırdım iki testte de portakal yoktu ama benim portakala alerjim var soyarken ellerim kızarır ve kaşınır. bunları ben test edip buluyorum. köri sosu yedikten bir gün sonra kollarımda kırmızı kabarcıklar çıkıyor mesela. her şeyin testi yapılamaz siz dikkat edeceksiniz.
0
kuzey li
(31.10.14)
alerji testi yaptırabilirsiniz. ama neye alerjiniz olduğunu nihayetinde siz bulacaksınız.
0
fayfim
(31.10.14)
alerji testleri elbette bilgi verebilir ama aslolan kişinin kendini takibi.

kardeşimde de çikolata alerjisi vardı. doktora falan götürmedik. çikolata vermeyince sorun çözülüyordu çünkü :)
0
siradisi00
(31.10.14)
Geçen ay medikal park'ta alerji testi yaptırdım. Testte 30-40 kadar alerjen kullanıyorlar. Eğer sendeki alerjiye bunlardan biri sebep oluyorsa orda çıkıyor. Ama listedekiler dışında bir şey sepeb oluyorsa onu tespit etmek güç. Ev tozu alerjisi çıkmıştı bende.
0
youkoso hitori bocchi
(03.11.14)
(13)

arkadaşlar efsane şarkı söylemiyo muyum gerçekten

pescador
canım sıkıldı da the weeping song'un başını söyliyim dedim, bi dizede sapıttım VÖÖÖÖEEEEPİNG dedim onu görmezden gelelim lütfen. bi de normalde şarkıyı seviyosanız dinlemeyin sfjsjfkslmuhteşem ötesi deyil mi, siz ne diyosunuz,http://vocaroo.com/i/s1p3chHsorIfher dizeden önce HIEE diye nefes sesi fal
canım sıkıldı da the weeping song'un başını söyliyim dedim, bi dizede sapıttım VÖÖÖÖEEEEPİNG dedim onu görmezden gelelim lütfen. bi de normalde şarkıyı seviyosanız dinlemeyin sfjsjfksl

muhteşem ötesi deyil mi, siz ne diyosunuz,

vocaroo.com

her dizeden önce HIEE diye nefes sesi falan çıkmış, mikrofon dandik olduğu için bam güm çok ses olmuş sabahtan beri gülüyorum siz de gülün dedim.

bu da şarkının kendisi,

www.youtube.com
0
pescador
(30.10.14)
yapma demiyorum hobi olarak yine yap.
0
oshamahue
(30.10.14)
nick cave nick cave olalı böyle zulüm görmedi! blixa bargeld da, bad seeds'i senin yüzünden bıraktı!

ama fikir güzel kardeş... sağlık olsun.
0
mermize
(30.10.14)
@sözlük emeklisi, abi evet işte, this is a weeping song in which to weep! o yüzden!
0
🌸pescador
(30.10.14)
Çok merak ettim ama iş yerindeyim, akşam dinleyeceğim ve detaylı yorum yapacağım. Sakın sileyim deme!
0
osurdum
(30.10.14)
Sanki içinden söylemişsin de ben bardak dayayıp dinlemişim gibi oldum.
0
johan sebastian
(30.10.14)
kulağım ayrı eve çıktı.
0
fallthepieces
(30.10.14)
şarkıyı dinlerrken ben > i.imgur.com :)
0
bomcu onurun bomu
(30.10.14)
boğazını bi temizlesen çözülecek aslında her sey.

sunu dene bi de: www.youtube.com
0
ufukcel
(30.10.14)
hobi olarak da söyleme :(
kedim uyuyordu o bile uyandı urefdsk
0
sta
(30.10.14)
özgüveninin kaynağını çok merak ettim.
0
kuzey li
(30.10.14)
@kuzey li, sanatçı kişiliğimden geliyor... yorumları önemsemiyorum çünkü buradaki köylülerin sanattan anlamadığını zaten biliyorum..... o kadar mı kötü ya ajsfhasjak
0
🌸pescador
(30.10.14)
Ben de isyerindeyim, silme aksam dinlerim.
0
delifaruk
(30.10.14)
ben bu ağır eleştirileri biraz da şarkının bilinmemesine, muhtemelen dinlenmemiş olmasına bağlıyorum... söylediğim yerde iki kişinin diyaloğu var. haliyle oralarda farklı ses çıkarmaya çalıştım. şarkıyı dinlemeyen, müziği bilmeyen birisi "ohahaha bu ne lan 50 farklı tonda söylüyo mal" diyebilir. aslında bence çok iyi...
0
🌸pescador
(30.10.14)
(9)

kemik çerçeve gözlüklere bakışınız?

dolaysiz tumlec
beyler bayanlar kemik çerçeve gözlüklere bakışınız nedir? daha önce çerçevesiz kullandım. şimdi kemik çerçevelere baktım. yakışıyor meret de ne biliyim spor giyinen biri olmama rağmen böyle tarz olarak çekindim almaya. yaş:28 tamam yaşlı sayılmam da bana biraz uçuk kaçar gibi geldi. yani alasım gel
beyler bayanlar kemik çerçeve gözlüklere bakışınız nedir?

daha önce çerçevesiz kullandım. şimdi kemik çerçevelere baktım. yakışıyor meret de ne biliyim spor giyinen biri olmama rağmen böyle tarz olarak çekindim almaya. yaş:28 tamam yaşlı sayılmam da bana biraz uçuk kaçar gibi geldi. yani alasım geliyor da dışardan "özel üniversite style" gibi mi görünür bilemedim.
0
dolaysiz tumlec
(30.10.14)
erkek-kadın fark etmez, kemik çerçeve gözlük takan kişiler bana her daim seksi gelmiştir :) özetle kemik çerçeve gözlük takıp da gözlüğün yakışmadığı bir kişi şimdiye kadar görmedim.

not: biseksüel değilim
0
razvan rat
(30.10.14)
hoşuma gidiyo benim. "mmmm kemik çerçeve gözlük mmmm" diye erekte olmuyorum ama hoş yani. kadına da erkeğe de yakıştırıyorum. hiç öyle özel üniversite style falan gibi de düşünmedim. kendine yakıştırıyorsan göm gitsin.
0
pescador
(30.10.14)
31 yaşındayım almayı düşünüyorum.
0
namus ninjası
(30.10.14)
severek kullanıyorum, takana da yakıştırıyorum. yıllarca çercevesiz gözlük kullandım gözümde uyuyup kaldığımda optiğe gidip düzelttirmekten bıkmıştım. kemik çerçeve resmen özgürlük, yamulmuyor her daim düzgün.
0
kuzey li
(30.10.14)
takandan koşarak uzaklaşıyorum. bence berbat
0
sta
(30.10.14)
Dünyaya televizyon ekranından bakıyormuş gibi oluyor diye düşünüyorum. O ne la öyle.
0
korsan dilenci
(30.10.14)
Takan erkekler çok kılçık bir imaj çiziyorum gözümde. Kızların bazılarına yakışıyor.
0
arnold schwarzeneger
(30.10.14)
www.eyewearbrands.com

bu gözlüğü takıyorum. adriana lima "yakışmamış, çıkar vericem" desin, siktir git derim. başka bir açıklamaya gerek yok sanırım.
0
papillon7
(30.10.14)
kadınları çok çekici yapıyor
0
michael_knight
(31.10.14)
(19)

artık alkol kullanmıyorum da bu çok garip bir durum mu?

c1b2k3
20 temmuz gününden beridir tek bir alkollü bir şey içmedim ve içmeyeceğim artık dedim.bu tarihten sonra da sayısız kere de alkollü ortama girmiş olmama rağmen de içmedim bir şey.eyvallah öncesinde gayet güzel içen birisiydim ama bunu duyanlar, o an masadakilerin garip bakışları altında kalıyorum.şak
20 temmuz gününden beridir tek bir alkollü bir şey içmedim ve içmeyeceğim artık dedim.

bu tarihten sonra da sayısız kere de alkollü ortama girmiş olmama rağmen de içmedim bir şey.

eyvallah öncesinde gayet güzel içen birisiydim ama bunu duyanlar, o an masadakilerin garip bakışları altında kalıyorum.

şakayla karışık da olsa "namaza da başlarsın sen" tepkileri alıyorum ve bu durum beni rahatsız ediyor. deist de bir kişiliğe sahibim.

zaten bir de yeni tanıştığım kişiler varsa direkt "lan akp'li mi acaba" gözüyle bakılıyorum bu zaten bambaşka rahatsız ediyor.

nasıl aşayım bu durumu?

teşekkürler.
0
c1b2k3
(27.10.14)
bu bir tercihtir, bırakmak istemişsin bırakmışsın, ne güzel işte.
0
rock n roll
(27.10.14)
mide rahatsızlığım var de. kimse garip karşılamaz o zaman.
0
kuzey li
(27.10.14)
ne dangoz adamlarla dolu bir ortamın var.

içki içmemek = akplilik

içki içmeyen veya ne bileyim namaz kılıp oruç tutan ve akpye oy vermeyen yüzbinlerce insan var bu ülkede, sen hala içki içmeyene bu yaftayı yapıştırıyorsun ilginç. onları da geçtim adam sırf sağlık için alkol bırakamaz mı yani.

milyon dolar versen bu dangozluğu ölçtürmek için anket yaptıramazdın arkadaşların üzerinde, bak ne güzel çıkmış ortaya bir içki içmeyince. ona göre değerlendirirdim hepsini ben olsam.
0
emirkulu
(27.10.14)
aşmana gerek yok ya siktir et milleti. leş gibi sağlıksız bir hayatla yaşamaya devam etsin onlar.
0
dove falconhand
(27.10.14)
20 yasima girecegim toplam ictigim alkol bir bardagin yarisini gecmez sigarada kullanmiyorum.
butun arkadaslarim neredeyse icerler ama
etrafimdaki bir kisi bile "heheh olum niye icmiyorsun demiyor. aksine bunun hos oldugunu asla bunlarla bulasmamam gerektigini soylerler.


sorun cevrende ve kendince uydurdugun basit takintilarda.

"akplilerle arkadas olma. lan akpli mi bu kafasinda ki tiplerle hic arkadas olma.
0
kutsalbok
(27.10.14)
valla helal olsun diyorum keşke senin kadar iradeli olabilsem. o dalga geçenler zaten her türlü gülecek bir şey bulurlar siktret onları. içsen sapıtsan bu sefer de başka şey derler. bence çevreyi bi gözden geçir, ya da fazla paranoya yapıyor olabilirsin öyle de düşün.
0
drystedb efficacious
(27.10.14)
Senin aşacağın bir şey yok. Etrafındakiler aşmalı bence.
0
aguilas negras
(27.10.14)
Çok içmezdim ama arada bir kadeh bir şey içerdim. Sonra içmemeye başladım, aynen bir "aaaaaa n'oldu" tepkisi oldu (o zaman da akp'lilik pek yoktu). Daha sonra yeniden ara ara içmeye başladım yine "aaaa n'oldu". Diyorlar işte. Benim karar değiştirme hakkım var, insanlar sadece kafalarına göre seni bir kalıba yerleştiriyor, o kalıp değişince afallıyorlar. Takma yani.
0
SiyamkedisiZorro
(27.10.14)
Siyasal kültürle alakalı bir şey olsa gerek bu yaftalama durumu. Akp değil de mevcut hükümet refah partisi ve bir uzantısı olsa bu sefer erbakancı ya da refahcı diye yaftalayacaklardı. Ya da tam tersi içkici olan chplidir..

senin aşman gereken bir durum yok burada. normal yaşantına devam etmelisin.
0
opium
(27.10.14)
türk insanı çok mal hacı. Yani katlanılmaz bir mallık seviyesi. Ben de sağlıklı beslenme ve spordan dolayı nadir içerim, içmediğim zaman kesin bana da böyle bi dindar muamelesi çekerler. Hayır herife ben tanrıya inanmıyorum dediğin zaman da "bu mükemmel düzen kendiliğinden oluşdkdkf" diye başlıyor. Dindar olma, ama tamamen dinsiz de olma, öyle arada bi şey ol istiyorlar ahah. Neyse konu dağıldı da, insanlar cidden çok mal. Takma.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(27.10.14)
kimseden rahatsız olma sakın.
tebrik ederim, doğru yoldasın.
anahtar kelimemiz: "sanane?"
bu tarz savlarda bulunan insanları anında susturma kabiliyetine sahip bu kelimeyi yerinde kullanınız ;)
0
cliquot
(27.10.14)
aguilas negras +1 demeden soze baslamadan sozu bitiriyorum.
0
shahrazad
(27.10.14)
herkese eyvallah öncelikle.

konu açıldığı zaman uğraşmak istemiyorsam midem yüzünden diyorum, eğer yakın arkadaş falansa da anlatıyorum artık gerek duymadığımı falan.

ama işi uzatanlar yada yeni tanışanlar sorun oluyor bazen. dediklerinizden çıkarımlarla anlatacağım yada uzatmayıp "sanane"nin kibarcalarını kullanacağım :)
0
🌸c1b2k3
(27.10.14)
bende de var aynı olay, yani biraz farklı olarak. ben de oruç tutan, cumalara gitmeye çalışan bir adamım. ama haftada 3-4 akşam da alkol tüketiyorum. bıktım milletin 'yahu sen de ne adamsın bilader!' diye tutturmasından. illa neden bir etikete sokulmak istenir böyle şeyler anlamıyorum.

kimseye bir şey açıklama abi. sevmiyorum de. 'sen namaza da başlarsın' diyenlere umarım de, ya da sana ne de. herkes ne meraklı insanları kafalarındaki şablonlara göre tasniflemeye...
0
mermize
(27.10.14)
@want2die, abi sonuçta arkadaş ortamı insanlar içip eğlenebiliyor ki ben illa içmeden de eğlenebilen birisi olabiliyorum meze işi için de rakılık bir durum olmuyor zaten :) ayrıca içmediğim için de arkadaşlarımla görüşmeme işine katılmıyorum. çünkü bu sefer alkol kullanmadığım için ceza çekiyor gibi bir duruma düşüyorum.


@mermize aynen abi herkesin kafasında bir şablon var ve o şablonla sınırlı düşünceler ne yazık ki.
0
🌸c1b2k3
(27.10.14)
@want2die abi yok ya öyle birisi değilim ben :) o olay sorun olmuyor yani bizde.
0
🌸c1b2k3
(27.10.14)
bir şeyi kanıtlamak zorunda değilsin. isteyen istediğini düşünsün.
0
bass solo take one
(27.10.14)
Böyle sığ ve embesilce çıkarımlar yaptıkları için sorun çevrende.

Alkollü ortamların ayık insanı, sigara gördü mü kaçan bir Yeşilay çocuğu bildirdi.
0
Lim5
(27.10.14)
ben iki üç sene bıraktım hiç içmedim , bıraktım ben rahatsız ediyo artık diyodum çay içiyordum yerine . millet bir iki hadi ya falan dedi sonra onlar da alıştılar.
karaciğeri yormuşuz doktor bir iki sene içme dedi dersin siroz riski var o zaman kimse bişe demez hee içme o zaman derler
0
waterhardeningsteel
(27.10.14)
(1)

ses hassasiyeti konusunda deneyimli, desibel hakkında bilgili

merhume
Merhaba, sese karşı oldukça hassasiyetim var özellikle ders çalışırken, kulak içi tıkaçlar dışında internetten iş güvenliği malzemeleri satan yerlere baktım kulaklıkları için. Sınır olarak 20 desibelden başlayıp 35'e kadar olanlar var bunun anlamı nedir? 35 desibel ve üstünü mü engelliyor yoksa gürü
Merhaba, sese karşı oldukça hassasiyetim var özellikle ders çalışırken, kulak içi tıkaçlar dışında internetten iş güvenliği malzemeleri satan yerlere baktım kulaklıkları için. Sınır olarak 20 desibelden başlayıp 35'e kadar olanlar var bunun anlamı nedir? 35 desibel ve üstünü mü engelliyor yoksa gürültüyü 35 desibele kadar mı düşürüyor? Bu durumda 20 desibel almam mı daha iyi olur yoksa 35 mi?

Yan odada çalışan tv sesinden rahatsız oluyorum bu arada, bunun için bu kulaklıklar fayda eder mi?

Kafamda deli sorular, bilgisi olan birileri yardım ederse çok sevinirim.
0
merhume
(26.10.14)
eğer ses hassasiyetin varsa kulak tıkacı pek işe yaramıyor ben en son bunları kullandığımda duyduğum hafif uğultu yüzünden kafayı yiyecektim. yutkununca falan garip bir ses duyuyor insan. beni bu ses daha çok rahatsız etmişti.
0
kuzey li
(26.10.14)
(18)

hayvanlar neden kısırlaştırılıyor?

pardonan
Çok uzağım evcil hayvan konularına. Ev hayvanlarını bir nebze anlayabiliyorum ama sokaktaki kedi, köpeği neden kısırlaştırıyorlar? Az önce bi haber gördüm mesela Edremit belediyesi sokak hayvanları için mobil kısırlaştırma aracı yapmış. Otobüs şehirde dolaşıp hayvanları kısırlaştırıyor. Eleştirecek
Çok uzağım evcil hayvan konularına. Ev hayvanlarını bir nebze anlayabiliyorum ama sokaktaki kedi, köpeği neden kısırlaştırıyorlar? Az önce bi haber gördüm mesela Edremit belediyesi sokak hayvanları için mobil kısırlaştırma aracı yapmış. Otobüs şehirde dolaşıp hayvanları kısırlaştırıyor. Eleştirecek kadar konuya hakim değilim. Sebebini merak ediyorum sadece.
0
pardonan
(24.10.14)
ulaşamadıkları çok hayvan var. onlar zaten doğruyor bari bunlar doğurmasın mantığı olabilir.
0
c1b2k3
(24.10.14)
sokaktaki hayvanlar eski ev hayvanlarının yavrularının yavruları. bir kedi senede bir ürese 4 yavru yapıyor. bunların belki biri anca yaşıyordur. böyle ölüp gitmeleri yerine hiç doğmamaları evla.
0
namus ninjası
(24.10.14)
sokaklarımız avrupa gibi temiz ve güvenli olmadığından öncelikle hayvan sağlığı hem de insan sağlığı tehdit altında kalıyor.
bunu bir nebze olsun önleyebilmek için.
0
neferkitty
(24.10.14)
Sokakta yaşayan dişi bir kedinin erkek kediler tarafından sürekli gebe bırakıldığını düşünün. Can dayanır mı buna?
0
angelus
(24.10.14)
daha fazla işkence çekmemelerini sağlamak.

hem doğuran hayvan işkence çekiyor, hem de doğurduğu yavrular her geçen gün kendisi için daha uygunsuz ortamda büyüdüğü için işkence çekiyor.

üzücü, ama yapılmak zorunda. onların iyiliği için
0
kamera motor
(24.10.14)
dişi hayvanlara yazık ondan. bizim sokakta dişi kedi var kediyi ya hamile görüyorum ya yeni doğurmuş yavrularıyla geziyor. yılda 2 veya 3 kez doğuruyor her seferinde de ya 5 ya da 6 yavrusu oluyor. hamile olmadığı bir zaman yakalasam götüreceğim kısırlaştırmaya buna can mı dayanır.
0
kuzey li
(24.10.14)
soylenmis aslinda ama "sokak hayvani" diye bir cins olmadigi icin. namus ninjasi'nin dedigi gibi su anda sokakta olan kedi kopekler, petshoplardan alinip sokaga atilmis hayvanlarin torunlari, cocuklari, kendileri. cunku bu hayvan satin alip sokaga atma sureci maalesef hala son hiz devam ediyor. ve o hayvanlar sokakta yasamiyorlar, surunerek hayatta kalmaya calisiyolar sadece, o da dogal veya evdeki omurlerinden cok daha kisa bir sure icin. evsiz insanlar gibi dusunebilirsin.

ama belediyenin amaci buyuk ihtimalle nufusu insanlarin rahatsiz olmayacagi bi seviyede tutmaktir.
0
saçdemeti
(24.10.14)
nüfus kontrolü amacıyla.
kedi bir kerede 4 tane doğruyor, köpek 6 tane doğuruyor... sonra da aç kalıyor canlarım. çöplerde yemek aradıklarını görünce çok üzülüyorum. çok az insan besliyor sokak hayvanlarını. sayı arttıkça tek başına hepsine yetemiyorsun da...

kısırlaştırma gerekli. sokaktan hayvan sahiplenmeyenlerin ve sokak hayvanlarını beslemeyenlerin de bu konuda olumsuz konuşmaya hakları olmadığını düşünüyorum.
0
m e l t e m
(24.10.14)
Cunku sokaklarda sefil olmasınlar diye!
O annelerin doğurduğu kedilerin cogu acliktan hastalıktan ölüp gidiyor.
Ortalama bir kedi 10 15 sene yasarken sokak kedileri 5 yaşını goremiyor. Daha fazla kedi daha fazla ölüm demek anladın mi?
0
clementine
(24.10.14)
"Uğraşmak istemiyormuşmuşuz."

Çünkü halihazırda yeterince ölüm gördük. Gücünüz varsa buyrun alın evinize 5er tane. Ya da oturun anlatın insanlara tek tek eziyet etmemeleri için.
Bu hayvanlar yılda 3 defa doğuruyorlar. Peki nereye? Bodrumlara. Orda kapalı kalıyorlar. Açlıktan ölüyorlar kendileri de yavruları da.
Nereye? Milletin evinde kuytu köşeye. Noluyor sonra? Sokağa atılıyorlar yavrularıyla. Köpekler parçalıyor. Ya da çöpe atılıyorlar.

Öyle kıçımızın üstünde bikbik etmek kolay. Destek olmuyorsunuz, köstek de olmayın, insanların sinirini bozmayın ve kimseyi yanlış bilgilendirmeyin.
0
mutlusismankedi2015
(24.10.14)
ahahah uğraşmak istemeyenler komple salar geçer ya bu kadar mı mantıksızlık olur :)

uğraşmak istemeyen evine aldığına bakar etliye stlüye karışmaz ya da uraşana b*k atar anca :)

cevap: çünkü türkiye'de hala ot/bayır var da kediler köpekler mutlu mesut yaşayıp, yemek bulup, avlanıp da sağlıklı uzun yaşıyor sananlardan yavruları korumak için.

çöplerden beslenmek zorunda kalan kedi en fazla 2-3 hadi bilemedin 5 sene filan yaşar. sonra hastalanır ölür zaten.

yurtdışında iç parazit aşısı bile bizimki kadar sık yapılmaz çünkü yollardaki sürkülasyon bizimki kadar pis değil.
elini pipisine elleyip de yıkamadan lokantada salata doğrayan adamların yaşadığı bir ülkeyiz biz danimarka filan değil, komik olmayın.
0
neferkitty
(24.10.14)
"yavrularla uğraşmak istemiyorlar, kısırlaştırma eziyet" diyenlerle çok fena kavga ederim.

nişanlımla benim 3 kedimiz var. apartmanda 90 daire var. birkaç dairede daha kedi var ama kimsede bizdeki kadar yok. apartmana bağlı olan bahçe -o bahçede de ayrıca 6 tane yetişkin 4 tane de yavru kedi bakıyoruz- yavru doluyken yan komşu gitti scottish fold aldı. yetişkin kedileri de yavru kedileri de seven yaşlılar var ama kimse de evine alıp bakmıyor.

güzelim yavrulara yuva arıyoruz, hatta burada da durdu ilanım 1 ay kadar, bine yakın kişi görüntüledi ama kimseden teklif gelmedi.

biz kuru mama koymasak milletin senede 2 defa verdiği yemek artıklarına talim ediyorlar.

araba motorlarında kalıp ölüyorlar.

köpek saldırıyor ölüyorlar.

psikopatlar zehirliyor, işkence ediyor, tecavüz ediyor ölüyorlar.

daha ne diyeyim bilmiyorum.

bik bik bik konuşacağınıza sahiplenin, besleyin.

defalarca doğum yapan kediyle 1 kere yapanın ya da yapmayanın hali de bir değil. bağışıklık sistemi çöküyor. eskisi kadar iyi savaşamıyor yaşamı için.

kısırlaştırmak mı eziyet, kısırlaştırmamak mı eziyet acaba?

sen bir insan olarak nasıl ki her seks yaptığında korunmasız yapmıyorsan, hamilelik riskini eliyorsan bunu da öyle düşün. bakamayacağın kadar çocuk yapmak nasıl çocuğa da topluma da kötülükse işte bu da aynen öyle.

sokakta yaşamaya çalış bakayım, ne kadar dayanabileceksin.
0
m e l t e m
(24.10.14)
isterse 500 tane kediniz köpeğiniz olsun umrumda bile değil. doğada hiç bir hayvanın kısırlaştırıldığını gördünüz mü ? hem de çok doğuruyor eziyet oluyor diye! evlerinizi zindan edin, sonra sözde iyilik yapın.

çohhhh güzel düşünmüşsünüz.
0
emiter
(24.10.14)
tabi bizim yukarıda saydıklarımızın hiçbir önemi yok zaten.

ilkel insan mağarada yaşıyordu. belli ki sen de oraya aitsin.
0
m e l t e m
(24.10.14)
doğal yaşama ortamı olsa zaten besin zinciri vs derken doğal seleksiyona uğrayacaklar sorun orda zaten???

bi açıp biraz oku istersen.
0
neferkitty
(24.10.14)
Şu cevap Duyuru tarihinde gördüğüm en cahilce yorum oldu:

"isterse 500 tane kediniz köpeğiniz olsun umrumda bile değil. doğada hiç bir hayvanın kısırlaştırıldığını gördünüz mü ? hem de çok doğuruyor eziyet oluyor diye! evlerinizi zindan edin, sonra sözde iyilik yapın.

çohhhh güzel düşünmüşsünüz.
emiterekşi sözlük yazarı (24.10.14 21:54:42 ~ 21:55:08)"

Umarım silmez de ibret vesikası olarak kalır burada.
0
angelus
(24.10.14)
hiçbir halttan haberi olmayıp kıçının üstünden konuşmaya bayılan insanlardan sadece bir tanesi işte... hayatımız bunlara laf anlatmakla, eğitmeye öğretmeye çalışmakla geçiyor ama mümkün değil. o yüzden kendimizi yormamıza gerek yok.

duyuruyu açan arkadaşa derdimizi anlatabildiysek ne mutlu...
0
mutlusismankedi2015
(24.10.14)
doğada ''natural balance'' denilen predator ve yemleri arasında sağlanan bir denge vardır.

kedilerin doğal predatorları ise çakal,tilki, şahin, kartal,rakun gibi hayvanlardır.

etrafta bunlar olmayınca otomatikman kedi nufüsü artar, tıpkı aslanın olmadığı bir yerde ceylan nüfusunun artacağı gibi, bakın çok basit beyin bedava. kedi de bir predatordur ve otomatikman kendi yemini tüketeceğinden dolaylı yoldan ekolojik denge de bozulur.

Tıpkı keneleri yiyen kuşların azalması ile kenelerin artması gibi.

DOĞAL YAŞAMA ORTAMI YOK (BİLAL'E ANLATIR GİBİ)

dolasıyla nufüs normale oranla artıyor,

hayvana işkence diyen cahiller için ödevler

natural balance,

over animal population and predators

konuları okunacak.

answers.yahoo.com

insanoğlu olarak doğayı bozuyorsan sonuçlarına da göğüs gerip düzeltmeye çalışacaksınız ;

bu arada bu hayvansever ama bazılarına göre işkenceci zihniyetteki insanlar aynı zamanda nesli insanlar yüzünden tükenen hayvanları kurtarıp (yetimleri) büyütüp tekrar doğaya çiftleşmeleri üzere salıyorlar.
bkz yetim orangutan ve filler.
ve ''işkenceci '' diyenler de oturdukları yerden palmitik yağları yiyip yağmur ormanlarının tüketilmesine katkıda bulunup , ''ühühü işkence etmeyin'' diyorlardır. bakın vegan olsunlar demiyorum, insan da bir predator niyetinde ama doğal olmayan br yolla doğal yaşama ortamını katletmekten bahsediyorum ben.
ezbere olmayın bilgilerle konuşmayın bence.

konu kilit.
0
neferkitty
(24.10.14)
(6)

35 adet PDF'yi yazdirmaca

fakyoras
Selamlar,Elimde gecmis yillara ait ALES sorularini iceren 35 adet pdf var. Bunlari birlestiremiyorum acrobat pro veyahut baska programlar ile cunku sifrelenmisler. Bu sifreyi by-pass edip bunlari birlestirmenin yolu var midir?Disarida bir yerde yazdiracagim icin 35 tanesinin her birini acip tek tek
Selamlar,

Elimde gecmis yillara ait ALES sorularini iceren 35 adet pdf var. Bunlari birlestiremiyorum acrobat pro veyahut baska programlar ile cunku sifrelenmisler. Bu sifreyi by-pass edip bunlari birlestirmenin yolu var midir?

Disarida bir yerde yazdiracagim icin 35 tanesinin her birini acip tek tek yazdir demem cok uzun surer. Nasil bir yol izlemeliyim?

Siz nasil cikarttiniz bunlari yahu :(
0
fakyoras
(22.10.14)
hepsini seçip yazdır diyince yazdırmaz mı?
0
ykyt
(22.10.14)
hepsini secip sag tus yapinca oyle bir secenek cikmiyor ki :/
0
🌸fakyoras
(22.10.14)
zamzar'ı kullanarak birleştirebilirsin.
0
gitti gelecek
(22.10.14)
online2pdf.com

tam emin değilim.
0
mesgul ve huzursuz
(23.10.14)
O kadar uğraşacağına şimdiye bitmişti. :)
0
EXXE01
(20.11.14)
bunları birleştirmek için harcayacağın süre tek tek yazdırmaktan uzun sürecek.
0
kuzey li
(20.11.14)
(2)

Light in babylon

kalamiti
Light in babylon'un Baderech el hayam şarkısı hangi dilde?
Light in babylon'un Baderech el hayam şarkısı hangi dilde?
0
kalamiti
(20.10.14)
bildiğim kadarıyla tüm şarkıları antik ibranice, yanılıyorda olabilirim.
0
kuzey li
(20.10.14)
Antik ibranice evet.
0
ay nov kung fu
(20.10.14)
(18)

Saçların çakma olduğu çok belli oluyor mu?

denizaya
Dökülen saçlarıma şöyle bir şey yaptım. Nasıl görünüyor? Dışarı çıksam çok sırıtır mı?http://i.imgur.com/SwbTwph.jpg
Dökülen saçlarıma şöyle bir şey yaptım. Nasıl görünüyor? Dışarı çıksam çok sırıtır mı?
i.imgur.com
0
denizaya
(20.10.14)
şunu anımsatıyor:

ecx.images-amazon.com
0
neferkitty
(20.10.14)
eyvah eyvah
0
ground
(20.10.14)
çok yakışmış aynen devam.
0
kuzey li
(20.10.14)
renk olmamış ki. rengi değiştir önce.
0
trinitrotoluen
(20.10.14)
ne yaptın ki? boyattın mı? oksijenle renk açan çingenleri hatırlattı.
0
sir gawain
(20.10.14)
Bak eli yüzü düzgün bi adamken Rambo Okan'a dönmüşsün. Şimdi çıkar şunu kafandan ve sakince yere bırak. Hadi.
0
angelus
(20.10.14)
Sebebi neydi ki.
Cikart lütfen. Bu dunyada sacsiz sevenler de var.
0
rayde
(20.10.14)
hans von aiberg jölesiz
0
namus ninjası
(20.10.14)
yanlar kırmızımsı üstler sarımsı bari aynı tonda olaydı, kaşlarda tövbe tövbe..
0
redeath
(20.10.14)
Kızın saçını kafasina koymuş, kolu gözüküyor arkadan. Egleniyor kendince
0
mandalina kokusu
(20.10.14)
asdfasdf, tabi ki olmamış

güldürdün :)
0
razvan rat
(20.10.14)
hacı kaşlar için ne yapmayı planlıyorsun peki?
0
namus ninjası
(20.10.14)
pescador
(20.10.14)
Fotoğrafı biraz daha uzaktan çekeydin iyiydi. Ne ki o.
0
maxhoper
(20.10.14)
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
abi mahallede adın çıkar sapık diye küçük cocuklar kaçar yeminlen . siyaha boyat.
0
anonymice
(20.10.14)
metrobüste yanın boş olsa gelip oturmam ayakta giderim.
0
ack3000
(20.10.14)
komik misin sen şimdi :(

eskiden ben de yapardım bunu erkek arkadaşlarıma, sevinsin garipler diye. sevin.
0
devilred
(20.10.14)
(7)

Kafayı yiyorum sanırım yardım edin

neil manke
şimdi ben kendimi bildim bileli felsefi konulara meraklıyımdır. bu gün şöyle bir bilimsel video izledim ve ipler koptu: http://www.youtube.com/watch?v=evQsOFQju08kafayı yicem. banyo zor yaptım yahu deliricem sürekli arkama falan bakıyorum, gözümü 3 saniye kapıyamıyorum. yanlış anlaşılmasın cinler pe
şimdi ben kendimi bildim bileli felsefi konulara meraklıyımdır. bu gün şöyle bir bilimsel video izledim ve ipler koptu: www.youtube.com

kafayı yicem. banyo zor yaptım yahu deliricem sürekli arkama falan bakıyorum, gözümü 3 saniye kapıyamıyorum. yanlış anlaşılmasın cinler periler değil korkum, direkt bilimsel şeyler. düşün düşün boktur işin hesabı gidiyorum. ne yapıcam ya şu an yatıp uyumaya bile korkuyorum...
0
neil manke
(20.10.14)
videoyu izledim, söylenenleri anladım ve korkacak bir şey göremedim.

korkmak için bahane arıyormuşsunuz herhalde. :)

neyse güzelmiş bu kanal, bakayım arada. adamın sağdan soldan, aşağıdan fırlaması komik ama anlatım tarzı ve verdiği bilgiler ilgi çekici.
0
m e l t e m
(20.10.14)
(ek bilgi) renklerin algılanmasının öznel olabilme ihtimali diye bir tartışma vardı sözlükte.
0
yvandal
(20.10.14)
hayır bu videoyu izledikten sonra daha bir huzur ve mutluluk içinde uyuman lazım. diğer çoğu insanın aklından bile geçmeyecek şeyleri sen öğrenmiş, kafa patlatmışsın. sıradanın dışındasın yani. bu ancak iyi yönde etkilemeli insanı. bilmek insanı neden korkutsun yahu?
0
sckxyss
(20.10.14)
niye korktun anlamadım.
0
kuzey li
(20.10.14)
bilinmeyen hiçbir şey söylememiş ki. ne var bunda korkacak :)
0
devilred
(20.10.14)
sadece görme değil,
işitme, dokunma, tad alma gibi tüm duyularda geçerli bir durum bu.
gayet normal, korkacak birşey yok.
0
titiraprap
(20.10.14)
hahah lan bu benim 8-9 yaşında düşündüğüm meseleydi, felsefi tartışma konusu muymuş :)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.10.14)
(4)

staji okul sonuna ertelemek

megacracker
Herkese iyi geceler arkadaslar bir sorum var. Iyi bir universitede muhendislik okuyan biri olarak stajlarimi okul bitiminde yapmanin bana dezavantaj getirip getirmeyecegini merak ediyorum.Yani is basvurularinda iyi firmalar bunu sorun ederler mi? Su an ucuncu sinifim ve bu yaz staj yapmak pek icimd
Herkese iyi geceler arkadaslar bir sorum var. Iyi bir universitede muhendislik okuyan biri olarak stajlarimi okul bitiminde yapmanin bana dezavantaj getirip getirmeyecegini merak ediyorum.Yani is basvurularinda iyi firmalar bunu sorun ederler mi? Su an ucuncu sinifim ve bu yaz staj yapmak pek icimden gelmiyor , bu yaz son gercek anlamda yaz tatilim olacagindan dil kursu ya da bilgisayar programi ogrenmek gibi aktiviteler de dusunuyorum tabi. Sizin yorumlarinizi duyabilirsem eger super olur. Cok tesekkurler :)
0
megacracker
(20.10.14)
okul sonunda yaparsan tüm dersleri almış olursun ve ne yaptığını bilirsin, iş akışını daha iyi anlarsın. hiçbir firma da niye stajını bu kadar geç yaptın demez.
0
piramitleri kimin yaptigini biliyorum
(20.10.14)
bizim okulda staj son yılın yazında yapılırsa öğrencinin diplomayı ocağa erteleniyor. staj defteri ekimin sonuna doğru toplanıyor, defterler okunuyor, komisyon falan derken ocağı buluyor. bunun dışında bir dejavantajı yok.
0
kuzey li
(20.10.14)
Dezavantaj:
-Okulu Uzatırsın.
Avantaj:
-Kafanda herşey oturduğu için stajda ne yaptığını anlarsın.
Göreceli Avantaj:
-Staj yerinde stajyer olarak başlayıp mezun olunca direk işe girebilirsin. İşe alacaklar diye bi garanti yok o yüzden tam avantaj sayılmaz bu yani.
0
maxhoper
(20.10.14)
bir dönem atar okul. işi gücü hazır biriysen yaz döneminde mezun olacağına güz döneminde mezun olursun 6 ay para kazanamamak koyuyor adama.
0
argent dawn
(20.10.14)
(12)

ya otobüste horluyorsam?

c1b2k3
ortalama 3 haftada bir 2 kere(gidiş dönüş 3 gün arayla) otobüs yolculuğu yapıyorum 5er saatlik. 5-6 sefer önce birisinin horlamasıyla bende bir ışık çaktı ya ben de horluyorsam??eski kız arkadaşım(bir süre beraber yaşadık), beraber kaldığım arkadaşlarım ve ailem evet ara ara horladığımı söylüyorlard
ortalama 3 haftada bir 2 kere(gidiş dönüş 3 gün arayla) otobüs yolculuğu yapıyorum 5er saatlik. 5-6 sefer önce birisinin horlamasıyla bende bir ışık çaktı ya ben de horluyorsam??

eski kız arkadaşım(bir süre beraber yaşadık), beraber kaldığım arkadaşlarım ve ailem evet ara ara horladığımı söylüyorlardı.

bende o ışık çaktığından beri lan ya horlarsam diye uyuyamamaya başladım resmen ki daha otobüs terminalden çıkmadan uyuyan bir insandım.

nasıl çözebilirim ben bu işi?

not: hep tek seyahat ederim. o yüzden kimseye de soramıyorum horladım mı falan diye :/

bi yardım edin bana.

teşekkürler.
0
c1b2k3
(19.10.14)
yeterince hayvan gibi horlarsan illa biri uyarır oradan anlarsın. bu kadar basit şeyleri dert etmeyin kendinize arkadaş.
0
wilhelmwasmuss
(20.10.14)
horla abi ne olacak? otobüs o kadar sessiz bir taşıt değil. arada kaynıyor horlamalar.
0
cari kacik
(20.10.14)
birinde arka koltuktaki taşak geçmişti benimle bütün gece horlamanı dinledik çok da güzel uyuyordun uyandırmaya kıyamadık diye. 15 saatlik yolculuğun 10 saati aralıksız uyumuştum. çok takma
0
dinsiz adam
(20.10.14)
Yanında oturan adama sor canım horladım mı diye, nolucak sanki.
0
buff
(20.10.14)
ortalama 30 kişi falan oluyor bu otobüste ama büyük otobüslerden.

bende hep arkalardan genelde yanım boş alıyorum bileti tabi. o yüzden de soracak kimse olmadı hiç :)
0
🌸c1b2k3
(20.10.14)
bundan sonra ses kaydını aç uyurken.
0
kuzey li
(20.10.14)
Telefonla sesini kaydet, bos zamanında tak kulakligi dinle. saçma oldu biraz ama başka sey aklıma gelmedi

Horlasan kendi sesine uyanırdın diye düşünüyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(20.10.14)
@buff'un dediği gibi sorarsan adam hakkında yanlış düşünebilir.

Iphone'da bir uygulama vardı. Uyurken kayıt yapıyor ve horlamaları falan kaydediyor. Belki onunla bulabilirsiniz. Evde deneyin bir gün.
0
otonom
(20.10.14)
Bosver takma kafaya yahu. Horlayan tek sen degilsindir. O gece yorgunluguyla kimse senin horlamana tinmaz bile. Osurani da sicani da aglayani da uykusunda konusani da oluyor.

Horlamak gayet normal bi sey.

Ama bence cok horlasan kendi sesine uyanirdin. Arada nefes alirken ince ince horluyor olabilirsin.
0
rayde
(20.10.14)
@otonom o uygulamanın ne olduğunu hatırlarsanız çok iyi olur
0
🌸c1b2k3
(20.10.14)
abi otobüste ne horlamalar gördüm yahu. arkadaşların dediği gibi biri gelip dürtmediyse yandan geçen arabadakileri korkutacak kadar horlayan tiplerden değilsindir zaten. takma kafana.
0
tescillimarka
(20.10.14)
bence horlamadan bir şey olmaz da, horlamayı engelleyen şu burun bantları var ya hani, onlardan kullanabilirsiniz uzun yolculuklarda.
0
m e l t e m
(20.10.14)
(3)

bu şarkıdaki yabancı adamın söylediği kısım hangi dil acaba ?

caner555
http://www.youtube.com/watch?v=7__ZvvqybfI
0
caner555
(19.10.14)
sallama hakkımız varsa ben farsça diyorum.

edit: evet farsçaymış, adamda iranlı.

www.kamranpop.com
0
tolga asp
(19.10.14)
arapca olma şansı yok dimi ?
0
🌸caner555
(19.10.14)
bence de farsça.
0
kuzey li
(19.10.14)
(10)

Yeni Kimlikler Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

dios
B.SDin hanesi, kütük yok sanırım.Başka ne değişikler var?
B.S

Din hanesi, kütük yok sanırım.



Başka ne değişikler var?
0
dios
(18.10.14)
1gb depolama kapasitesi olacak ve din hanesi olmayacak ha?
0
ron dennis
(18.10.14)
@cigerdelen

Değişik şifreleme yöntemleriyle etnik kimliğin, dinin kodludur zaten. maalesef.

ama internette dolaşanlarında din hanesi yok gibiydi.

ayrıca kütüğün bağlı olduğu yerde yok sanırım.
0
🌸dios
(18.10.14)
@ron dennis

www.estanbul.com

www.kimlikrandevu.com

arkasında da yok.

görünüşte kağıdın üzerinde yok sanırım onu diyorum.

o 1 gb da ne depolanacak onu biz görebilecek miyiz bilmiyorum.
0
🌸dios
(18.10.14)
şimdiki nüfus cüzdanlarının arka tarafındakiler olmamalı komple. kan grubu olmalı sadece.
0
efreet sultan
(18.10.14)
@efreet sultan

Aynen. Anne baba adı ne arkadaş ya.

Niye gerekli ki?
0
🌸dios
(18.10.14)
@dios abi yüzlerce aynı ad ve soyada sahip insan varken bu soruyu soruyor oluşun saçma bence. bu çipli sistem gelince tabi bi önemi kalmicak bunun diyebilirsin ama pratikte hala iş görür durumda olacaktır anne adı baba adı.
0
canercuxy
(18.10.14)
din hanesinin olmayacağını tayyip çok uzun zaman önce söylemişti.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.10.14)
Din hanesi var.

forum.donanimhaber.com
0
conrad moricand
(19.10.14)
@conrad beş senelik konu o, değiştirmiş olabilirler.
0
i was made for you
(19.10.14)
@dios anne adı baba adı çok önemli babamla aynı adı ve soyadı taşıyan dolandırıcı var. babam çevre il ve ilçelere gidip kimlik göstermekten helak oldu. hemde ismi öyle çok yaygın bir isim de değil, soyadı da aynı şekilde.
0
kuzey li
(19.10.14)
(10)

Dershane Tarih Öğretmeni Nasıl Olmalı? Sizin Öğretmenleriniz Nasıldı?

dergus
Merhabalar bir dershanede Tarih öğretmeni olarak çalışıyorum. Geçtiğimiz günlerde rehberlik öğretmeninden derse kitapla girdiğim için uyarı aldım. Kitapla girmemem gerekiyormuş. Tamamen kafamdan dersi anlatmam gerekiyormuş. Öğrencilerden şikayet gelmiş, öğrenci demiş ki, "hoca kitaptan faydalanıyors
Merhabalar bir dershanede Tarih öğretmeni olarak çalışıyorum. Geçtiğimiz günlerde rehberlik öğretmeninden derse kitapla girdiğim için uyarı aldım. Kitapla girmemem gerekiyormuş. Tamamen kafamdan dersi anlatmam gerekiyormuş. Öğrencilerden şikayet gelmiş, öğrenci demiş ki, "hoca kitaptan faydalanıyorsa biz evden de çalışırız falan filan". Derhane biraz öğrenci odaklı, öğrenci istedi diye hocayı kovabiliyorlar...

Öte yandan Dershane öğrencilere sadece soru bankası dağıttı, konu anlatımlı kitap falan dağıtmadı. Kendi cebimden kitap aldım, onla da sınıfa girmeyecekmişim...

Oysa ders anlatırken de zırt pırt kitaba bakıyor değilim. Tarih bu, derin konu. 4 yıllık öğretmen olmama rağmen illa ki unuttuğum yıllar veya ufak detaylar olabiliyor, onlara ihtiyaç duyduğumda bakmak için kitap sokuyordum.

Sizce bu durumda bir anormallik var mı? Yoksa normali mi bu? Sizin öğretmenleriniz dersi nasıl işlerdi, nasıl yapardı? Tabii dershanelerden bahsediyorum, normal okuldan değil.
0
dergus
(18.10.14)
dersanede hiç tarih dersi almadım da, kitaba bakmanı ben de garipserdim. zamanında gittiğim dersanelerde de, hocaların kafasında belli bir program olurdu ve o programa göre giderlerdi, hatta matematik vs gibi konularda bile soruları kitaba bakmadan yazarlardı.

bana hocaların belli bir rutinleri varmış ve bunu tekrarlıyorlarmış gibi gelirdi kısacası. ben olsam ben de öyle yapardım, anlatmayı da fazla uzatmayıp yaprak testi dayardım. madem evde okurum ya diye şikayet ediyor, yaprak testi de çözer evde okuyup.
0
repins
(18.10.14)
Hoca cantasiyla girerdi. Icinden iPad'i cikartir, ordan gorsel gosterecekse kullanirdi. Bazi dergiler, dokumanlar cikarirdi. Yine gorsel göstermek icin. Kitap actigini hatirlamiyorum ama not defteri vardi. Hangi sinifa neyi anlatacagini/anlattigini yaziyordu galiba. Post it kagitlari fiskirirdi ordan.
0
mandalina kokusu
(18.10.14)
kitaptan notlara bakan hoca benim gözümde iyi hoca değildir(daha önceki hocalarımdan edindiğim tecrübelerden dolayı böyle düşünüyorum). o dersi can kulağıyla dinlemezdim. öğrenci milleti dikkatlidir size çok bakmıyorsunuz gibi gelebilir ama şikayet gittiğine göre harbi harbi bakıyorsunuz bence sorun elinizdeki kitap değil ona çok bakmanız.

emin olun öğrencilerden biri derste kaç kitaba baktığınızı dahi saymıştır. ben derste sürekli bir kelimeyi tekrar eden hocanın kaç kaz o kelimeyi söylediğini sayan öğrenci tanıyorum.
0
kuzey li
(18.10.14)
sürekli kitaba bakarak anlatmıyorsanız kitapla girmek sorun olmaz. ama kendi notlarınız olsa ve onlarla girseniz daha iyi olur. sizin için de kolaylık olur hem. öğrenciler bir kitabı öğretmenin elinde görünce sanki oradaki her şeyi sırayla yazdırıyor,anlatıyormuşuz gibi düşünüyorlar genelde. notlarınızın olduğu kağıtlarla girip arada konu başlıklarına bakmak ihtiyacı duyduğunuzda kullanırsanız daha iyi görünür herhalde. malesef dershane olunca böyle şeyler daha önemli oluyor.
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(18.10.14)
sadece başlığı okuyup. kafadan anlatmayın diye yazmak için geldim. sonra ne olur ne olmaz okuyunca tam tersini istemişler sizden.

bizim tarih hocası kafadan anlatırdı. çok da on numara hocaydı. fakat mesela madde madde sebepleri sonuçları anlatırken son bi iki maddede, maddeyi hatırlamak için es verirdi. 2-3 saniye fakat dikkat kesilince bu cidden rahatsız ediyordu beni. kopup kopup geliyoduk

kitap istememişler. unutmamanız gereken yerleri bi kağıda not edebilirsiniz. küçük anahtarlar şeklinde. hem belki ilerki yıllarda da işinize yarar.
0
aşksız prens
(18.10.14)
kitapla girme ama notlarınla gir. öncelikli olarak hiçbir hoca -prof da dahi olsa- bir dersi anlatırken herşeyi birden hatırlayıp anlatamaz, isterse allame-i cihan olsun, gene de anlatamaz, insan beyni bu, robot değil -kaldı ki bilgisayarlar da mavi ekran verir yani ;) -

ama kitaba farkında olmadan çok bakıyor olabilirsin. artı, 4 yıllık öğretmenlik hiçbir şey değil, hataların tabi ki olabilir. benim ailemde 30-40 senedir ders anlatanlar var, ilkokul-lise öğretmeni olsun, prof olsun , ben kendim de hem özel ders verdim hem de sınıfı toplayıp arkadaşlarıma ders anlattığım da oldu, zaten şu anda asistanım bir üniversitede, kendi hocam da dahil -70'ine yakın bir hoca- hocaların hiçbirinin her şey aklında değil, öyle kimse anlatamaz. fakat çoğu derse girmeden önce çalışır, çalışmayan da zaten aynı şeyi anlata anlata ezberlemiştir, o var. o yüzden çalış, not çıkar, kendi anlatım yöntemin olsun, ona göre notlarınla gir, en azından baksan bile, öğrenciler senin çaba harcayıp derse çalışıp geldiğini anlarlar.
0
pasp
(18.10.14)
bırak soru çözsünler tarih dersi dinlemedim hiç ben dershanede
0
cizgilerebasancocuk
(18.10.14)
Benim tarih hocam her konu için çok güzel bir tablolar hazırlayarak kapaksız dergi haline getirmiş ve onu derslerde dağıtmıştı. Sen de öyle bir şey yapabilirsin mesela. böylece işte tablonuzun şu kısmında yazdığı şekilde işte atıyorum mecidiye şu tarihte abdulmecid zamanında basılmıştır vs. diye hem eksiğin varsa yırtma şansı yakalarsın. Hem de öğrencilerin tarafından vay be adam ne güzel döküman hazırlamış diye taktir kazanırsın. Yani ben de ders anlatırken yılı hatırlamayıp kitaptan bakan bir hocayla çalışmak istemezdim. Tabi öncelikle evde o hafta anlatacağınız konuları bir tekrar etmeniz de yararınıza.
0
birazbira
(19.10.14)
kitapla girme, ders notun yok mu senin?
0
earthsea
(19.10.14)
Soruları analiz ve yorumlama kabiliyeti kazandırmak çok önemli ancak öğrenci milleti için belli noktalar önemli üstat, adam kitaba bakmayı acziyet sayıyor maalesef.Meslektaşın ve branştaşın olarak yaptığım şey -10 yıllık öğretmenim- muhakkak anlatacağım ders konu hakkında zihinsel şema çıkartmak ve muhakkak evde gözden geçirmek (mesela biraz önce mondros un maddeleri ve uygulanışı konularını gözden geçirdim).Stand upçılar gibi bir yol takip et kafanda, arayada konuyda alakalı ilginç anektodlar koydunmu tadından yenilmez.Dershanede çalışmadım ama hiç sınav odaklı çalıştığım içim 3 aşağı 5 yukarı psikoloji aynıdır diye düşnüyorum.
0
trejemu
(19.10.14)
(14)

değiştireyim mi yoksa güzel mi?

ekaterina
Bu ayakkabılar hediye geldi ama pek tarzım değil, hiç giymedim böyle bir şey. annem güzel giy diyor, kararsız kaldım. değiştirsem mi yoksa güzel mi?Yaş 27 bu arada.
Bu ayakkabılar hediye geldi ama pek tarzım değil, hiç giymedim böyle bir şey. annem güzel giy diyor, kararsız kaldım. değiştirsem mi yoksa güzel mi?

Yaş 27 bu arada.
0
ekaterina
(18.10.14)
bunu beğenmiyorsan bence buna göre giyinemezsin. boşver sen zevkine uygun birisine ver.
0
take me rufee2
(18.10.14)
@takemerufee bir örnek verebilir misin buna göre giyinmeye?
0
🌸ekaterina
(18.10.14)
değiştir ama annen beğendiyse ona verebilirsin.
0
kuzey li
(18.10.14)
çok şekermiş bakma sen bu zevksizlere. çan etekle, kısa paçalı dar pantolonla falan çok güzel olur.
0
cadi iren
(18.10.14)
bence çok kötü ama zevkler tartışılmaz.
0
m e l t e m
(18.10.14)
prhn 'ın verdiği linklerdeki gibi giyinirsen çok güzel ama öyle bir giyim tarzın yoksa hiç olmaz değiştir.
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(18.10.14)
hayir bu koyden olsam nolcak + 1
Yakışırsa iyi de, yakıştırmak mesele. Ben olsam daha kolay bir şeyleri tercih ederdim.
0
aychovsky
(18.10.14)
Prhn böyle kotlarım ve pantolonlarım var baktıkça da ısındım değişmicem valla. Dar paça kotla nasıl olur o bile kötü gözükmedi gözüme ama bu bir göz yanılsaması mı :)
0
🌸ekaterina
(18.10.14)
çok güzel bence. zevkler renkler tabii ki...
0
preldzic
(18.10.14)
yalnız bu ayakkabının resimdeki ayakkabılardan bir farkı var o da burun kısmının dar olmayıp geniş ve yuvarlak olması (foto.da öyle görünüyor en azından). benim beğenmeyiş nedenim de bu aslında. bir de tabi rengi zor bir renk. bu rengi çok sevmeme rağmen ayakkabıda kullanımının çok zor olduğunu düşünüyorum.

mavi boyfriend kot üzerine basic ve bol gri tişört giyip, belk onun üzerine de oduncu gömleği giyip veya gri skinny kot üzerine siyah bir tişört giyip güzel güzel kullanırsınız ama kullanım seçenekleri kısıtlı renkten ötürü.

güle güle giyin. :)
0
m e l t e m
(18.10.14)
ben beğenmedim, @prhn'ın yolladığı linklerdekilerle bunlar arasında fark var. o linklerdeki ayakkabılar daha ince tabanlı, daha kibar. bunlarsa eskiden lisede giyilenlere benziyor.
0
lily briscoe
(18.10.14)
@meltem fotoğrafta öyle çıkmış ya baya sivri aslında.

@lily hakkaten yaa baya benziyor o eski lise ayakkabılarına :/ bak yine kararsız kaldım.
0
🌸ekaterina
(18.10.14)
Degistirebiliyorsan degistir.
0
delifaruk
(19.10.14)
Ben beğendim, giyilir gayet de cool hoş bir havası var. Renginden dolayı özellikle.
0
strangerinhere
(19.10.14)
(13)

özgeçmişte tecrübeliyim diye yalan söylemek ?

sabirstone
selamlar,uzun süredir yarı zamanlı iş arıyordum ve hiç geri dönüş olmuyordu. dün vatan bilgisayar için yarı zamanlı (cumartesi/pazar) iş ilanına özellikle tecrübeli aradıkları için daha önce teknosa'da çalıştım şeklinde tamamen yalan bir bilgi yazarak başvuru yaptım. ve aradılar. eminim o teknosayı
selamlar,

uzun süredir yarı zamanlı iş arıyordum ve hiç geri dönüş olmuyordu. dün vatan bilgisayar için yarı zamanlı (cumartesi/pazar) iş ilanına özellikle tecrübeli aradıkları için daha önce teknosa'da çalıştım şeklinde tamamen yalan bir bilgi yazarak başvuru yaptım.

ve aradılar. eminim o teknosayı yazmasam aramayacaklardı.

aslında vatan bilgisayar değil, bir ajansa kayıtlı marka promotörlüğü. iş vatan bilgisayarda ama.

bugün 3 de görüşeceğim. adamlar pek takmıyor nede olsa diyerek yazmıştım ama şimdi vicdani bir rahatsızlık hissediyorum açıkcası. bir yandan o işe ihtiyacım var, bir yandan ne diyeceğimi, nasıl telafi edeceğimi bilemiyorum. adamlar gider gitmez biz baktık öyle bir iş geçmişi göremedik tarzı bir cümle ile karşılarlar diye çekiniyorum.

ne yapmalı böyle bir durumda ?
0
sabirstone
(18.10.14)
ciğerdelen ne yazık ki öyle yaklaşmazlar. anında şutlarlar.

şu aşamada ya görüşmeye gitmeyeceksin ya da gidersen yalanı devam ettireceksin.
0
[silinmiş]
(18.10.14)
douchebag +1

fark ettikleri anda işten çıkartırlar.
0
kuzey li
(18.10.14)
@want2die

cevap verebilirim kısmen, arkadaşım yaptı o işi, biliyorum detaylarını vs.

çok önemli bir iş olmadığı için fazla kurcalamazlar diye düşünüyorum, bakalım.
0
🌸sabirstone
(18.10.14)
Teknosa'dan referans isterlerse ne yapacaksın?

Başvuru formunda yalan bilgi yazmak, fark edildiği anda iş akdinin sebepsiz fesih edilmesine neden olur. Yani işe girersin, 4-5 ay geçer. Ortalık güllük gülistanlıkken bir gün kovuldun derler, neden bile diyemezsin.

İşin kötüsü ayrıldıktan sonra olumlu referans da hayal olur. Karmaşık bir iş arayış sürecine girersin yeniden. Görüşmeye gitme.
0
cakabo
(18.10.14)
Referans filan istemezler, git görüşmeye. Bu ülke ingilizce bilmedigi halde cv'sinde intermediate yazanlarla dolu. Sigorta işlemleri sırasında ortaya çıkabilir ama.
0
kaymaktutmayansicaksut
(18.10.14)
yahu part-time bi iş için çok jenerik bi senaryo uydurmuşsunuz, pek sorun olacağını zannetmiyorum. üç kuruş maaş verecekler zaten, bi de utanmadan geçmişinizi araştırırlarsa onların geçmişini ve iş verimliliğini sorgularım. yapmasanız iyiydi elbette ama şu saatten sonra buna kafayı takmanız gereksiz.
0
nereye bu gidis
(18.10.14)
tecrübeliyim de..

komşumun bilgisayarcısını da işlettim. yaparım sorun yok. de..

yaparsın lan nolcak. en kötü kovulursun. sanmıyorum ama. orda çalışanların %99 undan daha bilgilisin. daha kültürlüsün. at yalanı siktir et.

bende öyle girmiştim çalıştığım yerlere. bir sorun olmadı. hepsinide çok iyi becerdim..

barda vs. sosyal işte çalışmamıştım. korkuyordum.. beceremem sanıyordum. utanırım sanıyordum.. aç kalınca, gittim çalıştım dedim 123123 tecrübe saydım.. girdim. herkes tecrübe böyle bişey demişti.. memnundular çok.

ordan çıktım mesleğimle alakalı bir işe gittim.. tecrübe dediler daha hiç yoktu. 2 sene tecrübe saydım. anasını bile sikerim dedim.. maaşımı iyi aldım. işte hataya yer yoktu.. gündüz işte gördüm. akşam evde öğrendim.. iştede herkes memnundu. sadece iş geçiciydi. başka ilde çalışmaya çağırdılar hatta.. gidemedim.

yaparım diyorsan salla..
0
ibomiu
(18.10.14)
nereye bu gidis +1

dürüstlüğünü işe alınırken değil işe alındıktan sonra göster kardeşim. doğrucu davut olacağım diye işsiz kalma. senin gibiler asıl iş güç sahibi olmalı.
0
yons
(18.10.14)
Sanki şirketler mi çok dürüst, üstelik çoğu cv abartı bilgilerle dolu, yazmışsın bi senaryo, devam ettir işte..
0
ya volna
(18.10.14)
Hiç sesinini çıkarma yapabileceksen işi git çalış derim. Sanma ki adamlar "dur yahu sabirstone teknosa'da çalışmış mı bir bakalım tüm birimler araştırmaya koşun" diyecekler..
Bu arada derdin "yalan söyledim vicdanım sızlıyor" ise zaten uzun bir süre daha iş bakacak olursun. 2-3 başvuru sonunda aynı şeyi tekrar yaparsın.

Kendine güveniyorsan git (konuş bence) çalış.
0
wittgenstein
(18.10.14)
verebileceğim tek tavsiye görüşmeye gitme diyenlere kulak asmaman. görüşmeye gitsen, yalan söylediğin ortaya çıksa nolacak sanki. mahkemeye mi verecekler?

yalan işini kıvırabiliyorsan olayın devamını getir. hiç tanımadığın insanlar karşısında okkalı senaryo yazmak güzeldir. en azından adrenalin yaşamış olursun. yalanı hiç beceremem diyorsan da açık açık söyle. görüşmeye giderek kaybedecek bir şeyin yok.
0
mr brandon
(18.10.14)
ben de part time bir iş için bu tip araştırma yapılacağını sanmıyorum. ama asla "ben yalan söylemiştim, kusura bakmayın" gibi birşey söyleme. daha işe girmeden yalan söylemeye başlayan adamı kimse işe almaz. görüşmeye git, sürekli önceki tecrüben üzerinde dururlarsa, bir teknosa bahsidir alıp yürürse ve sen rahat hissetmezsen geri dönüş olunca "ben biraz düşüneyim" tarzı birşey uydurur başlamazsın.
0
sumuklu asilzade
(18.10.14)
Cok riskli bir yalan soylemissin. Gorusmeye gitmemeni tavsiye ederim. Yalani devam ettirmeye gelince, o yalani devam ettirmen cok zor. Yalan soylerken biraz dikkat edin, sonrasini da hesap edin.
0
delifaruk
(18.10.14)
(22)

Erkekte rimel, göz kalemi vs.

bosver nicki
özellikle kadınlar cevaplarsa sevinirim, son zamanlarda kaşıma ve gözlerime biraz takılmış durumdayım ya da canım sıkılıyor da olabilir. şöyle biraz göz kalemi çeksem veya rimel sürsem gözlerime hemen fark edilir mi? yani elbette fark edilecektir, çok da problem değil ama herkes aynı geyiği yapsın i
özellikle kadınlar cevaplarsa sevinirim,

son zamanlarda kaşıma ve gözlerime biraz takılmış durumdayım ya da canım sıkılıyor da olabilir. şöyle biraz göz kalemi çeksem veya rimel sürsem gözlerime hemen fark edilir mi? yani elbette fark edilecektir, çok da problem değil ama herkes aynı geyiği yapsın istemiyorum; aaa gözünde kalem mi var, rimel mi var gibi sorularla muhattap olmak can sıkıcı olacaktır bir yerden sonra. sözün özü hangisini yapsam daha az dikkat çekici olur, siz ne dersiniz, ne önerirsiniz; gördüğünüz üzere gram bilgim yok bu konularda.

Teşekkürler şimdiden.
0
bosver nicki
(18.10.14)
sürme olabilir göze ama simsiyah bir rimel hoş gelmez bana. şeffaf rimeller de var da gerek yok rimele işte.
0
devilred
(18.10.14)
hiçbirini erkekte beğenmiyorum çok itici
0
neferkitty
(18.10.14)
Rimel degil de kirpik kivirici kullanabilirsiniz, ya da kirpik masasi. Kalem ve normal rimel cok kotu olur.
0
LXXVII
(18.10.14)
Kesinlikle çok itici. Yüzün, dişin saçın temiz olsun yeter
0
purplee
(18.10.14)
Böyle maceralara gerek yok.
0
angelus
(18.10.14)
Yeşil gözlü bir arkadaşım çekerdi kalem, hoş olurdu ama feminen bir hava katardı. Ona göre düşün. Bence girme bu işe.
0
Lim5
(18.10.14)
çok sağolun, teşekkürler heves falan bırakmadınız. ayrıca o kadar mı kötü yani, çok hafif de yapsam olmaz mı? ayrıca sene 2014 sürme nereden bulacağım, yoksa her yerde bulunabilen bir şey mi?

Not: bozar muhabbetine girmeyelim ne olur.
0
🌸bosver nicki
(18.10.14)
Kadınlar bile doğru düzgün makyaj yapamıyor tuhaf tuhaf dolaşıyorlar ortada, siz de muhtemelen beceremeyeceksiniz utanacaksınız sokağa çıktığınızda. O yüzden diyoruz, yoksa kaş sizin göz sizin kime ne.
0
angelus
(18.10.14)
rimel sürme bence de. kalem deneyebilirsin ama. işe-okula gitmediğin boş bi gününde sürüp çık dışarı. arkadaşlarınla mı buluşursun artık naparsan işte. hem kendini iyi hissediyo musun onu görürsün, hem de insanların tepkilerini. aklına düştüyse dene yani nolacak ki.
0
bxgx
(18.10.14)
göz kalemi giyim tarzınıza göre yakışabilir(az bir ihtimal) ama rimele sakın bulaşmayın bence.
0
kuzey li
(18.10.14)
lgbt sanarlar be abi kısmetin kapanir. eger cok kararliysan kas kalemini dene bi. satici kiza sevgilime alicam ehhehe de sana grisinden(kaşlar siyahsa) versin bi dene
0
guldum gectim genceciktim
(18.10.14)
açıkçası ben çok hoşlanmıyorum o rimelli kalemli görüntüden ama denemeden bilemezsin sen sevecek misin, dene bence o yüzden. bu bozar, itici muhabbetlerine kulak asma. şimdi az baktım da göz makyajı yapan şu abiyi buldum

www.youtube.com

ama bence kadınların no makeup makeup videolarına biraz baksan doğal görünüş nasıl yakalanır anlarsın az çok.
0
mayaa
(18.10.14)
rimel olayı biraz zor galiba, sürmesi falan, ama şu şeffaf rimel olayı biraz kafama yattı. en azından bir ara kalem çekmeyi deneyeyim, kısmetim kapanırsa da vazgeçerim artık ama ben kadınların o kadar ön yargılı olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸bosver nicki
(18.10.14)
ben öle erkeklere direk kırık gözüyle bakıyorum malesef. ayrıca dünyanın en itici şeyi bile olabilir bir erkekte.
0
sta
(18.10.14)
Johnny Depp benzeri şekilde (Pirates of the Caribbean) göz kalemi çeken bir erkek arkadaşım olmuştu, annesi de ben de çok yakıştırmıştık, babası nefret etmişti. ahah.
Sonra başka bir arkadaşıma eğlencesine yaptığımız vampir temalı bir fotoğraf çekiminde incecik göz kalemi çekmiştik pek güzel olmuştu. Bazı erkeklere oluyor bazılarına berbat oluyor. Yumuşak bir siyah göz kalemini tam kirpik dibinize(kirpiklerin arasına yani) incecik çekersiniz, sonra biraz silersiniz pamukla, fazlası pamuğa gider, gözünüze kalem çekmiş gibi değil de çok sık kirpikleriniz varmış gibi görünür.
Deneyin bir, belki size yakışır neden olmasın ki?
0
afush
(18.10.14)
abi gözükmesini istemiyorsan niye sürüyorsun , sürüyorsan neden gözükmesin diyorsun?
0
tosunpasa
(18.10.14)
Elli iki yaşında, kel bıyıklı göbekli amcalardan biri olduğunu varsayacak olursam; yakışmayacagini düşünüyorum.
Bi film veya tiyatro oyuncusu olsan, olabilirdi sahnedeyken. Ama onun dışında komik.
0
take me rufee2
(18.10.14)
Erkekte makyaj igrenc bisey. Direkt vurduruyor diye dusunuyorum. Cunku gereksiz yani. Ama trans olursun, cd olursun yakisir onun hakkinda olumsuz dusunmem. Ama heteroysan sikinti var. Arkadas bile olmam.
0
madeleine elster
(18.10.14)
seffaf rimel zaten saca jole surmek gibi birsey, kasi kirpigi sekillendirmeye ve islak sac efektiyle daha havali bir durus sagliyor. goze surme cekmek de doguda kadin erkek coluk cocuk olarak uygulaniyor, sebebi hem guneste daha rahat etmek hem de gercek surmenin antibakteriyel olmasi. gercek surme bulmak yerine kaliteli bir kalem alip onu da cekebilirsin. esmersen ve goz seklin guzelse kalem de guzel durur. yani unutma onemli seylerin alti cizilir, zaten makyajin ana mantigi guclu oldugun estik unsurlari daha da belirginlestirmek. ben senin yerinde olsam ikisini farkli gunlerde kullanarak, gelen tepkilere gore nasil devam edecegime karar verirdim. mesela gece cikarken kalem, gunduz seffaf rimel gibi...
ayrica erkekligi bozar diyenlere sadece guluyorum, insanlar kilik kiyafetleriyle ne artar ne eksilirler insanlik olarak. erkekligi bozacak seyler bu tip dusunen insanlarla takilmak olabilir, sana da abla tavsiyesi olarak bunu vereyim, sonra adin cikar su gorgusuz senin arkadasinmis diye, ne alakasi var, sadece taniyorum diyeceksin, magarasinda yalniz birakacaksin.
0
mavicorap
(18.10.14)
52 değil de tam onun yarısı yaşındayım, kel değilim, hafif göbeğim var ondan da umuyorum yakın zamanda kurtulacağım.

peki bu kaliteli kalem ve rimeller hangi markaların ürettikleri oluyor genelde, bana sorsanız mac iyidir derim ama, iyi midir ki?
0
🌸bosver nicki
(19.10.14)
johnny depp gibi yap: s573.photobucket.com

yada şu eleman gibi: alixbekins.files.wordpress.com
0
neil manke
(19.10.14)
Göz kalemi dünyada sadece Ville Valo'ya yakışıyor erkek olarak bence, bkz; hdwallpapersfactory.com

Eğer öyle bi havan varsa sadece kirpik diplerine (üstüne taşmayacak şekilde) sürebilirsin. Böylece kirpikler dolgun gözükür, gözün belirginleşir.
0
shejia
(19.10.14)
(4)

yerde öğrenci akbili buldum sahibine ulaşmasını nasıl sağlarım?

baba jo
beşiktaşta öğrenci akbili buldum, en yakın büfeye götürdüm "onunla mı uğraşıcam, zaten bin tane geliyor" diyip almadı. akşam olduğu için yakındaki iett büfesi de kapalıydı. birazdan buradan kayıp duyurusu açıcam ama düşük ihtimal tabi. facebook'tan aradım bulamadım. ben bu kartı iett'ye mi götüreyim
beşiktaşta öğrenci akbili buldum, en yakın büfeye götürdüm "onunla mı uğraşıcam, zaten bin tane geliyor" diyip almadı. akşam olduğu için yakındaki iett büfesi de kapalıydı. birazdan buradan kayıp duyurusu açıcam ama düşük ihtimal tabi. facebook'tan aradım bulamadım. ben bu kartı iett'ye mi götüreyim napayım? okul yakın değil ne yazık ki, bi fikir verseniz de ulaştırsam? bu arada buraya da yazayım bilgileri;
sezin eriş, sabancı üniversitesi.

EDİT: kendisiyle irtibata geçtim, bunu sağlayan seksen9'a selam olsun.
0
baba jo
(17.10.14)
okulun facebook gruplarına sorabilirsin.
0
hellojack
(17.10.14)
okula mail at.
0
novemba
(17.10.14)
ismini bi googlelasanız belki linkedin ve ya başka bir hesabı vardır.
0
kuzey li
(18.10.14)
Bir yere götürmene gerek yok, okul gruplarından falan sorabilirsin, galiba endüstri mühendisliği öğrencisiymiş, normal şartlarda kaybettikten sonra kendisinin kartı kapattırıp yenisini çıkarması gerekiyor, sizin yapmanız gereken kartı bir kenara koyup kullanmamak, içindeki bakiyesiyle birlikte yeni kartına aktarabilir zaten (benimkini bir oç kullanmıştı gitmişti paracıklarım, şükür yakalanmamış yakalansaydı bir de ceza vardı)
1 hafta sonraysa parçalayıp atın.
0
atom karincanin torunu
(18.10.14)
(4)

dolma kalem tavsiyesi ve hakkında sorum var

karaden
tavsiyeyi bekliyorum :) bütçe çok değil 40-50 tele.bir de bu zımbırtının tükenmez kalem gibi arkasında aç kapa kısmı mı var. ya da mürekkep sadece bastırdıkça mı geliyor nasıl oluyor :)sevgili kalem guruları yanıtlarınızı bekliyorum
tavsiyeyi bekliyorum :) bütçe çok değil 40-50 tele.

bir de bu zımbırtının tükenmez kalem gibi arkasında aç kapa kısmı mı var. ya da mürekkep sadece bastırdıkça mı geliyor nasıl oluyor :)

sevgili kalem guruları yanıtlarınızı bekliyorum
0
karaden
(17.10.14)
lammy alabilirsin 3-4 daha atıp.

dolma kalemde ne bastırma ne de aç kapa var.
kapağını aç ve yaz.
0
teritori
(17.10.14)
lamy +1

www.dr.com.tr
0
kuzey li
(18.10.14)
kapağını açıp kağıda dokundurduğun an mürekkep gelmeye mi başlıyor?
0
🌸karaden
(18.10.14)
aman abi bastırma mürekkep gelecek diye. çok bastırırsan ucuna zarar verirsin. elinde bir kuş tutuyormuş gibi davran.
0
john lee hooker
(18.10.14)
(4)

Elektrikle çay yapmak mı , doğalgazla mı?

haekhan27
Daha doğrusu elektrik mi daha ucuz , doğalgaz mı? hangi türlü daha ucuza gelir?
Daha doğrusu elektrik mi daha ucuz , doğalgaz mı? hangi türlü daha ucuza gelir?
0
haekhan27
(17.10.14)
doğalgaz
0
kuzey li
(17.10.14)
elektrikte suyun isinmasi 1 dakika suruyor, ocakta dakikalarca. bence elektrik ya.
0
hjarteblod
(17.10.14)
Eskişehir'de elektrik fiyatını göz önüne alınca benim 1800w elektrikli çay makinem ile 1dk'da kaynayan su için 0,0072 tl harcıyorum. bir saat açık kalması 50 kuruşa yakın tutuyor bu da çayı yapmak ve içene kadar sıcak tutmak demek. %90 ısı iletimi var sanırım.

ocakta ateşin ufak bir kısma değmesi nedeniyle ısı iletimi %30 civarında. yine 1 saat ocak açık kalsa çay yapma ve içerken sıcak tutma şeklinde, bunu hesaplamak için tüpümün (tüp doğalgazdan daha pahalı) gidişini heasplayım. tahmini, çok tahmini hesabı 1 saatte 1-2 lira gibi birşey yaktıgını gösteriyor. doğalgaz da 75 kuruş falandır herhalde. ama ocakta geç ısınıyor çay.

galiba sadece çayı yapıp söndüreceksen kettle, ama çayın altı yanacaksa, sıcak tutacaksan ocak mantıklı.

edit: 2011 de internette iki adam hesaplamış:

1) 3 bardak yani yaklaşık 750 ml suyu bir çaydanlığın altına koydum. evdeki kombiyi kapattım. ve su kaynayıncaya kadar bekledim. yaklaşık gaz tüketimi

0,019 m3 oldu.bu gazın verdiği eneriji yaklaşık

doğalgaz alt ısıl değeri 8250 kcal/m3=34485 kJ/m3

0,019 m3 gazın verdiği enerji=655 kJ

Bu da 0,1819 kWh yapar o da yaklaşık

0,1819*0,06615=0,012 tl


şimdi suyu 15C 100 C ısıtmak için ne kadar enerji gerekli

Q=0,75kg*4,18kj/kg.C*85C=266 kJ

bu da 0,0738 kWh

o da yaklaşık

0,0738*0,1576=0,0116 tl


arkadaşlar yukarıda hesaptakettle ile ısıtma yaparken kettle ısınmamış gibi kabul edildi ve çevreye ısı kaybı yokmuş gibi hesap yapıldı.

ve ocakta ısıtmada kullandığım çaydanlık biraz büyükçe bi çelik çaydanlıktı. hesaptan da anlaşılacağı gibi aralarında önemli bir fark olmamakla beraber kettle daki kayıplar dikkate alındığında doğru ekipmanla ocakta ısıtma yapmak biraz daha ucuza gelmekte.

----------------------

2) 750 ml suyu 2000 W kettle ile ısıttım. ve suyun kaynaması yaklaşık 3 dakika sürdü(3 dakikadan biraz fazla ama avans verdim kettlea)

3 dakika 180 saniye güç 2000 Watt

çekilen enerji 360 kJ eder.


360 kJ=0,1 kWh eder

0,1*0.1576=0,01576 tl


hesaplardan anlaşılacağı gibi

ocakta ısıtınca 0,012tl
kettle ile ısıtınca 0,015tl tuttu

şampiyon ocakta ısıtma çıktı.
0
taqster
(17.10.14)
hocam elektirign de bir kismi dogalgazdan uretiliyor. gerisini sen dusun.

ama verim olarak kettle her turlu katlar ocagi.
0
rising creeps
(18.10.14)
(6)

Uzun sürede fayda sağlayan rutinleriniz ya da alışkanlıklarınız var mı?

merak ediyorum
Uzun süredir şunu yapıyorum, böyle faydasını gördüm diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
Uzun süredir şunu yapıyorum, böyle faydasını gördüm diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
0
merak ediyorum
(17.10.14)
spor - kondisyon, sağlık
edebiyat - güzel konuşma ve yazma, kibarlık, edep
müzik - hüzün, sevmek, kendini doruklarda hissedebilmek

hayatımda başka da bir şey yok zaten.
0
papillon7
(17.10.14)
Kefir üretip içmek. Alerjilerimi sakinlestirdi.

Aylik dergi aboneliği; çayla beraber okumanin keyfi başka.

Bol su içmek. Kilo verdirdi, cildimi guzellestirdi.

Bisiklete binmek; trafige cikma korkumu azaltti, beni daha mobil hale getirdi, ozgurlestirdi.

İlk aklima gelenler bunlar
0
balik kraker
(17.10.14)
sporla ilgilenmek, çok sayıda maç izleyip lig takip etmek.

bu sayede 18'ime bastığım gün, iki yıldır 18 olmamı bekleyen bir firmada işe başladım. özellikle hemcinslerimle iletişim konusunda çok faydası oluyor, atıyorum yeni bir ortama girdim diyelim karşımdaki kişi sporla ilgiliyse muhakkak ortak bir takım/lig/konu hakkında konuşabiliyoruz.

yaşamak için her zaman bir enerji veriyor, "dayanak noktası" oluşturuyor. daha bu akşam hoşlandığım kız bana başkasından hoşlandığını, bunu bilmeye hakkım olduğunu düşündüğünü söyledi mesela. çok iplemedim, zalgiris maçını izliyom. benim için çok farklı bir olay spor etkinliklerini takip etmek. yani onlar sokmuş bunlar sikmiş x takımı şampiyon olmuşun çok ötesinde. ritüel gibi, ayin gibi bi' şey. müthiş keyif.

"maç izlemek" şeklinde söyleyince çok sikko göründüğünün farkındayım ama sürekli maç izleyip sporla ilgileniyor olmasaydım şu an ne para kazanabilirdim ne de insan tanıyabilirdim. benim hayatıma yön veren bir şey oldu çocuk yaştan itibaren sporla ilgilenmek.
0
pescador
(17.10.14)
sabah erken kalkmak. lise son civarlarinda edindim bu aliskanligi sanirim. yani zaten liseye gitmek icin erken kalmak zorundaydim ama tatil gunlerimde bile erken kalkmaya basladim. erkenden kastim 7, 7.30 civari. hatta bazi gunler 6.30. 8de kalktigimda gec kalkmis hissediyorum artik. bana cok fazla vakit kazandirdi, sanki her gunu iki gun gibi yasiyorum. cok muthis bir sey. kacta yatiyorsun dersen 12 civari.

bunun disinda butun hayatim boyunca voleybol oynadim ama bu haftada 3 falandi. uzun suredir hergun duzenli spor yapiyorum ve bu baya bir dinclik getirdi bana.

daha gencken ve elimde cok bol vaktim varken cok ingilize kitap okuma aliskanligim vardi, ingilizcem cok gelisti.

acikcasi dusununce hayatimda basardigim herseyi duzenli bir calisma rutinine oturtabildigim icin basarmisim..
0
gerard
(17.10.14)
sabah kahvaltidan once ve yatmadan once rutin dislerimi fircaliyorum aksatmadan. kendimi cok temiz hissediyorum. en azindan agzimi.

piotrsuss +1
0
exlibris
(17.10.14)
aklıma ilk gelen şey kitap okumak. ufkumu genişletti.
0
kuzey li
(17.10.14)
(3)

İstanbulda Ev Almak Mantıklı mı ?

technicalte
200 bin liralık bi ev buldum50 bin lira nakitim var diyelim.halihazırda 1000 lira kirada oturuyorum10 yıllık kredi çekersem ayda 2000 lira ödeyeceğim. gelirim 3000 lira, eşimin'de 1500 liraikimizde özel sektörde çalışanız çocuk yokaskerlik henüz yapılmadı, en 6 ay olmucam 1 sene sonra.sizce mantıklı
200 bin liralık bi ev buldum
50 bin lira nakitim var diyelim.

halihazırda 1000 lira kirada oturuyorum
10 yıllık kredi çekersem ayda 2000 lira ödeyeceğim.
gelirim 3000 lira, eşimin'de 1500 lira
ikimizde özel sektörde çalışanız çocuk yok
askerlik henüz yapılmadı, en 6 ay olmucam 1 sene sonra.
sizce mantıklı mı bi iş mi bu olay?
0
technicalte
(17.10.14)
10 yıl içerisinde gelir değişimlerini, çocuk ihtimalini ek olarak askerlik esnasında yaşanacak diğer ihtiyaçları göz önüne alın.
Ben olsam biraz uzun düşünürdüm.
Ama imkansız durmuyor.
0
quaker
(17.10.14)
isiniz garanti bir is ise alinabilir
ozel sektore guvenmeyin cok
0
ferit85
(18.10.14)
bir sene sonra 6 ay boyunca nasıl ödeyeceksiniz krediyi.
0
kuzey li
(18.10.14)
(2)

112 acil gibi bir program

vakamijin
Kanal d'de 112 acil diye bi program vardı. Belli ki türk aklından çıkmamış bu konsept. Orijinali nedir bilen var mı?
Kanal d'de 112 acil diye bi program vardı. Belli ki türk aklından çıkmamış bu konsept. Orijinali nedir bilen var mı?
0
vakamijin
(17.10.14)
programın adını hatırlamıyorum ama 12-13 yıl önce discovery channel'de acil servis diye bir program vardı bu konseptte.
0
kuzey li
(17.10.14)
Sanırım trtnin tek kanal olduğu dönemlerde mi ne 911 varmış, bir de konsept genel bir eşy bence bir yerden alınma olarak bakılamaz bence sadece ilk kim yapmış olarak bakılabilir.
0
atom karincanin torunu
(17.10.14)
(17)

İstanbul'da 5300 tl vs İzmir'de 4500 tl

manert
Aynı işi yapıyor olacağım. Aslında soru sadece kazanılan maaşla ilgili değil tabii ki, olayın İzmir vs İstanbul yönü de var:)İşim yoğun olacak, hani hafta bir gün 3-4 saat ya gezerim ya gezemem öyle bir durum var. Ama vakit buldukça da kafamı dağıtacak, istediğimi yapabileceğim rahat bir şehirde yaş
Aynı işi yapıyor olacağım.

Aslında soru sadece kazanılan maaşla ilgili değil tabii ki, olayın İzmir vs İstanbul yönü de var:)

İşim yoğun olacak, hani hafta bir gün 3-4 saat ya gezerim ya gezemem öyle bir durum var. Ama vakit buldukça da kafamı dağıtacak, istediğimi yapabileceğim rahat bir şehirde yaşamak istiyorum.

Evet fikirleri alayım:)
0
manert
(15.10.14)
İzmir kesinlikle.

Aynı hesaba gelecek kirasıyla gereksiz trafikli vakit kayıplarıyla.
0
prodeq
(15.10.14)
İzmirliyseniz İzmir; değilseniz İstanbul.
0
angelus
(15.10.14)
izmir
0
mr.goodcat
(15.10.14)
İzmir 4500. Hani İzmir 3500 olsa düşünürsün de, 4500 istanbuldan daha cazip.
0
brawler
(15.10.14)
800 lira az para degil. istanbul diyorum.
0
kegums
(15.10.14)
İstanbul'a gelirsen enayi olursun. net.
0
gamaflex
(15.10.14)
800 lira az para degil, 5300 fena bi para degil, istanbulda guzel yasarsin.

izmirliyim, istanbulda calisiyorum.
0
she was my baby
(15.10.14)
Izmir. 800 lira icin hayatimi kalabalik ve stresli bir sehirde geciririm dersen istanbul.
0
rayde
(15.10.14)
bence direk kiraya bak. kira aynı olacaksa istanbul'u seç.
0
optum kib bye
(15.10.14)
şahsen istanbul derdim. istanbul dışında bir yerde yaşarsam mutlu olamayacağımı düşünüyorum. kafanı dağıtabilmen için de binlerce alternatifin olacak.
0
razvan rat
(15.10.14)
iş için izmir de yaşayan biri olarak istanbul diyorum
0
mirty
(15.10.14)
Kesinlikle İzmir.
İstanbula defalarca sadece gezmeye gitmiş ve trafik sebebiyle planladiginin 1/3 unden vazgeçmiş biri olarak insanların İstanbul da yasamaya nasil vakit bulduklarına pek aklim etmiyor. 1 gün değil 2 gun degil sürekli stres hali.

Not İzmirde de gezdim ayrıca bir kaç kere 15 20 günlük misafirliklerim oldu.
0
balik kraker
(15.10.14)
Cevaplar icin tesekkurler.

Soylemeyi unuttum, istanbul'da okudum yani istanbul'a daha hakimim. Muhtemelen calistigim yere oldukca yakib bir yerde ev tutarim, ise gidis geliste trafik yasamam en azindan.

Ailem ayvalik'ta ama, izmir'e 2 saat:)
0
🌸manert
(15.10.14)
İstanbul. İstanbullu arkadaşlar burada çok sıkıntı yaşıyor hiç sevmiyorlar. Izmirliler fanatiktir, tarafsız insanlara sor.
0
Lim5
(15.10.14)
İzmir derim. İstanbul'a göre daha yaşanılası. Ailenize yakın olması da oldukça büyük avantaj bana kalırsa.
0
out of the silent planet
(15.10.14)
izmir 4500
0
kuzey li
(15.10.14)
istanbuldayım. yanıt izmir
trafik yok (en azından istanbuldaki gibi değil 30 km yolu otobanda 2,5 saatte gidiyorsun), kiralar uçmamış (1+1 ev için 1000 tl istiyorlar), en önemlisi de izmirde istanbuldaki kadar stres kaynağı yok.
0
tururo
(15.10.14)
(8)

İşle ilgili bir mevzu

Sellim
Ben evimin uzaklığı ve ulaşım sıkıntıları nedeniyle işe geç gidiyorum. Bu hoş karşılanmıyor ama ben çok yorulduğum için kendime yarım saatlik bir tolerans tanıyorum. Doğru bir şey olmadığını biliyorum.(Ekleme: İşimde iyiyim, hiçbir olumsuz dönüş almıyoruz, hiçbir gecikme olmuyor. Üstlerim de işimden
Ben evimin uzaklığı ve ulaşım sıkıntıları nedeniyle işe geç gidiyorum. Bu hoş karşılanmıyor ama ben çok yorulduğum için kendime yarım saatlik bir tolerans tanıyorum. Doğru bir şey olmadığını biliyorum.

(Ekleme: İşimde iyiyim, hiçbir olumsuz dönüş almıyoruz, hiçbir gecikme olmuyor. Üstlerim de işimden ve benden son derece memnunlar. Tek sorunum geç gitmem.)

Bugün takım liderimiz bazı kişilere bir mail atmış. İşe geç gelen arkadaşlara saygısızlık olmaması açısından erken gelinmesiyle ilgili.

Neyse bu mail benim için önemli değil ama orda saygısızlık kelimesi vurgulanmış.

Bu maille aynı gün ekibe bir kişinin daha katılması sebebiyle odadaki yer düzenlerimiz değiştirildi. Herkesin yeri sabittir bizim odamızda. Yani herkesin masası kendisinindir. Öyle kafaya göre değişmek yok.

Bu gelen kişi için takım lideriyle müdürümüz kendi arasında toplantı yapıyor ve benim yerimi değiştiriyor. Müdür bunu kendi söyledi. Takım lideri söylese itiraz ederdim ama müdüre edemem. Benimle beraber 1-2 kişinin daha yeri değişiyor ama onlar işe yeni başlayanlar. Ben hem eski çalışanım hem de aylardır yerim orası.

Neyse.

Bu yer değişikliği olayında benim şahsıma yönelik bir tutum olduğunu düşünmüyorum ama sizce bu değişiklik yapılmadan önce bana sorulması gerekmez miydi?

İşyerinde bir saygıdan bahsediliyorsa yer değişikliği yapmadan ya da bunu bildirmeden önce bana söylenmesi gerekmez miydi sizce?
0
Sellim
(15.10.14)
oncelikle ne demek yani kendime yarım saat tolerans tanıyorum? işe zamanında gelenler mal mı? tabi ki duzenlı olarak gec kalıyorsanız bu saygısızlıkır.

yer degissikligi konusunda da bir saygısızlık goremedım.
0
cokponcik
(15.10.14)
ben mesaj olarak anladim. sartlarinizi yazmamissiniz ama amirleriniz sizi kibarca uyarmaya calismislar.
0
rising creeps
(15.10.14)
sen adamları ne kadar saydın da ıncelık beklıyorsun?
Paşa torunu musun acaba?
0
denne
(15.10.14)
uzak oturuyorsanız yakına taşının diğer iş arkadaşlarınızın ne günahı var tam zamanında gidiyor işe, onlar enayi bir siz mi akıllısınız. müdür haklı, bence yer değişikliğide bir nevi uyarı olmuş geç kalmamaya dikkat edin bundan sonra bence.
0
kuzey li
(15.10.14)
bir uyarı niteliğinde olmuş bence bu yer değiştirme. bugün masan, yarın işin demişler gibi. haksız da sayılmazlar.
0
devilred
(15.10.14)
Topun ağzında sen varsın dostum saygı vs içeren mail de uyarı atışı olmus . Diğerlerinin yeri sabit sen degistiysen diğerlerine de senin geç gelislerinin karşılığı bir hareket yönetim tarafindan.unutma insanlar senden ne kadar memnun olsa da
geç geldiğin için işinden olursun . Benim isimde dakikalar önemli birdakika geç kalman kidemini bile etkiliyor yıl sonunda
0
steward
(15.10.14)
iş güzel ve garantili bi işse, ufaktan taşının o taraflara doğru.
0
compadrito
(15.10.14)
Böyle söyleyince geç gelmenize kasten yapılmış gibi duruyor da, bir ihtimal de "O oraya geçsin", "Ama orada o var", "Olmadı şunu şöyle şöyle değiştiririz", "O zaman Sellim'in de yer değişmesi gerek", "Ama en az hareketle öyle oluyor, o da değişsin" gibi bir beyin fırtınasının sonucu da olabilir.

Ben de işime uzaktayım, paşa paşa kalkıyorum her sabah, hatta kışın ezanı evde duymuşsam bu çok geciktiğim anlamına gelir. Sizin taahhüt verdiğiniz şey "Herkesle aynı saatte kalkacağım" değil; "Herkesle aynı saatte çalışmaya başlayacağım". Bu sözlü bir taahhüt. Tabii, sabah geç geldiğinizi akşam çıkarıyorsanız, o ayrı.

Taşınmanız mümkün değilse, ya kendinizi zorlayıp işe erken gidin ya da daha yakında iş bulun.
0
aychovsky
(15.10.14)
(5)

Citröen C4 Tavsiye?

PoscheN
http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-citroen-sahibinden-panoramik-tavan-110-hp-hatasiz-c4-173115479/detay?hideSearchFilter=false&showViewPreferences=trueLinkteki arabayı almak üzereyim. Olumlu olumsuz yorumlarınız nelerdir?
www.sahibinden.com

Linkteki arabayı almak üzereyim. Olumlu olumsuz yorumlarınız nelerdir?
0
PoscheN
(14.10.14)
fransiz arabası alınır mı yeaa diyenlere alış. c3 kullanıyorum ne zaman biri duysa fransıza giydiriyor ama ben memnunum genel olarak.
0
kuzey li
(14.10.14)
ben de c4 kullanıyorum.

Genel olarak memnunum hiç bi sıkıntım yok. biraz hafif bi araba yalnız.
0
shejia
(14.10.14)
2 senedir kullanıyorum ben, bi sıkıntısını görmedim hiç, ses de almıyor içine, ayrıca kuzey li +1. ilanın süresi dolmuş yalnız, görüntülenmiyor. dizel ise araç turbosunu yağ sızıntısına karşı kontrol ettir derim ben
0
mirty
(14.10.14)
İlan süresi az önce bitmiş sanırım. Soru işaretleri vardı ama yorumlar rahatlattı beni. Teşekkürler
0
🌸PoscheN
(14.10.14)
3 ay önce 2.el citroen c4 aldım otomatik dizel 110 bin km de 30 bin tl ye aldım. Araba güzel yol tutuşu bir de çok az yakıyor ama araba içi dökülüyor düğme tuşları falan çabuk bozuluyor ne bileyim koltuğu rahat değil
0
hasanli
(15.10.14)
(6)

Bu Ne Demek?

kuzey li
bilgisayarımı her açışımda bu yazı çıkıyor, ne olmuş ölmüş mü bilgisayarım?Edith Piaf: hard diski değiştirsem ne kadara patlar? birde şimdiki 320gb 1tb taksam sıkıntı olur mu?
bilgisayarımı her açışımda bu yazı çıkıyor, ne olmuş ölmüş mü bilgisayarım?

Edith Piaf: hard diski değiştirsem ne kadara patlar? birde şimdiki 320gb 1tb taksam sıkıntı olur mu?
0
kuzey li
(14.10.14)
harddisk yengen olmus.
0
mayeskuel
(14.10.14)
ama bu yazıyı bile ben pc'den yazıyorum hala çatır çatır çalışıyor. :D
hard diski değiştirsem ne kadara patlar? birde şimdiki 320gb 1tb taksam sıkıntı olur mu?
0
🌸kuzey li
(14.10.14)
yakın gelecekte ruhumu teslim edeceğim demek oluyor(şaka değil) belgelerini yedeklemeni öneririm. ölmek üzere hdd
0
some devil
(14.10.14)
F10'a basıp Setup menüsüne gireceksin ve HDD test yapacaksın.

Bunu yapmadan önce dosyalarını yedekle. Test bittikten sonra aynı uyarıyı verirse HDD kurbağa olmuş demektir. Vermezse sıkıntı yok.
0
himmet dayi
(14.10.14)
testin sonucunda bir daha hard diskin açılmama ihtimali var mı?
0
🌸kuzey li
(14.10.14)
pek sanmıyorum. sonuçta hard disk test edilecek. Scandisk gibi basit bir işlem. Sen yine de yedeğini al da ağlama sonra.
0
himmet dayi
(14.10.14)
(3)

03:30'da uyanmam lazım!!!!11

spirit crusher
ama ben daha uyuyamadım bile. napcam la ben :/
ama ben daha uyuyamadım bile. napcam la ben :/
0
spirit crusher
(14.10.14)
uyuma üçü on gece gibi soğuk bir duş al.
0
kuzey li
(14.10.14)
50 dk kalmış, tabi ki uyumayacaksın hiç. yarın erken yatarsın.
0
anil
(14.10.14)
uyan!
0
yalnux
(14.10.14)
(2)

motora başlama cbr125

truths territory
bu cbr125lerle filan başlanır mı motora, hani alttan başlamak mevzuu filan vardı ya nasıl oluyor o işler?
bu cbr125lerle filan başlanır mı motora, hani alttan başlamak mevzuu filan vardı ya nasıl oluyor o işler?
0
truths territory
(13.10.14)
125 cc başlamak için ideal ama çok çabuk sıkar. 125 cc alacaksan 8.450 tl'lik cbr125 yerine 4.900 tl'lik ybr 125 almak daha mantıklı.

ya da direk cbr 250 al.
0
otonomo
(13.10.14)
bence iyi seçim honda ikinci elde değer kaybetmiyor bir iki yıl kullanır daha büyük cc'li bir motosiklete geçersin.
0
kuzey li
(14.10.14)
(17)

Mühendis arkadaşlar gelin arabaları eleştirecem

kamera motor
ben arabadan %0 anlayan biriyim.ama sinirliyim. çünkü araba teknolojisinin muhteşem derecede ilkel olduğunu düşünüyorum. her şeyiyle ilkel amk. hadi son teknoloji arabalar bu ilkelliği kırmış durumda ancak "son teknoloji" dediğimiz bu dalgalar da, esasında 20 yıl öncesinin olması gereken teknolojile
ben arabadan %0 anlayan biriyim.

ama sinirliyim. çünkü araba teknolojisinin muhteşem derecede ilkel olduğunu düşünüyorum. her şeyiyle ilkel amk. hadi son teknoloji arabalar bu ilkelliği kırmış durumda ancak "son teknoloji" dediğimiz bu dalgalar da, esasında 20 yıl öncesinin olması gereken teknolojileri kullanıyorlar resmen. (el frenini butonla çeken, arabayı butonla başlatan şeyler, otomatik vites vs)

ya bu araba teknolojisi niye bu kadar geri? örneğin arabaların birbirine çarpabiliyor olmasına inanamıyorum amk. sikindirik bir lazerli metre ölçerler bile 50-100 lirayken, arkalı önlü sensörlenmiş araçların hız hesabını yapıp o mesafe için en fazla x km/s hıza çıkılabilmesini sağlayan bir sistem yapmak çok mu zor? yani hakkaten soruyorum ha, belki beyinsizce bir soru ama; milyarlarca satırlık veriyi saliseler içinde işleyen makinaların olduğu bir dünyada; arkadaki aracın öndeki araca göre hız limitini ayarlaması falan. çok mu zor olm?

bu araba teknolojisi dediğimiz, teknolojiden uzak şey niye bu kadar insan insiyatifinde?
0
kamera motor
(13.10.14)
mesela o dedigin teknoloji bazi arabalarda var, yakinda yayilir.

ondeki araba durduysa ve sen frene basmadiysan araba kendisi duruyor. ama bu sistem 30 km/h hizin altinda iken devrede.

demek ki yuksek hizlarda tehlike yaratabilir.

hic bir bilgisyar, yazilim vs insan beyni gibi karar veremiyor sanirim. o yuzden hala insan kontrolunda araclar.

aslında dediğin hic bir sisteme gerek yok, insan denilen yaratik bu araclari kurallara uygun kullansa kolay kolay kaza olmaz.

oldu diyelim, büyük hasarlar alnmaz.
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(13.10.14)
hocam onları yaparlarsa araba çok pahalı olur, o yüzdendir diye tahmin ediyorum. bahsettiğin tip şeyler uçaklarda var mesela. ama orda bile bazı durumlara karşı "çok maliyetli olduğu ve nadir karşılaşıldığı" gerekçesiyle güvenlik önlemi koyulmuyor. 100 milyon dolarlık aletler yani.

bi de araba sadece giderken önündekine çarpmıyor ki o bahsettiğin gibi sensörlerle engel olunsun. sen yolunda gidiyosun dallamanın biri yan yoldan fırlıyor önüne mesela, o arada sensör mensör bir işe yaramaz ki. aslında trafik levhalarını manyetik yapıp, arabalara da onları algılayacak bir sistem koysalar, ve arabanın sistemleri senin trafik kurallarına aykırı hareket etmene izin vermese mantıklı olabilir.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(13.10.14)
telefon gibi işte? 100 liralık telefon var arayıp mesaj atabiliyo, 3000 liralık iphone 6 yerden kaç cm yüksekte olduğunu falan hesaplıyo. google arabaların birbirine çarpmayacağı tamamen kendi başına gideceği sistemleri deniyo ama maliyetleri milyar dolar belki de.
0
icim urperiyor
(13.10.14)
Ben de arabadan hic anlamam ama genel olarak endustriden ve teknolojiden biraz anlarim. Net cevap veriyorum, hepsinin karmasi.

1) Araba fabrikalari kurulu ve saniyelerin onemli oldugu seri uretim yapiyor.
2) "Sunu gorurse bunu yapsin" gibi sensor temali sistemleri yapmak ayri sey, bu sistemlerin gercek hayatta her turlu etkiye acikken %100 ile calismasi apayri sey. Neredeyse mumkun degil yani.
3) 2'deki ayni seyler yapay zekali sistemler icin de gecerli. Hatta daha gecerli.

Not: Insandan bagimsiz araba teknolojisi mevcut.
0
f_d
(13.10.14)
tabi ki maliyette cok buyuk etken.

yillar once mercedesin soforsuz araba denemeleri yaptigini izlemistim.

guzergahtaki isiklara tabelalara sapaklara vs sensörler, alici/vericiler filan yerlestirip arabayi fabrikadan mudurun evine yollayip mudurun karisini alip getirmişlerdi soforsuz.
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(13.10.14)
google'ın kendi kendine takılan arabası açık trafikte test ediliyordu en son. büyük ihtimalle 2020 civarında satışa da sunulur. ama yine de ne kadar güvenli olur bilemiyorum. trafik çok fazla etmenin bir araya geldiği bir unsur.
0
mattiadestro
(13.10.14)
mekanik ile elektroniğin gelişmesi aynı şekilde olmuyor.
ornek olarak 1600cc bir motor bir 15 20 yıl oncesine göre 1,5-2 katı beygir üretebiliyor. elektronikte kapasite her yıl 2 ye katlanıyor nerdeyse.
belirttiğin teknolijiler var ama bence onları her yerde kullanamazsınız. ornek olarak şerit takip sistemini ankarada kullanın kullanabiliyorsanız. konya yolunu bilen bilir hiç şerit çizmeseler daha iyi. şeritleri takip edersseniz kesin birine çarparsınız.
0
isminivermekistemeyensuser
(13.10.14)
adaktif hız kontrol var zaten ama coğu marka opsiyona ekliyip karına kar katmakla meşgul. ben bir mühendis olarak asıl şunu çok merak ediyorum 25$ lık araba kamerasını nasıl stok olarak arabalara eklenmiyor anlamış değilim. bir araba tasarlasam kontağı çevirdiğin an kayıta giren dört kamera(ön arka ve yan aynalara ) ve bunları direk usbye kayıt yapacak şekilde bir sistem tasarlardım.
0
mrthany
(13.10.14)
sebebi para.

adam teknoloji birimini suan kapatsa 20 yil daha arac satar, "gelisen teknolojilerle". adam mesela su surucu kapisindaki diger camlari acma tuslari var ya, onun sadece surucu cami icin otomatik (tam basma modu diyeyim) secenegi sunuyor. yani tam basinca ya da cekince cam otomatik aciliyor ya da kapaniyor. lan kac para bi fiziksel dugme? ama yok. koymuyor ipne.

20 model arac cikartiyor firma, "bak bunda bi dusuk modelde olmayan siktiriboktan bi ozellik var, ama 5 bin lira daha pahali" diyor. biz de aliyoruz.
0
she was my baby
(13.10.14)
o arabayı yapmak kolay peki sende onu alacak para var mı?
0
kuzey li
(13.10.14)
Daha oraya varmadan şöyle bir nokta var: Arabaya koyduğunuz yakıttan üretilen enerjinin sadece %15'i harekete gidiyor. Bu oran, bugünün en verimli termik(yakıt harcayan) aracında %25'tir. Geri kalan enerji aracın sesine, titreşimine ve ısınmaya gidiyor. 21.yüzyılda halen daha bir şeyi yakarak ilerliyoruz.
Elektrikli otomobiller üretiliyor yavaş yavaş ama şu zamana kadar bunları kullanmamız yazık.
(Bu arada en dandik elektrikli araçta verim %90'ın üzerindedir. Sessiz ve titreşimsiz gitmesinden anlayabilirsiniz.)
0
grgn
(14.10.14)
ford'un bi seminerine katildim 2025'te amerikada boyle araclar gormeye baslicaz diyor.

simdilik olmamasinin sebebi de kanunlarin pek buna uygun olmamasi, teknolojinin henuz tam istenen seviyede olmamasi, algoritmalarin hala her durumda kususrsuzca calismiyor olmasi ve en onemlisi boyle bir arabaya sahip olmak isteyen kitlenin/neslin henuz parasinin olmamasi.

otomatik vitese ancak kizlar kullanir diyen tipler var hala, dusun kendi kendine giden arabaya olacak reaksiyonu.

not: bu entry kisisel seksist goruslerimi icermez. sadece otomatik vitese gicik olanlarin seksist gorusleri icerir. yoksa kadinlarimiz da elbette duz vites kullanabilir.
0
yirtik foto
(14.10.14)
amerikada otomatik vites haricinde araba kullanılmadığını da ek not olarak belirteyim. bazılarına göre tüm abd vatandaşları kız olabilir.
0
arandur
(14.10.14)
aha diğer basit geliştirme:

ışıklara sensör yerleştirilir, kırmızı yandı mı araba otmatik durur. çok mu zor lan bunu yapmak?
0
🌸kamera motor
(14.10.14)
@kamera motor ben bunları sensör teknolojisini tanımadığım yıllarda da hayal ediyordum. yol-araç etkileşimi, araç-araç etkileşimi olmayacak şeyler değil. Ama bugünden yarına hazırlanabilecek kolaylıkta bir altyapısı yok bu işlerin, üzerinde çalışılıyor. O yüzden ben daha fiziksel ilkelliklere takılıyorum bu aralar. Mesela çıkıntı yapan dikiz aynaları yerine kamera olabilir, özelleştirilebilir ekran şeklinde gösterge bölümü, silecek teknolojisinin değişmesi ve her aracın arkasına da silecek eklenmesi, daha etkili konumlandırılmış havalandırma tertibatı gibi.
0
arandur
(14.10.14)
@kamera motor,
evet yukarida anlattigim gibi cok zor.
normalde yaptin calisiyor diyelim. yan yaklastin o zaman nasil calisacak? ya acil durumlarda sistemin duzgun calisir ve birinin olumune sebep verirse? karda kista siste calismazsa ne yapacaksin? genelde calisan sistem yaptin ve suruculeri alistirdin diyelim, onunden kus ucar geyik gecer de calismaz hale gelince kazadan kim sorumlu olacak?
0
f_d
(14.10.14)
Zetahead'in Popular Science okuyun tavsiyesine katılıyorum. Bu tür soruların yanıtlarından daha da fazlası var orada.
0
arandur
(15.10.14)
(11)

tahta zımparalamak için

loveinaflipbook
para alır mı marangoz? ev civarında hiç marangoz yok, gidip arıycam da bulucam öyle sorucam. belki burda bilen çıkar diye şansımı deneyeyim dedim.tahta dediğim de, ahşap palet, makara gibi şeyler yani, çok da küçük değil...
para alır mı marangoz? ev civarında hiç marangoz yok, gidip arıycam da bulucam öyle sorucam. belki burda bilen çıkar diye şansımı deneyeyim dedim.

tahta dediğim de, ahşap palet, makara gibi şeyler yani, çok da küçük değil...
0
loveinaflipbook
(13.10.14)
alır ama işçilikle ilgili bir şey, evde mi yapacak, siz mi götüreceksiniz, girintili çıkıntılı mı ne kalitede istiyorsunuz vs.
0
kisa
(13.10.14)
yani yaklaşık şöyle resimdeki gibi bişey. resimdekine benzer bir sehpa yapmak istiyorum, zaten onun için olacak. sonra sadece üstünü cilalayıp hazırlıycam.

img.gawkerassets.com
0
🌸loveinaflipbook
(13.10.14)
alır tabi.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(13.10.14)
alır :)

siz kendiniz zımparalamayı denesiniz? öncekalın (düşük numara) sonra ince (büyük numara) zımpara ile biraz uğraşarak yapabilirsiniz
0
kisa
(13.10.14)
alır tabi ki hatta çoğu böyle ufak tefek işlerden iyi para kazanıyor. zımpara kağıdı alıp evde yapın diyeceğim ama çok yorucu olur.
0
kuzey li
(13.10.14)
Alır. Ama zımpara işi zor değil, sen de yapabilirsin balkonda.
0
buff
(13.10.14)
aslında evde kendim yapmak da aklıma geldi ama ev batar gibime geldi o zaman da :) şimdi havalar da bozuyor, arka bahçeye götürüp de orda yapamayabilirim. risk almıyım diye dedim. yoksa hepsini kendim yapmak daha güzel zevk olur bence de :)
0
🌸loveinaflipbook
(13.10.14)
dandik makineler var onlardan al. hep makine sahibi olursun. ben mantık bu ustalara böyle işler için para yedireceğime yapabileceğim makineyi alırım.. yakında kaynak makinesi alacağım bu gidişle de biraz abartı olur.
0
mr fusion
(13.10.14)
ev içinde olmaz. balkon ya da bahçe. bunu netleştirelim de önce.
ya da koçtaş gibi bir yerden elektrikli zımpara alınabilir fakat bahsi geçen makarada yüzey çok çok kötü ise önce rende benzeri bir şeyle müdahale etmek daha mantıklı olabilir.

siz balkonda ya da bahçede yapabilecekseniz alın elinize zımparayı başlayın yoksa da yakında marangoz yoksa hiç bulaşmayın
0
kisa
(13.10.14)
@mrfusion, para yedirmek ağır kaçmış sanki. politikacı veya polis değil bu insanlar, craftsman diye sınıflandırılmış kişiler. el işi bu, hele ki zımpara. napsın adam 2-3 saatini hayrına sana mı ayırsın ?
0
liriamer
(13.10.14)
bauhaus'dan günlüğü 20-30 tl'ye zımpara makinesi kirala. 1 günde yaparsın.

www.bauhaus.com.tr
0
merhum
(13.10.14)
(53)

Kaç defa uçağa bindiniz?

basond
Rakamla lütfen.Uçuş saatinizde kabulümdür.
Rakamla lütfen.
Uçuş saatinizde kabulümdür.
0
basond
(12.10.14)
0. yazıyla "sıfır".
0
m e b
(12.10.14)
3
0
rock n roll
(12.10.14)
2 defa. o da askere giderken ve dönerken (kıbrıs)

bir daha da binmem herhalde.
0
halitkin
(12.10.14)
pilot olmak istiyorum ama daha uçağa binmek kısmet olmadı.
0
pescador
(12.10.14)
25-30 kez
0
neferkitty
(12.10.14)
100+
0
[silinmiş]
(12.10.14)
3.

hepsi yurtici ucustu.
0
exlibris
(12.10.14)
3
0
rayde
(12.10.14)
70-100 arası olduğunu tahmin ediyorum. Genelde yurt içi, yaklaşık 20 tanesi yurtdışı, 2 tanesi okyanus ötesi. 1-2 yıl öncesine kadar her yere uçakla gittiğimiz bir part time işte çalışıyordum.
0
aychovsky
(12.10.14)
8
0
tolga asp
(12.10.14)
hatırlamıyorum bile sayısını ayda minimum 2, hem iş hem de aile sebebiyle
0
mirty
(12.10.14)
40 45
0
prodeq
(12.10.14)
100'ü geçmişimdir tahminim.
0
ozdek
(12.10.14)
1 kere o da 45dk sürmedi, uçağın kalkmasıyla inmesi bir oldu :)
0
livaneli kadir
(12.10.14)
5 defa
toplamda 10 saati geçmez.
0
high hopes of the sozluk
(12.10.14)
300+
0
she was my baby
(12.10.14)
ben de 100'ü geçmişimdir. inşallah pilot olduktan sonra ömür boyu her gün :)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(12.10.14)
yurtiçini bilemiyorum (ayda 2-4 kez şehirdışına gidiyorum). yurtdışı da hatırladığım 20.
0
sheridans
(12.10.14)
100 civarı
0
candanag
(12.10.14)
yazın 2005 tarihinden itibaren ulkeye giriş çıkış dokumunu aldığımda yanlış hatırlamıyorsam 25-30 gibi bir rakam çıkmıştı, bunun aşağı yukarı 5 tanesi filan kara yolu ile olmuştur. 2005 oncesinde de ucak yolculuğum var ama kaba bir hesap ile
(30-5)x2=50 gibi bir rakam çıkıyor.
0
nwnd
(12.10.14)
0
korkuyorum.
0
kuzey li
(12.10.14)
15-20
0
yatagants
(12.10.14)
18
0
buff
(12.10.14)
3
0
tirt star
(12.10.14)
Thy miles hesabımda 180 bin mil yazıyor + diğer havayolları
0
kaptan memo
(12.10.14)
40+ ve uçağa binmeye korkuyorum
0
yemrem
(12.10.14)
tahmini 60-70 arasi.
0
ben de
(12.10.14)
sayısız.
0
all girls dream
(12.10.14)
10-15 kez, hepsi yurtdışı idi. hiç yurtiçine binmedim :'(
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(12.10.14)
25-30
0
thracian
(12.10.14)
+100 , uçuş saati olarak 1000in üzerinde olmalı, belki 2000.
0
seabird
(13.10.14)
4 kez.
0
papitheclown
(13.10.14)
20 yi bulmuştur.
0
bili
(13.10.14)
İş için çok; kişisel olarak az.
0
angelus
(13.10.14)
4
0
raycharles
(13.10.14)
Bu hafta 14 saatle kapattim mesaimi haftaya bi 11 im daha olur.totalde 1000 den fazladir ama 2000 degildir.
0
cizgilipijama
(13.10.14)
100den fazla 200den azdir tahminimce. Bunda ailemin yurtdışında yasamasinin, buraya geldiklerinde de genelde baska sehirde olmalarinin etkisi buyuk tabii.
0
fraise
(13.10.14)
12 kere üç tanesi yurt içi
0
take me rufee2
(13.10.14)
15 civarı
0
ontheroad
(13.10.14)
Uçak bileti koçanlarını biriktiriyorum. En son saydığımda 300'e yakındı. Şimdi geçmiş olabilir.
0
hiko seijuro
(13.10.14)
@halitkin gibi,

2 defa askere giderken ve dönerken (Diyarbakır)..
0
EkimBebesi
(13.10.14)
8 ama uçuş saatim baya fazladır Çin, İngiltere vs.
0
rodriguez2
(13.10.14)
9 ya da 10. biri 45 dk 1 saat gibi bir şey, geri kalanlar ortalama 2 saat.
0
nawar
(13.10.14)
2 defa. biri 1 saat. digeri 22 saat.
0
baldur2
(13.10.14)
7 defa bindim, 4ü 2şer saatlik(y.içi) üçü 3 saatlik(y.dışı)
0
feel the blanks
(13.10.14)
20+.
0
arnold schwarzeneger
(13.10.14)
yanlış saymadıysam 35 falan. 20 kadarı kıbrıs, 4ü yurt dışı, kalanı yurt içi.
0
inheritance
(13.10.14)
rahat bi 70-80 kez olmuştur. 6'sı yurtdışı, gerisi yurtiçi.
0
bradshaw
(13.10.14)
150-200 arası. yaklaşık 10-15 tanesi 10 saat üstü uçuş.
0
PoscheN
(13.10.14)
45-50 ucus vardir.
0
yigitovic
(13.10.14)
35-40 civarı bir şey olsa gerek. 24 yaşındayım.
0
roket adam
(13.10.14)
24.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(13.10.14)
2 ic hatlar + 12 uluslar arasi
20 bin km yol
35 saat ucus
toplam...
0
jedilance
(13.10.14)
(1)

YGS-LYS konu anlatımlı kitaplarını PDF olarak veren yayınlar?

gijilti
Esen yayınları sitesinde indirmeye sunmuş.Bildiğiniz başka böyle yayın ve site var mı PDF olarak indirilmesine izin veren?
Esen yayınları sitesinde indirmeye sunmuş.
Bildiğiniz başka böyle yayın ve site var mı PDF olarak indirilmesine izin veren?
0
gijilti
(12.10.14)
kuzey li
(12.10.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.